Yeniden dünyaya gelsen, yine sever miydin beni ? Ama ben bu ikiliyi ne çok özlemişim🥰 Aşk-ı Memnu'daki süper performanslarından sonra, yine yeniden ikisini birarada görmek çok keyifli geldi. Hafta sonu kahvaltısında da çok güzel geldi izlemek. Mutluluktan kahvaltıyı abartmış olabilirim🤭Fırından…devamıYeniden dünyaya gelsen, yine sever miydin beni ?
Ama ben bu ikiliyi ne çok özlemişim🥰 Aşk-ı Memnu'daki süper performanslarından sonra, yine yeniden ikisini birarada görmek çok keyifli geldi. Hafta sonu kahvaltısında da çok güzel geldi izlemek. Mutluluktan kahvaltıyı abartmış olabilirim🤭Fırından yeni çıkan kekin mis gibi kokan buharını koklamak gibiydi.
24 Kasım 2023'de Netflix'de yayımlanan, yönetmenliğini Gönenç Uyanık, senaristliğini Nuran Evren Şit, başrollerini ise Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ'un paylaştığı romantik bir film.
Mehmet(K.Tatlıtuğ) ile Serin(B.Saat) İstanbul'daki hayatlarından uzakta New York'ta havaalanında tesadüfen karşılaşırlar ve bir maceraya adım atarlar.
Evliliğin sorgulandığı bir film. "Evlilik, geleceğe ait planlarına, kariyerine taktığın bir pranga mıdır ,eşler birbirine destek mi, yoksa köstek mi olmalıdır?" sorularını irdeletiyor seyirciye.
İlişki çıkmazlarını, heyecanını yitirip rutine dönen ilişkileri, evlilikte kişiliklerin sevmeyle başlayıp çatışmayla karşılaşınca oluşan değişimlerini, galip gelenin ne olması gerektiğini anlatan keyifli bir filmdi bana göre.
Finalde Kenan Doğulu parçası da muhteşem bir ayrıntıydı 💞
Bilmem kaçıncı defa severek, bıkmadan izlediğim Bihter & Behlül ikilisini Serin& Mehmet olarak izlemek de iyiydi🥰
Spoiler içeriyor
2018 yapımı, gerilim filmi. Bir çiçekçi olan Cathy ( Kelly Reilly) , iş dışında yogaya giden, hayata karşı duruşu dik, kendinden emin bir kadın. Yine yogaya gittiği bir gün , salondan çıkıp arabasına binmek üzereyken Lewis ( Luke Evans) isimli…devamı2018 yapımı, gerilim filmi. Bir çiçekçi olan Cathy ( Kelly Reilly) , iş dışında yogaya giden, hayata karşı duruşu dik, kendinden emin bir kadın. Yine yogaya gittiği bir gün , salondan çıkıp arabasına binmek üzereyken Lewis ( Luke Evans) isimli bir adam tarafından kaçırılıp, ses yalıtımlı bir odaya kapatılır.
Filmin ismini alan da bu oda. Kaçırmasının sebebine gelmek biraz zaman alıyor. Çünkü daha çok olayın öncesine yoğunlaşılmış bir anlatım vardı.
Filmde iki karakterin birbirini alt etme savaşı sert ve yoğun şiddet içerikli sahnelerle anlatılmış. Bir kadınla bir erkeğin eşit güçlere sahip olması biraz melonkolik geldi bana. Tekinsiz ve öfkeli Lewis ile sinsi ve uyanık Cathy güzel bir ikili olmuşlar.
Ortalama bir gerilim filmiydi bana göre. İnandığı değerlere ters düşen durumlarda mesleğini kötüye kullanan bir insanın neler yapabileceğine ve mağdur yakınının bitmeyen öfkesini izliyoruz bir nev'i.
Senarist (Noel Clarke)filmin konusunu biraz daha zenginleştirilip, izleyiciyi olayın öncesine takılı bırakmasaydı daha güçlü bir yapım olabilirdi bana göre.
