Bu Güzel ve Mübarek Günde Mutluluk ve Huzur İçinize Dolsun, Güzellikler Hayatınızın her Kısmında Yer Alsın, Sağlık Hayatınızda baki Olsun, ALLAH'ın rızası sizinle olsun, Kurban Bayramınız Mübarek Olsun.
Spoiler içeriyor
Mücadeleci ve özverili üç kadının, sonu saçlarıyla birbirine bağlanan inanılmaz hikayesi. Kitabı aşırı beğendim. Hele hintlinin hikayesi beni aşırı etkiledi.
Güzel Hatırlayalım birbirimizi Bir meltem eserse bir sabah, Bir sıcaklık hissedersen yüreğinde, Ufuktan bir renk ilişirse gözüne, Anıların kıyısındaysa aklın, Düşünürsen bir an bile, o zaman beni hatırla. Eğer gök yüzü gülümsüyorsa, Bil ki ben de seni hatırlarım. Güzel hatırlayalım…devamıGüzel Hatırlayalım birbirimizi
Bir meltem eserse bir sabah, Bir sıcaklık hissedersen yüreğinde, Ufuktan bir renk ilişirse gözüne, Anıların kıyısındaysa aklın, Düşünürsen bir an bile, o zaman beni hatırla. Eğer gök yüzü gülümsüyorsa, Bil ki ben de seni hatırlarım. Güzel hatırlayalım birbirimizi, Ayrılığın hazin kuyusu kirletmesin anıları, Bir güz vakti kulağında ismim çınlarsa, Beni düşünme. Sadece hatırla o masmavi denizin kıyılara vuran dalgalarını. Aklın kalmasın, Ben de seni hatırlarım bir yerlerde, Söylenmemiş sözlerde, Okunmamış şiirlerde mesela, Güzel hatırlayalım birbirimizi. Şiirler solmasın, Güzel düşler süslesin kalplerimizi, Ama geçsin bu kasvetli karanlık, Acıtmasın sonsuza dek, Hem belki selamlaşırız, Karşılaşırız bir yerlerde, Yok, şimdi değil. Biraz zaman geçsin, Acıtır şimdilerde. Güzel hatırlayalım birbirimizi. Pişmanlıksız, üzüntüsüz ve umutlu, Belki bir çocuk güldüğünde gülümseriz aynı anda, Belli mi olur? Belki bir kitap sayfasında aynı şeyi düşünürüz. Her şeyin bir sonu var, bilirim. Bunun da sonu oldu elbet. Bilelim ki bu da geçer, Bir bakmışız kaybolmuş bu kasvetli karanlık, Hiçbir acı sonsuza dek sürmez ya, bilirsin. Hatıralar solmazsa, Umutlu bir gülüş varsa yüzümüzde, Güzel hatırlayalım birbirimizi, Biraz kader, biraz da keder, kabullenerek. Masmavi gök yüzünde, Bir deniz melteminde, Soğuk bir esintide, Anılar renkli çiçek kokularında, Hazin bir gülüşte... Nerede olursa olsun, Güzel hatırlayalım birbirimizi.
Az önce hiç ummadığım bir yerde bir Sezen Aksu parçasına denk geldim. Ne zaman modum düşse ya ben dinlerim ya da bir yerlerde çalar. “İşte biz o gün tükeneceğiz!”
Spoiler içeriyor
Filme televizyonda iki kez denk gelmiştim. Sonra da sesli betimlemelisini izleme şansım oldu. Filmin birçok yerinde kendi hayatımı düşünmeye daldım, bir de baktım ki film akıp gidiyor. Aslında duyulmaması gereken hıçkırıklar değil, engellerden, hastalıklardan vs. başa gelen önyargı ve ayrımcılık…devamıFilme televizyonda iki kez denk gelmiştim.
Sonra da sesli betimlemelisini izleme şansım oldu.
Filmin birçok yerinde kendi hayatımı düşünmeye daldım, bir de baktım ki film akıp gidiyor.
