Lanetli bebek film serilerinin belki de en. profesyoneli The Boy. Chuky Annabelle falan getir götürünü yapar anca. The Boy'un ilk filmi pek bir karışıktı açıkçası ne oluyo ne bitiyor pek anlamamıştım. 2. filmde her şeyi anlatmışlar her şeyin mantıklı bir…devamıLanetli bebek film serilerinin belki de en. profesyoneli The Boy. Chuky Annabelle falan getir götürünü yapar anca. The Boy'un ilk filmi pek bir karışıktı açıkçası ne oluyo ne bitiyor pek anlamamıştım. 2. filmde her şeyi anlatmışlar her şeyin mantıklı bir açıklaması var. Çok güzel bir film olmuş...
Netflix'i biraz karıştırınca böyle güzel filmlere denk gelebiliyorsunuz. Samimi dramaların kölesiyiz. Ve bu en mükemmel olanıydı, filmin sonunda ağlarken yerinizden zıplayıp gülmeye başlıyorsunuz bu arada 😄 bu çok normal acaba psikolojim mi bozuk diye kendinizi sorgulamayın. Muhakkak izleyin bu filmi…devamıNetflix'i biraz karıştırınca böyle güzel filmlere denk gelebiliyorsunuz. Samimi dramaların kölesiyiz. Ve bu en mükemmel olanıydı, filmin sonunda ağlarken yerinizden zıplayıp gülmeye başlıyorsunuz bu arada 😄 bu çok normal acaba psikolojim mi bozuk diye kendinizi sorgulamayın. Muhakkak izleyin bu filmi içinizi sımsıcak yapacak ❤️
Bayadır kitaplığıma sadece tozunu almak için dokunuyordum. Sosyal medyada bir post gördüm. Bir kitabın ortalama 350 sayfası olduğunu düşünürsek günde 10 sayfa kitap yılda 10 kitap, günde 30 sayfa kitap neredeyse yılda 30 kitap ve günde 50 sayfa kitap yılda…devamıBayadır kitaplığıma sadece tozunu almak için dokunuyordum. Sosyal medyada bir post gördüm. Bir kitabın ortalama 350 sayfası olduğunu düşünürsek günde 10 sayfa kitap yılda 10 kitap, günde 30 sayfa kitap neredeyse yılda 30 kitap ve günde 50 sayfa kitap yılda 50 kitap okumaya denk geliyormuş. Bu sayıyı düşününce hiç de fena değil diye düşündüm ve hemen #Günde50SayfaKitap hareketine katıldım. Geçen yıl bu tür bi etkinliğe katılmış ve ayda en az 3 kitap bitirerek birbirinden güzel kitaplar okumuştum. Bu tür etkinlikler kamçılıyor insanı. Neyse fazla uzatmadan asıl konuya geleyim. Gördüğünüz bu kitap Rus edebiyatının bütün o dramının, hüznünün kanınızın son damlasına kadar hissedeceğiniz bir kitap. Daha önce fazla karışık olay örgüsü olduğu için ve çok kalın bir kitap olduğu için okumayı yarıda bırakmıştım. Bugün tekrar başladım. İçindeki olayları hep hatırlıyorum fakat romandaki karakterler çok olduğu için kim kimin neyi unutmuşum. O yüzden en baştan başladım. Kitap eski rus bir balerinin hayatını anlatıyor. Bir başından bir sonundan anlattığı için bütün dikkatinizi ortaya dökmeniz gerekiyor ki hikayeyi kaçırmayın. Bu da benim için güzel bir şey çünkü dikkat problemim var ve kendimi zorluyorum zorladıkça gelişiyorum. Romanın hikayesine gelecek olursak kızının geleceği için fedakarlık yapan bir anne tüm bu olay döngüsünü başlatıyor ve kızının geleceğini başlatıyor. Hikayemizin baş kahramanı Anna çok ünlü bir balerin oluyor. Asla olmaması gereken birine aşık oluyor. Hem de deli gibi. Tam mutluluğu buldum derken onu da kaybediyor. Klasik rus edebiyatı işte illa o sayfalar ıslanacak göz yaşlarıyla. Kitap bittiğinde tekrardan güncelleme yaparım. Bi 15 gün sonra görüşmek üzere o zaman. Sizi de #Günde50SayfaKitap etkinliğine davet etmek isterim. İnşallah katılırsınız. İyi geceler 🖐🏻
Spoiler içeriyor