Vakit geçirmek ve kafa boşaltmak için tercih edilebilir.
Bir an sevinç duyarken, korkuyorum sonra hemen, Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi; Bir an, başbaşa kalmaktan öte bir şey istemezken, Sonra diyorum ki, alem niye görmesin sevincimi? Bazan, sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle, Doydum sanırken, bir bakışın açlığıyla…devamıBir an sevinç duyarken, korkuyorum sonra hemen,
Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi;
Bir an, başbaşa kalmaktan öte bir şey istemezken,
Sonra diyorum ki, alem niye görmesin sevincimi?
Bazan, sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle,
Doydum sanırken, bir bakışın açlığıyla ölüyorum sonra,
Senin bana verdiğin ya da verebileceğinden öte,
Ne bir şeyden zevk alıyorum, ne de çabalıyorum almaya.
İşte böyle, her gün hem açlıktan ölüyor, hem tıkanıyorum;
Ya oburca her şeyi yiyorum, ya da hiçbir şeye dokunmuyorum.
William Shakespeare
(Bugünü de şiirle bitirelim bence 🤭)
Bir insanı neyin yiyip bitirdiğini asla bilemezsiniz. Belli bir ruh durumuna gelmişseniz en basit şeyler bile korkunç sorunlar haline gelebilir. ve en kötü endişe/korku/acı yorgunluğu, açıklayamadığın, anlayamadığın, nedeni aklına bile gelmeyendir. metal bir levha gibi yığılır üstünüze, ondan kurtuluş yoktur.…devamıBir insanı neyin yiyip bitirdiğini asla bilemezsiniz. Belli bir ruh durumuna gelmişseniz en basit şeyler bile korkunç sorunlar haline gelebilir. ve en kötü endişe/korku/acı yorgunluğu, açıklayamadığın, anlayamadığın, nedeni aklına bile gelmeyendir. metal bir levha gibi yığılır üstünüze, ondan kurtuluş yoktur.
📚
Dostoyevski'nin öğrencisiydim.
📚
S.ktir olup gider misin burdan lütfen?
Pis Moruğun Notları
Charles Bukowski
📚📚
Yazarın asıl adı Heinrich Karl Bukowski 'dir. Amerikalı yazar ve şair olan Bukowski, genellikle toplum dışı insanlar ile depresyonu konu alan yazıları ve alkolizme yatkın hayat tarzını anlatmasıyla ünlüdür. Yazılarında kendi hayat tarzını yazıp yazmadığı tartışma konusu olmuştur. Yazılarında Dostoyevski' den esinlendiği de görülmüştür.
Ben bu eseri okurken Oblomov'culuk akımına kapılmış bir yazar gördüm. Çalışmayı sevmeyen, huzuru dinginlikte arayan bir ruh vardı satır aralarında bana göre . Hakan Gûnday'ın Kinyas ve Kayra karmasını da hissettirdi bana bazı dizeler. Kadınlara ve alkolizme düşkünlüğünü fazlasıyla hissettim zaten ;)
Hayata karşı biraz kindar, kırgın, kızgın ama bir o kadar da hayatı ti'ye alan bir yazar bana göre Bukowski. Sebebini de babası ve annesinin O'na karşı sevgisiz, umursamaz bir tavır sergilemesinin uzantısı diye düşünüyorum. Çocukluğunda babasından yediği acımasız dayakların ve annesinin de kayıtsızca izlemesi, babasını desteklemesi ruhunda açtığı derin yaraların ilk tohumlarıydı belki de. Yine de iyimserliğini koruyup, annesinin sessizce izlemesini ' belki de içinden rahatsız olup haykırmak geliyordu ama yapamıyordu' diyerek dizelere dökmüş. Ne acı :((
Hayatın labirentinde kaybolmuş, çıkışı isyankârlıkta, toplumun kurallarını çiğnemekte bulmuş asi bir yazar. Okumak bazen hüzünlü, bazen keyifliydi. Ama totalde hayata bakış açısının çok çok farklı bir noktasında buluyorsunuz kendinizi sayın okur.
