Konu çok güzel ama bir şeyler olmadı dizide. Her şey hem çok yavaş hem çok hızlı oldu. Bu adamı severim ama Nau Nau.. Önünde hasta kurtaran genç bir doktor olan liseli kız, bir hedef edinir artık, hastanede çalışmak. Doktorluk zor…devamıKonu çok güzel ama bir şeyler olmadı dizide. Her şey hem çok yavaş hem çok hızlı oldu. Bu adamı severim ama Nau Nau..
Önünde hasta kurtaran genç bir doktor olan liseli kız, bir hedef edinir artık, hastanede çalışmak. Doktorluk zor bu yüzden hemşire olur.
Asıl amacı, o genç doktorla çalışmak! Bu işe uygun mu değil mi kendi bile bilmiyor 😅
Zamanla konular ilerliyor, her işte olduğu gibi en çokta insanlarla uğraşılan işlerin, el becerisi kadar kalbe dokunması gerektiği de vurgulanıyor.
Sevgisiz adam zamanla sevgi hissini tadıyooooor amaaa işte tam bu noktada devreye giriyorum, bize geçiremiyor bu hissi.
👇👇👇👇
Şimdi;
Japon sinemasında sanırım bu adamdan başka oyuncu yok 😬 ne kadar dizi varsa bu abi oynuyor.
Bakın “Rurouni Kenshin” serisinde karakter çok iyiydi, hatta oynadığı diğer dizlerde fena değil ama bir şeyler eksik.
O heyecanı ,sevgiyi, arzuyu veremiyor izleyiciye. Ya da ben alamıyorum, bilemiyorum😑
Kenshin’ de de dövüş sahneleri, hikayeler harika ancak gülmesi, sevgisi, sarılması donuk..
Bir şeyler eksik diyorum ya hani, his sanırım.
Bizdeki Hande Erçel gibi bir şey 😕
Ay biraz kötü bir benzetme oldu ama öyle, ne yapayım 🤷♀️
Mercy for None, Merakla izlediğim bir dizi. “Bir işi yapıyorsan en iyisini yapmalısın..” So Ji Sub’u ekranlarda görmeyi özlemişim. Dizi 8 bölüm ve bence 3-4 bölüm daha eklenebilirdi. Konu güzel , işleyiş güzel. Çekimler için mekanlar çok güzel ancak çok…devamıMercy for None,
Merakla izlediğim bir dizi.
“Bir işi yapıyorsan en iyisini yapmalısın..”
So Ji Sub’u ekranlarda görmeyi özlemişim. Dizi 8 bölüm ve bence 3-4 bölüm daha eklenebilirdi.
Konu güzel , işleyiş güzel.
Çekimler için mekanlar çok güzel ancak çok fazla karanlık ortam var. Bazen ekran mı siyahlaştı, ortam mı karanlık diye ileri - geri aldığım oldu bölümleri.
Adamın sesi çok güzel, gerçekten baştan aşağı karizma akıyor So Ji Sub’tan. Taş bebek 😍
Dövüş sahneleri güzel ancak ben mi kaçırdım bilemiyorum ama So Ji Sub’un aşiltendonlarının kesilmesine sebep olan şeyi göremedim. İçerikte bu konu çok var ama neden olduğu olay neydi, kaçırdım sanırım.
İki mafya babasının konusu da güzel. Oyuncuların hepsi kaliteli.
👉Hikaye bir intikam hikayesi, kardeşi için.
Olay örgüsü güzel, “Kim yaptı?” sorusunun cevabı bende var 🫣
Her zaman sessiz olandan korkacaksın🤫
Bir de adalet için babamı tanımam falan filan, geç bunları babacım. Hepsi hikaye.. Para adamı bozar canım cicim, bunu herkes biliyor 😉
Not:
👉👉Uzun süredir So Ji Sub, yeni dizi film çıkarsında izleyeyim, diye bekliyorum. En son Doctor Lawyer dizisini izlemiştim.
Mercy for None, arşivimde izlenmeyi bekleyen dizilerdendi. Bir kaç reelste Jo Han Chul’un da oynadığını görünce izleyeyim, dedim.
Jo Han Chul amcamın oynadığı dizi filmlerin de kötü olduğuna rastlamadım henüz. Muhteşem bir ikinci kötü adam rolünde hep. Ve karakterlerini çok iyi oynuyor.
