Hani Tolstoy'un bir sözü vardır; "Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar, ya bir insan yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir." der. Bu dizi de tam olarak bu sözün ikinci kısmını karşılıyor. Yani şehre bir yabancı geliyor. New York…devamıHani Tolstoy'un bir sözü vardır; "Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar, ya bir insan yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir." der. Bu dizi de tam olarak bu sözün ikinci kısmını karşılıyor. Yani şehre bir yabancı geliyor.
New York merkezli bir mafya-gangster çetesinin üyesi olan Dwight, 25 yıl hapis yattıktan sonra geri döndüğünde artık istenmediğini görür ve çete tarafından hiçbir yapılanmalarının olmadığı Tulsa şehrine örtülü sürgüne gönderilir. Dwight, burada her şeye sıfırdan başlayacak ve kendi krallığını kuracaktır.
Yaklaşık olarak 35-40'ar dakikalık toplam 9 bölümden oluşuyor dizi. Her bölümde seyirciyi biraz daha içine çekiyor ve bölümler su gibi akıp gidiyor. İlk sezondan edindiğim intibaya göre olaylar sezonlar ilerledikçe daha da büyüyecek ve çok daha heyecanlı bir hal alacak. Ben bayağı bir sevdim, sağlam dizi. Sylvester Stallone'dan bahsetmeye gerek bile yok zaten. Her zamanki gibi bir efsane. Role de çok yakışmış.
Bence Ata Demirer'e sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Sinema kalitesinde bir iş olmuş. Kesinlikle Şahan Gökbakar ve Gülse Birsel'in filmlerinden çok daha güzel bir film. Bir kere film tam bir saygı duruşu niteliği taşıyor, bunun yanında seksenler nostaljisi, bol bol…devamıBence Ata Demirer'e sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Sinema kalitesinde bir iş olmuş. Kesinlikle Şahan Gökbakar ve Gülse Birsel'in filmlerinden çok daha güzel bir film. Bir kere film tam bir saygı duruşu niteliği taşıyor, bunun yanında seksenler nostaljisi, bol bol müzik, Ata Demirer'in efsane mimikleri, çok güzeldi ya. Çok eğlenceliydi. Filmde çalan müziklerin çoğunu da Ata Demirer'in Taşkın Sabah'la birlikte hazırladığını da belirteyim. Oyuncu seçimleri çok iyiydi gerçekten. Hepsi karakterlerine cuk oturmuş. Belki kendini tekrarlıyor olabilir ama yaptığı işi de üst kaliteden çok iyi yapıyor Ata Demirer. O yüzden varsın tekrarlasın. Filmin sonu üzdü bu arada. Düşündüğüm gibi bitmedi. Cıvık komedi yerine içinde yer yer duygusallık olan filmleri daha çok seviyorum ben. Zaten bu bir Ertem Eğilmez ekolüdür. Senaristlik anlamında Ata Demirer'in gerçekten çok başarılı bir yazar olduğunu düşünüyorum. Ben çok sevdim ve çok eğlendim. Sizlere de tavsiye ederim.
Anladığım kadarıyla çoğu kişi Göbeklitepe'yi daha çok sevmiş ama bence ilk film çok daha güzeldi. Nedense yeni dönem sinemamızda bunu hep yapıyorlar. Karakterleri kendi mahallelerinden alıp başka bir yere götürüyorlar devam filmlerinde. Benim için bu tipik bir başarısız senaristlik örneğidir.…devamıAnladığım kadarıyla çoğu kişi Göbeklitepe'yi daha çok sevmiş ama bence ilk film çok daha güzeldi. Nedense yeni dönem sinemamızda bunu hep yapıyorlar. Karakterleri kendi mahallelerinden alıp başka bir yere götürüyorlar devam filmlerinde. Benim için bu tipik bir başarısız senaristlik örneğidir. Zayıf bir hayal gücünün göstergesidir. Oysa ilk Hababam Sınıfı serisine bakın mesela bütün filmler okulun bulunduğu şehir olan İstanbul'da geçer. Bu bir kalite göstergesidir, şimdilerde olmayan. Tabi yanlış anlamayın ilkinde hissettirdiklerini tekrar hissettiremese de film gayet güzeldi. Yer yer çok güldüğüm sahneler oldu. Hayri'nin Stonehenge bu ya, alt tarafı 5 bin yıllık tarihi var araya giriyor dediği sahne oldukça komikti mesela. Yine de kibiri bir kenara bırakıp birbirimizi sevmeyi öğrenmeliyiz. Olur olmadık zamanda ona buna bok atmayı bırakıp kendi işimize bakmalıyız. Ne yazık ki TRT bunu bir çok yapımında yapıyor.