Aslında duyulmaması gereken hıçkırıklar değil, engellerden, hastalıklardan vs. başa gelen önyargı ve ayrımcılık dolu hikayeler.
Eskiden sadece bizim toplumumuz böyle sanırdım ama görüyorum ki her toplumda bu var.
Ya maskeliyorlar farklılığı, ya da bir sürü gereksiz önyargıyla taçlandırıyorlar.
Film beni çok etkilemişti.
Aslında, toplum olarak birbirimizi anlayıp dinlemeye ne kadar da çok ihtiyacımız var, değil mi? Saygı ve hoşgörü de birbirimizi anlamaktan geçtiğine göre, dinlesek, düşünsek, belki biraz da empati. Neden birçok sorunun çözümü olmasın ki? Neden dünya daha yaşanılabilir bir yer…devamıAslında, toplum olarak birbirimizi anlayıp dinlemeye ne kadar da çok ihtiyacımız var, değil mi? Saygı ve hoşgörü de birbirimizi anlamaktan geçtiğine göre, dinlesek, düşünsek, belki biraz da empati. Neden birçok sorunun çözümü olmasın ki? Neden dünya daha yaşanılabilir bir yer olmasın ki? Neden eşitlik, saygı, hoşgörü gibi temel kavramlarla hayat ve gelecek temellerimiz oluşmasın ki? Biz, inançların ve birlikteliklerin en güzel ve değerlisine sahibiz. Hem her şeyiyle kusursuz bir dinimiz hem de dillere destan bir birlikteliğimiz var. Bu inanç ve vatan birlikteliğini, saygı ve hoşgörü birlikteliğiyle de taçlandırsak bu yurt, bu dünya bizler için ne kadar da yaşanılabilir olur, değil mi?
Spoiler içeriyor
Kitabı genel olarak beğendim. Özellikle sonu beni çok etkiledi. Dostların yolculuğu da çok etkileyici şekilde anlatılmış. İnanmanın gücünü çok derin hissettim. Yani insanoğlu, ne kadar imkansız olursa olsun bir inancın peşinden gitti mi durdurulamıyor. En zor şartlarda bile içindeki inanç…devamıKitabı genel olarak beğendim.
Özellikle sonu beni çok etkiledi.
Dostların yolculuğu da çok etkileyici şekilde anlatılmış.
İnanmanın gücünü çok derin hissettim.
Yani insanoğlu, ne kadar imkansız olursa olsun bir inancın peşinden gitti mi durdurulamıyor.
En zor şartlarda bile içindeki inanç onu harekete geçirebiliyor.
Yine fazla düşünmedim ne yazacağımı. İki yıldır yapamadığım bir şeyi yapmaya çalışmam biraz saçma ve boş bir çaba değil mi zaten? Bazen düşünüyorum da, ben ne ara böyle oldum? Ne ara oldu bunların hepsi? Düşünsem hiç aklıma gelmeyecek şeyleri yaşamamın…devamıYine fazla düşünmedim ne yazacağımı.
İki yıldır yapamadığım bir şeyi yapmaya çalışmam biraz saçma ve boş bir çaba değil mi zaten?
Bazen düşünüyorum da, ben ne ara böyle oldum?
Ne ara oldu bunların hepsi?
Düşünsem hiç aklıma gelmeyecek şeyleri yaşamamın nasıl bir şey olduğuyla ilgili bir çıkarım yapamıyorum.
İyi mi, kötü mü?
Acaba daha neler neler bilmiyorum.
Artık hiçbir şeye şaşırmam, diyorum ama yine şaşırıyorum.
Acaba daha neler neler olacak diye merak ediyorum.
Tabii neleri bilmediğimi de.
En azından bir şeyler sonuçlandığında ya da daha sonuçlanmadan onlarla ilgili bir şeylerin farkında olmak da güzel ve yararlı.
Tek bir şey biliyorum: hiç bir şey bilmediğim.