Biraz da onu övelim 🫥
Vee,
Canım Ajussi, sen benim için hep “I’m sorry İ love you” olarak kalacaksın, sarangheyoooo 🫶🏼
İzleyin, üzmez sizi 🫰🏻
Son Suk-ku oynadığı için izledim. Diziyi beğendim. Konu işleyişi sıralaması mantıklı, karakterler bence cuk oturmuş, kalite kokan bir yapım. Adamlar masraftan kaçınmıyorlar. Sadece bir sahnede, bir apartman dairesinin üç farklı insan için planlanması ve üç farklı insan için apartman dairesinin…devamıSon Suk-ku oynadığı için izledim. Diziyi beğendim. Konu işleyişi sıralaması mantıklı, karakterler bence cuk oturmuş, kalite kokan bir yapım. Adamlar masraftan kaçınmıyorlar. Sadece bir sahnede, bir apartman dairesinin üç farklı insan için planlanması ve üç farklı insan için apartman dairesinin düzeninin tekrar tekrar değiştirilmesi.. bu bile izleyiciye verdikleri değeri gösteriyor.
Gerçekten katilin kim olduğu konusunda; aslında dizi seni birkaç tane seçeneği düşünmeye yöneltiyor ancak artık şunu öğrendik ki, sana verdiği seçenekler genelde katil çıkmıyor 😂.
Açıkçası iki tahminim vardı bunlardan biri dizinin de sunduğu seçeneklerden biri olan dedektif San’ dı. Diğeri ise gerçekten katil çıkan kişiydi 🙀.
Cinayetin sebebini düşünürken aslında profil uzmanı ile beraber kafan karışabilir. Bütün cinayetlerin kesiştiği ortak noktayı bulmak biraz belirsizleşiyor.
Dizideki üç karaktere hayrandım;
Bunlardan biri başkomiser Yang 👮♂️, diğer ikisi de rehabilitasyon doktorlarıydı 💆🏻♀️💆🏻♂️👓. Gerçekten rollerini tam oturmuş, hayat verdikleri karakterler müthiş bir şekilde diziye yansımıştı. Ancak söylemeden geçemeyeceğim, sponsor parası alabilmek için yine bir şeyler bir şeylere sıkıştırılmış.
Katilin neden katil olduğunu anlatan hikaye oturaklıydı. Yani bu tabii insan öldürmek için bir sebep değil ancak şu cümle bence kendince mazeretini açıklayabiliyordu; “ insanlara yaşanacak bir alan sunmak için neden diğer insanları öldüresin ki..”
İkinci sezon çıkacak gibi duruyor umarım çok hızlı bir şekilde çekerler.
Bu arada profil uzmanı Lee Na karakterini canlandıran Kim Da Mi, Our Beloved Summer’ da oynayan kızmış, tanıyamadım açıkçası. Güzel ve çocuksu bir durusu olan kız.
Her neyse,
Polisiye-Suç türünü severler için güzel bir dizi.
izleyin Üzmez sizi 🫰🏻
Hızlı tren personelinin; her gün yolcuları varmak istedikleri yere sağlıkla varmalarını önemsiyorum, ifadesiyle başlayan hikayeye, trene yerleştirilen bir bomba ihbarı ile heyecanla dahil oluyorsunuz. Yolcuları izleyince aklınıza iki üç kişi gelebiliyor bu olabilir, diye. Benim de iki tahminim vardı, biri…devamıHızlı tren personelinin; her gün yolcuları varmak istedikleri yere sağlıkla varmalarını önemsiyorum, ifadesiyle başlayan hikayeye, trene yerleştirilen bir bomba ihbarı ile heyecanla dahil oluyorsunuz.
Yolcuları izleyince aklınıza iki üç kişi gelebiliyor bu olabilir, diye.
Benim de iki tahminim vardı, biri doğru çıktı.
Trene bir adet bomba yerleştirildiğini düşünüp planı ona göre yapmaya çalışırken bir kaç bomba olduğunu keşfetmeleri, patlamaması için hızın 100 km altına düşmemesi ve yine patlamaması için 100 milyon Japon parası toplanması şartları sunuluyor başlangıçta.
Başlangıçta dedim çünkü olay çözümlenmeye başladığında tek bir şart istiyor fail..
Burasını söylemeyeceğim SPOİLER çünkü.