Öz İsot Turizm nedir yaa 🤣😂🤣😂,
Çok iyiydi...
Ben çocukken vakti zamanında köylerinden büyük şehire göç etmiş büyüklerimizin kendi hayallerine göre tasarlayıp yaptıkları apartmanlarda otururduk. Herkesin hayali farklı olduğu için her bina da birbirinden farklı olurdu tabi. Evet mükemmel değildiler, ama her bir apartmanın tek tek kendilerine ait…devamıBen çocukken vakti zamanında köylerinden büyük şehire göç etmiş büyüklerimizin kendi hayallerine göre tasarlayıp yaptıkları apartmanlarda otururduk. Herkesin hayali farklı olduğu için her bina da birbirinden farklı olurdu tabi. Evet mükemmel değildiler, ama her bir apartmanın tek tek kendilerine ait bir karakteri vardı. Ve bu apartmanlar yaşadığımız mahalleyi oluştururdu. Dolayısıyla karakteri olan bir mahallemiz vardı. Bizler de mükkemmel çocuklar değildik, giydiğimiz kıyafetlerden, oynadığımız oyuncaklara kadar hep biraz kusurluydu, hep biraz eksikti. Ama yine de mutluyduk biz. Mutlu çocuklardık. Çünkü o eksik olan her bir eşyamızda kendi hayallerimiz vardı. Karakteri olan eşyalardı hepsi. Bunları anlattım çünkü filmde eski bir mahallede tüftüfü olan çocukların maceraları anlatılıyor. Bence çok bizden bir atmosferi var filmin. Teknik açıdan baktığımızda dahi animasyon kalitesinin son derece dandik olması bile her konuda mükemmeliyete boğulduğumuz günümüzde nefes aldırdı bana. Filmdeki çocukların izbe dehlizlerde pisliğe aldırmadan tam bir macera hevesiyle sürekli bir şeyler karıştırmaları kendi çocukluğumu hatırlattı. Çocukken yaşıyorduk ve asıl çocukken herbirimizin bir karakteri vardı bence. Tüm eksiklerimize rağmen. Hatta onlar sayesinde. Ama sonra büyüdük işte, köylerinden göç etmiş büyüklerimizin hayalleriyle yaptıkları apartmanlarımızı yıktılar. Yerlerine gerçekten mükemmel binalar diktiler. Ne yaparsınız ki bu kadar mükemmel olmaları mutsuz etti bizi. Hayallerimizle beraber karakterlerimiz de gitti. Bu durumun kitabını bile yazmışlar 'Cesur Yeni Dünya' diye. Ben filmi çok sevdim arkadaşlar. Eskilere götürdü beni ve çok mutlu etti. Geçenlerde üçüncü filmi yeni vizyona girdiği için fragmanını izlemiştim. Hoşuma gidince ilk filmden izlemeye başlamak istedim ben de. Sizlere de tavsiye ederim. Hayriciğim benim 🤣 favori karakterim. Her mahalleye mutlaka bir Hayri lazım.
2022'nin gizli hazinelerindenmiş film. İzleyince anladım. Gerçekten mükemmeldi ya. Kesinlikle daha fazla ses getirmesi gerekirdi. Zamanla kültleşebilecek bir film. Umarım kültleşir de. Bu kadar az izlenmesi, bu kadar az bilinmesi çok üzücü gerçekten. Ben filmi gerçekten aşırı sevdim. Kendinize bir…devamı2022'nin gizli hazinelerindenmiş film. İzleyince anladım. Gerçekten mükemmeldi ya. Kesinlikle daha fazla ses getirmesi gerekirdi. Zamanla kültleşebilecek bir film. Umarım kültleşir de. Bu kadar az izlenmesi, bu kadar az bilinmesi çok üzücü gerçekten. Ben filmi gerçekten aşırı sevdim. Kendinize bir iyilik yapın ve bu filmi daha fazla bekletmeden bir an önce izleyin bence. Netflix'in uyduruk The Adam Project filminden binlerce kat daha güzel bir yapım. Şu ya da bu şekilde çoğunuzun seveceğine eminim.
