Ya bazı filmler vardır ya hayatında izlediğin an çok başkadır. Sevdiğim birini beklerken izlemiştim. Hem onun tatlı heyecanı vardı hemde film çok entelektüeldi. Kendimi çok iyi hissetmiştim.
Kore dizilerinin kapış kapış izlendiği zamanlarda neden izlemedim neden beğenmedim hatırlamıyorum. Amerikalı oyuncularında ilk bölümde olması garipti. Şimdi izlediğimde sevdim fakat biraz eksikti. Aslında çokta benlik değildi.
Dönemsel en yakın arkadaşım hatırlamasa da bir film bulduğunu ve izlememiz gerektiğini söylemişti. Bu kadar anneanne tarzı bir korku filmine nasıl denk geldi bilmiyorum ama ilk izlediğimizde ve hala tüylerim diken diken oluyor gerçeği anladıkları sahneye. Mükemmel bir gerilim filmi…devamıDönemsel en yakın arkadaşım hatırlamasa da bir film bulduğunu ve izlememiz gerektiğini söylemişti. Bu kadar anneanne tarzı bir korku filmine nasıl denk geldi bilmiyorum ama ilk izlediğimizde ve hala tüylerim diken diken oluyor gerçeği anladıkları sahneye. Mükemmel bir gerilim filmi kendimi kızın yerine koyduğumda daha da korkuyorum. Yaşlılarn olduğu korku filmleri beni korkutuyor.
Bir keresinde bir korku hikayesi vardı küçükken çok etkilenmiştim. Evde anneannesi yoktu ama anneannesi kılığında biri vardı. Çok korkmuştum. Bu da o tarz bir film.
Yine tatilde okuduğum bir kitap. Dedektiflik oynayan iki yakın arkadaşın bir meseleyi çözerken birbirlerine bağlanıp hoşlanmalarını da işliyor. Bence gayet güzeldi. Arkadaşlıkları ve işbirlikleri güzeldi. Zaman kaybı değildi. Atmosferi eski zamanlar olduğu için gözümde hep öyle canlandırdım. Gözümde canlanan filmi…devamıYine tatilde okuduğum bir kitap. Dedektiflik oynayan iki yakın arkadaşın bir meseleyi çözerken birbirlerine bağlanıp hoşlanmalarını da işliyor. Bence gayet güzeldi. Arkadaşlıkları ve işbirlikleri güzeldi. Zaman kaybı değildi.
Atmosferi eski zamanlar olduğu için gözümde hep öyle canlandırdım. Gözümde canlanan filmi de güzeldi. Kızla erkeğin çok uyumlu yazıldığını düşünüyorum.
*KUYRUKLUYILDIZ GÜNLERİ* Okuduğum günlerin üstünden seneler geçti. Kar yağarken okumuştum ve gerçekten dikkatimi başka yöne çevirmem gerekiyordu. Aklımda kalanlar ise aşkı çok başka şekilde finallemişti ve akılda kalıcı bir hikayesi olmasada yumuşak yumuşak içine çekiyordu.
Marian Keyes benim tatil yazarım. Plajda şezlongun üstünde kitaplarını zevkle okurdum. Ne yazık ki, en az beğendiğim kitabı bu. Yine de ana karakterin mizahlı bakış açısı okurken düşünme tarzıyla eğlendiriyor. Karakterleri hatırlıyorum ve erkek karakterin diğer chick lit kitaplarında ki…devamıMarian Keyes benim tatil yazarım. Plajda şezlongun üstünde kitaplarını zevkle okurdum. Ne yazık ki, en az beğendiğim kitabı bu. Yine de ana karakterin mizahlı bakış açısı okurken düşünme tarzıyla eğlendiriyor.
Karakterleri hatırlıyorum ve erkek karakterin diğer chick lit kitaplarında ki kadar etkileyici anlatıldığını düşünmüyorum. Sonda ki öznel yorumum. Muhtemelen beni çok etkilemedi.
Kitap 600 sayfa civarında ve kafa dağıtmalık, kolay okunur bir kitap olduğu için tercih edilmeyebilir pek. Uzatmalara gittiği yerler çok vardı. Bazı olaylar sadece sayfa sayısını uzatmak içindi. Bundaki tek sorun eğlencelik olan kitabın işler yoluna girdikçe sıkıcıkaşmaya başlaması. Olası bir finalle de bitti zaten.