Kargaşa düzenden doğar, korku cesaretten doğar, zayıflık güçten doğar. Düzen ya da düzensizlik sayıdadır örgütlenmededir. Cesaret ya da korkaklık tavırdadır. Güçlülük ya da güçsüzlük görünümdedir.
Uzaktan seviyorum seni! Kokunu alamadan, Boynuna sarılamadan. Yüzüne dokunamadan. Sadece seviyorum! Öyle uzaktan seviyorum seni! Elini tutmadan. Yüreğine dokunmadan. Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden. Şu üç günlük sevdalara inat, Serserice değil Adam gibi seviyorum. Cemal Süreya
Belki Haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor Attila İlhan
"İyi bir insan" dedi slim."insanın iyi olmak için akla ihtiyacı yoktu. Hatta bana zaman zaman bunun tam tersi olmalı gibi gelir. Çok zeki birini ele al, hemen hiçbir zaman iyi biri olmadığını görürsün"
Burada şunu da belirteyim ki, ben deniz ne Fransızların ve ne de herhangi bir yabancı devletin sahip çıkmasına tenezzül eden kişilerden değilim. Benim için en büyük korunma yeri ve yardım kaynağı ulusumun bağırdır.
Geceler bitti. Yolculuklar bitti. Yeni yerler, yeni sabahlar bitti. Her yerde bin yıllık bir aşınma, solgun zaman kokusu. Senden önceki haline döndü kalabalık. Gamzeli sular yürürdü dünyaya, kirpiğin kaşına her değdiğinde. Ben deniz derdim hazla, gökyüzü niyetine bakardı başkaları. Kimsenin…devamıGeceler bitti. Yolculuklar bitti. Yeni yerler, yeni sabahlar bitti. Her yerde bin yıllık bir aşınma, solgun zaman kokusu. Senden önceki haline döndü kalabalık. Gamzeli sular yürürdü dünyaya, kirpiğin kaşına her değdiğinde. Ben deniz derdim hazla, gökyüzü niyetine bakardı başkaları. Kimsenin sesinde bulut yok, kanat yok, rüzgar yok; bir hızar sesiyle konuşuyor artık herkes. Kalbinle donattın önce gövdemi, sonra aşkın nasıl bir yoksulluğa dönüştüğünü gösterdin. Sevinçler bitti, kapı zilleri bitti.
Şükrü Erbaş
"Senden başka hiçbir şey ama başka hiçbir şey istemiyorum" diye tekrar ediyordum,"bana hiçbir cevap verme, beni dikkate bile alma,yeter ki bir köşeden sana bakmama izin ver"
Dökülen süte ağlamak işe yaramaz derler ama doğru değil bu, bir anlamda eğitici de, çünkü bu bize insanların bazı yaklaşımlarının ne ölçüde düşüncesiz olduğunu gösterir; şöyle ki, eğer süt dökülmüşse dökülmüştür ve bezle silmekten başka bir şey gelmez elden, ve…devamıDökülen süte ağlamak işe yaramaz derler ama doğru değil bu, bir anlamda eğitici de, çünkü bu bize insanların bazı yaklaşımlarının ne ölçüde düşüncesiz olduğunu gösterir; şöyle ki, eğer süt dökülmüşse dökülmüştür ve bezle silmekten başka bir şey gelmez elden, ve eğer Habil iblisçe öldürülmüşse birisi onun yaşamını elinden aldığı içindir.
Bir düşünce kurcalar kafamı : Yatakta, başım yumuşak bir yastıkta mı ölmeli ? Yoksa karanfil gibi mi solmalı yavaşça . Gizli bir kurdun içten içe kemirdiği? Sessiz sedasız eriyip gitmeli mi yoksa boş bir odaya bırakılmış mum gibi? Sandor Petofi