Sağlam bir kadro, müthiş aksiyon. Sevdim, diyeceklerim bu kadar😄 Ha bir de Mini Cooper'lar meğer mini değilmiş yani 'bir o kadar da yerin altında var' dediklerinden🤭
Neye baktığın değil , ne gördüğün önemlidir . 📚 Fantastik roman sevenlerin beğenerek okuyacaklarını düşündüğüm bir kitap. Kahramanımız Nora Seed, mutsuzluğun dibini yaşadığı bir dönemde hayatına son vermeye karar verir. Ama bir şekilde kendisini okul kütüphanecisi Bayan Elm'in yönettiği bir…devamıNeye baktığın değil , ne gördüğün önemlidir .
📚
Fantastik roman sevenlerin beğenerek okuyacaklarını düşündüğüm bir kitap.
Kahramanımız Nora Seed, mutsuzluğun dibini yaşadığı bir dönemde hayatına son vermeye karar verir. Ama bir şekilde kendisini okul kütüphanecisi Bayan Elm'in yönettiği bir kütüphanede bulur.
Ama sıradan bir kütüphane değildir burası. Hayatta farklı kararlar verseydi kendisini nasıl bir hayatın içinde bulacağını anlatan kitaplarla doludur ve onun her kararının uzantısı olan hayata dalmasına yönlendiren kitaplar vardır.
Nora'dan içinde binbir çeşit hayat seçeneği sunulan kitaplardan, en çok hangi hayatta kalmayı arzuladığını seçmesini ister Bayan Elm.
Nora bir çok hayatı deneyimler ve en sonunda şu an içinde yaşadığı zamanda karar kılar. Çünkü hayat dediğimiz seçimleri değil sonuçlarını karşılayabilme potansiyelimizin toplamıdır. Baktığını görmeyi başarabilenlerin hayatın anlamını keşfettiğini anlar Nora.
Anlatım örgüsünü zengin, olay akışını akıcı buldum.
Okumalısınız , derim :))
İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı. 📚 Karanlık toplumsal ilişkiler ve yaralı bir aşk hikayesinin anlatıldığı eser, 'Sabahattin Ali 'nin içini döktüğü roman' olarak gösterilir. 1940'lı yıllardaki…devamıİnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.
📚
Karanlık toplumsal ilişkiler ve yaralı bir aşk hikayesinin anlatıldığı eser, 'Sabahattin Ali 'nin içini döktüğü roman' olarak gösterilir.
1940'lı yıllardaki Türkiye'nin toplumsal ve ruhsal durumuna da tanık ediyor okuru.
Okuyucuya bir olayı anlatırken, o zamana dair ayrıntıları da ekleyen yazarlara hayranım herdaim. Resmin tümünü gösteren bir bakış açısı sunuyor.
Sabahattin Ali'nin anlatım dilinin zenginliği ile tanışmadıysanız güzel bir fırsat bence :)
Amerikan psikolojik gerilim filmi.Taşıyıcı annelik yaptığı çiftin kocasına saplantılı bir şekilde aşık olan kadının yarattığı trajediyi konu alıyor. Filmi çok sevemedim, resmen filmin finalini başından itibaren izleyicinin gözüne sokmuş bir senaryoydu bana göre. Taşıyıcı annelik yönteminin ülkemizdeki durumuyla ilgili bir…devamıAmerikan psikolojik gerilim filmi.Taşıyıcı annelik yaptığı çiftin kocasına saplantılı bir şekilde aşık olan kadının yarattığı trajediyi konu alıyor.
Filmi çok sevemedim, resmen filmin finalini başından itibaren izleyicinin gözüne sokmuş bir senaryoydu bana göre.
Taşıyıcı annelik yönteminin ülkemizdeki durumuyla ilgili bir kaç kelam eklemek istiyorum bu arada ;
Türkiye'de kanunen yasak olduğu için uygulanamıyor. Türk yasalarına göre doğan çocuğun soy bağı tartışmasız bir şekilde doğumu gerçekleştiren kadına bağlıdır. Yani hukuken doğuran kişi her zaman için çocuğun yasal annesi olarak kabul ediliyor.
Taşıyıcı anneliğin yasal kabul edildiği ülkelere Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Güney Afrika ve şaşıracaksınız ama İran örnek gösterilebilir.
Tavsiye eder miyim?
Boşa harcayacak ya da gözden çıkardığınız vaktiniz varsa bir şans verin o zaman, ne diyeyim 🤭
Amerikan psikolojik gerilim dizisi. Caroline Kepnes'in romanından uyarlanarak hayata geçirilmiş , Joe Goldberg (Penn Badgley) isimli arkadaşın , bir gün çalıştığı kitapçıya gelen Beck'e aşık olması ve ona takıntılı hale gelmesiyle başlıyor konu. Aşkın saplantıyla birleşince insana neler yaptırabileceğine şahit…devamıAmerikan psikolojik gerilim dizisi. Caroline Kepnes'in romanından uyarlanarak hayata geçirilmiş , Joe Goldberg (Penn Badgley) isimli arkadaşın , bir gün çalıştığı kitapçıya gelen Beck'e aşık olması ve ona takıntılı hale gelmesiyle başlıyor konu.
