Celil Sadık'ın kitaplarını hâlâ okumamış olanlar varsa çok şey kaçırıyor. İnanılmaz bir anlatım ve bakış açısı var adamda. Mutlaka deneyimlenmeli. Sanatı sevmekle kalmıyor, resmen tutku hâline getiriyorsunuz. Bu da inşallah devamının hiç bitmeyeceği son kitabı. Ahhh aşk, ahhh bazı küçük…devamıCelil Sadık'ın kitaplarını hâlâ okumamış olanlar varsa çok şey kaçırıyor. İnanılmaz bir anlatım ve bakış açısı var adamda. Mutlaka deneyimlenmeli. Sanatı sevmekle kalmıyor, resmen tutku hâline getiriyorsunuz.
Bu da inşallah devamının hiç bitmeyeceği son kitabı. Ahhh aşk, ahhh bazı küçük felâketler...Hele kitabın sonunda Frida Kahlo bölümü var ki, ah beee 😪
Âşık olmak ve olunmak dileğiyle...❤
Spoiler içeriyor
Fedakârlık, iyilik, özveri..vs..diye bir şey yok, arkadaşlar. Herşeyin en temel nedeni "içimizdeki Efendi'nin tatmini". En basit şekilde örneklendireyim: Annenizi mutlu etmek adına *hiçbir kârınız olmadığını düşünerek* onun istediği şeyleri yapıyorsunuz. Sırf o mutlu olsun diye, di mi? Ama hayır, onun…devamıFedakârlık, iyilik, özveri..vs..diye bir şey yok, arkadaşlar. Herşeyin en temel nedeni "içimizdeki Efendi'nin tatmini".
En basit şekilde örneklendireyim: Annenizi mutlu etmek adına *hiçbir kârınız olmadığını düşünerek* onun istediği şeyleri yapıyorsunuz. Sırf o mutlu olsun diye, di mi? Ama hayır, onun için değil, kendin için yapıyorsun bunu. Çünkü anneni mutlu etmek herşeyden önce seni, yani içindeki "Efendi'yi" tatmin ediyor. *Kitaba göre anneni mutlu edecek şeyler yapmak seni tatmin etmezse, annen mutsuz da olsa onu yapmazsın* Kitapta bu örnek gibi pekçok örnek veriliyor.
Bazen konu sinir bozucu boyutlara geldi. Sıfırdan fedakârlık diye bir şey yok. Herşey ilk önce kişisel tatmini içeriyor.
Bir-iki alıntı yapayım, daha açıklayıcı olur:
● "İçindeki Efendi, tüm etkileşimlerinde ilk kârı senin kazandığından emin olmak ister. Aksi taktirde etkileşim olmayacaktır."
● "Yapmayı tercih ettiğin şey, sana en çok zevk ve tatmin verecek olandır. Ne olursa olsun, Efendi'nin yeni hevesini tatmin etmek zorundasın."
● "TEMBİH; İdeallerinizi, davranışlarınızdan aldığunız en büyük zevki bulacağınız zirveye doğru özenle yukarı, daha yukarı eğitin ki bu hem sizi memnun etsin, hem de komşularınıza ve topluma yarar sağlasın."
● "Benim için İnsan, pekçok mekanizmadan oluşmuş bir makine. Bu mekanizmaların ahlâki ve zihinsel olanları, içerideki Efendi'nin dürtülerine göre otomatik olarak hareket ediyorlar. Bu Efendi ise, mizaçtan ve pekçok dış etkenle eğitimin birikiminden inşâ edilmiş. Makinenin tek işlevi, arzuları iyi ya da kötü olsa da Efendi'nin ruhsal tatminini sağlamak. Mutlak iradesiyle itaat edilmesi gereken, hrr zaman da itaat edilen bir makine."
Teşekkürler, Twain. Sayende bugün de hayatı sorguladık, çok şükür.
Çok rahatsız edici bir kitap bence. Tam olarak "şunun için" diyemeyeceğim ama okurken beni epey daralttı. 6.koğuştaki koşullar, doktorun ruh hâli, hastanenin içler acısı durumu, Nikita'nın acımasızlığı, memurların sömürücülüğü, hizmet etmekle yükümlü olunan insanlara karşı tutum, ahlaksızlıklar..vs.. Kısa ve öz…devamıÇok rahatsız edici bir kitap bence. Tam olarak "şunun için" diyemeyeceğim ama okurken beni epey daralttı.
6.koğuştaki koşullar, doktorun ruh hâli, hastanenin içler acısı durumu, Nikita'nın acımasızlığı, memurların sömürücülüğü, hizmet etmekle yükümlü olunan insanlara karşı tutum, ahlaksızlıklar..vs..
