Ah be Üzeyir Abi şimdi burada olsaydın ne güzel susardık seninle be. Etrafta boş konuşan onca hıyar ama ölüp gidiyor yanında susabildiğimiz adamlar. Keşke biri böyle bi'şiir yazsaydı. Güzel olmaz mıydı ? Yılmaz Erdoğan Kafa Dergisi Sayı 105 (Haziran 2023)
Bana kalırsa insan dünyada bir kere yaşadığı gibi, ömründe bir kere sever.. İntibah Namık Kemal 📚📚 Namık Kemal'i edebiyatımızın ilk edebi romanı kabul edilen eseriyle tanıdım ve bu tanışmanın neden bu kadar geciktiğine de az hayıflanmadım hani :) Edebiyata tıkabasa…devamıBana kalırsa insan dünyada bir kere yaşadığı gibi, ömründe bir kere sever..
İntibah
Namık Kemal
📚📚
Namık Kemal'i edebiyatımızın ilk edebi romanı kabul edilen eseriyle tanıdım ve bu tanışmanın neden bu kadar geciktiğine de az hayıflanmadım hani :)
Edebiyata tıkabasa doymuşluk hissi veren bu kaleme hayran olmamak ne mümkün ?
Anlatımında ve tasvirlerindeki zenginlik cezbediciydi.
Kitabın orjinal adı "Son Pişmanlık" .Sanırım sonraki çevirilerinde "Uyanış" olmasına karar verilmiş ama hata edilmiş, çünkü konunun uyanışla alâkasını göremedim. Ta ki kitabın en son satırına gelene kadar :)
Spoiler (bir şeyin önceden reklamı) vermek farz oldu zannımca :))
Romanın başrolünde yer alan Ali Bey, tek evlat olduğu ailesi tarafından eğitim alanında zengin bir donanımla büyütülmüş bir konakzede. Ama ilerleyen sayfalarda, aldığı eğitimin özüne inmediğini, en yakın sağda omuzlarından inip onu dımdızlak, cahil cühela kesimine terkettiğine şahit oluyoruz. Arkadaşlarıyla çıktığı bir gezide Mehpeyker hanımla tanışması başlatıyor bu amansız süreci.( Hatun zeki, güzel ama bir o kadar da ruhu kötülükle beslenen biri)
Onunla yaşadığı aşk kaçamağının ruhuna, ailesine verdiği zararları okuyoruz kızarak, sayfaları nasıl çevirdiğimizi anlamadığımız bir hırsla.
Annesinin tek evladını bu beladan kurtarmak için konağa Dilaşub isimli cariyeyi getirtiyor ki güzellik ve zekaya iyiliğin ve saflığın da eşlik edebileceğini anlatıyor yazar bize sanki.
Kitapta bolca Çamlıca tasvirlerini okuyoruz, baharla harmanlanmış bir Çamlıca.
Gel de sevme :)
Kitaptan ruhuma tortu bırakan şuydu aslında; yinyang misaliyiz , siyah ve beyazın dengesini bozduğumuzda alabora oluyoruz.
Keyifli okumalar, sinirlerinizi aldırmayı unutmadan :/
Kimse temizim demesin, kimse Bütün bir ülke odun taşıdı Behçet'in yangınına... Onlar, secdesi küf kıblesi korku olanlar Onlar birgün ölüm menevişlenince içlerinde Tütmez mi kirpiklerinde "dumanı lekesiz biri"?.. ŞÜKRÜ ERBAŞ 2 Temmuz Madımak Katliamı 😞 Sivas Katliamı, Sivas Olayları, Madımak…devamıKimse temizim demesin, kimse
Bütün bir ülke odun taşıdı Behçet'in yangınına...
Onlar, secdesi küf kıblesi korku olanlar
Onlar birgün ölüm menevişlenince içlerinde
Tütmez mi kirpiklerinde "dumanı lekesiz biri"?..
ŞÜKRÜ ERBAŞ
2 Temmuz Madımak Katliamı 😞
Sivas Katliamı, Sivas Olayları, Madımak Katliamı ya da Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin radikal islamcı bir grup tarafından yakılması ve çoğunluğu Alevi 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanının yanarak ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybetmeleri ile sonuçlanan olaylardır.(Vikipedi)
Spoiler içeriyor
Ve böylece ertesi güne başlarız tekrar. Geçmişin aynı, yerleşik kurallarıyla. Büyük, şiddetli neşelerden kaçabilseydik. Büyük acılardan da kaçabilirdik. Yolunu kapatan taşın etrafından Zıplayıp geçen kurbağa gibi. İnsanlığımı Yitirirken Osamu Dazai 📚📚 Kendini insanlardan soyutlayan ama bu yanını kamufle etmek için…devamıVe böylece ertesi güne başlarız tekrar.
