Jim Carrey hastayım sana🤩 Uzun zamandır bu kadar eğlenceli bi film izleyip gülmemiştim, çok keyifliydi. Kafa dağıtan, güldürüp eğlendiren çerez bi film arıyosanız bu film tam o işte izleyin izleyiiiiin🤓
8 farklı kişi, 8 farklı yaşam, 8 farklı ülke..Bu 8 kişi birbirlerine duyusal olarak bağlantıdalar, birbirlerinin yeteneklerine sahipler ve gerektiği anda da birbirlerinin yanındalar(bilinç akışı sayesinde)(harika bi özellik değil mi🤓) Dizi; kimlik, cinsiyet kavramı, inanç, ırkçılık ve buna benzer pek…devamı8 farklı kişi, 8 farklı yaşam, 8 farklı ülke..Bu 8 kişi birbirlerine duyusal olarak bağlantıdalar, birbirlerinin yeteneklerine sahipler ve gerektiği anda da birbirlerinin yanındalar(bilinç akışı sayesinde)(harika bi özellik değil mi🤓)
Dizi; kimlik, cinsiyet kavramı, inanç, ırkçılık ve buna benzer pek çok konuyu ele alıyo. Dizi boyunca her karakteri tek tek tanıyoruz ve gittikçe diziye de karakterlere de bağlanıyoruz🤩 ama cinselliğin ve aşırılığın bu kadar abartılmasına gerek var mıydı ondan pek emin değilim, bazı sahneler fazla aşırı ve bazen gereksizdi..
Özgün ve alışılmışın dışında hikayesi, her biri harika olan karakterlere sahip olması nedenleri başta olmak üzere sezonlarca sürse bıkmadan izlerdim, final sahnesini baya baya duygulanarak, bitmesine hüzünlenerek izledim, aklımda bazı sorular öylece kalakaldı niye final oldu ki ya😔
Favori karakterlerim sırasıyla;
1-Lito
2.Wolfgang
3-Kala
Bazı konulara karşı ön yargılarınız yoksa(?!) herkesin izlemesini tavsiye ediyorummm✨
#okudumbitti📚🎈🌈 Veee bitti...Bilmediğimiz yerlerde, bilmediğimiz ne hayatlar yaşanıyor, bu kadarı da olmaz dediğimiz nice hikayeler var. Nalan'ın nam-ı diğer 'Camdaki Kız' ınki de o hayatlardan biri. Kitabın konusunu sevdim; birkaç farklı hikayeden oluşması, anlatılanların gerçek hayat hikayesi olması, bir psikiyatristin…devamı#okudumbitti📚🎈🌈
Veee bitti...Bilmediğimiz yerlerde, bilmediğimiz ne hayatlar yaşanıyor, bu kadarı da olmaz dediğimiz nice hikayeler var. Nalan'ın nam-ı diğer 'Camdaki Kız' ınki de o hayatlardan biri.
Kitabın konusunu sevdim; birkaç farklı hikayeden oluşması, anlatılanların gerçek hayat hikayesi olması, bir psikiyatristin hastalarını tedavi ederken izlediği yollar ve yöntemler, verdiği tavsiyeler biz okuyuculara da yol gösterici nitelikte, eğer fark edilebilirse kitap yararlanabileceğimiz bir çok mesaj içeriyor.
Bu kitaba edebi bir kitap olarak bakmadım; çünkü kesinlikle değil, olmak zorunda da değil zaten, tarzı daha çok bir söyleşi havasındaydı.
Kitabın sevmediğim yönlerinden bahsedecek olursam; yazarın bir kaç yerde kendini fazlaca övmesi, her şeyi "kader motifi" ne bağlaması, hangi kitaplarının hangi diziler olduğunu anlata anlata bitirememesi beni biraz rahatsız etti ve anlatılan hikayelerin ağırlığından mıdır yoksa bu aralar kitap okumaya pek isteğim olmadığından mıdır bir an önce bitmesini istediğim ama bir türlü bitemeyen bir kitap oldu ama yine de genel olarak güzel bir serüvendi.
Psikolojik tarzda kitaplar okumayı sevenler listesine eklemeli.
Bu arada kitap ve dizinin alakasının olmadığını söylemeliyim, yani en azından şu an için öyle🙄
Yine Yılmaz Erdoğan, yine çok güzel bir film. Bol bol ağlattı, eğlendirdi, düşündürdü, çok iyi hissettirdi, hayatın acı gerçeklerine de alıp götürdü, bazı yerlerde de güzel mesajları var. Ateş böceklerine derin bir tutkuyla bağlı olan Gülseren'in 1950 lerde başlayıp 2000…devamıYine Yılmaz Erdoğan, yine çok güzel bir film.
