Yalnızca XIX. yüzyıl Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en büyük yazarlarından Dostoyevski'nin 27 yaşında yazdığı Beyaz Geceler, okuru sarıp sarmalayan sevecen ve hüzünlü bir uzun öyküdür. Hem dört gece süren bir aşkın hayali hem de bir kişilik parçalanmasının öyküsüdür.
Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal'in 1969'da yazdığı ve 2013'te yayımlamaya karar verdiği romanıdır. "Korku üzerine bir eser" olarak tanımlanan romanda, "halkı tarafından terk edilen Yokuşlu kasabasına tayini çıkan, eşi Melek Hanım'ı da yanına alıp yola koyulan posta müdürü Remzi…devamıTek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal'in 1969'da yazdığı ve 2013'te yayımlamaya karar verdiği romanıdır. "Korku üzerine bir eser" olarak tanımlanan romanda, "halkı tarafından terk edilen Yokuşlu kasabasına tayini çıkan, eşi Melek Hanım'ı da yanına alıp yola koyulan posta müdürü Remzi Bey'in hikâyesi" konu edilmektedir.
Yaşar Kemal, eseriyle ilgili şu sözleri dile getirdi...
« Ben hep korkudan korktum. Korkudan çok korktum. Roman yazdığım zaman içimde bir korku istemezdim. O yüzden bu kitapta da korkuyu anlattım. Kayseri'de askerlik yaptığım kasabanın üzerinde büyük bir taş vardı ve bütün kasaba bu taşın üzerilerine düşeceğinden korkuyor, düşmesin diye taşı demir zincirlerle bağlıyorlardı. Madem korkuyorsunuz o zaman çekin gidin derdim. Seneler senesi bu korkuyu yazmak istedim. »
Yaşar KEMAL'in seçme öykülerinden derlenmiş öykü kitabı. çukurova'nın nemini, martıların sesini, bir avcının karısı ile yaşamını, baba özlemi çeken genç oğlanın suskunluğunu ya da parasızlıktan yaşamına üzülecek zamanı bulamayanların anlatıldığı öykülerinde, çalışmalarıyla göz doldurmuş büyük usta...
Kilise, cami ve sinagog önlerinde "azat buzatlık" satmak için kuş avlayan gençlerin satamayıp sonunda çaresizlikten kuşları yemek zorunda kalmalarına kadar olan süreç betimlenir. Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal'in en çok satılan dördüncü kitabıdır.
Hüyükteki Nar Ağacı, Yaşar Kemal'in kısa romanıdır. 1982 yılında basılmasına rağmen roman, 1951'de tamamlanmıştır.Yazarın İstanbul'a gelmeden Kadirli'deyken yazdığı son eserdir. Hüyükteki Nar Ağacı'nda traktörün 1950'li yıllarda Çukurova'ya girmesiyle günlük yaşamı altüst olan halkın sorunlarının ve yöresel değişimleri ele alınmaktadır.
Av bir ilk roman, serinin ilk kitabı, yazarın ilk deneyimleri... kısacası bir "ilkler" bütünü. bu nedenle ve yazarın genç yaşta bu kitabı kaleme alması nedeniyle oluşan ufak tefek anlatım kusurlarını hemen göz ardı ederek söylemeliyim ki okuduğum en sürükleyici kitaplardan…devamıAv bir ilk roman, serinin ilk kitabı, yazarın ilk deneyimleri... kısacası bir "ilkler" bütünü. bu nedenle ve yazarın genç yaşta bu kitabı kaleme alması nedeniyle oluşan ufak tefek anlatım kusurlarını hemen göz ardı ederek söylemeliyim ki okuduğum en sürükleyici kitaplardan biri.
ayrıca yazarın bu romanının yayın evine yollanmasından basımına kadar yaşanan aksilikleri bilen birisi olarak av’ın bir mucize çocuk olduğunu söyleyebilirim.
insanın zihninde çok net canlanan vahşet sahneleri, zaman zaman araya giren geyikvari esprileri ve “tanrım olaylar çok hızlı gelişiyor!” hissiyle sizi sarmalayan bir roman av. karakterlerin serinin diğer kitaplarında daha iyi işleneceğinin sinyallerini de alıyoruz. kısacası, şu sıcaklar içinde kışın serinliğini hissettiren güzel bir roman.
