İnsan böyle bir şey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor Şermin Yaşar
Hayır bu aşk değildi, diye düşündü, sadece bir hayranlıktı, erişilmesi mümkün olmayan şeylere karşı hissedilen, "ah keşke benim olsa" duygusuydu. 👾 Benimle birlikte olmak, bakmak kadar zevkli olmayabilir. Biliyorsunuz, ben dertleri fazla biriyim. Devamlı asabi ve endişeliyim. 👾 İçimizde bunca…devamıHayır bu aşk değildi, diye düşündü, sadece bir hayranlıktı, erişilmesi mümkün olmayan şeylere karşı hissedilen, "ah keşke benim olsa" duygusuydu.
👾
Benimle birlikte olmak, bakmak kadar zevkli olmayabilir. Biliyorsunuz, ben dertleri fazla biriyim. Devamlı asabi ve endişeliyim.
👾
İçimizde bunca gurbet dururken yol ettik kendimize uzaktaki sılayı.
👾
Bak hele! Saman altından su yürütmeyi ve sırttan bıçaklamayı onlardan iyi bilen kimse yoktur bu dünyada.
👾
İnşallah biz çocuklarımıza daha kuvvetli ve müreffeh bir vatan bırakırız.
📚📚
Tarihi kurgu romanlarını çok güzel anlatan bir yazar Kulin. Bu eserde de , Türk aslılı bir Yahudi olan Rafael ve eşi Selva'yla birlikte bazı Yahudilerin Nazilerin elinden kurtarılmasının öyküsüne şahitlik ediyoruz.
Ayşe Kulin , yazdığı birbirinden güzel biyografik eserlerle tanınan , kalemi güçlü bir yazar. Üslubu akıcı ve yalındır. Okurken sayfaları nasıl çevirdiğimi anlamadığım, olayların tam ortasında, tabiri caizse trübünün en önündeymişim hissi uyandıran bir aidiyet hissi veriyor bana kalemi.
Sevdalinka eseriyle tanımıştım onu ve hayran kalmıştım olay örgüsünü kağıda, dizelere dökme kabiliyetine. Ve tabi ki daha sonra da bir çok eserini keyifle, heyecanla okudum.
Biyografik, tarihi kurgu roman ve aşkın her rengini anlatan yazarları seviyorsanız tanışmalısınız, diyorum🤓
Kafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür, kalbin konuşması Sonsuzluktan gelir. 🍄 Kendinle ilgili düşünme biçimini değiştirmeli ve başkalarının düşüncesi her ne olursa olsun kendinden memnun olmalısın . 🍄 Dünya siyah ve…devamıKafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür, kalbin konuşması Sonsuzluktan gelir.
🍄
Kendinle ilgili düşünme biçimini değiştirmeli ve başkalarının düşüncesi her ne olursa olsun kendinden memnun olmalısın .
🍄
Dünya siyah ve beyaz değildir, Dünya bu ikisinin arasındaki bütün renklerdir.
🍄
Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur; farklı olan, vicdan ve yürektir.
📚📚
İki Aborjin bebek, doğumdan sonra beyaz insan(onların tanımı bu) tarafından annesinin elinden alınırlar ve birisinin yolu Amerika'ya diğerinin ise yetimhaneye düşer.
Ve bu iki minik Sonsuzluk Ruhu'nun köklerine nasıl ulaştığına tanıklık edeceğimiz bir serüvene çıkarıyor bizi Morgan.
Bir Çift Yürek isimli eseriyle yüreğimde sıcacık bir yer almış yazarın, bu eserinde de aynı sıcaklığı buldum.
İnsanları kategorize etmeden, yaftalamadan, anlamaya çalışmak için aslolanın sevgi olduğunu okuyucunun yüreğine kazıyan bir yazar.
Okumalısınız bence :)
Kaderinin şoförü sensin. Emin ol. Onu dram istikametinde sürme. Biraz gül, yahu! Değmez vallahi bu dünya. 🌻 Dünyasından memnun olmayanlar ne kadar benziyorlar birbirlerine. 🌻 İnsanın en kolay aldatabildiği budala kendi kendisidir. 🌻 Bu dünya o kokladığın limona benzer :…devamıKaderinin şoförü sensin. Emin ol. Onu dram istikametinde sürme. Biraz gül, yahu! Değmez vallahi bu dünya.
🌻
Dünyasından memnun olmayanlar ne kadar benziyorlar birbirlerine.