DreamWorks'ün geçen sene çıkan "Kim Demiş Kötüyüz Diye?" isimli filminin animasyon tarzı çok farklıydı. Ben bunu o filme özel sanmıştım ama Çizmeli Kedi Son Dilek'i izleyince anladım ki stüdyo kendi tarzında radikal bir değişikliğe gitmiş. Artık filmleri çizgi roman havası…devamıDreamWorks'ün geçen sene çıkan "Kim Demiş Kötüyüz Diye?" isimli filminin animasyon tarzı çok farklıydı. Ben bunu o filme özel sanmıştım ama Çizmeli Kedi Son Dilek'i izleyince anladım ki stüdyo kendi tarzında radikal bir değişikliğe gitmiş. Artık filmleri çizgi roman havası veren bir animasyon tarzına sahip. Ayrıca film başlarken gösterilen DreamWorks logosunu da Marvel'ınkine benzer bir şekilde yeniden tasarlamışlar. Tamamen emin değilim ama bu radikal değişiklikler benim hoşuma gitti sanırım.
Filme gelecek olursak... Çok güzeldi:). Gerçekten çok güzeldi. Hele filmin son sahnesinde bir şey oluyor ki bomba bir olay ya. Çok mutluyum gerçekten. Söylemezsem çıldıracağım ama söylememeliyim... Söylememeliyim... Baştan sona komik, macera dolu ve eğlenceli bir film olmuş. Ya bir an önce izleyin de konuşalım hep birlikte bu filmi arkadaşlar. Birilerine anlatmam lazım ve heyecanımı paylaşmam lazım. Bu arada sanırım fragmanlarda da gösterilen cameolar da var filmde ki bu da ayrı bir mutluluk veriyor seyirciye. Ben gerçekten çok sevdim filmi. Hadi siz de izleyin bir an önce ya konuşalım olanları... ve... tabi ki olacakları... :)
Film, her an her yerde çevresindeki ve zamanla ülkedeki herkesin kendisiyle ilgilenmesini takıntı haline getiren bir kadını konu alıyor. Bence sevgilisini canlandıran adamın da kadından çok fazla bir farkı yok. Ki bu gerçekten çok düşündürücü. Çünkü adamın daha normal ve…devamıFilm, her an her yerde çevresindeki ve zamanla ülkedeki herkesin kendisiyle ilgilenmesini takıntı haline getiren bir kadını konu alıyor. Bence sevgilisini canlandıran adamın da kadından çok fazla bir farkı yok. Ki bu gerçekten çok düşündürücü. Çünkü adamın daha normal ve sıradan biri gibi bir karakteri var. Bu da böylesine manyakça bir takıntıyla olmasa da hepimizin biraz ilgi görmeye ihtiyacı var sanırım dedirtiyor. Filmi izleyince benim aklıma TikTok'da ilgi çekmek için ünlü veya ünsüz çeşitli insanların tuhaf tuhaf şeyler yapması geldi. Bu filmi tek bir cümleyle özetlemek gerekirse gerçek anlamda dehşet verici bir şekilde (ama aynı zamanda) komik olduğu şeklinde olacaktır. Tavsiye ederim. Yani güleyim mi, dehşete mi kapılayım bilemedim 😂. Belki de hepimiz biraz ilgi manyağıyızdır. Her zaman olmasa da... Özellikle bu sosyal medya çağında.
