O bana mektup yazardı , ben ona yazmazdım. Elin kızının evine mektup mu gönderilir ? Ayıptır. Yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı , ben o gazeteye şiirler yazardım. Herkes şiir diye okurdu ama Mihriban bildirdi ki kendine mektuptu onlar. - Abdurrahim…devamıO bana mektup yazardı , ben ona yazmazdım. Elin kızının evine mektup mu gönderilir ? Ayıptır. Yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı , ben o gazeteye şiirler yazardım. Herkes şiir diye okurdu ama Mihriban bildirdi ki kendine mektuptu onlar.
- Abdurrahim KARAKOÇ
Sıradan görünən insanlara bəzən inanmaq lazımdır… amma sadə elə insanlar da var ki, onlardan qorxmaq lazımdır. Sometimes you need to trust people who look ordinary… but there are others whom you should fear.
nisan -film- 1)the shape of water🍿 2)the dead 3)we need to talk about kevin🍿 4)hope🍿 5)detachment🍿 6)bütün saadetler mümkündür 7)the true cost 8)maxxxine 9)oldboy🍿 10)the worst person in the world -dizi- 1)terapist 2)bize bi' şey olmaz -kitap- 1)ayrılık sevdaya dahil…devamınisan
-film-
1)the shape of water🍿
2)the dead
3)we need to talk about kevin🍿
4)hope🍿
5)detachment🍿
6)bütün saadetler mümkündür
7)the true cost
8)maxxxine
9)oldboy🍿
10)the worst person in the world
-dizi-
1)terapist
2)bize bi' şey olmaz
-kitap-
1)ayrılık sevdaya dahil
2)test dışı teknikler
3)sana muhtacım
sade bir nisan ayı, iyi başlayıp kötü bitti diyebiliriz. vize haftası da içindeydi (galiba, sildim kendisini)
hasta oldum, hala hastayım bu yüzden yeni k-drama'ya başladım 🐣 çünkü zaten yorgunum ve izlerken dinlenmem gerekiyordu. onun da güncel yayınlanmış bölümlerini bitirdim :") şimdi galiba bu k-drama'yı beklerken izlemelik yeni k-kdrama'ya başlamam gerekiyor... istediğim için değil yahuu baksanıza mecbur kaldım o yüzden 🤧🤧 ya da oturup kişilik kuramları ödevimi yapabilirim ancak hiç freud çekesim yok gibi. neyse neyse gideyim de şeytan'ın günlüğü'nü bitireyim, daha fazla konudan konuya sapmadan kaçtımm
Spoiler içeriyor
Ben küçükken bizim evde çok konuşulan bir filmdi. İzlemeyi hep istiyordum ama iyiki yetişkin halimle ve Çin’in Kültür Devrimi dönemine dair şimdiki bilgi birikimimle izlemişim. (Gerçi öyle çok bilgi birikimim de yok ama bu konuda 3-4 kitap okumuşluğum,birkaçı kurgu olsa…devamıBen küçükken bizim evde çok konuşulan bir filmdi. İzlemeyi hep istiyordum ama iyiki yetişkin halimle ve Çin’in Kültür Devrimi dönemine dair şimdiki bilgi birikimimle izlemişim. (Gerçi öyle çok bilgi birikimim de yok ama bu konuda 3-4 kitap okumuşluğum,birkaçı kurgu olsa da birkaç film izlemişliğim var.)
Film Qing Hanedanı’nın son imparatoru Pu Yi’yi anlatıyor. Pu Yi 3 yaşında tahta çıkar,Yasak Şehir’deki sarayında görkemli bir hayat sürer. Fakat o aslında sembolik bir imparatordan başka bir şey değildir. Saraydan çıkmasına izni dahi yoktur. Çin’de hanedanlık bittiğinde tahttan indirilir,saraydan kovulur. Japonlar Mançurya’yı işgal ettiğinde ise Japonlarla işbirliği yaparak Manchukuo’nun (Mançurya’nın) imparatoru olur. Ama aslında kendisinin bir kukladan farkı yoktur.
The Last Emperor ile hayatı boyunca kukla olan ve esaret altında yaşayan bir imparatorun hayatını izliyoruz. Zira kendisi Japonlar Çin-Japon Savaşı’nı kaybettiğinde ve Çin Halk Cumhuriyeti kurulduğunda da 10 yıl boyunca bir savaş suçlusu,bir vatan haini olarak esaret altında yaşıyor.
Güzel filmdi. Film üç buçuk saat uzunluğunda. İlk üç saat aktı gitti. Yalan yok,son yarım saatte can sıkıcı olaylardan da olsa gerek biraz içim bayıldı. Fakat John Lone müthişti! Kendisine M. Butterfly filminden sonra hayran olmuştum. Neden bilmiyorum ama neredeyse 20 yıldır oyunculuk yapmıyor ve bu beni çok üzüyor. Düşününce aslında beyazperdeye de çok eser vermiş değil.
Bir diğer müthiş olan şey filmin çıktığı yıl için aşırı görkemli olması. Saraylar,kostümler,aşırı fazla figüran kullanılması çok etkileyiciydi.
Şimdi burada spoya girmek istiyorum***
Filmin sonunda Puyi’yi,esareti bittikten sonra bir bahçıvan olarak görüyoruz. Büyüdüğü saraya giriş parası verip sarayı bir ziyaretçi olarak ziyaret ediyor. Bu sahnede içim bir tuhaf oldu. Hatta şuan yazarken de. En sonunda ise yok oluyor. Kapalı bir kutudan bir çekirgenin çıktığını görüyoruz…
Çekirge Çin kültüründe neyi simgeliyor diye merak ederek araştırdım. İyi şans,mutluluk ve bolluk bereketin simgesiymiş. Feng Shui’de ise
asalet,ölümsüzlük ve hainlerden korunma anlamına geliyormuş. Ruh hayvanı çekirge olanlar risk alıp zıplar ve kendilerinin en iyi haline ulaşırlarmış. Kukla olmaktan kurtulamayan Puyi ne kadar zıplarsa zıplasın en iyi haline ulaşamadı. Ama sonunda kutudan çıkarak özgürlüğüne kavuştu. Özgür bir adam olarak öldü.
Son zamanlarda izlediğim en iyi filmdi .Senaryosu zeka dolu. Sizi sürekli şaşırtıyor .Aksiyon filmin her anında mevcut .Dizi o kadar tempolu ki yetişmek için pür dikkat izlemeniz gerekiyor .Mükemmel bir başyapıt . Kesinlikle izleyin .
En beğendiğim kısım hikayesinin devam ediş şekli oldu. Çok iyi bağlamışlardı ki ben bir filmin ikincisi çıktığında en çok iyi bağlanamaz veya kurgulanamaz diye izlemekten kaçınırdım ama burada o sorun olmadı. İlki kadar güzel olmasa da izlenebilir bir film bence.