Haluk & Feyyaz ikilisi muhteşem bir seçim olmuş. Rolü yaşamak bu olsa gerek. Doğallığın küfürle fazla içli dışlı olduğu sahneler olsa da sıkılmadan , severek, heyecanla hatta çoğunlukla gülümseyerek izlediğim bir filmdi. Bir başkasına bağımlı olmanın güçlüklerini hem fizyolojik hem…devamıHaluk & Feyyaz ikilisi muhteşem bir seçim olmuş. Rolü yaşamak bu olsa gerek. Doğallığın küfürle fazla içli dışlı olduğu sahneler olsa da sıkılmadan , severek, heyecanla hatta çoğunlukla gülümseyerek izlediğim bir filmdi.
Bir başkasına bağımlı olmanın güçlüklerini hem fizyolojik hem de psikolojik yönden gözler önüne seren film, aynı zamanda bu işi üstlenen insanların çelik gibi bir sinir yapısına sahip olmalarının ne kadar önemli olduğunu da anlatmış aslında.
İzleyin mutlaka, derim ben :)
Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum. M.Kemal Atatürk 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Turşu sirkeyle mi yoksa limonla mı güzel olur, tartışması nerelere vardı :)) Muhteşem kadro, enerjisi hiç bitmeyen bir Yeşilçam klasiği🥰 Sanırım ben kendi tanımı koydum ; yeşilçamkolik😄 Her izlediğimde ilk günkü sıcaklığını hissettiğim bu filmi eminim izlemişsinizdir ama olsun bence…devamıTurşu sirkeyle mi yoksa limonla mı güzel olur, tartışması nerelere vardı :))
Muhteşem kadro, enerjisi hiç bitmeyen bir Yeşilçam klasiği🥰
Sanırım ben kendi tanımı koydum ; yeşilçamkolik😄
Her izlediğimde ilk günkü sıcaklığını hissettiğim bu filmi eminim izlemişsinizdir ama olsun bence defalarca izlenebilir sıkılmadan☺️
Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldanmadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara,…devamıBugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben
Bahtiyarım ...
❣️
Erkek kadına dedi ki :
-Seni seviyorum, ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
yüzde hudutsuz kere yüz ...
Kadın erkeğe dedi ki :
- Baktım dudağımla,
yüreğimle,kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
Şimdi ne söylüyorsam karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana ...
❣️
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!
___&&&&&_____&&&&&_______&&&&________
Aşka, sevdaya, direnişe, kavgaya, hayata dair muhteşem dizeler. Kâh hapishanede, kâh sürgün edildiği ülkesinden fersah fersah uzak yadellerde kağıtla hasbihal eden cesur kalem.
Şiire can veren , aşka aşık Nazım Hikmet Ran'ın birbirinden enfes dizelerine mest olacaksınız.
Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir. 👣 Yalnızca son ağaç kesildikten, son ırmak zehirlendikten, son balık yakalandıktan sonra… Ancak ondan sonra paranın yenemeyeceğiini anlayacaksınız. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Amerikalı Morgan'ın Avustralya 'da yaşadığı ruhsal yolculuğun hikayesi. Ve bu…devamıKan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir.
👣
Yalnızca son ağaç kesildikten, son ırmak zehirlendikten, son balık yakalandıktan sonra… Ancak ondan sonra paranın yenemeyeceğiini anlayacaksınız.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Amerikalı Morgan'ın Avustralya 'da yaşadığı ruhsal yolculuğun hikayesi. Ve bu yolculukta ona Aborjin kabilesi eşlik ediyor. Morgan, kabilenin 50 000 yıllık felsefe ve bilgeliğiyle tanışıyor.
İnsanın doğaya ve kendi içine yaptığı bu serüvende felsefenin en ilkel ama en bilgesine tanık oluyoruz.
Kısa ama keyifli bir serüvene çıkmaya ne dersiniz?
Bütün hayatın cehenneme döndüğünde gülmeye başlaman gerekir. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Yazarın okuduğum 2.kitabıydı ve bu eserini de diğeri kadar sürükleyici buldum. Psikolojik gerilim tekniğini çok güzel kaleme alıyor bana göre Stevens. Kıskançlığın en derinine , heyecanın en doruğuna, kovalamacanın en entrikalısına ve…devamıBütün hayatın cehenneme döndüğünde gülmeye başlaman gerekir.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yazarın okuduğum 2.kitabıydı ve bu eserini de diğeri kadar sürükleyici buldum.
Psikolojik gerilim tekniğini çok güzel kaleme alıyor bana göre Stevens.
Kıskançlığın en derinine , heyecanın en doruğuna, kovalamacanın en entrikalısına ve ters köşe olacağınız bir serüvene şahit olacağınıza, çok da beğeneceğinize kefilim :))
Sen tarih kitapları nasıl yazılır bilmiyorsun. Tarih kitapları insanoğlunun aklının almadığı savaşlarla doludur. 💢 Hastaneye dün bir Yahudi geldi. Saraybosna’ya soktuğu su arıtma cihazıyla, Milyatska Nehri’nin suyunu arıtarak para karşılığı insanlara satıyordu. Başka kimin aklına gelir, Milyatska Nehri’nin suyunu arıtıp…devamıSen tarih kitapları nasıl yazılır bilmiyorsun. Tarih kitapları insanoğlunun aklının almadığı savaşlarla doludur.
