kitap raf'a eklenince yeniden atılmış gönderi: çok acayip bir şeydi. elimden bırakamadım ve demin bitirdim, şu an kendimi yorumlayabilecek yetkinlikte de görmüyorum aslında ama gerçekten garipti ya. nasıl tanımlayabileceğimden emin değilim ama hayvanî zevklerin peşine düşen bir kadının bunu yaptıkça…devamıkitap raf'a eklenince yeniden atılmış gönderi:
çok acayip bir şeydi. elimden bırakamadım ve demin bitirdim, şu an kendimi yorumlayabilecek yetkinlikte de görmüyorum aslında ama gerçekten garipti ya. nasıl tanımlayabileceğimden emin değilim ama hayvanî zevklerin peşine düşen bir kadının bunu yaptıkça bir domuza dönüşmesi, bir metamorfozdu kitabın konusu. toplumsal cinsiyete yönelik eleştirilerin çoğu netti, özellikle kitabın başlarında tiksintiyle okuduğum bolca satır vardı. kadınlara yapılan, reva görülen muamemeler iğrençti. en sonu umut dolu mu yoksa kötü mü bitti emin değilim. sanki eksikti bir şekilde. siyasi göndermeler de vardı ama daha iyi anlamak için yeniden okumam lazım. böyle hem 1984 hem Dönüşüm hem de farklı bir şeylerin esintisi vardı ama hiçbiri değildi tam. daha çok bu tarz şeyler okumak istiyorum çünkü öfkelenmek, öfkemi diri tutmak istiyorum.
güzeldi. acının kendisini gösterip acı mastürbasyonu yaptırmanın ötesinde acının kişideki aksini göstermişlerdi ve bilmiyorum, saf acı işte. başrolün oyunculuğu çok iyiydi. sessizlik ve o sessizliğin sonucunda küçük seslere odaklanmanın insana hissettirdiği duygular ve çaresizlik iyi yansıtılmıştı. ama filmin muhtevasından ötürü…devamıgüzeldi.
acının kendisini gösterip acı mastürbasyonu yaptırmanın ötesinde acının kişideki aksini göstermişlerdi ve bilmiyorum, saf acı işte.
başrolün oyunculuğu çok iyiydi. sessizlik ve o sessizliğin sonucunda küçük seslere odaklanmanın insana hissettirdiği duygular ve çaresizlik iyi yansıtılmıştı. ama filmin muhtevasından ötürü bu detaylara pek giresim yok gibi ya
okuduğuma çok memnunum. bu süreçte bana epey iyi geldi (bu kadar iyi gelmesinin başlıca sebeplerinden birinin ümide dair sık sık yaptıkları vurgu olduğunu düşünüyorum) ve bilmiyorum özellikle Kemal Sayar'la ilgi alanlarımızın benzediğini hatta biraz daha iddialı bir söylemle benzediğimizi düşünmeye…devamıokuduğuma çok memnunum. bu süreçte bana epey iyi geldi (bu kadar iyi gelmesinin başlıca sebeplerinden birinin ümide dair sık sık yaptıkları vurgu olduğunu düşünüyorum) ve bilmiyorum özellikle Kemal Sayar'la ilgi alanlarımızın benzediğini hatta biraz daha iddialı bir söylemle benzediğimizi düşünmeye başladım ve kendisine ilgim hatrı sayılır biçimde arttı. kitabın içinden kendime bazı kitap, film önerileri devşirdim. kiminin zaten listemde olduğunu görmek hem üzdü hem sevindirdi çünkü bir yandan daha okuyamamış, izleyememiştim öte yandan da onları keşfedecek ortamım olmuştu. böyle.
Kemal Sayar ve Sadettin Ökten'in birlikte yazdığı diğer kitapları da okumayı istiyorum.
(ve buradaki yorumlarımı, kendi yorumlarım şeklinde yapmaya karar verdim. yani "yorum böyle yapılır"ı aşmaya karar verdim. bundan dolayı da mutluyum eheh)
9/10
📚🔊İbraam'ın Oğlu İbraam'ın Öyküsü - Ferit Edgü muhtemelen bir öykü kitabının içinde olduğundan direkt bir içerik olarak bulamadım raf'ta ya da başka bir yerde. ben de youtubeda dinledim, hemen linkini bırakayım: https://youtu.be/2I8qaCEBsxw?si=vYJJgm1UZZJLuq5T hoca ve adını hatırlamadığım bir karakter arasında geçiyor…devamı📚🔊İbraam'ın Oğlu İbraam'ın Öyküsü - Ferit Edgü
muhtemelen bir öykü kitabının içinde olduğundan direkt bir içerik olarak bulamadım raf'ta ya da başka bir yerde. ben de youtubeda dinledim, hemen linkini bırakayım:
https://youtu.be/2I8qaCEBsxw?si=vYJJgm1UZZJLuq5T
hoca ve adını hatırlamadığım bir karakter arasında geçiyor tüm hikaye. karakter hocaya kendine yol göstermesi için "anılarını" anlatıyor, daha tamamlanmamış, nihayete ermemiş anılarını hatta. hoca'nın hikaye boyu en net olduğu durum en son cevap verirkenki haliydi bence. onun dışında niye öyle davrandı, neden öyle dedi çoğunda anlayamadım. karakterimiz de pek anlamıyordu. insanları okumak konusunda kendimi geliştirmem gerekiyor gibi.