Elbette ve mutlaka tavsiye ediyorum :))
2023 yapımı aksiyon/ gerilim filmi. 1.5 saat süren film sanki 3 saat sürmüş gibi geldi bana. Sanırım bir annenin evladı uğruna her şeyi (ölüm de dahil) göze almasını konu aldığı için, zaman genişledi bana göre. Başrolde Jennifer Lopez var. Profesyonel…devamı2023 yapımı aksiyon/ gerilim filmi. 1.5 saat süren film sanki 3 saat sürmüş gibi geldi bana. Sanırım bir annenin evladı uğruna her şeyi (ölüm de dahil) göze almasını konu aldığı için, zaman genişledi bana göre.
Başrolde Jennifer Lopez var. Profesyonel bir katildir, suikastçı olarak devam eden hayatında bebeğinin konforu için O'nu (Zoei) terketmek zorunda kalır . Kendisi gibi suikastçi olanlar tarafından takip edilmesiyle, kızının hayatı tehlikesi olduğunu görür ve O'nu korumak ve kendisini savunması için himayesi altına alır.
Bir annenin kızına sadece temizlik, yemek öğretmek dışında (🤭) nişan alma, hedefi vurma, savunma taktikleri gibi aksiyonları da öğretebileceğini izliyoruz.
Lopez'e başrolde Omari Hardwick (William Cruise) eşlik ediyor. Bay kasman :)))
Aksiyonu hiç bitmeyen filmlerden hoşlananlara göre bir film :)
Bir de sevgilim vardır, pek muteber; İsmini söyleyemem. Edebiyat tarihçisi bulsun. 📚📚📚 Orhan Veli'nin bahsettiği muteber kişi sevgili Nahit Gelenbevi'dir. Orhan Veli'nin sevgili Nahit Hanım'ı.. 36 yıllık kısacık ömrünün büyük aşkı, Cumhuriyet döneminin genç öğretmenlerindendir.Atatürk'le 3 defa dans etme şansına…devamıBir de sevgilim vardır, pek muteber;
İsmini söyleyemem.
Edebiyat tarihçisi bulsun.
📚📚📚
Orhan Veli'nin bahsettiği muteber kişi sevgili Nahit Gelenbevi'dir. Orhan Veli'nin sevgili Nahit Hanım'ı..
36 yıllık kısacık ömrünün büyük aşkı, Cumhuriyet döneminin genç öğretmenlerindendir.Atatürk'le 3 defa dans etme şansına sahip olmuş, sanat ve edebiyat dünyasının ileri gelenleriyle dostlukları olmuştur.
Nahit Hanım' dan hoşlanan , ama karşılık göremeyenlerin arasında Sabahattin Ali 'de yer almıştır. Hatta meşhur romanı Kürk Mantolu Madonna eserindeki Maria Puder diye bahsettiği karakteri de O'dur.
Kitapta Orhan Veli'nin Nahit Hanım'a yazdığı duygu dolu mektupları okuyoruz. Mektuplar 1947- 50 yılları arasında yazılmış. Mektupların hepsi Orhan Veli'ye , sadece kitabın en sonundaki mektup Nahit Hanım'a aittir.
Mektupları sohbet havasında yazmasından mıdır, duygularını kağıda dökme ustalığından mıdır bilmem ama okumak çok keyifliydi bana göre. Ve içimde Orhan Veli'ye dair ne kadar önyargılı bir duruş sergilediğimi de fazlasıyla farkederek, kendimi bu konuda esefle kınadım hem de defalarca.Neden mi ? Orhan Veli'yi önceleri şıpsevdi bir yüreğe sahip sanırdım. Ta ki bu eseri okuyana dek ..
