🪻Ergenlik çağında insanın nelerin etkisinde kaldığı çok önemlidir. 🪻°•Benim için eğitim, zaten orada, öğrencinin ruhunda olan bir şeyin dışarıya çıkması için yol göstermekten ibarettir.°• 🪻Kadına aşkla bakıyordu, kadınsa ona ciddiyet ve tahakkümle.
🍁°•Kim kırdı kanadımı tam da keyifle uçmaktayken?°• 🍁Tuhaf bir tembellik duygusu içindeyim. **Bunalım** dedikleri bu mu acaba? 🍁Üşüdüm. Bir yaz günü nasıl üşüdüm, anlatamam. 🍁Her yeni gün bir umuttu! 🍁Kimse o cesareti bulamıyor çünkü kendilerini eleştirme cesareti gösterenleri artık sadece…devamı🍁°•Kim kırdı kanadımı tam da keyifle uçmaktayken?°•
🍁Tuhaf bir tembellik duygusu içindeyim. **Bunalım** dedikleri bu mu acaba?
🍁Üşüdüm. Bir yaz günü nasıl üşüdüm, anlatamam.
🍁Her yeni gün bir umuttu!
🍁Kimse o cesareti bulamıyor çünkü kendilerini eleştirme cesareti gösterenleri artık sadece vatan hainliği ile itham etmekle kalmıyorlar, sonu süresi belli olmayan mahkûmiyetlere duçar ediyorlar.
🍁Unutmayın ki Galileo dünyanın yuvarlak olduğunu söylediğinde idamla tehdit edilmiş, hatta yakın tarihteki Mozart da zamanında alışılmış müzik kalıplarının dışına çıktığı için çok hırpalanmış, bir ara müzisyen dahi sayılmamıştı. Ama mevcut kurallar asla sonsuza kadar direnemiyor, insanlar sonunda değişime teslim oluyor çünkü zamanın ruhu bizden daha güçlü!
Bu kitap ile bir kez daha anladım ki, ben, dönem romanlarını okumayı seviyorum. Siyaseti sevmesem de siyasi olayların dozunda anlatıldığı, içerisinde aynı zamanda güzel aşkların da bulunduğu, kurgu ile tarihin harmanlandığı romanlar bunlar. Bu tip kitaplar içinde aklıma ilk gelenler…devamıBu kitap ile bir kez daha anladım ki, ben, dönem romanlarını okumayı seviyorum. Siyaseti sevmesem de siyasi olayların dozunda anlatıldığı, içerisinde aynı zamanda güzel aşkların da bulunduğu, kurgu ile tarihin harmanlandığı romanlar bunlar. Bu tip kitaplar içinde aklıma ilk gelenler Bir Gün Tek Başına , yakın zamanda okuduğum Körburun ve son olarak da gerçekten Eylül hüznüne hüzün katan En Hüzünlü Eylül
Biri Türk biri Rum iki aile. Türk aile, senenin Nisan - Ekim ayları arasını yıllardır Büyükada'da kalan zamanlarını İstanbul'a geçirmektedir. Kendilerini büyük aile olarak tanımlayan bu iki ailenin dostluğu hayran kalınacak türden bir dostluk, hani o yediği içtiği ayrı gitmeyen türden.
Leman ve Sezai çiftinin Kızı Suzan ile Hristo ve Kalyopi çiftinin çocukları Yorga ve Lena'nın, çocukluktan yetişkinliğe geçişlerine, Yorgo ve Suzan arasındaki yıllardır dillendirilmeyen aşkın gün yüzüne çıkmasına tanıklık ediyorsunuz. Bu aşkın yanı sıra kitapta daha çok ön planda olan ise 6-7 Eylül Olayları. Bunun öncesinde İsmet İnönü döneminde 1 Kasım 1942'de Türkiye'de yaşayan gayri müslimlerden alınmasına karar verilen varlık vergisinin yarattığı olumsuzluklar, iktidar partisinin buna benzer sert çıkışları ve neticesinde daha rahat yaşam inancı ile çoğunluğun Demokrat Parti'ye geçişleri, sonrasında " Gelen gideni aratır" sözünü ispatlarcasına adım adım ülkeyi kaosa sürükleyen bir yönetim döneminde yapılanları üzülerek okuyorsunuz.
1955 yılında Kıbrıs sorunu nasıl başladı, Türkiye bu olaylar karşısında nasıl bir duruş sergiledi, geri planda neler yaşandı, Yunanistan-Türkiye arasındaki gerginlik Türkiye'de yaşayan Rumlara nasıl yansıdı birilerinin ego tatmini için gayrimüslimler, en başta Rumlar olmak üzere nasıl ağır bir fatura ödedi, anlatılan o Eylül ayının hüznünü kalbimde hissederek gözyaşlarımı tutamadan okudum diyebilirim.
Kitap detaylı olmasa da 14 Ekim 1960'da başlayan Yassıada yargılama süreçleri ile son buluyor. Kitabın başlarında, sonda üzücü şeyler olacağını anlıyorsunuz ama bu kadar vahşeti tahmin etmek çok zordu.
