DERTLEŞME POSTUDUR Rahat konuşuyorum çünkü kimse beni tanımıyor. Zaten gerekte yooook. Ben şimdi niye buraya yazıyorum. Çünkü insan bazen etrafında kaç kişi olursa herkese herşeyi anlatamıyor. Anlatmak istemediğinden değil, Anlamayacaklarını bildiğinden anlatmıyor. İşte bu yüzden bu yani. Bugün 3 Eylül…devamıDERTLEŞME POSTUDUR
Rahat konuşuyorum çünkü kimse beni tanımıyor.
Zaten gerekte yooook.
Ben şimdi niye buraya yazıyorum.
Çünkü insan bazen etrafında kaç kişi olursa herkese herşeyi anlatamıyor.
Anlatmak istemediğinden değil,
Anlamayacaklarını bildiğinden anlatmıyor.
İşte bu yüzden bu yani.
Bugün 3 Eylül 2025.
Bugün hayatımda ilk defa huzur evine gittim.
Şimdi diyeceksiniz ki ne işin vardı moruk huzurevinde.
Bir arkadaşımın yakın bir akrabasını görmeye gittik.
Hayatımda ilk defa bir huzur evine gittim.
Nasıl bir tecrübe oldu anlatayım.
İçeri girmeye başladığınız anda içinize çöküyor saçma sapan bir his.
Düşünün ikinci dünya savaşında stalingrad cephesindesiniz.
Şehir 1 aydır naziler tarafından kuşatılmış.
Gidecek yerde yok.
Mecbur hayatta kalmak zorundasınız.
Her yer yıkılmış, yağmalanmış,
Bitap düşmüş herkes.
İşte oyle bir hava aldım içerden.
Düşündüm acaba ne hayatları bunların.
Neler yaşadılar.
Pişmanlar mı acaba yaptıklarından yada yapmadıklarından.
Birinin yemek vermesine muhtaçtı çoğu,
Yada birinin tuvalete götürmesine.
Halbuki öyle miyiz şimdi.
Aslan gibiyiz.
90 dak bağırıyoruz tribünde,
Belki dayakta yiyoruz.
Ama işte elden ayaktan düşmedik.
Biz de mi öyle olacağız acaba.
Bizden önce milyarlarca insan yaşamış,
Doğmuş büyümüş ve yaşlanmış.
Ve ölmüş.
Hayat çok mu çok acayip..
Neyse bugünlük bu kadar.
Buda böyle bir anımdı.
Herkese iyi geceler diliyorum.
Özellikle tavsiye etmek istediğim iki yer var bu arada.
Bir mezarlıklar iki huzurrevleri.
Neden mezarlık?
Eğer birgün düşünürsen senden güçsüzü ezmeyi,
Ezersen yetimi yada girersen kul hakkına.
Aklına seninde birgün oraya gideceğin gelsin.
Herkesin ağlacağını ama unutulan milyarlarca insan gibi seninde unutulacağını,
Ve aslında bir hiç olduğunu unutmayasın ve artık o toprağın altında tek başına kalacağını,
1 ay bile sürmeden güzelliğinin,
Yakışıklılığının tamamen çürüyeceğini unutmamanın için.
İkinciside huzurevlerl.
Neden peki?
İşte o zaman anlıyorsunuz zamanın ve
Yaşamanın kıymetiini
ve hürriyetin o fevkalade güzelliğini.
Neyse çok fazla konuştum.
Ne anlattım bilmiyorum.
İyi geceler canlarım.
DERTLEŞME POSTUDUR. Acayip gelecek hatta gelebilirde ki daha oncede konuştuk bu konuyu. Hatırlıyorum yemin ederim dün gibi hatırlıyorum hemde. Oturduğum sokakta en az belki 20 yıldır oturuyoruz. Uzun bir süre. Bugun oyle işten gelirken mahallede top oynayan çocuklara denk geldim.…devamıDERTLEŞME POSTUDUR.
Acayip gelecek hatta gelebilirde ki daha oncede konuştuk bu konuyu.
Hatırlıyorum yemin ederim dün gibi hatırlıyorum hemde.