Filmde Japonların hızlı trenleri, tren yolları, planları, projeleri, güvenlik için yaptıkları ek işlemler, (bu işlemler olağanüstüydü. Gerçekten çok planlı, çevresel şartları çok iyi düşünerek yapılmış tren yollarıydı)tren personelleri, tren dışında çalışan diğer personeller, 100 milyonun toplanmasını sağlayan Japon halkı, sorumluluk, trendeki vatandaşının yanında olan hükümeti, trende olan muhalefet partinin başkanının dahi acil durumlarda devlet ve vatandaşının yanında olmaya çalışması, öğrencisini bırakmayan öğretmeni, özveriyle çalışan polisi…
Çok fazla “Olması gereken işte bu!” diyeceğimiz güzel şeyler vardı.
Japonlar sevdiğim bir toplum, devlet ve vatandaş ahlakı olarak. Her milletin iyi ve kötü yanı vardır elbet ama bu adamlar işlerini biliyor, çoğunluk kibar ve insana değer veren bir sistemle yetiştirilmiş.
🛑
Film uzun. Yaklaşık iki buçuk saat. Sıkılmadan izleyeceğinizi düşünüyorum ama son bir saati 1.25 hızla izlediğimi itiraf etmeliyim.
İzleyin üzmez sizi🫰🏻
Ben öğretmenim, aslında izlerken biraz oradan baktım biraz da eski öğrenci zamanlarımdan. Birinci sezonu izleyeli baya olmuştu, ikinci sezonunu bugün izledim. Dizi fena değil ancak bu kavgalara canlı şahit olsam da inanılmaz anlamsız buluyorum. Evet okulun abisi imajını vermek erkeklerin…devamıBen öğretmenim, aslında izlerken biraz oradan baktım biraz da eski öğrenci zamanlarımdan.
Birinci sezonu izleyeli baya olmuştu, ikinci sezonunu bugün izledim.
Dizi fena değil ancak bu kavgalara canlı şahit olsam da inanılmaz anlamsız buluyorum.
Evet okulun abisi imajını vermek erkeklerin hoşuna gidiyor ama.. uf, çok saçma.
Gençler kusura bakmayın, büyüyünce sizde saçma bulacaksınız.
Dövüşmeyi, birinin koluna, bacağına, ayağına bir şey saplamak olarak gören bir esas oğlan öğrenci ile onun gittiği her okulda dönüp dolaşıp kavganın tam ortasında kendisini bulmasını anlatıyor.
Ezilen çocukları korumaya çalışıyor bi şekilde ama o da bi tanesini falan.
Daha çok kurulu bir zorbalık düzeninin içinde bir şekilde olmasından dolayı orayı bozmaya çalışmasını içeriyor.
Arkadaşlık ilişkileri güzel, sahipleniş güzel. Bunları gerçekten destekliyorum. Arkadaşına sırtını dönmeyen insanları severim.
Bununla beraber bir tane sakin günleri yok, Benim lisem de hareketli ama bunlar.. ne bileyim?
Kapı gıcırtısına kavga ediyorlar gibi.
Esas olay şu gibi benim için; okulların bir ağa babası olur, hemen her öğrenci onun sözünü dinler. Bu ağababalar zorba karakterlilerse eğer okuldaki sessiz öğrencilere kök söktürür, zorba değil gerçekten babalarsa eğer okulun her bir öğrencisini kanatları altına alır, hatta öğretmenleri bile 😂
1. Sezonda kök söktüren biri ve ete süte başta karışmayan diğeri ve 2. Sezonda okulunu doğrudan sahiplenen ağababayı 🫣 izledik.
Sonu güzeldi, o arkadaş grubuna Su-ho da yakışır.
Ha dizide şu noktayı da sevdim; çalışkan ama psikopat olanlarda vardır.
Aslında şöyle demek istiyorum, okulda her çalışkan çocuk iyi ve her tembel çocuk kötüdür, diye bir kaide yok. Öğrencinin içini görmek gerek biraz.
Vel hasıl öğrenciler abilik yarışına giredursun, biz onların daha az hasarla okulu ve ergenliklerini atlatmalarını için devamke..
“Sevdiğinin her gün sabah çıktığı kapıdan geri geldiğini görmek, gerçek bir mucizedir.” . Çocuk Ae-Sun Haenyeo kızı Ae-Sun 10 yaşındaki öksüz ve yetim Ae-Sun Aşık Ae-Sun Edebiyatçı Kız Ae-Sun Neşeyle dolup taşan Kaptanın karısı Ae-Sun Anne Ae-Sun Evlat acısı yaşayan…devamı“Sevdiğinin her gün sabah çıktığı kapıdan geri geldiğini görmek, gerçek bir mucizedir.”
.