Siyasetin ne kadar kirli olduğunu, siz beyaz kalmak için çırpındıkça, menfaatleri uğruna size nasıl kara çaldıklarını istemeden de olsa nasıl sürüklendiğinizi bir kez daha bu kitapla görebilirsiniz.
Hüzünlü ama keyifli bir okumaydı.
🍂Bilirsiniz, ağlamanın kaçınılmaz olduğu durumlar vardır.
🍂Din, kuşkusuz inanmakla ilgili ve sadece inananla inanılan arasında kalması gereken bir kurumdu. Üzerine tartışmak kırgınlıktan, kızgınlıktan, yıkımdan başka hiçbir işe yaramazdı. İnsanlık, geçen iki bin yıla yakın zaman içinde bunun örneklerini sıkça yaşamıştı.
🍂Meseleleri çözülmemiş bir ülkede yaşıyoruz. Her kuşak üstesinden gelemediği ya da gelmek istemediği konuları kendinden sonraki kuşağa havale ediyor. Çocuklarımız dünyaya gözlerini, bizim halledemediğimiz tartışmalı konularla açıyor. Bugün tartıştığımız hiçbir konu yeni değil.
🏝Mümkün olabilir mi, diye geçirdim aklımdan, insanlar üstünde diri diri deney yapılıyor olması mümkün olabilir mi? 🏝(...) oysa sen, anladığım kadarıyla, kelebek toplamakla geçirmişsin ömrünü. 🏝__ Umutsuz değilim, yoksa yaşayamazdım__
🧍♂️🧍♀️...insanları normal ya da normal olmayanlar diye iki gruba ayırma eğilimi günümüzde de süregelen bir yanılgıdır. Oysa, davranışbilimciler normalliğin tanımı üzerinde bir görüş birliğine henüz varabilmiş değiller. 🧍♀️🧍♂️İnsan hem yapan hem bozan, hem seven hem kıran bir varlıktır 🧍♂️🧍♀️Hiçbir şeye…devamı🧍♂️🧍♀️...insanları normal ya da normal olmayanlar diye iki gruba ayırma eğilimi günümüzde de süregelen bir yanılgıdır. Oysa, davranışbilimciler normalliğin tanımı üzerinde bir görüş birliğine henüz varabilmiş değiller.
🧍♀️🧍♂️İnsan hem yapan hem bozan, hem seven hem kıran bir varlıktır
🧍♂️🧍♀️Hiçbir şeye bağlanamamak insanın boşluk ve anlamsızlık duyguları yaşamasına neden oluyor.
🧍♂️🧍♀️Eğer bir insan, abartılmış bazı davranışlar gösteriyorsa gerçekte o davranışların tam karşıtı duygular yaşamakta olduğunu da düşünmek gerekir.
🧍♂️🧍♀️Mide ülseri, bağırsak spazmı, hipertansiyon, astım, bazı deri hastalıkları ve diğer birçok bedensel bozuklukların gerisinde doğrudan yaşanmayan duygular bulunur.
Murathan Mungan tarafından derlenen, 23 farklı yazarın, kadınlar arasında yaşanan aşkı anlattıkları hikayelerden oluşuyor. Kitaptan alıntıladığım o güzel aşk cümleleri, kadınlar tarafından başka bir kadın için kuruyor yani. Farklı yaşlardan, kültürlerden, statülerden kadınların hemcinslerine olan aşkaları... Anlatımını çok başarılı bulduğum…devamıMurathan Mungan tarafından derlenen, 23 farklı yazarın, kadınlar arasında yaşanan aşkı anlattıkları hikayelerden oluşuyor.
Kitaptan alıntıladığım o güzel aşk cümleleri, kadınlar tarafından başka bir kadın için kuruyor yani.
Farklı yaşlardan, kültürlerden, statülerden kadınların hemcinslerine olan aşkaları...
Anlatımını çok başarılı bulduğum hikayelerin yanı sıra okurken sıkıldığım hikayeler de oldu açıkçası.
Başkasının hislerini anlayabilmek ve anlatabilmek zordur. Özellikle de bir kadının hislerinin bir erkek tarafından tanımlanıp anlatılması, o duyguyu okuyucuya başarıyla aktarabilmesi.
Okurken cinsiyet bağlamından çok ilgim hissedilen duygulara oldu. Tek bir hikaye vr uzun bir hikaye olsaydı sıkılabilirdim diye düşünüyorum. İçerisinde daha önce yazılarını okuduğum yazarlar da vardi ilk defa okuduklarım da.
Kitabın benim için yıldızlı alıntısı ile incelememi sonlandırıyorum :)
☆☆Özlerken sanki içimden bir yanık kokusu alıyordum.☆☆
Birhan Keskin
🎭Hor görüp başından attığını Yok olunca yeniden bulmak istiyor insan. 🎭Sonsuzluk dudaklarımızda, gözlerimizde, Mutluluk kaşımız kirpiğimizdeydi, o zaman. 🎭Sen ne kadar kalsan da geliyorsun benimle; Ben ne kadar gitsem de kalıyorum seninle. 🎭Nisan parıltıları var gözlerinde ; Sevginin baharı bu,…devamı🎭Hor görüp başından attığını
Yok olunca yeniden bulmak istiyor insan.