Oturduğum sokakta en az belki 20 yıldır oturuyoruz.
Uzun bir süre.
Bugun oyle işten gelirken mahallede top oynayan çocuklara denk geldim.
Hatta oynadım da onlarla.
Ulan dedim dün değil miydi ya.
Ben dün burda bu sokakta kendi arkadaşlarımla top oynamadım mı.
Sabah 11 den akşam hava kararıncaya kadar.
Ee birader.
Nasıl olduda şimdi ben abi oldum.
Hatta kaleciye geçtim.
Ne oluyor oğlum 20 sene.
20 yıl.
Çok acayip.
Bana çok acayip geldi.
Şimdi aklıma bunla ilgili bir soru geldi.
Tam şuan bunları yazarken bu soru geldi aklıma.
"Tek bir şansınız olsaydı kendinizi 10 sene once mi yoksa 10 sene sonrada mı görmek isterdiniz?
Yani 10 sene onceye mi dönmek isterdiniz yaşadığınız o güne,
Yada 10 sene sonraya mı nerde olacağınızı görmek isterdiniz?
Ama bir daha geriye dönmemek kaydıyla.
Eminim çoğu kişi 10 sene sonra nerde olduğunu merak ediyordur?
Kimse yaşadığı o güne dönmek istemez gibi.
Yada birgün olurmu boyutlar arası kapı gerçeği?
Arkadaşlar aranızda psikoloji okuyan varmı yada psikolog olan. Acil bu bağımlılıktan nasıl kurtulabilirim. Acil nasıl bırakabilirim fenerbahçeyi. Acil nasıl normal bir insan olabilirim Acil tavsiye çok acil
5.BULUŞMA Diyor ya şair, Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalır, İkide öpsem üçün boynu bükük.. Ben bunu, seni bir kere görsem ikinin hatrı kalır, İki defa görsem üçbinin boynu bükük diye değiştirmek istiyorum.. Artık geceler fenerbahçe şampiyonlar ligine gidecek…devamı5.BULUŞMA
Diyor ya şair,
Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalır,
İkide öpsem üçün boynu bükük..
Ben bunu,
seni bir kere görsem ikinin hatrı kalır,
İki defa görsem üçbinin boynu bükük diye değiştirmek istiyorum..
Artık geceler fenerbahçe şampiyonlar ligine gidecek mi ve ben yine onu görecek miyim diye geçiyor.
Hadi diyorum buluşalım buluşuyoruz yanyaa geliyoruz.
E doğal olarak ayrılıyorsun eve gidiyorsun.
Diyorsun ki acaba biz az mı buluştuk,
Yani bu olmadı gibi az oldu.
Yetmedi.
Zaten doğru dürüst iletişim kuramıyorsun.
E incinmesinde diyede fazla konuşamıyorsun.
Belki dediklerini anlamaz üzülür diye.
Kendine problem eder diye.
Neyse..
Bugün buluştuk.
Ben ona baktım o bana baktı.
Ölüm gibi birsey oldu.
Ama kimse ölmedi.
Öyle bir buluşmaydı.
Anneme anlattım abime anlattım.
Arkadaşlarıma anlattım.
Manyak mısın dediler e dedim manyağım herhalde.
İşte hep diyorum ya insanın bir dostu olsun.
Boyle anormal olsun.
Git lan sonuna kadar gitmezsen adam madam değilsin dedi.
Babası okey demişte annesi hayatta olmaz demiş.
Bir daha görüşmesin demiş.
Yani demiş ki ölsün.
Cidden ölelim mi ablacım.
İSYAN POSTU Bak yemin ederim bu ülkeden bir halt olmaz. Ülke olmasada bu toplumdan bir halt olmaz. Sabah uyandım işe gidicem bir baktım sokakta kavga gürültü sabahın köründe ya. Sabahın saat 9 unda insanlar artık kavga ediyor. Diyorum ki kendi…devamıİSYAN POSTU
Bak yemin ederim bu ülkeden bir halt olmaz.
Ülke olmasada bu toplumdan bir halt olmaz.
Sabah uyandım işe gidicem bir baktım sokakta kavga gürültü sabahın köründe ya.
