İvedik havasını da hissettiren bir Şahan filmi.Evliliğe kimi zaman komik , kimi zaman stresli, kimi zaman da çıkmazlarla dolu bir kavram karmaşasıyla değinilmiş çerezlik bir filmdi bana göre.
Artık hiç bir şey eskisi gibi değil. Ben de öyle. Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime. Kılığıma kıyafetime… Çorapsız da basıyorum artık yere. Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle. Nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var…devamıArtık hiç bir şey eskisi gibi değil.
Ben de öyle.
Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.
Kılığıma kıyafetime…
Çorapsız da basıyorum artık yere.
Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.
Nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de.
Takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime.
Çok sıcak yada soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi bir kaç gün gene.
Olur biter
Geçer gider.
Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var.
Olup bitmeyen,
Geçip gitmeyen.
Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama…
Çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna,
Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana.
C.Sıtkı Tarancı
"Herkes güzel bir hikayenin konusu olabilir," demişti bir seferinde dedem. "Ama bu, mutlu olacağı anlamına gelmez." 📚 Hayatın içinden, hayata bodoslama dalmışların, boğulanların, suyun üstüne çıkabilenlerin kısacası hayata dair küçük anektodlarla bezeli keyifli bir serüven. Yazarın anlatım dilindeki akıcılık da…devamı"Herkes güzel bir hikayenin konusu olabilir," demişti bir seferinde dedem. "Ama bu, mutlu olacağı anlamına gelmez."
📚
Hayatın içinden, hayata bodoslama dalmışların, boğulanların, suyun üstüne çıkabilenlerin kısacası hayata dair küçük anektodlarla bezeli keyifli bir serüven.
Yazarın anlatım dilindeki akıcılık da kitabın kilit noktası elbet.
Ruhu yara almış, kızgın, üzgün, keyifsiz ruhtaki insanlara odaklanmış ama bir o kadar da yaşama tutkusuyla sarmalanmış yaralı yüreklerle tanışacağınız ve kitabın ne ara bittiğini anlamayacağınız bir eser, diyebilirim.
Kitapla kalın ...
Kendimizi özgür zannediyoruz oysaki sadece ipimizi biraz uzun bırakmışlar. Sınırlara gelince fark ediliyor bu. Dışarı çıkmak isterken kendini cama vurup duran yarı delirmiş karasinekler gibiyken. Emrah Serbes