🎭Sonsuzluk dudaklarımızda, gözlerimizde,
Mutluluk kaşımız kirpiğimizdeydi, o zaman.
🎭Sen ne kadar kalsan da geliyorsun benimle;
Ben ne kadar gitsem de kalıyorum seninle.
🎭Nisan parıltıları var gözlerinde ;
Sevginin baharı bu, baharımız geliyor.
Bu yağmurla. Üzülme.
🎭☆Sevgilim, yüreğim kurşun gibi ağır☆
ADADA KALDIM Sakinleri dışında herkesin unuttuğu, vapurun bile günde sadece 2 kere uğradığı bir ada; Körburun. Bir hikayeye kaç kuşak, kaç hayat sığmış. 60'lar,80'ler ve 90'lar. Her biri birbirinden ilginç karakterlerin, yarım kalmış hissi veren hikayeleri, bir şekilde birbirine nasıl…devamıADADA KALDIM
Sakinleri dışında herkesin unuttuğu, vapurun bile günde sadece 2 kere uğradığı bir ada; Körburun.
Bir hikayeye kaç kuşak, kaç hayat sığmış. 60'lar,80'ler ve 90'lar.
Her biri birbirinden ilginç karakterlerin, yarım kalmış hissi veren hikayeleri, bir şekilde birbirine nasıl da güzel bağlanmış.
Tüm adayı sokak sokak gezdim, denizini seyrettim, sahilinde oturdum, esnafından, öğretmenine tüm sakinleri ile tanıştım. Siyasi olaylara da tanıklık ett
im, aşklara da ihanetlere de.
Son dönemde okuduğum en güzel kurgulanmış kitaplardan biriydi. Yazarla tanışma kitabım oldu. Devamında başka kitapları ile buluşmak dileğimle ️🙏
🏝Fakat malum, konağa misafirlerim gelip kalıyor, haberim olmadan kitaplarımı karıştırmak isteyen birileri çıkabilir. Onların leş gibi parmaklarıyla dokunmalarını istemem.
🏝Bir eşik vardı, bir kere aşıldı mı bir daha geri dönüşü olmayan bir eşik ve sanki o bir anlık sessizlik sırasında elli başlı vahşi bir hayvan, bu eşiğin öteki tarafına adımını atıp atmamaya karar veriyordu.
🏝"Özlemişim seni," demişti. Özlemişim seni, Gerisinin önemi yoktu.
🌠Okuduğum kitaplara, duyduklarıma göre, Asla dikensiz olmazmış gerçek aşkın yolu 🌠Aşk, basit ve değersiz şeyleri bile Biçimlendirip onu değerli yapabilir. 🌠Sanki uzun bir yolculuktan dönmüş gibi 🌠Aşkın en zengin kitabı duruyor baktığım yerde, Aşkın en güzel öykülerini okuyorum gözlerinde 🌠İnsan…devamı🌠Okuduğum kitaplara,
duyduklarıma göre,
Asla dikensiz olmazmış gerçek aşkın yolu
🌠Aşk, basit ve değersiz şeyleri bile Biçimlendirip onu değerli yapabilir.
🌠Sanki uzun bir yolculuktan dönmüş gibi
🌠Aşkın en zengin kitabı duruyor baktığım yerde,
Aşkın en güzel öykülerini okuyorum gözlerinde
🌠İnsan mutsuzsa, uyku iflas ediyor
🐎°•Yüce dağ başında bir koca kartal Açmış kanadını dünyayı örter°• 🐎°•En çok zulüm görenden korkacaksın. Fırsatını bulursa bin misli zulmeder...°• 🐎Geçin bunları efendim, halkı kandırmayın. Halk da böyle saçmalara inanmaya muheyya. 🐎Allah kimseyi gördüğünden geriye koymasın. 🐎İnsanlar böyle uyudukça, insanlar…devamı🐎°•Yüce dağ başında bir koca kartal
Açmış kanadını dünyayı örter°•
🐎°•En çok zulüm görenden korkacaksın. Fırsatını bulursa bin misli zulmeder...°•
🐎Geçin bunları efendim, halkı kandırmayın. Halk da böyle saçmalara inanmaya muheyya.
🐎Allah kimseyi gördüğünden geriye koymasın.
🐎İnsanlar böyle uyudukça, insanlar böyle zulüm altında inlemeyi kabul ettikçe insanlığın bir sinekten ne farkı olur, insanlar, eğer en küçük bir haksızlığa, bir zulme başkaldırmayı akıl etmezlerse, insanlık bundan böyle daha da beter hale düşecektir.
🐎Ben sanıyordum ki, herkes beni kuyunun dibindeki taş gibi unuttu.