Bol bol ağlattı, eğlendirdi, düşündürdü, çok iyi hissettirdi, hayatın acı gerçeklerine de alıp götürdü, bazı yerlerde de güzel mesajları var.
Ateş böceklerine derin bir tutkuyla bağlı olan Gülseren'in 1950 lerde başlayıp 2000 lere kadar devam eden gerçekçi, eğlenceli, çılgın ve bi o kadar duygusal hayat hikayesinin çevresinde Türkiye'nin 1950 lerden 2000 lere kadar geçirdiği değişim ve siyasi dönemler, o dönemlerde yaşananlar da anlatılmış filmde.
Gülseren'in babasıyla olan tatlı ilişkisi beni bir hayli duygulandırdı, en çok ağladığım sahneler sanırım Gülseren'le babasının sahneleriydi.
İzleyin pişman olmazsınız.
🔦✨
Ben, eski benden geriye kalan bir yıkıntıyım.
🔦✨
Bu ülkede zeka neden hep dayak yer?
Ciddiyete iman etmişiz; nerde görsek öldürüyoruz, yok ediyoruz neşeyi, sevinci.
🔦✨
Sonumuzu Allah bilir, ama başlangıçlar bizimdir.
🔦✨
Lambalar sadece ışık verir, ama ateşböcekleri aydınlatır.🌌
Ne zamandır izlemek için beklettiğim bir filmdi, nihayet ve iyi ki izleyebildim. Gerçek bir hikaye, çoğumuzun belki de adını bilmediği ya da unutmuş olduğu iki şairin sefaletle, zorluklarla, umutla, edebiyat ve şiirle dolu gerçek hikayesi.. Yılmaz Erdoğan'ın filmlerini hep sevmişimdir…devamıNe zamandır izlemek için beklettiğim bir filmdi, nihayet ve iyi ki izleyebildim.
Gerçek bir hikaye, çoğumuzun belki de adını bilmediği ya da unutmuş olduğu iki şairin sefaletle, zorluklarla, umutla, edebiyat ve şiirle dolu gerçek hikayesi..
Yılmaz Erdoğan'ın filmlerini hep sevmişimdir ve bu filmini de çok sevdim. Filmle ilgili hem çok şey yazmak istiyorum hem de hiçbir şey yazamıyorum ne yazsam eksik kalırmış gibi geliyo öyle bir film, şiir gibi..en iyisi siz direkt filmi izlemeyi tercih edin.
🎬
"Yaşadığına sevinenler iyidir, ölmediğine sevinenler değil!"
🎬
"En iyisi susmak, susmak ve unutmak, unutmak mümkün değilse de belki hatırlamamak, ne de olsa ikisi aynı şey değil."
🎬
"İyimser mi daha cesur, kötümser mi?"
🎬
"Acı bahanesidir şiirin, şiir bahanesidir hayatın."
Spoiler içeriyor
Yer çekimine meydan okuyarak dünyaya gelen bir çocuk Oscar, bu durumu nedeniyle izole bir çocukluk geçirmek zorunda kalıyor, ta ki Agata adında kendi yaşıtı bir kızla tanışana kadar. Agata, Oscar'la ilgili sırrı öğreniyor ve ona yer çekiminde kalabilmesi için kendi…devamıYer çekimine meydan okuyarak dünyaya gelen bir çocuk Oscar, bu durumu nedeniyle izole bir çocukluk geçirmek zorunda kalıyor, ta ki Agata adında kendi yaşıtı bir kızla tanışana kadar. Agata, Oscar'la ilgili sırrı öğreniyor ve ona yer çekiminde kalabilmesi için kendi pembe sırt çantasını veriyor ve Oscar tüm yaşamı boyunca o sırt çantasını takarak yer çekiminde kalabiliyor, bir süre sonra çocukluk aşkı Agata'yla yolları ayrılmak zorunda kalıyor. Oscar büyüdüğünde kendini daha fazla saklamak istemediğine karar veriyor ve uçabilme yeteneğini herkese göstermek istiyor, katıldığı bir yetenek yarışması sonrası dünyaca tanınan biri haline geliyor, yıllar sonra çocukluk aşkı Agata'yla da yolları tekrar kesişiyor..Uzun, ama tatlı bir hikaye Oscar'ınki. Film, özünde fantastik, ama dramayı ve diğer tüm duyguları da içinde barındırıyor. Çok şirin bir İtalyan filmi. İtalya'da geçiyor olması bile izlemem için yeterli bir sebepti..Bellissimo👌🏻🤓
Sevdiklerine sarılabilmenin, dokunabilmenin uzak durmak zorunda olmadan istediğin kadar yakın olabilmenin önemini anladığımız şu pandemi zamanlarında bu filmi izlemek, benim için filmi biraz daha anlamlı kıldı. Bu film bana biraz 'İncir Reçeli' biraz da 'Aynı Yıldızın Altında' filmlerini hatırlattı. Çok…devamıSevdiklerine sarılabilmenin, dokunabilmenin uzak durmak zorunda olmadan istediğin kadar yakın olabilmenin önemini anladığımız şu pandemi zamanlarında bu filmi izlemek, benim için filmi biraz daha anlamlı kıldı.
