'Dinmek bilmeyen küçük bir sızı içimde Kanım akıyor, damla damla Zamanım doluyor, hissediyorum Belki on sene belki on ay belki on gün... Ama sensizlikten öleceğim, bunu biliyorum Saçlarım ağaracak, nitekim dökülecek Tatlı bir değnek boy verecek yanımda Yeni yoldaşım olacak…devamı'Dinmek bilmeyen küçük bir sızı içimde
Kanım akıyor, damla damla
Zamanım doluyor, hissediyorum
Belki on sene belki on ay belki on gün...
Ama sensizlikten öleceğim, bunu biliyorum
Saçlarım ağaracak, nitekim dökülecek
Tatlı bir değnek boy verecek yanımda
Yeni yoldaşım olacak
Kitaplarımı kurtlar kemirecek, kalemimin miâdı dolacak
Bahçeme yüzün niyetiyle hüzünler ekeceğim
Senin tebessümün gibi rengarenk açacaklar
Her baktığımda onlara, bir damla anason karışacak suyuma
Bir gün bu hüzün bitecek, boy vereceğim dört kolluya
Güzün olacak bu hissediyorum, bahçem intihar edecek
Arada bir gelecekler, iyi adamdı diyecekler
Okuyacaklar, anlamını bile bilmedikleri ayetleri
Senin, bunların hiç birinden haberin olmayacak
Kedim seni bulacak
Anımsayacaksın, bir sızı düşecek yüreğine
Özleyeceksin, belki de ilk defa
Ciğerin parçalanacak, hasretimden
Ve bütün bunlar bir anda olacak
Anlayacaksın, çok geç olacak. '
| Son (Tozlu Raf Dergisi), Yıldıray Deke
"Yanlış bir hayalin şehrinde kaldım Sevdiği ben değilim anlatamam O aşk bu değildi tasarladığım Büyük bir tenhalık nasıl korkmam Korkularım bir canavar doğurdu. Bilmem n'apsam nereye kaçsam Yeşil karanlığında ağır tutsağım Gözlerinden çıkmak başlıca tasam Saçlarının zincirinde elim ayağım Kirpikleri…devamı"Yanlış bir hayalin şehrinde kaldım
Sevdiği ben değilim anlatamam
O aşk bu değildi tasarladığım
Büyük bir tenhalık nasıl korkmam
Korkularım bir canavar doğurdu.
Bilmem n'apsam nereye kaçsam
Yeşil karanlığında ağır tutsağım
Gözlerinden çıkmak başlıca tasam
Saçlarının zincirinde elim ayağım
Kirpikleri süngü takmış bir ordu
Bütün saatler bir anda durdu. "
| Ayaküstü Aşk, Attila İlhan
Eylülde mavi bir gündü Genç bir erik ağacının altında sessiz Sardım onu, solgun bir aşktı Kollarımda tatlı bir düş Ve üstümüzde güzel yaz göğü Bir bulut vardı uzakta Öylesine beyaz ve öylesine yukarıda Sonra baktım, sanki hiç yoktu. Aylar geçti…devamıEylülde mavi bir gündü
Genç bir erik ağacının altında sessiz
Sardım onu, solgun bir aşktı
Kollarımda tatlı bir düş
Ve üstümüzde güzel yaz göğü
Bir bulut vardı uzakta
Öylesine beyaz ve öylesine yukarıda
Sonra baktım, sanki hiç yoktu.
Aylar geçti o günden sonra
Şöyle ya da böyle sessiz
Erik ağaçlarının hepsi kesildi
Sorarsan, aşka ne oldu
Anımsayamıyorum derim
Ama bilirim ne düşündüğünü
Yüzünü unuttum gerçekten
Tek bildiğim, onu öptüğüm o zaman.
Öptüğümü de unuturdum
Olmasaydı o bulut.
| Olmasaydı O Bulut, Bertolt Brecht
Bir şiirin içinde denk gelmeliyiz birbirimize. Sen gülmelisin, dünyanın daha önce görmediği bir berraklık ile. Ben bakmalıyım, dünyanın daha önce bakmadığı bir şeye bakıyor bilinci ile. Sonra şiirin içinde sarılmalıyız, zamanı ve mekanı aşmalı kollarımız, ben yine sana bakmalıyım; senin…devamıBir şiirin içinde denk gelmeliyiz birbirimize. Sen gülmelisin, dünyanın daha önce görmediği bir berraklık ile. Ben bakmalıyım, dünyanın daha önce bakmadığı bir şeye bakıyor bilinci ile. Sonra şiirin içinde sarılmalıyız, zamanı ve mekanı aşmalı kollarımız, ben yine sana bakmalıyım; senin dünyamı değiştirdiğin hissi ile. Seni sevdim, bir mağlubiyet en fazla bu kadar şiir olabilirdi.
| Deneme, Ersin Aytemiz
Beni en güzel günümde Sebepsiz bir keder alır. Bütün ömrümün beynimde Acı bir tortusu kalır. Anlayamam kederimi, Bir ateş yakar derimi, İçim dar bulur yerimi, Gönlüm dağlarda bunalır. Ne kış, ne yazı isterim, Ne bir dost yüzü isterim, Hafif bir…devamıBeni en güzel günümde
Sebepsiz bir keder alır.
Bütün ömrümün beynimde
Acı bir tortusu kalır.
Anlayamam kederimi,
Bir ateş yakar derimi,
İçim dar bulur yerimi,
Gönlüm dağlarda bunalır.
Ne kış, ne yazı isterim,
Ne bir dost yüzü isterim,
Hafif bir sızı isterim,
Ağrılar, sancılar gelir.
Yanıma düşer kollarım,
Görünmez olur yollarım,
En sevgili emellerim
Önüme ölü serilir...
Ne bir dost, ne bir sevgili,
Dünyadan uzak bir deli...
Beni sarar melankoli:
Kafamın içerisi ölür.
| Melankoli, Sabahattin Ali