Çok mükemmel bir psikolojik gerilim filmiyle geldim. The Queen's Gambit'in başarılı oyuncusu Anya Taylor'ın kadın başrol olduğu bir film. Erkek başrolümüz James McAvoy filmde tam 23 karakteri tek vücutta buluşturmuş, çoklu kişilik bozukluğuna sahip bir psikopatı canlandırıyor. Bu abimiz son…devamıÇok mükemmel bir psikolojik gerilim filmiyle geldim. The Queen's Gambit'in başarılı oyuncusu Anya Taylor'ın kadın başrol olduğu bir film. Erkek başrolümüz James McAvoy filmde tam 23 karakteri tek vücutta buluşturmuş, çoklu kişilik bozukluğuna sahip bir psikopatı canlandırıyor. Bu abimiz son derece tehlikeli biri. Hayvanat bahçesinde baş hademe kendileri ve bir lisedeki öğrenciler okul gezisiyle hayvanat bahçesini gezmeye geliyor. İki çok yaramaz kızımız iddia sonucu bu abimizle dalga geçiyorlar ve müstehcen bir hareket yapıyorlar abimiz de kızlara kafayı takıyor ve bunları yanlarında bir arkadaşları olmak suretiyle kaçırıyor. Kendisi kişilik bozukluğuna sahip olduğu için dakika başı farklı kişiliğe bürünerek kıyafetlerini ismini davranışlarını değiştiriyor. Mesela muhafazakar bir kadınken hoop 9 yaşında şımarık bir çocuk oluyor. Dile kolay 23 karakter hepsine bölünüyor. Hepsinin farklı farklı isimleri davranışları var. Biz 23 karakter sanarken 24. karakter çıkageliyor ve dananın kuyruğu kopuyor. Senaryodan çıkıp oyunculuklara gelirsek mükemmel oyunculuklar gerçekten. O kadar kendilerini vererek oynamışlar ki gerçekten deli olmak gerekiyor bu oyunculukları sergilerken. Son olarak insanın ne kadar pis bir yaratık olduğunu ve en vahşi hayvanın bile insanlardan daha merhametli olduğu vurgulanmış. Çok güzel mesaj vermişler. Bu filmi izlemediyseniz muhakkak izleyin tek kelime ile muhteşem...
Artık böyle sağlam oyuncu kadrolu dijital platform filmleri görünce korkuyorum. Neden mi korkuyorum çünkü kesin senaryo vasat ve bu vasatlığı sağlam kadroyla örtüp yutturmaya çalışıyorlar diye. Şaşırtmıyor. Ödüllü oyuncuları oynatıp nasıl böyle saçma film çıkarmayı başarıyorsunuz bilmiyorum. Hep bir mana…devamıArtık böyle sağlam oyuncu kadrolu dijital platform filmleri görünce korkuyorum. Neden mi korkuyorum çünkü kesin senaryo vasat ve bu vasatlığı sağlam kadroyla örtüp yutturmaya çalışıyorlar diye. Şaşırtmıyor. Ödüllü oyuncuları oynatıp nasıl böyle saçma film çıkarmayı başarıyorsunuz bilmiyorum. Hep bir mana hep bir alt metin aramaya çalışıyorum olmuyor. Güldürdü mü güldürdü tamam. O çocuğun küfürleri tatlılığı falan güldürdü. Gerçekten olmamış yine.
The walking dead'in Brezilya versiyonu olan dizi sanki Twd'nin parodisi gibi komiklikler şakalar falan twd kadar ciddi bi havada geçmiyor bir de onun kadar yavaşkanlı değil sürekli hıh bu başrol galiba dediğimiz insanlar ölüyor yerine hemen yenileri geliyor. En baba…devamıThe walking dead'in Brezilya versiyonu olan dizi sanki Twd'nin parodisi gibi komiklikler şakalar falan twd kadar ciddi bi havada geçmiyor bir de onun kadar yavaşkanlı değil sürekli hıh bu başrol galiba dediğimiz insanlar ölüyor yerine hemen yenileri geliyor. En baba karakter max 5 bölüm yaşadı mesela. Ama güzel, bir oturuşta izleyip bitirebilirsiniz diziyi. Eğlenceli yani baya beğendim...
Ben insanları arabanın camına vuran yağmur damlalarına benzetiyorum. Bazen bi damla aşağı doğru kayarken başka bir damlaya karışıp güçlenerek daha hızlı ilerler. Ben de sana karıştım aşkım. İnsanlar acımasız, savurgan. Hiçbir şeyin sonu gelmeyecekmiş gibi davranıyorlar. Bir gün şoförün camı…devamıBen insanları arabanın camına vuran yağmur damlalarına benzetiyorum. Bazen bi damla aşağı doğru kayarken başka bir damlaya karışıp güçlenerek daha hızlı ilerler. Ben de sana karıştım aşkım. İnsanlar acımasız, savurgan. Hiçbir şeyin sonu gelmeyecekmiş gibi davranıyorlar. Bir gün şoförün camı açabileceğini hiç düşünmüyorlar. Seni seviyorum.
İyi ki varsın İncir Reçeli. Ne zaman kendimi kötü hissetsem açıp izlediğim. İyi ki yazılmışsın...
Yanlış yansıtılmış bir tarih dizisi daha. İslamı en güzel yaşayan ecdadımızı geri plana atıp hristiyanlığı ön plana çıkaran bir dizi olmuş. Ottoman değil Byzantium olmalıydı bu dizinin adı. Beğenmedim...