🌻
İnsanın en kolay aldatabildiği budala kendi kendisidir.
🌻
Bu dünya o kokladığın limona benzer :
Yuvarlak ekşi. Fazla sıkmaya gelmez, tadı kaçar.
🌻
Ben senin durgun ruhuna daldım ve onu karıştırdım.
📚📚
Peyami Safa'yı tıpkı Dostoyevski gibi kişilik analizleriyle nokta atışları olan bir yazar olarak düşünüyorum.
Yalnızız romanıyla Batılılaşma fikrine yeni ayak uydurmaya çalışan bir nesildeki su ve yağ misali birbirine karışamamasının hezeyanlarına tanık oluyoruz satır aralarında.
Madde ve mana ikilisinin de uyumsuzluklarına dem vuruyor romanında yazar.
Ruh ve beden , romantizm ve materyalizm gibi birbirine uç noktaların sentezini de harika bir anlatımla sunuyor okuyucunun nöronlarına.
İnsanın beşer-şaşar özelliğinin doğallığını, yadsınamazlığını, her bireyin aslında başlıbaşına bir âlem(dünya) olduğunu ne de güzel anlatıyor .
Tüm bu uyumsuzlukların neticesinde yalnızlıkla dolu bir sürü bireyin verdiği savaşları anlatıyor usta kalem...
"Yalnızım, evet, herkes yalnızdır, yalnızız." der özetle.
Yazarın bir özelliğidir, eserlerinde duygularını, hayallerini, düşüncelerini bir karakter vasıtasıyla anlatmak. Burada da kitap yazan Samim, ütopik bir ülke hayal eder eserinde. Simeranya. Hayalindeki dünyayı anlatmış bizlere.
Öyle bir dünyaya kavuşmak umuduyla, diyorum ben de :)
Bazı yazarlarımızın bilinmeyen özellikleri; Sabahattin Ali , bir diksiyon yanlışı yakaladı mı, düzeltmeden duramazdı. "Bu yüzden Aliye Hanım bana fena içerliyor. Karı koca ağız tadıyla kavga bile edemiyoruz. Kavganın en can alıcı yerinde tutup diksiyon yanlışlarını düzeltiyorum." diye arkadaşlarına yakınır.…devamıBazı yazarlarımızın bilinmeyen özellikleri;
Sabahattin Ali , bir diksiyon yanlışı yakaladı mı, düzeltmeden duramazdı.
"Bu yüzden Aliye Hanım bana fena içerliyor. Karı koca ağız tadıyla kavga bile edemiyoruz. Kavganın en can alıcı yerinde tutup diksiyon yanlışlarını düzeltiyorum." diye arkadaşlarına yakınır.
✓✓
Cemil Meriç, hayatı boyunca okuma tutkusundan vazgeçmedi.
Gözleri göremeyene kadar okumaya devam etmiş, gözleri görmese de başkalarına okutturmuş, onların yardımıyla yazmıştır.
✓✓
Sezai Karakoç, fotoğraf çektirmeyi sevmez, tüm fotoğrafları onun haberi olmadan çekilirdi. İmza vermekten, kitaplarını imzalamaktan hiç hoşlanmazdı. Okurun onu okuması onun için yeterliydi.
✓✓
Yaşar Kemal 'in babası, evlatlık edindiği bir çocuk tarafından , bilinen hiçbir neden yokken hançerlenerek öldürülür.
Bu vakaya tanık olan yazar, 12 yaşına kadar kekeleyerek konuşmuş, hayatı boyunca travma sebebi olmuştur.
✓✓
Cemal Süreya 'nın gürültü sever olduğu, ancak gürültü varken yazabildiği, bunun çocukluğundan gelme bir özellik olduğu bilinir. Sessiz ortamlarda yazamayan şair, odaklanabilmek için radyo, televizyon açardı.
Hayatını sadece kocasına ve evine adamış Neslihan'ın , kocasına dair öğrendiklerinden sonra gelişen , soğanların pembeleşinceye kadar kavrulması kolaylığında (!) işlediği cinayetleri anlatıyor. Bir kadının kendiği adadığı değerler fos çıkınca , nasıl 360 derece dönebileceğini ve bu değişimini sevdiği uğraşları…devamıHayatını sadece kocasına ve evine adamış Neslihan'ın , kocasına dair öğrendiklerinden sonra gelişen , soğanların pembeleşinceye kadar kavrulması kolaylığında (!) işlediği cinayetleri anlatıyor.