Kısa ve öz bir kitap. O koğuşun kokusu genzime doldu bir ara. Umarım gerçek hayatta böyle yerler, bu tür hayatlar yoktur.
Bir haftayı geçti, Utopia kitabını okuyorum, hâlâ bitiremedim. Yarısına bile gelemedim yahu. Akıcı değil, bırakmak da istemiyorum. Canım sıkıldı 😔 Güzel olduğunu düşündüğüm bir kitap nassı akıcı gelmez, anlayamıyorum. Bu yakınmamı da şuracığa bırakayım 😕
İnanılmaz bir dram.. Zaten kişilik/karakter açısından yapı olarak yeterli seviyede bulunmayan birinin babası tarafından uygulanan sadistçe, anlaşılamaz, egoistçe "yetiştirme tarzı" sonucu düştüğü durumları, ömrünün her ânında, her önemli adımında karşısına nasıl çıktığını okuyoruz. Ebeveyn olmak çok başka bir şey. Uzaya…devamıİnanılmaz bir dram..
Zaten kişilik/karakter açısından yapı olarak yeterli seviyede bulunmayan birinin babası tarafından uygulanan sadistçe, anlaşılamaz, egoistçe "yetiştirme tarzı" sonucu düştüğü durumları, ömrünün her ânında, her önemli adımında karşısına nasıl çıktığını okuyoruz.
Ebeveyn olmak çok başka bir şey. Uzaya çıkmaktan, marsta koloni kurmaktan, nükleer tesis yapmaktan çok çok daha meşakkatli ve emek gerektiren bir olgu.
Bir insan yetiştirmek çok başka bir şey. Franz'ın yaşadıklarıyla bunu çok net görüyoruz. Ebeveyn olmak herkesin yapabileceği bir şey değil. Üreyebilmek ebeveyn olunabileceği anlamına gelmemeli. Herkes ürememeli yaa, valla bunun için özel testler yapılmalı. Sabır, metânet, dayanıklılık vb...
Yani hakkaten hööööhhh 😑
Öfff çok sinirlerim bozuldu bu sıfatsız babaya benim 😑
Gregor Samsa nassı bir böcek olarak uyanmasın ki şimdi 😤
Okuduğum ilk tragedya ve ba-yıl-dımmm 🤗 Herkese tavsiye ederim. Kalın kitap okurken araya sıkıştırıp onun ağırlığını üzerinizden alacak bir kitap. HAY serisi gelmiş geçmiş en mükemmel kitap serisi zannımca. Hepsini okumak istiyorum 🤗🤗
Çoğu kişinin söylediği gibi; kitabı okumadıysanız filmden bişi anlamazsınız. Bence bir an önce yeniden çekilmeli. Sağlam bir yönetmen, yapım ekibi, oyuncular ve senaryoyla günümüz teknolojisinde çok güzel bir uyarlama yapılabilir. Meselâ Winston bir Wiĺlem Dafoe olsa ya...Julia da Charlotte Gainsbpurg..…devamıÇoğu kişinin söylediği gibi; kitabı okumadıysanız filmden bişi anlamazsınız.
Bence bir an önce yeniden çekilmeli. Sağlam bir yönetmen, yapım ekibi, oyuncular ve senaryoyla günümüz teknolojisinde çok güzel bir uyarlama yapılabilir. Meselâ Winston bir Wiĺlem Dafoe olsa ya...Julia da Charlotte Gainsbpurg.. Ya da Michael Fassbender ile Charlotte..
Çok sığ bir film olmuş yahu. Konuşmalar... ah o cânım derinlikteki konuşmalar 2-3 kelimeye indirilmiş, bişi anlatmıyor. Kitabın verdiği hiçbir mesajı iletemiyor. Metnin senaryolaştırılması çok acemice.
Beğenmedim, sıfır...
56 sayfalık kısa bir öykü.. Bir kabile reisi, kaçırılan karısının peşinden giderken başına gelenleri anlatıyor. Kadın Stockholm Sendromu'na yakalanmış resmen. Ve tabii paranın sağladığı rahat hayata..Naass'ın yaptığı doğru muydu değil miydi bilemiyorum, ama azmi dağları deler 😁
Sanatla ilgilenenlerin okuması gereken bir kitap. Ansiklopedik tarzda. 4 konuya ayrılmış: 1.Akımlar, 2.Eserler, 3.Temalar ve 4.Teknikler. Okuyana güzel bilgiler sunuyor.