arkadasima bugun asik oldum dedim hic sasirmadik diyo 😡😡😡😡😡 nolmus yani 1 ayda 10 kere asik oldum mesaji atiyorsam (just begenme bana sovmeyin sonra🙏🙏🙏)
yurdun siz ugrasmayin biz size vercez dedigi sahur; 5 saat once haslanmis yumurta 5 tane siyah zeytin Recel 1 ceyrek ekmek 🤩🤩🤩🤩🤩🤩🤩 oh bunlarla uc gun ust uste oruc tutsam acikmam 🤩
Chatgptye 2025’te en çok istediğim şeyi sordum ve bana eve dönmek dedi. Bundan çok fazla etkilenip bir şeyler yazmak istedim. 🙇🏻♀️🙇🏻♀️ Ev Sözlükte evin anlamı; bir kimsenin ya da bir ailenin oturduğu, içinde yaşadığı yer, konut. Ev sadece bu anlama…devamıChatgptye 2025’te en çok istediğim şeyi sordum ve bana eve dönmek dedi. Bundan çok fazla etkilenip bir şeyler yazmak istedim. 🙇🏻♀️🙇🏻♀️
Ev
Sözlükte evin anlamı; bir kimsenin ya da bir ailenin oturduğu, içinde yaşadığı yer, konut.
Ev sadece bu anlama mı geliyor? Evin eş seslisi yok. O hâlde neden ev dendiğinde herkes başka bir şey algılıyor? Kelimeler büyüdükçe anlamları genişliyor. Ev kelimesi de onun gibi güvenin mecazı, aitliğin ismi gibi.
Benim için ev, fazlalık olmadan bir yere sıkıştırma ihtiyacı hissetmediğim, kendimi küçültmeden koltuğun orta yerine oturabildiğim bir alan demek. İnsan bazen kendi evine bile sığamıyor. “İnsan en çok kendine yer bulamaz.” Ben bulamadım. Hep buldum sandım, gittim belki geri geldim. O sandım, onun ev olmayacağından emin olduğum kişiydi belki. Gitmediğimdi.
Bir bina değil, bir kişi, bir bakış, bir söz, yerine tutulmuş bir sandalye, yersin diye koyulmuş bir tabak, bir boşluk hatta bir sessizliktir ev. Yanında sessizce durabildiğin kişilerdir ev. Bir şey demeden seni anlayan kişilerdir.
2025’te en çok eve dönmek istedim ben. Ama evin neresi olduğunu bilmeyince, nereye döneceğini de bilmiyor insan. 2025’in sonunda anladım ki, benim evim benmişim. Şimdi evime ulaşmaya çalışıyorum. Gidilebilecek yolları ilerlemeye. Kendime fazlalık gibi davranmamaya.
Yani ev, bir adres değil. Kendini ait hissettiği ilk yerdir. Sığınmaya çalışmadığı ilk yer. Bir gün eve dönebilmeniz dileğiyle.
“Kadınlar böyle büyüyor işte, kendi içlerine sığmaya uğraşarak. Dünyanın bize ayırdığı oda, içimizdeki dar bir hücreden ibaret. “İnsan en çok kendine yer bulamaz.” Ben de bulamadım. Evin içinde yıllarca mekan aradım. Kimsenin eşyasına, beklentisine, sesine değmeden durabileceğim minicik bir alan……devamı“Kadınlar böyle büyüyor işte, kendi içlerine sığmaya uğraşarak. Dünyanın bize ayırdığı oda, içimizdeki dar bir hücreden ibaret. “İnsan en çok kendine yer bulamaz.” Ben de bulamadım. Evin içinde yıllarca mekan aradım. Kimsenin eşyasına, beklentisine, sesine değmeden durabileceğim minicik bir alan… Sonunda anladım ki kadın için oda yoktur, sadece başkalarının ihtiyaçları arasındaki boşluklar vardır. Mesele “oda” değil zaten, kapıyı gönül rahatlığıyla kapatma özgürlüğü.”