Bir kadının kendiği adadığı değerler fos çıkınca , nasıl 360 derece dönebileceğini ve bu değişimini sevdiği uğraşları alet ederek göstermesi de değişik bir bakış açısı olmuş. Mantarlı mantıyı enfes yapması güzeldi, mantarların zehirli olmasını saymazsak :)
Demet Evgar'ın muhteşem oyunculuğuna şapka çıkardım. Sessiz bir tehdihkâr, konuya gözleriyle hakim tavırları, olaylardan serinkanlılıkla sıyrılma yeteneği de biz kadınların gizli gücünü gözler önüne sermiş bence :)
Film hakkında biraz araştırma yapınca, yaşananların İngiltere'de bir kadının başından geçen yaşanmış bir hikaye olduğunu öğrendim. Dram, komedi ve suç sacayağını izlemek isteyenlere önerimdir.
Annemin bir sürü gülü var ve açtıkça kesiyor annem gülleri. ”Kesme, dalında güzel” diyorum, ”güller kesildikçe açar” diyor annem, tabiatın kanunu böyleymiş. Ben bazı kanunlara hiç alışamam zaten. Birhan Keskin
Nerde yitirsem hep sende buluyorum başlangıçlarımı. 🌈 Hiçbir şeyi hissetmiyorum, biliyor musun, acıkmıyorum, susamıyorum, sevinmiyorum, telaşlanmıyorum. Beş duyum da uykuya yatmış gibi. 🌈 İçimden ey insanoğlu diye bağırmak geçiyordu. Ne onulmaz bir mazoşitsin sen, koyduğun kurallarla sadece kendini incitiyorsun. 🌈…devamıNerde yitirsem hep sende buluyorum başlangıçlarımı.
🌈
Hiçbir şeyi hissetmiyorum, biliyor musun, acıkmıyorum, susamıyorum, sevinmiyorum, telaşlanmıyorum. Beş duyum da uykuya yatmış gibi.
🌈
İçimden ey insanoğlu diye bağırmak geçiyordu. Ne onulmaz bir mazoşitsin sen, koyduğun kurallarla sadece kendini incitiyorsun.
🌈
duyarsın derinlerde bir yerlerde insanın insana bölünmesidir yalnızlık.
📚📚📚
Kulin, bu eserinde yaklaşılmaya korkulan eşcinsellik konusuna değinmiş usta kalemiyle ve tabuları yıkmaya, empati kurmaya yönlendirmiş okuyucuyu.
İnsan hayatının nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu, kopmaz dediğimiz halatların incecik bir ipten ibaret olduğu yanılsamasını anlatıyor cesur kalem.
Önyargılarınızı bir kenara koyup, hüzün, aşk, cesaret sarmalına atın kendinizi...
Metruk bir değirmen gibiydim, işe yaramaz, gözden çıkarılmış, kuşların bile uğramaktan vazgeçtiği yıkılmayı bekleyen bir değirmen... Yeryüzünün unutulmuş bu ücra köşesinde ..! İnsanın kendi içsel yolculuğunu konu ediyordu bana göre. Doğu'nun en ücra köşesinde çekilmesi de bunu anlatıyordu sanki. En…devamıMetruk bir değirmen gibiydim, işe yaramaz, gözden çıkarılmış, kuşların bile uğramaktan vazgeçtiği yıkılmayı bekleyen bir değirmen... Yeryüzünün unutulmuş bu ücra köşesinde ..!
İnsanın kendi içsel yolculuğunu konu ediyordu bana göre. Doğu'nun en ücra köşesinde çekilmesi de bunu anlatıyordu sanki. En zorlu, ulaşılamaz, üzerine yığdıklarımızın altında kalan sakladığımız yanlarımızla yüzleştiriyor bizi. Monotonlaştırdığımız, renksizleştirdiğimiz hayatımızı eleştirmemiz için ışık tutuyor. Ve tüm bu insansı duygularımızı, bir öğretmene atılan iftira sonucunda kendini sorgulamasıyla anlatıyor.
Psikolojik içerikli, nokta atışları olan , akışı yavaş ama anlatımı zengin, çıkarımı izleyene göre değişiklik arz edebilecek bir yapımdı.
Hayata dair bakış açınızı tekrar gözden geçirmeye ne dersiniz ?