Çocuk Ae-Sun
Haenyeo kızı Ae-Sun
10 yaşındaki öksüz ve yetim Ae-Sun
Aşık Ae-Sun
Edebiyatçı Kız Ae-Sun
Neşeyle dolup taşan Kaptanın karısı Ae-Sun
Anne Ae-Sun
Evlat acısı yaşayan Ae-Sun
Başkan Ae-Sun
Pazarda fileto yapan Ae-Sun
Nine Ae-Sun
Gwan-sık ‘ in bir tanesi Ae-Sun
70 yaşında öğretmen Ae-Sun
Ve
Hala annesinin minicik kızı Ae-Sun..
“..Ama şimdi yanımda olmasan da benimlesin ,
Benim de sığınacak bir limanım var artık . Sırf seni düşünmek bile ısıtıyor yüreğimi.
Ay’ın gündüzleri bile gökte olduğunu bilerek yaşayacağım.
O yüzden gönül rahatlığıyla git zamanın gelince.
Canımın içi, sana sonsuza dek minnettarım, şimdiye dek tüm yaşadıkların için..
Özür dilerim, Beni Affet, Teşekkür Ederim.“
.
Son bölümde annem ve babamı bana derinden düşündüren bu diziyi izlediğim için minnettarım aslında.
.
Herkesin ağladığı bu dizide aslında ilk 12 bölüm ağlamadım. 13.bölümde ve son bölümde ise kelimenin tam manasıyla mahvoldum.
Aslında ben izlemeyecektim bu kadar ağlandığı için. Canım vicdansız Elif izlememde ısrar ettiği için izledim. Hain.
İçsel bunalıma girdim, haberin olsun.
Hiç tanımadığım insanların yaşadıkları şeylerin bazıları, yaşadıklarıma ya da muhtemel yaşayacaklarıma benzediği için daha çok ağladım 🤦♀️
.
Bir hayatın nasıl geçtiğini izledik ve en çok gördüğüm şey sevgiden ziyade saygıydı.
Birbirini çok seven bir çiftten daha çok karısına muazzam saygı duyan bir adam izledim.
Hayallerimizi bir tık yükselten bir adam 🌸
.
Bir babanın sevdiğine olan davranışları, onu koruyuşu ve arkasında durması.. Babanın kızı da babanın oğlu da aynı şekilde büyüdü. Kızı da çok güzel sevdi, oğlu da çok güzel sevdi, tıpkı babaları gibi. Gerçekten sahip çıktılar. Sevgi ve saygı.. Ne müthiş bir lütuf.
Şunu da söylemek gerek; çocukları ve karısıyla o kadar çok ilgilendi ki, yaşlandığında bile. Kendisinin neyi sevip sevmediğini bilmiyordu. Araba sürmeyi seviyormuş, bilmiyorduk. Karısı da bilmiyordu..
Fedakarlık güzel bir şey ancak devreye adamın annesinin girmesini bi noktada haklı bulabilirim. Sonuçta hayalleri olan çocuktan, sadece karısı için çırpınan bi adama dönüştü. Annedir, üzülmüştür, haklıdır.
.
İtiraf etmeliyim ama,
Unutabilsem, unutup tekrar izlerim, yine ağlarım bile isteye🍀
İzleyin, üzülürsünüz ama iyi ki dersiniz 🫶🏼
Taylandlıları sevmem açıkçası ama bu hafta izlediğim üçüncü Tayland filmi, üçü de çok başarılıydı. Konuları çok güzel. Göze çarpmayan ancak hayatın içinden bir şeyler izledim. Hafif bir duygusallık olsun, ben hemen ağlarım 🍀 Bu filmde de ağladım. İzlerken çoğu yerde…devamıTaylandlıları sevmem açıkçası ama bu hafta izlediğim üçüncü Tayland filmi, üçü de çok başarılıydı.
Konuları çok güzel. Göze çarpmayan ancak hayatın içinden bir şeyler izledim.
Hafif bir duygusallık olsun, ben hemen ağlarım 🍀 Bu filmde de ağladım.
İzlerken çoğu yerde geri sarıp cümleleri tane tane okudum.
Bazı yerlerde gözyaşımı silmek için bekledim.
Çok etkilendim, gerçekten sevdim 🍀
Üç evladı ve iki torunu olan bir yaşlı kadının, hastalandığı sürece doğru giderken yanında olan insanları, hastalığını, torunu M’nin ona yaklaşımını, ölümü beklerken çektiği acıları izleyeceksiniz.
