bahsi geçmişken yazayım. önüne sunulmuş hayatı yaşayanlarla bizim yaşayışımız bir değil. biz döngüler kırdık biz savaşlar verdik biz döğüşler ettik biz yerlere yattık biz düşüp düşüp kalktık biz kazıdık tırnaklarla… bizim hayatımızın yanından bile geçemez burjuva piçlerinin hayatı. bu bencesi.…devamıbahsi geçmişken yazayım. önüne sunulmuş hayatı yaşayanlarla bizim yaşayışımız bir değil. biz döngüler kırdık biz savaşlar verdik biz döğüşler ettik biz yerlere yattık biz düşüp düşüp kalktık biz kazıdık tırnaklarla… bizim hayatımızın yanından bile geçemez burjuva piçlerinin hayatı. bu bencesi. bencesi bu. konu bu bunu ko yani.
“hiç kuşkusuz her çocuk pek çok hayal kırıklığı yaşar fakat burada önemli olan belirli bir hayal kırıklığının şiddeti ve ağırlığıdır bu ilk ve hayati inanç kırılması deneyimi erken bir çağda 4-5 ya da altı yaşında ya da daha erken bir…devamı“hiç kuşkusuz her çocuk pek çok hayal kırıklığı yaşar fakat burada önemli olan belirli bir hayal kırıklığının şiddeti ve ağırlığıdır bu ilk ve hayati inanç kırılması deneyimi erken bir çağda 4-5 ya da altı yaşında ya da daha erken bir dönemde hayatı hatırlanacak pek az şeyin olduğu bir dönemde gerçekleşir. son kırılması genellikle çok daha sonraki bir çağda gerçekleşir kişi bir arkadaşın bir sevgilinin bir öğretmenin güvendiği bir dini ya da politik lideri ihanesine uğrar. bu durum nadiren tek bir olayla ilgilidir daha çok birikerek kişinin inancını kıran pekçok küçük deneyimden oluşur. bu türden deneyimlere gösterilen tepkiler değişir bazıları kendilerini hayal kırıklığına uğratan kişiye olan bağımlılıklarını kaybederek daha bağımsız olarak güvendikleri ve inanç duydukları yeni arkadaşlar öğretmenler ya da sevebilecekleri kişiler olarak tepki gösterirler. erken hayal kırıklıklarına en istenen tepki de budur. diğer pekçok örnekte kişinin kuşkucu olarak kalması, inancını geri getirecek bir mucize umması, insanları sınaması, sınadığı insanlardan da hayal kırıklığına uğradığında başkalarını sınaması ya da inancını yeniden kazanmak için kendisini güçlü bir otoritenin kollarına atmasıdır. çoğu kez dünyevi amaçların -para güç ya da prestijin peşinde çılgınca koşar. hayata olan inanç kaybının yarattığı umutsuzluğun üstesinden gelir “