Bazen bazı şeyler çok anlamsız gelir ya hani? Ne yaptım? Neden yaptım? Yaptım da ne oldu... Neden böyle oldu ya da bu neden olmadı gibi mesela? Eğer bir insanı önemsersen seninle ilgili düşüncelerinin kusursuz olmasını istersin. Ona kendini öyle anlatmaya…devamıBazen bazı şeyler çok anlamsız gelir ya hani?
Ne yaptım?
Neden yaptım?
Yaptım da ne oldu...
Neden böyle oldu ya da bu neden olmadı gibi mesela?
Eğer bir insanı önemsersen seninle ilgili düşüncelerinin kusursuz olmasını istersin.
Ona kendini öyle anlatmaya çalışırsın ki, bazen sessizce yaparsın bunu, duyuramazsın; bu da çok daha fazla yorar.
Sonuç mu?
Tabii ki hiç?
Bilmez, sen de bilemezsin.
O senin bir şey yaptığını bilmez, sen de ne yaptığını ve neden yaptığını bilemezsin.
O duymamıştır, seninse mantıklı bir açıklaman yoktur.
Ne kendine bir şey açıklayacak mantıklı bir düşünce vardır kafanda, ne de ona söyleyebilecek iki çift lafın olur.
Seni önemsiyorum ve buyüzden kendimi bu kadar iyi anlatmaya çalışıyorum, demek de o kadar kolay olmasa gerek.
Eğer neden önemsediğini bilirsen, söylersin de tabii.
Ama bilir de kendinden bile gizlersen, o zaman ne sen bilirsin nedenini, ne de karşındaki.
Ne mi olur?
Hiçbir şey.
İçimde öyle bir hissizlik var ki, sessizlik sanki. Öyle huzursuzum ki nedensiz... Çok mutlu olmamın beklendiği bir anda neden bu kadar mutsuzum gerçekten bilemiyorum. Sanki o belgeler, o şatafat... Hepsi, teselli olsun diye yapılmış saçmalıklar gibi, gerçekten ben böyle istemedim,…devamıİçimde öyle bir hissizlik var ki, sessizlik sanki.
Öyle huzursuzum ki nedensiz...
Çok mutlu olmamın beklendiği bir anda neden bu kadar mutsuzum gerçekten bilemiyorum.
Sanki o belgeler, o şatafat...
Hepsi, teselli olsun diye yapılmış saçmalıklar gibi, gerçekten ben böyle istemedim, buna ihtiyacım yok.
Ama gerçekten böyleyse...
Gerçi, öyle olmasa bile çoğu için öyle zaten.
Neden bu kadar kötü ve belirsiz...
Bunun nasıl geçeceğini de bilmiyorum.
Söylenen her şey, sanki her şeyi daha da kötü hale geçiyor gibi.
Acaba bilinmezlerin sonucumu tüm bunlar?
Acaba her şey nasıl olsaydı daha farklı olurdu?
Sabah böyle değildi sanki, şimdi neden böyle oldu?
Her yerde her şeyin fazlasına maruz kalmak...
Onca özen, onca ayrımcılık, bomboş onca yücelti...
Sanırım artık, bunların hepsi sebepiyle daha da kötü oluyor her şey.
Kendimi nerelerde gördüm ki bu kadar kötü etkiledi beni bunlar?
Oysa bunlar hayatımdan asla çıkamayacak belli temel parçalar.
Her yerde, her şeyde...
Ne yükseklerde gördüm kendimi ne de en ufak bir hırsım oldu.
Yalnızca insanların her şeyin fazlasına maruz bırakmadığı sıradan biri olmak istedim.
Çok istedim diye mi, en çok bunu istedim diye mi bilmiyorum, olmadı işte.
Aslında bunların hiçbirinden değil, bunlar benim hayatımın temel parçaları olduğu için sıradan olamadım hiçbir zaman, olamayacağım da.
Normal şekilde konuşulan, yapmacık ve abartılı tavırların olmadığı bir iletişim dilemiştim.
Ama artık istemiyorum.
Artık yalnızca benim gibi olanlarla ilgiliyim.