Bu film bana biraz 'İncir Reçeli' biraz da 'Aynı Yıldızın Altında' filmlerini hatırlattı. Çok güzeldi diyemiycem ama güzeldi. Filmin orta kısımları biraz sıkıcı ve durağandı geçmek bilmedi, sonlara doğru daha iyiydi ve bir sahnesi beni derbeder etti ağlamamak için zor tuttum kendimi.
🎬 🎬 🎬 🎬 🎬 🎬 🎬
"Ona hiç sarılamadım. O benim en iyi arkadaşım ve ona hiç sarılamadım."
🎬 🎬 🎬 🎬 🎬 🎬 🎬
"Sevdiklerimizin dokunuşuna da tıpkı hava gibi muhtacızdır."
🎬 🎬 🎬 🎬 🎬 🎬 🎬
"Hayat, bir saniye harcamak için bile kısa."
Sarah Jio'nun okuduğum ilk romanı. Bu kitabı özellikle isminden dolayı mart ayında okumak istedim ve iyi ki de öyle yapmışım, hikayenin sonu, kitabı bitirdiğim bugün olan 31 martta son buluyor, denk gelişe bakar mısınız çok hoş değil mi🤓 Heyecanlı, tatlı…devamıSarah Jio'nun okuduğum ilk romanı. Bu kitabı özellikle isminden dolayı mart ayında okumak istedim ve iyi ki de öyle yapmışım, hikayenin sonu, kitabı bitirdiğim bugün olan 31 martta son buluyor, denk gelişe bakar mısınız çok hoş değil mi🤓
Heyecanlı, tatlı ve bir o kadar da hüzünlü bir hikayeydi..Hırs, inat, gurur ve yanlış anlaşılmalar uğruna yitirilen onca pişmanlık dolu seneler ve hayatlar..Roman yazarı Emily, hayatında son dönemde yaşadığı olaylardan uzaklaşmak ve uzun süredir yeni bir kitap yazmak isteme nedenlerinden dolayı kendisine iyi gelmesi ve ilham vermesi açısından çocukken devamlı gittiği, yengesinin adadaki evine gitmeye karar veriyor, adada kaldığı misafir odasında 1943 yılına ait kırmızı kadife kaplı bir günlük buluyor, kendine hakim olamıyor ve her gün bu günlüğü okuyor, okudukça hiç bilmediği sırları öğreniyor, öğrendikçe daha fazla okuyor ve şimdiye kadar hiç bilmediği gerçekleri keşfediyor, bu günlük kendi hayatını da yoluna koymasına, yolunu çizebilmesine ve kitap yazabilmek için ihtiyaç duyduğu ilhamı bulabilmesine yardımcı oluyor.
Bu arada bu kitap sayesinde bir sürü harika şarkılar ve kitaplar keşfettim kitabı okursanız siz de keşfedebilirsiniz🤓
Kitabı bitirdiğinizde hüzünlü bir mutluluk hissediyorsunuz, okuyun tavsiye ederim📚🎈🌈
Hint Dans Akademisindeki Hintli gençlere bale eğitimi vermek için Amerika'dan gelen agresif, memnuniyetsiz ama bale sanatının ustası eski bir yıldız(aslında çok kibar ve tatlı bi hocaydı kıyamam çok kızdırdılar, sinirlendirdiler, hep dalga geçtiler onunla😔) bu bale hocası sayesinde hayatları değişen,…devamıHint Dans Akademisindeki Hintli gençlere bale eğitimi vermek için Amerika'dan gelen agresif, memnuniyetsiz ama bale sanatının ustası eski bir yıldız(aslında çok kibar ve tatlı bi hocaydı kıyamam çok kızdırdılar, sinirlendirdiler, hep dalga geçtiler onunla😔) bu bale hocası sayesinde hayatları değişen, Hindistan'ın fakir mahallelerinde yaşayan Asif ve Nishu.
