"Zararı mı var bu kadar sevmenin Ömrümü adasam bir sana çok mu Ah bilseler sadece sana olan özlemim Yokluğun ölümden de zor mu Nedeni sensin içimde yanan ateşin Kim gösterebilir birini bulunmaz eşin Ümit yeşertmek demek senin gelişin Ümitsizliğe doğan…devamı"Zararı mı var bu kadar sevmenin
Ömrümü adasam bir sana çok mu
Ah bilseler sadece sana olan özlemim
Yokluğun ölümden de zor mu
Nedeni sensin içimde yanan ateşin
Kim gösterebilir birini bulunmaz eşin
Ümit yeşertmek demek senin gelişin
Ümitsizliğe doğan tek senin güneşin
Kalbimi alıp lime lime etsinler
Ne çıkar sanırsın senden başka
Yangınları kıyametleri önüme getirsinler
Alamaz hiçbiri canımı aşkından başka
Ölümsüz olan ne benim ne de sen
Zira ruhumuz bağlıyken bu aşka"
Salt bir acının kemiksi tadı geliyor, baktığım gökyüzü açılımlı anılarda. Bir kadın geliyor, bir adam geçiyor ellerinden.. Adamın gözleri kadının varlığında asılı kalıyor, kadının varlığı iki ruhun içine işliyor kadının gözünde. Kadın bir manada aşkı tek başına yaşıyor fark etmeden.…devamıSalt bir acının kemiksi tadı geliyor, baktığım gökyüzü açılımlı anılarda. Bir kadın geliyor, bir adam geçiyor ellerinden..
Adamın gözleri kadının varlığında asılı kalıyor, kadının varlığı iki ruhun içine işliyor kadının gözünde.
Kadın bir manada aşkı tek başına yaşıyor fark etmeden. Adam yalnızca tene tutuluyor, kandan şehvet bütün heyecanını kucaklıyor.
Oysa kadın adamın ruhuna işlediğini sanıyor yine, sihirli oklarla varlığını ele geçirdiğini kendine sayıklıyor.
Adam kadına tutulmadan önce, kadın değersizliğini anlıyor, önce zifiri bir kavga olup, bu aşkı hicrana satıyor, ardından gece kadar kara bir buluta dönüşüyor. Adam ise kadının uçuşunun ardından aşkın kuraklığıyla kavruluyor.
Adam sandı ki kadın kara bir bulut da olsa dahi, onun bütün gecelerine bir yağmur gibi yağar ve yeni yeni ulaştığı aşkın çölünde ona bir serinlik olur.
Lakin aşk da ayrılık da tek yaşanacak şeyler olmadı hiçbir zaman. Ayrılık aşktan daha salttır, daha acıdır ama yine de ayrılık ; çifte bir duruşun artığıdır.
Gidişi adamın kurak çöllerinde güller açtısa da aşk bu ya; adam, kadın güneşin sıcağına esir olup kuraklaştığında kadına susuyor, susuzluğun yalnızca onun tenine yanan ateşten gelmediğini o zaman anlıyor.
Lakin kadın, o zaman acının verdiği susuzlukla öyle kurak ki, bir daha o aşka yağmur olamıyor.
halıda kan izleri buldum cıgarası hâlâ yanıyor cesedin başına oturdum gözleri bir tuhaf bakıyor bu çocuğu tanıyordum yıllardır yalnız yaşıyor bütün mektuplarını okudum kimseyle anlaşamıyor cinayeti otele duyurdum telefonlar üst üste çalıyor sabaha karşı başladı sorgum polis öleni ben sanıyor
psikanalist michael balint, freud eleştirisi yaparken şöyle bir cümle kurar: "ne zaman bir şeyden kaçsak başka bir şeye doğru koşarız.." hemen açmayın kollarınızı. size doğru koşanlar, başka bir şeyden kaçıyor olabilirler.
Spoiler içeriyor
öncelikle bu kadar geç kaldığım için çok utanarak yazıyorum. (izledim diye isaretlemistim ama bi türlü zaman bulamıyordum, ve nihayet bugün basarabildimm) Iyi ki izlemisim dedirten filmlerden oldu tabi ki. İlk yarım saat bi tık hikayemsi gibi izlettirdi kendini ama sonra…devamıöncelikle bu kadar geç kaldığım için çok utanarak yazıyorum. (izledim diye isaretlemistim ama bi türlü zaman bulamıyordum, ve nihayet bugün basarabildimm)
Iyi ki izlemisim dedirten filmlerden oldu tabi ki.
İlk yarım saat bi tık hikayemsi gibi izlettirdi kendini ama sonra açıldı zaten. Müzikleri çok iyiydi, son sahnedeki müziği editlerden direkt hatırladım ama hangi filmden olduğunu bilmiyordum :)
Bu arada filmin sonu hakkında bi twist köşe olduğunu sanki duymuştum ama belli ki unutmuşum, daha önce hiç spoi yemediğimi de biliyorum bu filmden, dolayısıyla sonlarını şok içinde izledim ve daha da iyi oldu benim için. Hala izlemeyen varsa kızmam çünkü benim için de geç kalınmış bu film oldu.. Mükemmel bir Fincher başyapıtı.