Aşkın saplantıyla birleşince insana neler yaptırabileceğine şahit oluyoruz.
Saplantının temelinde sevmekten çok sevilme açlığını barındırdığını düşünüyorum ve bu psikolojik bozukluğun kökenini de ailede kodlanan sevginin izdüşümüne bağlıyorum.
Evladınızı sevin, ilgi gösterin, ötekileştirmeyin ki topluma saplantılı bir aşık bırakmayın ebeveynler :)
Sevgiyle kalın...
Bir insanı nasıl tanıyacağınızı biliyor musunuz ? Ne okuduğuna bakın, Ne seyrettiğine bakın, Duvarlarına ne astığına, Raflarına ne koyduğuna, Nasıl konuştuğuna, Nasıl dinlediğine bakın. Yapmanız gereken tek şey bakmaktır. Bunlar size onun ruhunun nerede olduğunu gösterir. Ramtha
"Düşünüyorum, öyleyse varım", diye mırıldandı, "varım bu kavgaya" 📚 Devrimci ozan Rahmi Sönmez takma adıyla Peygamber'in yaşadıklarına tanık olduğumuz bir eser. Kitap Orhan Kemal Roman Ödülü almıştır. Yazarın kullandığı dil tamamen öz Türkçe olup, yalın, sade, anlaşılır bir üsluptadır. Tahsin…devamı"Düşünüyorum, öyleyse varım", diye mırıldandı, "varım bu kavgaya"
📚
Devrimci ozan Rahmi Sönmez takma adıyla Peygamber'in yaşadıklarına tanık olduğumuz bir eser.
Kitap Orhan Kemal Roman Ödülü almıştır. Yazarın kullandığı dil tamamen öz Türkçe olup, yalın, sade, anlaşılır bir üsluptadır.
Tahsin Yücel Fransız Dili ve Edebiyatı profesörü olup, severek okuduğumuz bir çok eseri Türkçe'ye çevirmiştir. Ayrıca bir çok öykü,roman yazmış, eleştirmen ve denemeleri olan donanımı muhteşem bir yazardır.
Ülkemizin siyasi geçmişine, görüş farklılıklarının eleştiri ve yorumuna dair bir kitap okumak isteyenlere tavsiyemdir.
- Günah diye düşündüğün hata... Sevmek hiç bir zaman günah değildir, sebeb-i vücudumuz bu.. 📚 (Öncelikle şunu demeliyim , okuduğum ilk roman oluşuyla kalbimde ayrı bir yere sahip🥰) Yazarın 1936'da kitap olarak yayımlanan romanı, Abdülhamid zamanında Sinekli Bakkal Mahallesi'nde geçen…devamı- Günah diye düşündüğün hata... Sevmek hiç bir zaman günah değildir, sebeb-i vücudumuz bu..
📚
(Öncelikle şunu demeliyim , okuduğum ilk roman oluşuyla kalbimde ayrı bir yere sahip🥰)
Yazarın 1936'da kitap olarak yayımlanan romanı, Abdülhamid zamanında Sinekli Bakkal Mahallesi'nde geçen olayları konu alıyor. Mahalle sakinlerinden Emine ve Tevfik birbirine aşıktır. Emine'nin babasının karşı çıkmasına rağmen evlenirler. Karşı çıkma sebebi ise ; Tevfik'in bir orta oyunoyuncusu olması, zenne (ortaoyununda, kadın giysileri giyip kadın rolüne çıkan erkek oyuncu) rolüyle çıkması ve lakabının Kız Tevfik oluşudur.
Meşrutiyet dönemine yolculuk yaptığımız eserde, İstanbul'un arka sokaklarındaki fakir halkın yaşamına,törelerine ve dönemin siyasi mücadelelerine tanıklık ediyoruz.
Biraz siyasi, biraz sosyolojik ve tabi ki biraz da psikolojik harman sevenlere tavsiyemdir :)
Yazarla ilgili küçük bir not da bırakmak istiyorum buraya, 1919 yılında İstanbul halkını ülkenin işgaline karşı harekete geçirmek için yaptığı konuşmaları ile zihinlerde yer eden Halide Edib, Kurtuluş Savaşı’nda katılmış; Mustafa Kemal’in yanında sivil görev yapmasına rağmen rütbe alarak savaş kahramanı sayılmıştır. (Vikipedi)
Ve bu sebeple Halide Onbaşı olarak da anılan siyasetçi, akademisyen, öğretmen ve yazar kimlikleriyle kaleminin hakkını fazlasıyla veren yazarımızla tanışmanızı diliyorum.