Belki de yazdığı şiirlerden çıkarımım buydu (kendimi temize çekme çabam🙃)
Şairin ölüm sebebiyle ilgili son sayfadaki haberi de eklemek istiyorum, ölüm yıldönümünden 1 gûn sonrasında :(
Orhan Veli bir haftalığına gittiği Ankara'da, 10 Kasım gecesi, belediyenin açtığı çukura düşerek , başından yaralandı. İstanbul'a döndükten sonra , 14 Kasım Salı günü bir arkadaşının evindeki öğle yemeğinde fenalaşınca Cerrahpaşa Hastanesi'ne kaldırıldı.O gece, (23.20'de) hayatını kaybetti. Önce , "alkol zehirlenmesi" nedeniyle öldüğü sanıldı ; ancak 15 Kasım'da yapılan bir otopsi raporuyla "beyin kanaması" tespiti yapildı.
İyi ki geçtin bu dünyadan şair adam...👏👏
Gülerken yüzün; Dem çeken bir güvercinin sesini İçin için büyüyen çimenleri Baharda lunaparkı, bayram yerini Ve alışkanlıklar dışında her şeyi.... Gülerken yüzün; Aşıyor geçmişin acılarını Kendini yarına değiştiriyor... Gülerken yüzün; Sanki çarmıhını kırmışsın Senin ve ardından geleceklerin Aylası alnına düşmüş…devamıGülerken yüzün;
Dem çeken bir güvercinin sesini
İçin için büyüyen çimenleri
Baharda lunaparkı, bayram yerini
Ve alışkanlıklar dışında her şeyi....
Gülerken yüzün;
Aşıyor geçmişin acılarını
Kendini yarına değiştiriyor...
Gülerken yüzün;
Sanki çarmıhını kırmışsın
Senin ve ardından geleceklerin
Aylası alnına düşmüş gecenin
Oturmuş ağlıyor kendisi...
Bunu öyle candan,
öyle yürekten,
Öyle bir tutkuyla istiyorum ki;
Aklımda hep öyle kalmalısın...
Gülten Akın,
GÜLERKEN YÜZÜN
Şiirin bakış açısıyla bakmayı öğrenmeliyiz ivedilikle 🫶
yapayalnız mısın dünyada itiyor mu seni doğduğun toprak köşebaşlarında haramiler mi etmişler mi içine ekmeğinin salacaksın köklerini toprağa güneşi çınarla selamlayıp fırtınaya meşeyle duracaksın tutunacaksın diş diş tutunacaksın pençe pençe geçireceksin kılcal damarlarını evrenin damarlarına gül olup açılacaksın seher seher…devamıyapayalnız mısın dünyada
itiyor mu seni doğduğun toprak
köşebaşlarında haramiler mi
etmişler mi içine ekmeğinin
salacaksın köklerini toprağa
güneşi çınarla selamlayıp
fırtınaya meşeyle duracaksın
tutunacaksın diş diş
tutunacaksın pençe pençe
geçireceksin kılcal damarlarını evrenin damarlarına
gül olup açılacaksın seher seher
ceviz olup döküleceksin
sana bir mi vurdular
derlenip toparlanıp
sen iki vuracaksın
yoksa yoksun
silerler adını karatahtadan...
📚
Hoşgörüde çıtayı yükselten, barış ve özgürlük müptelâsı, devrim ve bağımsızlık tutkunu bir yüreğin, kağıdı ve kalemi yaren edişine tanıklık ediyoruz.
1973 yılında basılan kitap , bir ayda 7500 okuyucuyla buluşarak büyük bir etki yaratmıştır. O dönemde sıkça gündemde olan toplumsal karşıtlıklara bazen mizah, bazen de yergiyle atıfta bulunan 'gür sesli' bir şairdir Korkmazgil.
Şiirin gücüne tanıklık etmeye var mısınız ?