Sabahın saat 9 unda insanlar artık kavga ediyor.
Diyorum ki kendi kendime yok ya kesin saçma sapan bir nedendir.
Yoksa sabahın köründe insanlar niye tartışsın birader.
Tabi meseleyi öğreniyoruz.
Kadının biri apartmanın girişine kediler için tabakta mama su koymuş.
Sonra başka bir adamda gelmiş ne işi var burda diye almış çöpe atmış.
Kadında görmüş tabi ayağa kaldırmış binayı.
Şimdi gelelim meseleye
E be kahpe senin iki üç tane masum hayvanla ne derdin olabilir,
Sana ne zararları olabilir e be Allahsiz.
Şimdi küfür etsem ki işyerine geldim hala küfür ediyorum burda.
Ne gerek var oğlum.
Sen kendini güçlü mü sanıyorsun onlardan.
Değilsin birader değilsin.
Geberip gideceksiniz öleceksiniz ya bu kinle nasıl gireceksiniz mezara.
Nefretle nasıl yokedeceksin herkesi.
Bilmiyor musun onunda sahibi var.
Eskiden kuşlar için bile evlere kuş evleri yapılırmış.
Hayvanlar susamasın diye çoğu yerde çeşmeler varmış.
Hayratlar sadece insanlar için değilmiş.
Hayvanıda içsin..
İnsanıda içsin diyeymiş.
Nasıl olduda bu kadar vicdansız oldu bu millet.
Bakın şimdi hangi binada kuş evleri var,
Yada bir hayvanın içeceği hayrat kaldı çevrenizde.
Bakın ya işe giderken Bakın,
Eve giderken Bakın.
İşte bu yüzden diyorum.
Vallahi billahi başın kalkmasın secceden,
Yinede zulmedersen bir mahlukata.
Sanmam mezara temiz giresin.
DERTLEŞME POSTUDUR. Şuan herkes geriye dönüpte bir düşünsün.. Hayatı boyunca kaç tane insan tanıdı.. Hayatı boyunca kaç kişiyle arkadaşlık, Ne bilim sevgililik yada yada adı ne olursa olsun kaç kişi tanıdı. Belki yüz belkide binlerce kişi tanıdık ömrümüz boyunca. Çoğu…devamıDERTLEŞME POSTUDUR.
Şuan herkes geriye dönüpte bir düşünsün..
Hayatı boyunca kaç tane insan tanıdı..
Hayatı boyunca kaç kişiyle arkadaşlık,
Ne bilim sevgililik yada yada adı ne olursa olsun kaç kişi tanıdı.
Belki yüz belkide binlerce kişi tanıdık ömrümüz boyunca.
Çoğu hayatımızda yer etti.
Çoğuda unutuldu gitti.
Belki görsek tanırız ama,
hatta deriz vay be şöyle bir anımız vardı senle.
Bazılarını hiç hatırlamayız bile.
Onlarda bizi hatırlamaz.
Sürer gider boyle hayat.
Şimdi diyeceksiniz ki ne anlatıyorsun birader gece gece dimi.
Şunu söylemek istiyorum aslında.
Kim dayanabiliyor zamanın kırbacına.
9 yaşında olduğumu hatırlıyorum.
19 yaşında olduğumuda hatırlıyorum.
Bugun 29 yaşındayım.
10 yıl sonra 39 yaşına geldiğimde dönüp bu yazıyı tekrar hatırlatıp vay be zaman ne kadar çabuk geçmiş diyeceğim.
Çünkü kimse dayanamaz zamanın kırbacına.
Sevdiklerinize sarılın kardeşlerim.
En yakınınıza sarılın.
Göreceksiniz,
ya siz yada onlar birgün mezarınızın başında oturup ağlacak.
Diyebilme ihtimaliniz var keşke biraz daha kalsaydın,
Keşke biraz daha sevseydin.
Keşke ölmeseydin seni hiç üzmezdim bu sefer.
Yani kısacası güzel kardeşlerim,
Kim kaçabilir zamanın kırbacından..