Genç Werther'in Acıları (Almanca: Die Leiden des jungen Werthers), Werther adındaki genç bir hukuk stajyerinin, diğer taraftan nişanlı bir kadın olan Lotte ile intiharına kadar kurmuş olduğu ızdırap dolu münasebetini konu alan, Goethe'nin mektup tarzındaki romanının ismidir. Roman Goethe'nin ikinci…devamıGenç Werther'in Acıları (Almanca: Die Leiden des jungen Werthers), Werther adındaki genç bir hukuk stajyerinin, diğer taraftan nişanlı bir kadın olan Lotte ile intiharına kadar kurmuş olduğu ızdırap dolu münasebetini konu alan, Goethe'nin mektup tarzındaki romanının ismidir. Roman Goethe'nin ikinci büyük başarısı olan Götz von Berlichingen (1774) isimli dramasının ardından, Fırtına ve Coşku dönemi sonrasında ortaya çıkmış, aynı zamanda da Fırtına ve Coşku dönemine tekabül etmektedir. Goethe, 1772 yılında Mayıs ayından Eylül'e kadar Wetzlar Alman Yüksek Mahkemesinde asistan olarak görev yaptığı sırada âşık olduğu Charlotte Buff adındaki nişanlı kadına duymuş olduğu karşılıksız ilgisini, edebi-bağımsız bir forma dönüştürerek, bu romanla tasvir etmektedir. Wetzlar'de bir elçilik sekreteri olan arkadaşı Karl Wilhelm Jerusalem'in intiharı, bu trajik aşkın doğuşu ve Werther'in elleriyle hayatına son vermesi için Goethe'ye esin kaynağı olmuştur. Jerusalem, kendisi için erişilmez olan evli bir kadına gönlünü kaptırmıştır. Romanın kahramanı Lotte, kitabın oluşum safhasında, genç Goethe'nin tanışmış olduğu Maximiliane La Roche'den de izler taşımaktadır.
Yılanı Öldürseler, Yaşar Kemal'in aşk, töre ve anne şefkati üçgeninde filmlere konu olmuş romanıdır. Eserde Yaşar Kemal'in doğup büyüdüğü Osmaniye'nin Hemite köyündeki Esme'nin hikâyesini anlatılır. Yazar, Yılanı Öldürseler'i 1950'de Kozan hapishanesinde yatarken tanıştığı bir çocuğun başından geçenlerden esinlenerek yazmıştır. 1976'da…devamıYılanı Öldürseler, Yaşar Kemal'in aşk, töre ve anne şefkati üçgeninde filmlere konu olmuş romanıdır. Eserde Yaşar Kemal'in doğup büyüdüğü Osmaniye'nin Hemite köyündeki Esme'nin hikâyesini anlatılır. Yazar, Yılanı Öldürseler'i 1950'de Kozan hapishanesinde yatarken tanıştığı bir çocuğun başından geçenlerden esinlenerek yazmıştır. 1976'da Cumhuriyet gazetesinde tefrika edildikten sonra aynı yıl Cem Yayınevi tarafından kitap olarak basılmıştır. 1982'de Türkan Şoray'ın yönetmenliğinde aynı adla sinemaya uyarlanan kitap, 1983 yılında Marianik Revillon tarafından Paris'te tiyatro oyunu olarak sahnelenmiştir. 1991 yılında Yaşar Kemal'in eşi Thilda Kemal tarafından To Crush the Serpent adıyla İngilizceye çevrilmiştir.
Komünist Birlik tarafından yetkilendirilen Marx ve Engels, birliğin amacını ve programını da çizer. Komünist Manifesto, proletaryanın burjuva düzenini ve üretim araçlarının özel mülkiyeti bir devrimle ortadan kaldırarak sınıfsız bir toplum düzenini gerçekleştirmesi gerektiğini söyler. Pembe kapaklı olan baskısı Türkiye'de "komünist"…devamıKomünist Birlik tarafından yetkilendirilen Marx ve Engels, birliğin amacını ve programını da çizer. Komünist Manifesto, proletaryanın burjuva düzenini ve üretim araçlarının özel mülkiyeti bir devrimle ortadan kaldırarak sınıfsız bir toplum düzenini gerçekleştirmesi gerektiğini söyler.
Pembe kapaklı olan baskısı Türkiye'de "komünist" sözcüğünün kullanımının sakıncalı sayıldığı dönemde pembe kitap olarak anılmıştır.
Kitap, 2013 yılında Marx'ın Kapital ile birlikte UNESCO'nun Dünya Belleği Programına dahil edildi.