bakış açısı, sonu çok hoş ve güzeldi bence. okuyan kişiyi de beğendiğim için güzel bir deneyimdi. hocanın karakter olarak nerede durduğunu hala tam çözemedim ve hala merak ediyorum bunu. farklıydı bence ya, bilmiyorum. ama böyle tanıdık bir farklılığı vardı.
bu kitabı 2019 ya da 2018'de almıştım ve o zaman okumaya başladığımda bana çok sıkıcı, herkesin bildiği şeyleri tekrar eden, bilmediğim şeyler varsa da içinde; onları zihnimde, hayatımda bir yerlere yerleştiremediğim için bana laf salatası gibi gelen bir kitaptı. yarım…devamıbu kitabı 2019 ya da 2018'de almıştım ve o zaman okumaya başladığımda bana çok sıkıcı, herkesin bildiği şeyleri tekrar eden, bilmediğim şeyler varsa da içinde; onları zihnimde, hayatımda bir yerlere yerleştiremediğim için bana laf salatası gibi gelen bir kitaptı. yarım bıraktım ve yıllarca yüzüne bakmadım.
bu sene isee okuduğuma çok memnunum çünkü kafamda o kavramlara, durumlara tamı tamına uyan boşluklar açılmıştı. ihtiyacım vardı yani oraların doldurulmasına ve gerçekten cuk oturdu. bazı duyguların mahiyetinden bile bihaber olduğumu fark ettim sayesinde, kendimi tanımaya daha çok yaklaştım böylece. yani genel anlamda beğendim ve işime de yaradı. beğenmediğim kısmı ise muhtemelen Nevzat Tarhan'ın konuşmalarının dikte edilmesi ve düzenlenmesi şeklinde oluşturulmuş olmasıydı. sahip olduğu dil yazı dili değildi ve bu bazen kafa karıştırıcı ifadelere sebep olabiliyordu.
8/10
aslında çok klasik bir kurgusu vardı, hem de öyle böyle değil ama aşırı sevdim. çünkü o Miyazaki havasını bunda da alıyorsunuz, çok tatlı. ayrıca başrol erkeğimize ve kankasına da aşık oldum. ben de öyle kulüp ve yapılaşma ve birlik istiyorum…devamıaslında çok klasik bir kurgusu vardı, hem de öyle böyle değil ama aşırı sevdim. çünkü o Miyazaki havasını bunda da alıyorsunuz, çok tatlı. ayrıca başrol erkeğimize ve kankasına da aşık oldum. ben de öyle kulüp ve yapılaşma ve birlik istiyorum ya kendi okulumda😂 nasıl bulucaz bu ruhu?
7.5/10
ezel vs kurtlar vadisi karşılaştırması yapacağım sadece. ezel'in en iyi olduğu konu, hiçbir insanın siyah ve beyaz gibi kötü veya iyi olamayacağını göstermesiydi. insanın içinde yaşadığı çelişkiler, kötülüğün sebepleri hakkındaki o ruh hallerine odaklanması vs. kesinlikle kv'yi sollar. ama en…devamıezel vs kurtlar vadisi karşılaştırması yapacağım sadece.
ezel'in en iyi olduğu konu, hiçbir insanın siyah ve beyaz gibi kötü veya iyi olamayacağını göstermesiydi. insanın içinde yaşadığı çelişkiler, kötülüğün sebepleri hakkındaki o ruh hallerine odaklanması vs. kesinlikle kv'yi sollar. ama en basitinden dayı ile ömer'in tanışmasının tesadüfi olması kurguyu zayıflatıyor. bir de karakterler konusunda, bilmiyorum belki yanlış bir kanı ama çok güçlü profiller oluşturulmuş gibi gelmedi ama dediğim gibi bu düşüncemden emin değilim, bu konuda kv daha iyi gibi geldi. ayrıca sürükleyici değildi hikaye, yeterince merak unsuru olmadığını hissettim. ama bir şekilde bitti bence sadece 71 bölüm olmasının etkisi var, devamının olmaması yerinde olmuş. ayrıca insan öldürmenin ya da suç işlemenin, kötülük yapmanın kolay olmadığını, onun vicdani yönünü iyi yansımışlar. kv'deki gibi vur geç hiç önemi yok hayatların gibi değildi.
bu kadar ezel kritiği yapınca kv daha iyi diyesim gelmedi oysaki gönderiye bunun için başlamıştım. hangisi daha iyi bilmiyorum, ehe
aşırı akıcıydıı, kitap belli bir arkadaş grubunun birbirine gönderdiği mektuplardan oluşuyor. font ile kimin yazdığı anlaşılıyor ama zaten her karakter için de bir dil oluşturulmuş ve bunun oluşturulabilmiş olması aşırı hoşuma gitti. çok genelgeçer olaylar üzerinden çok yerinde toplumsal, özellikle…devamıaşırı akıcıydıı,
kitap belli bir arkadaş grubunun birbirine gönderdiği mektuplardan oluşuyor. font ile kimin yazdığı anlaşılıyor ama zaten her karakter için de bir dil oluşturulmuş ve bunun oluşturulabilmiş olması aşırı hoşuma gitti.
çok genelgeçer olaylar üzerinden çok yerinde toplumsal, özellikle de aşk ve ilişkiler üzerine tespitler yapmış Leyla Erbil.
8/10