İşsiz torunu M, ona bakmaya gönüllü oluyor; hem merhametinden hem de anneannesi ölünce ona miras bırakır, diye düşündüğünden.
Merhametinden diyorum çünkü delikanlının güzel tavırlarını göreceksiniz. Annesi işten gelince annesinin omzuna masaj yapıyor, kendiliğinden. Anneannesiyle dolaştıktan sonra anneannesinin bacaklarına masaj yapıyor yine, kimse bir istekte bulunmadan. Marketten gelen poşetleri kendi yerleştiriyor, kimseden bir şey beklemeden.. Normalleri mi bu bilmiyorum ama çok ince hareketler. O kadar hoşuma gitti ki anlatamam.
Bununla beraber üç çocuğu var ninenin ve miras işin gerçeği olmasına rağmen, yine de anneannesini bırakmıyor. Huzurevi köşesinde değil evde, yatağında tek başına değil onlarlayken ölmesini sağlıyor, torunu.
Ölümünden hemen önce söylenen şarkı ve anneannesinin elinin işaret parmağını kaldırıp büktüğü bi sahne var, ölmek istiyorum, demeye çalıştığı..
Gerçekten güzeldi. Muhtemelen ödül alır. Tabi ödül almasında yayınlandığı platform ve oyuncunun kimliğinin de etkisi olacaktır.
Neyse, o konulara girmeyelim.
Ağlayacaksınız ama içiniz sıcacık da olacak aynı zamanda.
Bir de belki benim gibi; Allahım, anne babalarımıza hayırlı bir ömür, hayırlı evlatlar ve hayırlı ölümler ver, diye dua edersiniz.
İzleyin, üzülürsünüz ama iyi ki izlemişim dersiniz 🫰🏻
İzlediğim ilk hint filmiydi, 2011 yılında üniversite başladığım zaman izlemiştim arkadaşlarımla. Dün tekrar izledim. Hala çok güzel. Tren sesini her duyduğumda buradaki bir cümle geliyor aklıma; “ bir şeylere geç kalmışım gibi, sanki yine treni kaçırıyormuşum gibi..” Neşeli bir kadın…devamıİzlediğim ilk hint filmiydi, 2011 yılında üniversite başladığım zaman izlemiştim arkadaşlarımla.
Dün tekrar izledim. Hala çok güzel.
Tren sesini her duyduğumda buradaki bir cümle geliyor aklıma;
“ bir şeylere geç kalmışım gibi, sanki yine treni kaçırıyormuşum gibi..”
Neşeli bir kadın ile daha az neşeli bir adamın tanışma ve sonrasını anlatıyor.
İlk başı çok sıkıcı ama devam edin,
İzlettiriyor kendini .
Şarkıları da 🤌
“Nagada nagada baca” 🫶🏼
“Yeh ısqı hai” şarkısı bizdeki bu gece yangın var şarkısının orjinali🫣
Güzel 8/10 🫰🏻
İzleyin, üzmez sizi
Bir aya yakın oldu izleyeli, değerlendirmeyi unutmuşum. Güzeldi. Hayaleti gören bir polis ve bir ölümün arkasındaki sırrı çözmek için hayalet ile birlikte yaptığı iş birliği. Oyunculuk ortalama olsa da bazı düşünceler çok zarif ve güzeldi. Sıkılmadan izlersiniz. Japon sineması 7/10
Eski Kore dramalarını severim. Bir kaç gündür bu diziyi izliyorum . Zevk alarak izledim. 2012 yapım 🤭 çok eski ve eski olduğu için güzel 🍀 Tarihi geçişlerin olduğu bir dizi. Yine ay tutulması ve yine geçmişten geleceğe geçiş. Bir prens…devamıEski Kore dramalarını severim. Bir kaç gündür bu diziyi izliyorum .
Zevk alarak izledim.
2012 yapım 🤭 çok eski ve eski olduğu için güzel 🍀
Tarihi geçişlerin olduğu bir dizi.
Yine ay tutulması ve yine geçmişten geleceğe geçiş.
Bir prens ve üç yaverinin 2012 Kore Cumhuriyeti’nde yaşadıklarını ve Joseon Dönemine geri dönmek için neler yaptıklarını konu alıyor.
SPOİLER vereceğim sonu ile ilgili;
Park Ha, yeni yüzyılda var olan prensi bulacak ama geçmişe dönen prens için artık Ha (Bo young) olmayacak.
Burası beni üzdü 🥹
Güzel dizi,
İzleyin seversiniz 🫰🏻