Ara ara gelen kült Türk dizilerini izleme perileri ve sonrasında yarıda bırakan ben... Evet Ezel'e başladım. Gayet iyi gidiyor izledikçe güven duygumu sorguluyor ve Monte Cristo Kontunu okumak için can atıyorum. Öyle bir söyleyeyim dedim ehehehe.
Bu sene kendime 65 kitap, 80 film, 30 belgesel, 15 dizi hedefi koydum. Sene sonunda gerçekleşmiş mi diye bakmak için bu iletiyi paylaşıyorum. Bastır kızım anyela ahdjdjkd 2021'in başında şöyle bir gönderi paylaşmıştım yıl sonu geliyor ve bir tane bile…devamıBu sene kendime 65 kitap, 80 film, 30 belgesel, 15 dizi hedefi koydum. Sene sonunda gerçekleşmiş mi diye bakmak için bu iletiyi paylaşıyorum. Bastır kızım anyela ahdjdjkd
2021'in başında şöyle bir gönderi paylaşmıştım yıl sonu geliyor ve bir tane bile hedefime ulaşabilmiş değilim. Tarih yazıyorum... Nasıl hedeflerimi asla tutturamadığımın tarihini...
Günün filmi Lion oldu. Hindistan'da ailesini kaybeden çocuklardan sadece biri Saroo. Film aslında bir temsil niteliği taşıyordu. Yalnızca Hindistan'da Bir yılda kaybolan 80.000 çocuğun temsili gibiydi. Gerçek hayattan uyarlanmış olması, uzatmadan dozunda bir alt metinle anlatılması güzeldi. Gerçek hayattan uyarlanan…devamıGünün filmi Lion oldu. Hindistan'da ailesini kaybeden çocuklardan sadece biri Saroo. Film aslında bir temsil niteliği taşıyordu. Yalnızca Hindistan'da Bir yılda kaybolan 80.000 çocuğun temsili gibiydi. Gerçek hayattan uyarlanmış olması, uzatmadan dozunda bir alt metinle anlatılması güzeldi. Gerçek hayattan uyarlanan filmlerin ardından canlandırılan kişilerin gösterilmesi beni daha da etkiliyor sanırım. O son, sayılarla ifade edilen kayıplar, filmin adının anlamı, arayış ve bu arayışın sonu... Sevdim, izleyecek film bulamayanlara tavsiye edebilirim.
Ah Amanda... O kadar nahif bir karakterdin ki seni dünyanın zalimliğinden korumak istedim. Tıpkı bir anne gibi, annen gibi. Sen bir semboldün, direniştin ve kabulleniştin. Sen bir sürecin yansımasıydın. Dik durmayı öğreten ve bunu düşe kalka gösteren bir öğretmendin. Sen…devamıAh Amanda... O kadar nahif bir karakterdin ki seni dünyanın zalimliğinden korumak istedim. Tıpkı bir anne gibi, annen gibi. Sen bir semboldün, direniştin ve kabulleniştin. Sen bir sürecin yansımasıydın. Dik durmayı öğreten ve bunu düşe kalka gösteren bir öğretmendin. Sen aslında birçok nefestin, birçok nefesin sesiydin. Sen hep bir kızdın ve kendin gibi davrandın. Anlamak için çaba göstermeyen insanlar tarafından etiketlendin, hor görüldün. Sesini kesmek isteyen kişilere rağmen birçok nefese örnek oldun. Seni tanıdığım ve içindeki sesleri duyabildiğim için şanslı hissediyorum.
Ülkemizde de var olan cinsiyetçi tutumlar ve tabuların gün geçtikçe artması, bu bireylerin yaşayacak hakkı olmadıklarına inandırılması ve sessizce bu dünyadan çekip gitmek istemeleri duyduğumuz haberlerin yalnızca bazıları. Toplumun içinde barınamayışları, bir nefesin çok görülmesi aykırı kabul edilmeleri ve niceleri... İnsanların dışlanması, bir ucube olarak görülmesi, zorbalığa uğraması konu ne olursa olsun hoş olmayan bir durum. Konu cinsel eğilim de olsa, fikir ayrılığı da olsa dünyayı yaşanır kılan bu farklılıklarımız değil midir zaten?
Amanda'nın yaşadıklarına şahit olmak ve gelişimini görmek beni çok farklı hissettirdi. Küçük yaşında kendini tanımaya çalışması, aynaya baktığında aklındaki yansımasını görememesi, uğradığı zorbalıklar, başına gelen olaylar tümüyle çok etkiledi beni. Çok farklı duygular içindeyim. Yazarın da trans bir birey olması ve direnişini bu şekilde göstermesi de beni çok etkiledi. Daha başka ne diyebilirim bilmiyorum #okudumbitti. Seni tanımak, direnişine ortak olmak güzeldi Amanda.
