"Siz insanları anlamak mümkün değil, sizi almak için geliyorum ama kalmak isyorsunuz, kalmanıza izin veriyorum ve siz gitmek istiyorsunuz." Joe Black: (Alison’un) Seni gerçekten sevdiğini nereden anlıyorsun? Quince: Çünkü o, benimle ilgili en kötü şeyleri biliyor ve sevmeye devam ediyor.…devamı"Siz insanları anlamak mümkün değil, sizi almak için geliyorum ama kalmak isyorsunuz, kalmanıza izin veriyorum ve siz gitmek istiyorsunuz."
Joe Black: (Alison’un) Seni gerçekten sevdiğini nereden anlıyorsun?
Quince: Çünkü o, benimle ilgili en kötü şeyleri biliyor ve sevmeye devam ediyor.
William Parrish 60'lı yaşlarında bir çok zengin bir adamdır. Çağının en önemli medya patronlarından bir tanesidir. Parrish'in şirketi geleceğiyle ilgili çok önemli bir kararın kıyısındadır. Verilecek karar şirket için bir dönüm noktası olacaktır. Parrish, bir gün bir anda kafasının içinde tuhaf seslerin yankılandığını fark eder. Bu seslerin nereden geldiği, Parrish'e nasıl musallat olduğu tamamen bir muammadır. Kızı, Parrish hiç razı olmamasına rağmen Drew adlı bir şirket çalışanıyla evlenmek üzeredir. Bir gün aniden karşısına çıkan John isimli bir adama aşık olur. Bu adam, ailenin tüm geleceğini değiştirecek bir gizemin de taşıyıcısıdır.
"Bazen tek başına yürümelisin. Sırf yapabildiğini gösterebilmek için." “Tuhaf bir his gerçekten. Nereye gitsem, ilkim. Araçtan dışarı mı çıktım? Oraya gelen ilk kişi benim! Bir tepeye mi tırmandım? O tepeye tırmanan ilk kişi benim! Bir taşı mı tekmeledim? O taş…devamı"Bazen tek başına yürümelisin. Sırf yapabildiğini gösterebilmek için."
“Tuhaf bir his gerçekten. Nereye gitsem, ilkim. Araçtan dışarı mı çıktım? Oraya gelen ilk kişi benim! Bir tepeye mi tırmandım? O tepeye tırmanan ilk kişi benim! Bir taşı mı tekmeledim? O taş bir milyon yıldır yerinden kımıldamamıştı!
Mars‟ta uzun yolculuğa çıkan ilk kişi benim. Mars‟ta otuz bir soldan fazla zaman geçiren ilk kişi benim. Mars‟ta mahsul yetiştiren ilk kişi benim. İlk, ilk, ilk!”
Mars gezegenine astronotların gönderildiği bir görevde, Mark Watney isimli astronot şiddetli bir fırtına sonrası öldü sanılarak ekibi tarafından terk edilir. Fakat Watney hayattadır ve kendisini Mars'ta yapayalnız bulur. Elindeki sınırlı olanaklarla, zekasını ve dayanıklılığını kullanarak dünyaya yaşadığına dair bir sinyal göndermeye çalışır. Milyonlarca mil uzakta NASA ve uluslararası bilim insanları durmaksızın bu 'Marslı'nın eve dönmesi için uğraşırken, ekip arkadaşları da tehlikeli bir kararın eşiğine gelecektir.
"Bulunduğun yerin tadını çıkarmaktan mahrum kalmamak için olmak istediğin yerde olamamayı çok kafana takmamalısın." (Biz yolda kaybolduk ama birbirimizi bulduk) Avalon adlı uzay gemisi, Homestead II adında çok uzak bir koloniye 5000'den fazla kişiyi götürmek üzere, 120 yıl sürecek bir…devamı"Bulunduğun yerin tadını çıkarmaktan mahrum kalmamak için olmak istediğin yerde olamamayı çok kafana takmamalısın." (Biz yolda kaybolduk ama birbirimizi bulduk)
Avalon adlı uzay gemisi, Homestead II adında çok uzak bir koloniye 5000'den fazla kişiyi götürmek üzere, 120 yıl sürecek bir yolculuk yapmaktadır. Giden kişiler bu yolculuk sonunda sağlıklı bir şekilde hayatlarına devam edebilmek için özel tasarlanmış "uyku kapsüllerinde" uyutulmaktadırlar. Ancak yaşanan teknik bir sorun nedeniyle tamirci Jim Preston (Chris Pratt) ve yazar Aurora Dunn'ın (Jennifer Lawrence) kapsülleri olması gerekenden önce açılır. Gemide bir başlarına kalan ikilinin önünde, hala 90 yıllık bir yol bulunmaktadır.