Asif'in doğuştan baleye uygun vücut yapısı ve doğal bir yeteneği var. Nishu'nun ise başarılı bir balet olmak için azmi ve baleye olan tutkusu. Her ikisi de ailelerini ve yakınlarını baleye olan tutkularına inandırmak, baleye olan yanlış algıları düzeltmek, başarılarına engel olmamaları için herkesi ikna etmek zorunda kalıyolar bununla bir müddet mücadele ediyorlar.
İlk başta Asif ve Nishu'nun yıldızları barışmasa da daha sonra birbirlerine destek olmayı, beraber başarabilmeyi ve baleyi birlikte keşfedebilmeyi ve bu azim gerektiren zorlu yolda birlikte yol almayı başarıyolar, hocalarının onlara olan inançları, çok çalışmaları ve azimleri sonucunda Amerika'nın en ünlü bale okulunda burslu olarak eğitim hakkı kazanıyolar. Çok güzel bir başarı hikayesi. Tutkularının peşinden giden insanların hikayelerini izlemeye bayılıyorum.
Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan bu filmde; müziğe, dansa ve Hint kültürüne doyacaksınız; eğer bunlar ilginizi çeken şeylerse bu filmi kaçırmayın👌🏼
Şubat ayının başından beri elimde süründü defalarca okumayı bırakıp sonra haksızlık etmek istemeyip tekrar tekrar döndüm kendimi okumaya zorladım ve sonunda bitirdim ama ben de bittim🙄 Virginia Woolf'un okuduğum ilk eseri ve sanırım son eseri olabilir. Ne okuduğumu asla bilemeyeceğim.…devamıŞubat ayının başından beri elimde süründü defalarca okumayı bırakıp sonra haksızlık etmek istemeyip tekrar tekrar döndüm kendimi okumaya zorladım ve sonunda bitirdim ama ben de bittim🙄 Virginia Woolf'un okuduğum ilk eseri ve sanırım son eseri olabilir. Ne okuduğumu asla bilemeyeceğim. Kitapta, yüzyılların geçişine(400 yıl), Orlando'nun yüzyıllardan yüzyıllara sürüklenen yaşamına şahitlik ediyoruz, başımızı döndürüyor kitap.
Genellikle dönemsel İngiltere ve İngiliz edebiyatı eleştirilmiş, toplum yapısı incelenmiş bir dönem eleştirisi.
Romanın bir bölümünde Türkiye'den bahsediliyor(Bursa'dan ve İstanbul'dan) işte o sayfaları kalbim kabararak okumadım da değil🤓
Romanda upuzun bol virgüllü, noktalı virgüllü, bol soru işaretli, iç konuşmalı, parantez içli yazım şekli; uzun tasvirler, betimlemeler konudan ve kitaptan sapmalara neden oluyor.
Konusuna gelirsek; 400 yıllık fantastik bir yaşam öyküsü Orlando'nunki, 400 yıl var olsa da 36 yaşındayken bitiyor kitap. Orlando'yu bazen İngiltere'de kraliyet sarayında, bazen İstanbul'da bir elçi olarak, bazen Bursa'da bir çingene çadırında görüyoruz. Kitapta Orlando gibi ölümsüz olan bir çok karakter var. Orlando kimlik arayışı, hayatın ne olduğu, hayatta yerinin ne olduğu sorularını soruyor bol bol. Orlando, erkek doğup ilk olarak erkek kimliğiyle aşkla tanışıyor, bu aşk onda acıya neden oluyor ve bu acı sonucu Orlando 7 gün boyunca uyuyor yani ölüyor, uyandığında kadın olarak diriliyor ama ne Orlando ne de çevresindekiler şaşırmıyor bu duruma ve Orlando bir kadın olarak yaşamına devam ediyor, kadın olarak yaşamanın bazen zorluklarını, yaşadığı dönemin gereği olarak kadın olmanın gereklerini bu gereklerin saçmalığını, anlamsızlığını da sorguluyor bolca. Virginia, Orlando'nun cinsiyet değişikliğiyle aslında cinsiyetin önemsizliğinden bahsediyor; asıl önemli olanın bireyin ruhu, fikirleri, duyguları ve bunların cinsiyetle bir alakası olmadığı vurgulanıyor. Kadın haliyle de aşık oluyor bol bol ve sonunda istediği hakettiği gerçek aşkı da buluyor. Orlando acı çektikçe uyumuş, uyudukça ölmüş, öldükçe tekrar dirilmiş bir beden.
Okunması için bolca sabır gerektiren bir kitap ama okumayın demiyorum okuyun ya🤓📚🎈🌈