Spoiler içeriyor
💊🔞 Bazen oldukça sıkan, bazen ise izlerken oldukça keyif aldığım bir diziydi. Bu dizinin bana ne hissettirdiğinden pek emin değilim. Hem sevdim hem de sevemedim. Sanırım diziyle toksik bir ilişki içindeyiz. |Spoiler| Neyse, dizi hakkındaki fikirlerime gelecek olursak belki bu…devamı💊🔞
Bazen oldukça sıkan, bazen ise izlerken oldukça keyif aldığım bir diziydi. Bu dizinin bana ne hissettirdiğinden pek emin değilim. Hem sevdim hem de sevemedim. Sanırım diziyle toksik bir ilişki içindeyiz.
|Spoiler|
Neyse, dizi hakkındaki fikirlerime gelecek olursak belki bu noktada yargılanabileceğimi hissediyorum. Dizinin yorumlarına baktığımda büyük bir kitlenin Rue karakterinden nefret ettiğini, o kısımların oldukça katlanılmaz olup atladığını söyledikleri onlarca yorum gördüm.
Ama benim ise izlemekten keyif aldığım sahneler Rue karakterinin olduğu sahnelerdi. Belki de Zendaya'nın karakteri çok iyi canlandırmış olmasına mı bu kadar ilgi gösterdim, emin değilim. Ama en çok empati yapabildiğim karakterdi kendisi.
Dizi boyunca hepsi karar alırken zihinlerini kullanarak yaptılar ve her seçimi bir noktada kendileri yaptı. Önlerinde engel olan sadece psikolojik sorunlar vardı.
Nate'nin çocukken yaşamış olduğu bu travmayı anlayabiliyorum ama bu yaptıklarını haklı çıkarmıyor maalesef. Babasından nefret edebilir, ondan intikam almaya çalışabilirdi ama kadınları bu kadar aşağılaması acayip iğrenç bir noktadaydı. Annesine ise bir noktada sinir oldum. Onun da yaşadıkları kolay değil ama çocuklarının bazı şeyleri öğrendiğini bilmesine ve psikolojik olarak kötü olmalarına rağmen hiçbir şey yapmaması sinir bozucuydu. Tek söylediği: “Neden böyle oldun? Sen çok tatlı bir çocuktun.” Hayır, bir psikoloğa falan götürseydin, adamdan boşansaydın. Oğlu Maddy'e zarar veriyor ve bu umrunda bile olmuyor. Harika bir anne.
Maddy'e gelirsek… Dizinin başlarında onun da sinir olduğum noktaları vardı ama dizide en az kızdığım karakterlerden biri. Hatırladığım tek hatası masum birine tecavüz ve kasten yaralama suçu atmış olmasıydı. Ki olaylar Nate hakkında olunca bir noktada bir şey diyemiyorum. Çocuk fazlasıyla manipülatif biriydi. Maddy, kendisine zarar vermesine rağmen öyle bir psikolojiye girmişti ki başkasına zarar vermek o noktada onun için pek de önemli değildi. Sonrasında başına gelenlerle karma yerini gördü zaten.
Kat ise ayrı bir boyuttu. Sanırım ciddi anlamda bir psikoloğa gitmesi gerekir. Çünkü olmayan sesler duymak, bağırıp çağırmak normal değil. Ya da belki de dizi onun psikolojisini anlamamız için öyle bir sahneye başvurmuştur, emin değilim. Yaptığı çoğu şeye bir şey demiyorum. Sonuçta kendisine yapıyordu. En azından bedenine saygı göstermesini tabii isterdim ama kendi seçimi. Sadece oğlandan ayrılırken dürüst olmasını isterdim. Oğlana ümit veren de sonra gidip aşkını itiraf eden de oydu. Sonuç olarak yalan söyleyip ayrılan da. Dediğim gibi tamamen kendine zarardı ve kendisine saygısı yoktu. Geçiyorum.
Cassie, empati yapmayı beceremediğim o karakter. Tamam, baban gitmiş olabilir ama en azından mutlu yaşayabileceğin bir ailen ve hayatın var. Kardeşin de aynı şeyleri yaşadı. Tabii herkes her şeye farklı tepkiler verebilir ama fikrimce oldukça şımarık bir karakterdi. Tüm sevgiler olsun, herkes onunla ilgilensin istiyordu. Maddy ile olan arkadaşlıklarına lafım yok, her ne kadar son bölümlerde araları bozulmuş olsa da bence güzel bir arkadaşlıkları vardı. McKay ile olsun isterlerdim ama orada Cassie ve McKay'i ikisini de haklı buluyorum. Son zamanlarda Cassie ilgi göstermiyor ve McKay garip davranıyordu. Cassie hamile kaldığında tabii ki de bunu kabul etmek zor. Sonuçta yaşınız buna uygun değil ama verdiği tepki yanlıştı. Çocuğu aldırırken yaşadığı psikolojiden sonra asla iyi olmadı zaten. Ben annesi dışında kimseden de bir destek aldığını görmedim, bu noktada üzücüydü.
Jules… Asla ne yapmaya çalıştığını anlamadığım o karakter. Yorucu. Kimi sevdiği belli değil. İlgi bağımlısı. Ergen de desem olur. Sanırım nefret ettiğim biri. Çoğu zaman neyi neden yaptığını anlamadım. Tabii sevdiği kişinin bir uyuşturucu bağımlısı olması kolay değil ama gel gör ki gerçekten seviyor mu? Seviyorsa neden uyuşturucu bağımlısı olan diğer oğlanla yattı? O bölümler o kadar sinirimi bozdu ki. En azından diğer yaptıklarında Rue ile bir ilişki yaşamıyordu ama sonuç olarak Rue'nun yakın erkek arkadaşı ile yattı, sonra ise gidip annesine uyuşturucu kullanmaya devam ettiğini şikâyet etti. Bak, etsin, no problem ama bunu çocukla yattıktan sonra yapması hiç inandırıcı değil. O yüzden seni de geçtim.
Tekrardan Rue'ya gelirsek… Tamam, bencil olabilir, okey. Ama bu kız tam olarak isteyerek başlamadı bu uyuşturucuya. Küçükken, 12 veya 13 yaşında, aklı tam olarak hiçbir şeye ermezken… Kardeşim yaşında oluyor o zamanlar. Babasının ilaçlarını merak ederek içiyor ve sonrasında bağımlı oluyor. Babası öldükten sonra bile isteye başlasa dediklerinizde oldukça haklısınız. Bencil olur. Ama yoksunluk krizlerinin ne kadar feci bir şey olduğunu diziyi izlerken görmüşsünüzdür zaten. Beyinleri uyuşmuş bu kişilerin doğru bir karar vermesi neredeyse imkânsız. Yaptıklarından pişman olurlar ama yine de yaparlar.
Ben bu yüzden hiçbir şey diyemiyorum. Eğer 18 yaşında bile isteye uyuşturucuya başlamış olsa nefret ederdim ama bu noktada edemiyorum. Ki sanırsam kızda bipolar bozukluk falan da vardı. Ona rağmen Jules'a aşık oldu. Elinden geleni yaptı da. Dizi boyunca çabaladı. Bence karakterin hayatı sorgulayışı ve yaşadığı zorlukları izlemek oldukça ilgi çekiciydi.