Uzun bir süredir buralarda çevrimiçi değildim. Son yıl da olmanın sorumlulukları ile boğuşmaktaydım. Fazla bu konulara dalmadan küçük bir konuya değineceğim. Yapacak olduğum kitap incelemesini aşağı yukarı bir dönem önce, yani yaz tatili yazmıştım. Üzerinde fazla durmadan yazdığım için bir…devamıUzun bir süredir buralarda çevrimiçi değildim. Son yıl da olmanın sorumlulukları ile boğuşmaktaydım. Fazla bu konulara dalmadan küçük bir konuya değineceğim. Yapacak olduğum kitap incelemesini aşağı yukarı bir dönem önce, yani yaz tatili yazmıştım. Üzerinde fazla durmadan yazdığım için bir köşede düzenlenmeyi bekleyen bir taslaktı. 15 Tatilden yüz bularak taslağı elime alıp gözden geçirmeye ve yaşam belirtisi vermeye karar verdim 😊
“Ama bir lokmamızı korku içinde yiyip
Her gece bizi sarsan bu düşüncelerin derdine katlanarak uyuyacağımıza,
Varsın her şey çığırından çıksın...”
Konusu, ergenliğinden beri epilepsi hastası olan 26 yaşında ki Elizabeth Austin`in hayatını ele almaktadır. 13 yaşında epilepsi olmaya başlayan Elizabeth, zorlu tedaviler görmeye başlar. 26 yaşına geldiğinde eski doktorunun tavsiyesi üzerine Dr. Garrick ile görüşür. Dr. Garrick daha önce hiç denenmemiş bir tedavi teklif eder. Bu tedavi doktorun da dünya çapında tanınmasına ve büyük bir başarıya el atmasına yardımcı olacaktır. Dr. Garrick`in elektronlar üzerine bir teorisi vardır ve riskli bir yanı olmasına rağmen bu teklif Elizabeth`in kafasına yatmıştır. Elizabeth hastalığının getirdiği sonuçlardan ötürü evliliğinde ve iş hayatında sorunlar yaşamaktadır. Bu yüzden bu teklif ona fazlasıyla cazip gelmiştir. Dr. Garrick, sessiz bölgede ki elektronlar üzerinde tedavi yöntemi dener ve beynine elektrotlar yerleştirir. Deney test aşamasındayken ülkenin dört bir yanından doktorlar da deneye katılımcı olarak izlemeye gelir. Beynin farklı noktalarına takılan elektronlar yardımıyla farklı akımlarda uyarı gönderilecektir. Sırasıyla elektronlara akım gönderilmeye başlanır. Fakat son nokta, yani 12. bölge çok farklı bir dünyanın kapılarını aralar. Elizabeth 19. yy İngiltere`sinde yaşayan Jenny Curran adında genç bir kadının hayatına konuk olur. Gördüklerini bir bir anlatsa da salonda ki hiçbir doktoru kendisine inandıramaz. Yapılan deney ve gözlemler sonucu Dr. Garrick Elizabeth`in eline hayatını kolaylaştıracak bir fırsat verir. Her krizden önce gül kokusu alan Elizabeth, ne zaman gül kokusu alsa verilen düğmeye basacak ve böylelikle krizlerin önüne geçilmiş olacaktır. Elizabeth her butona basışında Jenny`nin hayatını yaşamaya başlar. Olaylara müdahale etmesi mümkün değildir fakat Jenny ne hissederse onu hissetmektedir. Tanık olduğu olaylar ve merakını cezb eden gerçekler onu bir girdap gibi içine çekmektedir. Bir süre sonra Elizabeth için kendi hayatından çok Jenny`nin hayatı öncelik haline gelir.
Kitaba başladığım zaman işlerin buralara kadar geleceğini hiç tahmin etmiyordum. Herşey heyecan verici ve tıkırında giderken son sayfada ki o son satır başını görmemle bir süre kendime gelemedim. Öyle ki üstüne tekrar tekrar okuyup Google`dan sayfa sayısını kontrol ettim. Ne yazık ki kitap için biçilmiş son buydu.
Kitabı beğendim. İlginç bir konusu var ve okurken keyif alıyorsunuz. Sanırım kitap da hoşuma gitmeyen şey Elizabeth`in bazı hareketleri oldu. Başlarda bu merakını anlasam da sayfaları çevirdikçe artan merakı ve bunun üzerine yaptığı şeyler canımı sıktı. Yani gerçek olduğu belli bile olmayan bir dünyaya kendini fazlasıyla kaptırıp gerçek hayatındaki insanları geri plana atması rahatsız ediciydi. Hayatını düzene sokmak gibi bir imkanı varken resmen bu fırsatı Jenny`nin hayatını izlemek için kullandı. Bir süre sonra olaylara müdahale edebilme gücüne sahip olmak istedim. İşler çığırından çıkmadan bunu yapabilmek isterdim...
“Komik görünüyorum değilmi? Saçım yok, sadece bandajlar. Beni böyle de sevebilir misin?”
“Sus, aptal melek.”
10/10