yaprak dökümü'nün son ve yarım sezonuna giriş yapmış bulunmaktayım. bu dizi benim de psikolojimi bozdu. pembe palto bulup dolanacağım sokaklarda, az kaldı
ikinci sezonu beklediğime değdi. güzeldi. etkileyiciydi. final bölümü de olan son nostos algos bölümünde ben de üzüldüm bayağı. diyecek başka bir şey, şu an için bulamıyorum. sevdiğim ama ağır gelen bir dizi.
Spoiler içeriyor
ingiliz dizisi olan "liar" adlı diziden uyarlamaymış. uyarlandığı diziyi izlemedim. bence iyi iş çıkarılmış. bazı ufak detaylara dikkat edilmemiş pek ama onlar da çok sorun değil. izlemesi rahatsız ediciydi ama yine de sürükleyici ve iyiydi. yaşananlardan sonra zaten kimse ilk…devamıingiliz dizisi olan "liar" adlı diziden uyarlamaymış. uyarlandığı diziyi izlemedim. bence iyi iş çıkarılmış. bazı ufak detaylara dikkat edilmemiş pek ama onlar da çok sorun değil.
izlemesi rahatsız ediciydi ama yine de sürükleyici ve iyiydi. yaşananlardan sonra zaten kimse ilk başta olduğu kişi gibi kalamazdı. televizyonda yayınlanırken pek denk gelemedim, izleyemedim. sonra da hiç göremediğimde de merak ettim. polis biraz figüran gibiydi. her şeyi deniz çözdü, her yerde deniz vardı. sonu da iyiydi, diziye göre tatmin ediciydi.
hilal'e ne oldu, olanları öğrendikten sonra ne yaptı, mehmet emir'in annesine öncesinde ve bu final olaylar sonrasında ne oldu falan merak ettim. canan'la arif evden taşınırlar diye bekledim son bölümde ama taşınmadılar. okay ile yasemin'in birbirlerine geri dönecekleri belliydi ama bu kadar kısa sürede olmasını beklemiyordum. gerçi zaten okay hala seviyordu yasemin'i ve olaylardan sonra çocukları da düşünerek bir şans daha verdiğini düşünüyorum. görkem'in bebeği ha düştü ha düşecek diye izlemekten ben doğurdum. doruk'a çok üzüldüm.
dizi ve film bitirdikten sonra editlerini izlemeyi severim ama doğru düzgün bir edit yoktu :/
zeynep'in babası bir anda etkisiz eleman oluverdi. onların da bir kaosu çıkar diye bekledim ama çıkmadı.
tavşandaki gizli kameranın fark edilmemesi, baş köşede durması sinir etti. insan bir şüphelenir. bu adam gizli gizli eve girip çıktı, tavşana küpeni takıp gitti. her planına bir şekilde engel oluyor, bi anla be kızım ya.
neyse güzel diziydi. haliyle biraz da ağır geldi. eleştirileri çok iyiydi. yerinde ve doğru eleştiriler yaptılar. oyunculuklar, özellikle başroller iyiydi. yasemin, deniz'den daha küçük duruyor diye ablası gibi görünmediğini söylüyorlar. doğru biraz ama yine de sorun değil. zaten büyük kardeş-küçük kardeş dinamiklerinde hiç rastlanmayan bir şey değil.
görkem ile deniz'in arkadaş olması güzeldi. ikisi de yalnızdı ve bir tek birbirlerine güvenebilir, birbirlerini anlayabilirlerdi. canan'la da umarım görüşüyorlardır. deniz de umarım hayatına daha rahat bir şekilde devam ediyordur.
umarım kimse mehmet emir gibilerle karşılaşmaz ve umarım kimse de adalet için deniz gibi bu kadar çabalamak zorunda kalmaz. masum insanlar haklılıklarını göstermek için delil bulmak adına çırpınırken gerçek suçluların böyle kayıtsızca özgür dolaşması eleştirisi doğru bir eleştiriydi. şimdi de böyle. her gün birileri için ya da bir olay için bir hashtag başlıyor ve destekçiler olmazsa, ne kadar bağırılırsa bağırılsın duyulmazdan geliniyor. kendiniz için, başkaları için ses olmaya devam edin.