Yarım saatte iyi bir alt metinle çok güzel işler çıkabiliyormuş. Two Distant Strangers bunun bir örneği bence. Irkçılığa ve zorbalığa çok iyi değinilmiş. "Herifin tek derdi beni öldürmek," temasından yola çıkarak renkli insanların hayattan koparılışının vahşi açıklaması yapılıyor. Bir paradoksun…devamıYarım saatte iyi bir alt metinle çok güzel işler çıkabiliyormuş. Two Distant Strangers bunun bir örneği bence. Irkçılığa ve zorbalığa çok iyi değinilmiş. "Herifin tek derdi beni öldürmek," temasından yola çıkarak renkli insanların hayattan koparılışının vahşi açıklaması yapılıyor. Bir paradoksun içinde gibi, düzen sürekli devam ediyor. İsimler değişiyor, zaman geçiyor ama değişim asla gerçekleşmiyor. Tam oldu dediğimiz anda aslında her şeyin göründüğünden daha köklü bir nefret olduğunu görüyoruz. Az ve öz anlatımla kısa bir şeyler izlemek isteyenlere öneririm, şans verebilirsiniz.
Hayatımda daha kötü çok az film izledim desem abartmış olmam sanırım. Ortada ne kurgu var, ne olay, ne verilmek istenen bir mesaj, ne de oyunculuk var. Bir küsur saat ne oldu şimdi diyerek izliyorsunuz. Sanki bir film yapmışlar ama hiçbir…devamıHayatımda daha kötü çok az film izledim desem abartmış olmam sanırım. Ortada ne kurgu var, ne olay, ne verilmek istenen bir mesaj, ne de oyunculuk var. Bir küsur saat ne oldu şimdi diyerek izliyorsunuz. Sanki bir film yapmışlar ama hiçbir sahneyi beğenmemişler sadece bu kesitini idare eder bulup düzenlemişler gibi. Karakterler kim, hikayesi ne bilmiyoruz bile. Tamamen fiyasko. Netflixte trendlerde diye bakma zahmetine girmeyin bomboş bir zaman kaybı.
Çok sevdim çok! Oyuncular oynamıyor da yaşıyordu sanki. Ne çok uzun ne çok kısa bir filmdi. Freddie Mercury'nin hayatı, Queen grubunun nasıl ortaya çıktığı, devam etme süreci derken biyografi tarzında bir filmdi. Müzikal anlamda da oldukça zengin olan Bohemian Rhapsody…devamıÇok sevdim çok! Oyuncular oynamıyor da yaşıyordu sanki. Ne çok uzun ne çok kısa bir filmdi. Freddie Mercury'nin hayatı, Queen grubunun nasıl ortaya çıktığı, devam etme süreci derken biyografi tarzında bir filmdi. Müzikal anlamda da oldukça zengin olan Bohemian Rhapsody beni çok etkiledi.
Film bittikten sonra istemsiz Queen şarkıları dinlemeye başlıyor insan. Bayağı sevdim ✨✔️
Ben bunu neden izledim ya? Konu itibariyle güzel ama konunun işlenişi ve oyuncular bana yetersiz geldi. Boşa giden 1 saat 44 dakikam oldu. Beklentisiz izleme rağmen sevemedim. Diyeceklerim bu kadar teşekkürler...
İzleyiciyi filme dahil eden, ince ince işlenmiş bütün detayları akıl süzgecinden geçirip teoriler üretmesini sağlayan harika bir filmdi. İzlerken ayrı, sonunda ayrı şaşırdığım bir yapıttı. Tekrar tekrar izlesem de sıkılmam sanırım. Ne ararsan var filmde ve asla sıkmıyor. Konuya bağlılık,…devamıİzleyiciyi filme dahil eden, ince ince işlenmiş bütün detayları akıl süzgecinden geçirip teoriler üretmesini sağlayan harika bir filmdi.
İzlerken ayrı, sonunda ayrı şaşırdığım bir yapıttı. Tekrar tekrar izlesem de sıkılmam sanırım. Ne ararsan var filmde ve asla sıkmıyor. Konuya bağlılık, oyuncular, müzik, ince detaylar... Hepsi harika 10/10 izlenmeli.
İlk iki sezonu gerçeklikten bağımsız olarak ele aldığımda severek izlediğim dizi 3. Sezonla birkikte nasıl kendinden soğutur oynat bakalım. Bazen bazı şeyleri tadında bırakmak çok yerinde bir karar, değil mi? Olmuyor yani, zorlama duruyor bir yerden sonra. Hobi gibi adam…devamıİlk iki sezonu gerçeklikten bağımsız olarak ele aldığımda severek izlediğim dizi 3. Sezonla birkikte nasıl kendinden soğutur oynat bakalım. Bazen bazı şeyleri tadında bırakmak çok yerinde bir karar, değil mi? Olmuyor yani, zorlama duruyor bir yerden sonra. Hobi gibi adam öldürüyorlar, buna kılıf uydurmakta çok zorlanmıyorlar. Hatalar yapıyorlar (insanlık belirtisi) ama yakalanmamakta çok iyiler (çok komik) Travmalar, yanlış yorumlamalar, hepsine tamamım ama bu kadar da kusursuzmuş gibi her şeyden sıyrılabilmeleri bayağı hayal gücü istiyor. Son sezonu zorla bitiedim desem yeridir. "Joe az uslu ol da şu kadınları rahat bırak," modunda olduğum için yorumum bu şekilde. İzlenebilir ama beklenti içine girmenizi tavsiye ederim.