Geçmişin aynı, yerleşik kurallarıyla.
Büyük, şiddetli neşelerden kaçabilseydik.
Büyük acılardan da kaçabilirdik.
Yolunu kapatan taşın etrafından
Zıplayıp geçen kurbağa gibi.
İnsanlığımı Yitirirken
Osamu Dazai
📚📚
Kendini insanlardan soyutlayan ama bu yanını kamufle etmek için de 'soytarım' dediği bir o kadar neşeli, aktif bir kişiliğe bürünen bipolar bir kişilik diyebilirim Yozo için.
Babası sürekli il dışına iş seyahatlerine çıkıyor, annesinden ise hemen hemen hiç bahsetmiyor. Bir çok kardeşi var ve küçük Yozo hizmetkârların elinde büyüyor.
Kalabalıklar içindeki yalnızlığının da temelleri bu dönemde atılıyor .
İnsanlara güvensizlik duygusunu, kendisine güvenilmesi için savaş vermekle kamufle etmeye çalışıyor. Herkesten 'iyi bir insan' onayı alabilmek için kendine ters gelen, hoşlanmadığı, onaylamadığı durumlarda bile herşey süt liman görüntüsü veriyor, içinde volkanlar patlasa da.
İnsanları sevmiyor ama kadınlara ayrı bir nefret duyuyor. Annesine olan isyanını, ona sevmeyi, sevilmeyi öğretmemesine olan hıncını bu şekilde gösteriyor belki de.
Kadınları sevmese de beş intihar girişimini üçünde ona eşlik ediyorlar, bunu sebebi de sanırım iyi sır tutması ve o esrarengiz tavırlarının cezbediciliği.
Kitap karamsar bir dille yazılmış bana göre, insanlığı anlamayan, anlamak istemeyen, kendince tanımlamalarda bulunmayı daha inandırıcı bulan bir yazarla tanışıyorsunuz.
Tavsiye eder miyim, sanmıyorum.
Karamsar ya da hassas bir ruh yapısına sahipseniz biraz uzak durun derim.
İyi kalpli olmayı ve iyi davranmayı enayilik sanıyorsunuz. Çünkü size köpek gibi davranılmasına alışmışsınız. Nil Karaibrahimgil Genelleme yapmayın, önyargılarınızdan arının, sevgi ve saygı ikilisini kombin edin ruhunuza.
28 sayısını uğurlu olarak kabul ediyordu. Bu yüzden şiir kitaplarını 28.sayfasından açar, saatini 28 kere kurardı. Hatta Diriliş romanını bile 28.bölümde bitirmişti. Yıl 1910'a geldiğinde , 28 Ekim'de , 82 yaşında bir gece evi terk etti. (Lev Tolstoy'un batıl inanışı)…devamı28 sayısını uğurlu olarak kabul ediyordu. Bu yüzden şiir kitaplarını 28.sayfasından açar, saatini 28 kere kurardı. Hatta Diriliş romanını bile 28.bölümde bitirmişti. Yıl 1910'a geldiğinde , 28 Ekim'de , 82 yaşında bir gece evi terk etti.
(Lev Tolstoy'un batıl inanışı)
Kafka Okur Sayı-78
Seni daha çok daha konforlu sevsinler diye yaralarını saklıyorsun, Oysa yaralarını iyileştirmeyi istemeyecek kimse Seni gerçekten sevemez. Evin en rahat köşesini, yemeğin en güzel tarafını Hep başkalarına bırakıyorsun. Oysa Sen vasatla yetindikçe kimse daha fazlasını hak ettiğini düşünmez. En derine…devamıSeni daha çok daha konforlu sevsinler diye
yaralarını saklıyorsun,
Oysa yaralarını iyileştirmeyi istemeyecek kimse
Seni gerçekten sevemez.
Evin en rahat köşesini, yemeğin en güzel tarafını
Hep başkalarına bırakıyorsun.
Oysa Sen vasatla yetindikçe kimse daha fazlasını hak ettiğini düşünmez.
En derine giden kısa yolları
en başından önlerine seriyorsun.
Oysa içindeki gerçek "sen"i merak etmeyen
sana doğru uzun bir yolculuğa çıkmayı
göze almayan kimse seni gerçekten anlayamaz.
Mert Şer
Her şeyin fazlası ruha yüktür, zarardır.İyimserliğin , emeğin ve hatta sevginin de.
Muhatabının anlayacağı kadarı kâfi...