Genelin aksine Lamborghini, Ferrari'ye oranla her zaman daha fazla ilgimi çekmiştir. Gerçekten çok ilham verici bir öyküsü var çünkü. Ve böylesine güzel bir öyküyü malesef gerektiği gibi uyarlayamamışlar. Film çok ucuz ve baştan savma gibi duruyor. Böyle bir filmin daha…devamıGenelin aksine Lamborghini, Ferrari'ye oranla her zaman daha fazla ilgimi çekmiştir. Gerçekten çok ilham verici bir öyküsü var çünkü. Ve böylesine güzel bir öyküyü malesef gerektiği gibi uyarlayamamışlar. Film çok ucuz ve baştan savma gibi duruyor. Böyle bir filmin daha fazla maliyetle, çok daha iyi ve tanınan oyuncularla ve usta bir yönetmenle çekilmesini isterdim. Ne yazık ki olmamış bu haliyle. Ben beğenmedim.
Ne yazmam gerektiğini gerçekten bilmiyorum. Az önce izledim filmi. Çok üzgünüm. Gerçekten çok üzgünüm. Alt tarafı hoşlandığın insana bir hediye almak istiyorsun, bu gün 5 yaşında çocuğun elinde bile olan cep telefonlarından bir tane olsun almak istiyorsun gencecik delikanlısın kanın…devamıNe yazmam gerektiğini gerçekten bilmiyorum. Az önce izledim filmi. Çok üzgünüm. Gerçekten çok üzgünüm. Alt tarafı hoşlandığın insana bir hediye almak istiyorsun, bu gün 5 yaşında çocuğun elinde bile olan cep telefonlarından bir tane olsun almak istiyorsun gencecik delikanlısın kanın kaynıyor dünyanın ağır işini yapmak zorunda kalıyorsun tüm bunlara sahip olmak için. Ya bir tane kıçı kırık kurşun kalemin bile yok ya. Güdük kadar evde sayısız kişi yaşıyorsun. Tüm bunların üzerine bir de memleketi koruyorsun. Çok üzgünüm ya gerçekten çok çok üzgünüm. Yaşar Kemal boşuna dünya iyi insanların yüzü suyu hürmetine duruyor dememiş. Bence Mustafa Uslu'nun teknik anlamda en başarılı filmi olmuş. Karadeniz sanki bu dünyadan değil gibi. O kadar güzel. Arkadaşlar lütfen bu filmi izleyin. Ne kadar bildiğinizi düşünseniz de oraya gidip görmeden aslında hiçbir şey bilmediğinizin farkına varamıyorsunuz. Bilin ki memleket çok büyük ve insan çok küçük. Durduğunuz yerden anlamanız mümkün değil.
Eren Bülbül'ün, Ferhat Gedik'in kanı boşuna akmış olmasın. İşte bu yüzden kim olursanız olun, hayat görüşünüz ne olursa olsun bu memleketin insanları olan sizleri çok seviyorum arkadaşlar. İyi ki varsınız...
İyi ki varsın Eren...
İyi ki varsın Ferhat...
Bence yılbaşı gecesinde izlenebilecek en güzel film. Evde Tek Başına falan hikaye. Münir Özkul, Adile Naşit, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Tarık Akan, Kemal Sunal, Halit Akçatepe ve Emel Sayın gibi efsane kadrosunun yanı sıra nostaljik gazino eğlencesi, aile sıcaklığı, saflık,…devamıBence yılbaşı gecesinde izlenebilecek en güzel film. Evde Tek Başına falan hikaye. Münir Özkul, Adile Naşit, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Tarık Akan, Kemal Sunal, Halit Akçatepe ve Emel Sayın gibi efsane kadrosunun yanı sıra nostaljik gazino eğlencesi, aile sıcaklığı, saflık, dostluk, Emel Sayın'ın muhteşem güzelliği ve efsane şarkıları, komedinin kralı ne ararsanız var. Arzu Film'in en iyi yapıtı bence.
"Köre bi sadaka, köre sadaka..."
"Cafer!"
"Sen misin yakışıklı?"
"Karanfilli herif geçti mi?"
"Nasıl görim ben körüm."
"Ulan sahici kör değilsin ya, kör taklidi yapıyorsun."
"Ama ben sahici olsun diye gözlerimi kapatıyorum."
"Allah cezanı versin senin."