Bir kitabın içine girmek diye birşey var billyor musunuz. Yani kitabı okurken ana karakterin yerine kendini koymak. İşte son zamanlarda karşıma çıkan nadir mükemmel kitaplardan. Once sevgilin seni terk ediyor, Sonra evine icra geliyor, Sonra işinden atılıyorsun. Sonra sokakta yaşam…devamıBir kitabın içine girmek diye birşey var billyor musunuz.
Yani kitabı okurken ana karakterin yerine kendini koymak.
İşte son zamanlarda karşıma çıkan nadir mükemmel kitaplardan.
Once sevgilin seni terk ediyor,
Sonra evine icra geliyor,
Sonra işinden atılıyorsun.
Sonra sokakta yaşam mücadelesi.
İnanılmaz bir hikaye gerçekten.
Storyelde bu zamana kadar denk geldiğim nadide kitaplardan.
İyi geceler sayın dinleyenler. Bu bir dertleşme postudur.. Kendimi burda rahat ifade ediyorum çünkü kimse beni tanımıyor. Bu yüzden içimden gelenleri söylemekte hiçte sorun yaşamıyorum. Asıl büyük sorunun anlatacak o kadar şeyin varken, Anlayabilecek kimsenin olmaması. Yada bazı şeyleri anlatmak…devamıİyi geceler sayın dinleyenler.
Bu bir dertleşme postudur..
Kendimi burda rahat ifade ediyorum çünkü kimse beni tanımıyor.
Bu yüzden içimden gelenleri söylemekte hiçte sorun yaşamıyorum.
Asıl büyük sorunun anlatacak o kadar şeyin varken,
Anlayabilecek kimsenin olmaması.
Yada bazı şeyleri anlatmak isteyipte anlatamamın çaresizliği..
Neyse 28 yaşındayım.
Uzun zamandır en son ne zaman oldu hatırlamıyorum bile.
Bu yaşta ağladım arkadaşlar.
Tamam sinirden ağladığımız gözyaşı döktüğümüz zamanlar oldu.
Mesela bencifa 2013 teki maç.
Yada ne bilim geçen sene rangers maçı.
Ama bu yaşta bir film yüzünden ağlanmaz ki be birader.
Evet itiraf ediyorum bu yaşta ağladım.
Hemde ağladığımı göstermemek için evdekilere dışarı çıktım.
Uzun zamandır sürekli karşıma çıkıyordu bu film.
Ama bir türlü nasip olmadı izlemek.
Dedim ki izleyeyim bari ne olacak.
Boğazına yumruk gibi geliyor film.
Babasızlığın verdiği o çaresizliğin ne olduğunu anlatıyor ama nasıl anlatıyor bide izlerken gör.
Benim babam çok kötü bir insan ya.
Ben hatırlıyorum küçükken annemi kaç defa dövmüştür gözümün önünde belki saymadım.
Çocuğum daha içinde bir kin birikiyor ama bir taraftanda sabahları işe giderken nasıl mücadele verdiğine şahit oluyorsun seni okutmak için.
Okumadık o ayrı ama kin ve anlamsız bir merhamet arasında gidip geliyorsun.
Şimdi gözlerinin önünde yaşlandığını görünce o kin hala kalıyor ama merhamette kalıyor.
Babasızlığı eminim yaşayanlar vardır hayatında.
Ama varken babasızlığı yaşamak daha zor emin olun.
Çünkü var olduğunu biliyorsun.
Ama yok.
Kaç yaşında olursan ol insan istiyor ya bir kere başını okşasın.
Desin ya oğlum paran varmı.
Yada desin ya bir derdin varmı sıkıntın varmı.
İşte bu sevgisizlik inan olmamasından daha iyidir belkide bilmiyorum.
Şimdi ne zaman eve geldiğini görsem hep bir köşede kimseyle konuşmuyor.
Bakıyorum küçüklüğüm aklıma geliyor.
Şimdi bakıyorum başka bir durum.
İşte belkide bu yaşta bu yüzden ağladım bu filme.
Özellikle son sahnede açaydım kollarımı gitme diyeydim sahnesi varya.
Bak ya hala aklımda.
Özellikle ona bir oda ver dediği sahne.
Ulan çağan Irmak sana ne diyeyim.