💢
Hastaneye dün bir Yahudi geldi. Saraybosna’ya soktuğu su arıtma cihazıyla, Milyatska Nehri’nin suyunu arıtarak para karşılığı insanlara satıyordu. Başka kimin aklına gelir, Milyatska Nehri’nin suyunu arıtıp savaş mağduru insanlara satmak? – Ancak bir Yahudinin aklına gelir başka da kimsenin aklına gelmez.
💢
Artık vatan toprağımın üzerinde açan değil, solan beyaz bir zambaktım ben.
📚
Yakın tarihe (1992) ışık tutan bir kitap. Bosna Hersek Savaşı'nı Suada'nın anlatımıyla okuyoruz.
Biri Müslüman Boşnak, diğeri Hristiyan Sırp olan iki genç de konservatuardaki Boşnak kıza aşık olmuştu ve aşklarını itiraf ettiler bir gün Suada'ya. Gençlerden birisi karşılık buldu aşkına, diğeri 'kalbimde iki kişiye yer yok' cevabı aldı.
Savaş patlak verdi ve aşkına karşılık bulamayan gencin eline esir düştü Suada.
Zalimliğin, zorbalığın hortladığı dönem başladı böylece...
Modern zamanlarda Avrupa'da yaşanan soykırımı gözyaşları eşliğinde okudum.
Kesinlikle okunmalı...
Pollyanna, Sana göre insan Profiterol yer gibi yaşamalı Bir çamur deryasının içinde Küçük beyaz mutluluk topları yakalamalı. Bense vücuduma şiirler saplıyorum durmadan Sen de bilirsin ya Allah Dayanabileceği kadar acı verirmiş insana. Geçen yazı Bir dut ağacının altında roman okuyarak…devamıPollyanna,
Sana göre insan
Profiterol yer gibi yaşamalı
Bir çamur deryasının içinde
Küçük beyaz mutluluk topları yakalamalı.
Bense vücuduma şiirler saplıyorum durmadan
Sen de bilirsin ya Allah
Dayanabileceği kadar acı verirmiş insana.
Geçen yazı
Bir dut ağacının altında roman okuyarak geçirdim
Dut taneleri düşerdi sayfalara
Tıpkı tatlı bir yaz yağmuru gibi
Büyük taneli tıpırtılarıyla
Kendimi dut ağacının gölgesini yiyen
Bir ipek böceğine benzetirdim.
Ucuz teşbihler beyaz atlı prenslerdir Pollyanna
Bir şiire gelir
Ve onu bu hayattan kurtarırlar.
Ah Pollyanna,
İçimde sanki hep aynı şarkıyı çalan bir laterna:
Cancağızım basma perdeme bir çiçek de sen olsaydın
Kaçarken yangın merdivenlerine
Keşke Grapon Kağıtları assaydın…
📚
Tüm gerçeklere rağmen, yeni güne tutunmalı insan. Şiirle, kitapla, kahveyle ya da iyi gelen her neyse onunla...
Kendimi bildim bileli birbiri ardına kitap satın alıp duruyorum. İnşa edilen bir kütüphane, yaratılan bir hayat demektir; yığılmış kitaplar toplamı değildir asla. 📖 Bir kez okuyup da bir daha yıllar boyu, belki de hiçbir zaman kapağını bile açmayacaklarımı neden evde…devamıKendimi bildim bileli birbiri ardına kitap satın alıp duruyorum. İnşa edilen bir kütüphane, yaratılan bir hayat demektir; yığılmış kitaplar toplamı değildir asla.
📖
Bir kez okuyup da bir daha yıllar boyu, belki de hiçbir zaman kapağını bile açmayacaklarımı neden evde tuttuğumu defalarca sordum kendime…
📖
Kimse bir kitap kaybetmek istemez. Bir daha okumayacak olsak da başlığında eski, belki de kaybolmuş bir duyguyu taşıyan bir kitabı kaybetmektense bir yüzük, saat veya şemsiye kaybetmeyi yeğleriz.
📖
Hâlâ benim arkadaşım onlar. Kışın üzerimi örtüyor, yazın gölge yaratıyorlar. Beni rüzgârlardan koruyorlar. Kitaplar benim evim.
📚
Kitap okumayı sevmenin nasıl bir aşk olduğunu, saatlerce kitaplığının başında onları izlediğini, kaybolan kitabıyla bir dostunu kaybetmiş gibi acı duymayı kitapseverler anlar ancak.
Okuduğum kitaba bir çizik bile atmak, sanki ona saygısızlık etmek gibi geliyor. Önceleri böyle değildim, ta ki ödünç verdiğim kitap kayboluncaya dek :((
Bir yerde okumuştum ; birine altı çizili kitabınızı vermek, sırlarınızı vermek gibidir.
Bana kitabın aynısını alıp getirmiş, tarihi değeri ölçülemeyen bir yapıyı yıkıp yerine modern bir yapı yapmak gibi. Böyle diyorum çünkü, benimki ilk basımıydı, sayfaları kopmuş da olsa , özenle koruyordum onu orjinaldi çünkü...
Her neyse, size abartı gibi gelebilir, aman alt tarafı bir kitap işte, neden bu kadar üzüldün diye.
Bu kitabı okursanız, bana hak vereceksiniz kitap kurtları :))