Spoiler içeriyor
bitti abla. alicent, önce bi dinle düşün sonra harekete geç tamam mı birtanem? aegon ile aemond evladım olsa sevmem ama rhaenyra ve helaena, güzel kızlarım, bunlar yüzünden yıpranıyorsunuz. alicent'a da üzülüyorum, erkek egemenliği yüzünden sen de yıprandın onlar kadar. diziyi…devamıbitti abla.
alicent, önce bi dinle düşün sonra harekete geç tamam mı birtanem? aegon ile aemond evladım olsa sevmem ama rhaenyra ve helaena, güzel kızlarım, bunlar yüzünden yıpranıyorsunuz. alicent'a da üzülüyorum, erkek egemenliği yüzünden sen de yıprandın onlar kadar.
diziyi sündüre sündüre izledim çünkü yemek yerken izlenmiyor kardeşim. got izledikten sonra bunu bilmem gerekirdi evet ama her seferinde unutup illa bi' şeyler yiyip içerken açıyordum. yine ve yine çoğu sahneden spoiler yediğim için biliyordum, bile bile izlediğim için karışık duygularla izliyordum o yüzden hüzünlüyüm. rhaenys ve meleys'i özleyeceğim. bizim için bir annedir 🤲🏻
serinin kitaplarının hiçbirini okumadım, o kadar param yok ama dizileri izliyorum. kitaplarından farklı şeyler varsa söyleyin de azıcık taşlar yerine otursun eıdpwndjwğsöd
daha önce yayınevlerinin mağazalarında çalışan ya da kitapların oluşum aşamalarında çalışan var mı? bir de setlerin kamera arkasında çalışan var mı? deneyimlerini bir arkadaş çok merak ediyormuş da 🤭
sanırım profilimdeki fotoğraflar ve açıklama kısmı böyle dura dura fosilleşecek wjdpwmakqpska gözüm çok alıştı. geçen gün profilimi güncelleyeyim dedim, yabancılaştım, tekrar eskisine döndüm
Spoiler içeriyor
ilk sahnedeki gibi çimlerde uzanıp dinlenmek isterdim ama böceklerden hoşlanmadığım için çimlere ne oturabiliyorum ne de yatabiliyorum :( ilk yolculukta, gökyüzünde uçarlarken kedi düşecek diye ömrümden ömür gitti 🤺 kedi jiji o kadar tatlı o kadar tatlı ki mıncıklayıp öpmek…devamıilk sahnedeki gibi çimlerde uzanıp dinlenmek isterdim ama böceklerden hoşlanmadığım için çimlere ne oturabiliyorum ne de yatabiliyorum :(
ilk yolculukta, gökyüzünde uçarlarken kedi düşecek diye ömrümden ömür gitti 🤺
kedi jiji o kadar tatlı o kadar tatlı ki mıncıklayıp öpmek istiyorum şu an 😭
şimdi bitti. o kadar güzeldi ki. kiki ile beraber hissettiklerini ben de hissettim. fırıncılarla olan bağı çok hoştu. ressam kızla ve gözlüklü çocuk (adını unuttum şu an) ile olan bağı da hoştu. yaşlı kadın ve evindeki hizmetliyle de çok tatlılardı. bir ara izlerken kiki, ailesine haber verdi mi ya diye düşündüm ve film biterken tekrar bunu düşündüm. en sonunda bir mektup sahnesiyle gösterdiklerinde de rahatladım sjdpwnsjwlsks
yeteneklerini kaybettiğinde de üzüldüm özellikle de jiji'nin söylediklerini anlamamaya başladığında 😭😭 jiji'nin replikleri ve konuşma şekli hoşuma gidiyordu. bir yandan da dişsiz'e benziyordu, özellikle de beyaz kediyle olan yavrularını gösterdiklerinde ayrı duygulandım 🥺🥹 kiki her şeye koşturmaktan ve iş aramaktan kendini unutmuş gibiydi. işine verdiği önemi baloya geç kalıp sonra da gitmemesinden ve yalnız hissetmesinden gördük zaten. çevresindekilere benzemediği ve uyum sağlayamadığı için, pek kabul görmediği için de mutsuzdu. sonra çevresindekilerin sevgisini güzelce hissettiği, ve o zeplin olayında da değer verdiği birini kurtarmak istediği için güçlerini geri kazanması da bunu gösteriyor. zaten iyi bir cadı olmak istediğini söylemişti. film boyunca da insanlara hep yardımcı oldu. onun gücü -her iki anlamda da- ilk karşılaştığı cadı veya annesinin güçleri gibi değil, insanların sevgisi ve yardımcı olabilme mutluluğuydu. kendini buldu ve kendini kabul etti. annesinin süpürgesinin kırılmasıyla da kendi yoluna girdiğini gördük bence. ne üzerine uzmanlaşmak istediğini, gelecekte nasıl bir cadı olmak istediğini gördü ve yardım etmeyi seçti, kendi yolunu buldu. ben onu simgelediğini düşünüyorum.
çarpa çarpa da olsa zorlanarak da olsa buldu ve şimdi mutlu. zaman zaman herkes gibi zorlanıyor ama yine de olmak istediği yerde, kendisi gibi olduğu için mutlu. onun adına sevindim.
AMA NE OLURDU SANKİ JİJİ'Yİ DE ESKİSİ GİBİ ANLAYABİLSEYDİ? 😭 hâlâ yakın oldukları için birbirlerini anladıklarını biliyorum ama o halinin yerini tutmadı benim için. jiji de hayatının farklı bir dönemine girdiği için biraz değişti ve tavırları da değişti. neyse gideyim de filmin editlerine bakayım 👋🏻