Mary and Max, tuhaf olmanın aslında ne kadar insani ve güzel olabileceğini anlatan çok özel bir film. Kara mizahın altında, kusurlarıyla sevilen iki yalnız ruhun sıcak bir dostluğu var. Garip ama kalpten.🩶♥️
Denizin Şarkısı, kayıp, yas ve kardeşlik üzerine kurulmuş masalsı ve çok zarif bir film. Görsel diliyle büyülerken, müzikleriyle kalbe dokunuyor. İzledikten sonra insanın içinde sessiz bir dalga gibi kalıyor 🌊
Prenses Kaguya Masalı, bir bambu ağacında bulunan minnacık gizemli bir kızın hızla büyüyüp insan dünyasında bir hayat kurmasını anlatıyor. Güzelliği ve farklılığıyla herkesin dikkatini çeken Kaguya, ailesinin onun için çizdiği yolla kendi hissettikleri arasında kalıyor… Film, masalsı bir dille özgürlük,…devamıPrenses Kaguya Masalı, bir bambu ağacında bulunan minnacık gizemli bir kızın hızla büyüyüp insan dünyasında bir hayat kurmasını anlatıyor. Güzelliği ve farklılığıyla herkesin dikkatini çeken Kaguya, ailesinin onun için çizdiği yolla kendi hissettikleri arasında kalıyor… Film, masalsı bir dille özgürlük, mutluluk ve ait olma üzerine hüzünlü ama çok zarif bir hikaye anlatıyor 🥲🥹💖
Bastırılmışlık, zorbalık ve fanatik bir din anlayışının bir genci nasıl paramparça edebileceğini anlatan sarsıcı bir film. Korkudan çok trajediye yaslanıyor. Sevdim 🪄
WALL·E, neredeyse hiç konuşmadan bile çok şey anlatabilen sıcacık bir film. Yalnızlık, sevgi ve insanlığın geleceği üzerine düşündürürken bunu tatlı bir hikayeyle yapıyor. Ben çok sevdim.❤️🩹
Aynı Yıldızın Altında’yı çok sevemedim; beklentimi herkesin övdüğü kadar karşılamadı. Yine de sevdiğim noktalar vardı hastalık temasını sömürmeden ele alması, abartısız ve umutlu bir ton tutturması, izlerken tamamen iç karartmaması. İzlenebilir , tatlış. 💫
Ratatouille… Fransa farelerini bu kadar övdüyse… biz kedilerimizi övseydik şu an animasyon zenginiydik. Bu arada fareleri de severim 🐭filmdeki fare ayrıca çok tatlıydı. Ve evet, filmin en güzel mesajı hala geçerli: herkes yemek yapabilir.🍓🍫🍳🥧🍕🌮🥢
Erkek arkadaşımla izledim ve bence en iyi Örümcek Adam filmlerinden biri. Konuyu bilmeyen yok zaten; eğlenceli, akıcı ve duygusu yerinde. Ben beğendim.✨
The Handmaiden, bakışı sürekli yerinden oynatan, katman katman açılan bir anlatı kuruyor. Güç, arzu ve özgürlük temaları estetik bir dille iç içe geçerken, hikâye her kırılmada seyirciyi yeniden konumlandırıyor. Manipülasyonun kime ait olduğu kadar, kimin gerçekten özgürleştiği sorusu da filmin…devamıThe Handmaiden, bakışı sürekli yerinden oynatan, katman katman açılan bir anlatı kuruyor. Güç, arzu ve özgürlük temaları estetik bir dille iç içe geçerken, hikâye her kırılmada seyirciyi yeniden konumlandırıyor. Manipülasyonun kime ait olduğu kadar, kimin gerçekten özgürleştiği sorusu da filmin asıl meselesi. Rahatsız edici ama büyüleyici.
Lady Hideko’nun yaşadığı hayat ve geçmişi, erkeklerin uyguladığı baskı…. Bu karanlığın içinde filizlenen lezbiyen aşk , tutku ve yasak duygusuyla iç içe geçiyor. Tüm anlatı son derece estetik bir dille kurulmuş. Bayıldım 🫣🫶🏻