Açıkçası başlarda sıkılmama rağmen bitmeye yakın tempo arttı. Merak ederek izlediğimi söyleyebilirim. Mantık hatası var mıydı? Evet vardı fakat filmi izlerken gözüme batmadı, aktı gitti.
Allah aşkına filmin sonunu anlayan varsa yorumlarda belirtsin lütfen beynim yandı… Her sahnesini merakla izledim. Beyin yakan bir film olduğu için anlamadığım yerleri başa sarıp sarıp izledim. Gerçekten tuhaf bir yapımdı. Kadın gerçekten hasta mıydı değil miydi? Düşündürdü durdu. Bir…devamıAllah aşkına filmin sonunu anlayan varsa yorumlarda belirtsin lütfen beynim yandı…
Her sahnesini merakla izledim. Beyin yakan bir film olduğu için anlamadığım yerleri başa sarıp sarıp izledim. Gerçekten tuhaf bir yapımdı.
Kadın gerçekten hasta mıydı değil miydi? Düşündürdü durdu. Bir ara hastanedeki müdürün şizofren olduğunu falan düşündüm. Yani kısacası o kadar soru işareti varki filmdeki herkese sarıyorsunuz.
Spoiler içeriyor
Cengiz Aytmatov kitaplarına gerçekten aşığım bu da onlardan bir tanesi. Öğretmen olduğum için mi bu kadar etkilendim bilmiyorum… ah Düyşen, ah Altınay… Bir öğretmenin öğrencilerin hayatına ne denli dokunduğunun simgesi bu kitap. Düyşen öğretmen sayesinde öğrenim hayatı görmüş ve son…devamıCengiz Aytmatov kitaplarına gerçekten aşığım bu da onlardan bir tanesi.
Öğretmen olduğum için mi bu kadar etkilendim bilmiyorum… ah Düyşen, ah Altınay…
Bir öğretmenin öğrencilerin hayatına ne denli dokunduğunun simgesi bu kitap.
Düyşen öğretmen sayesinde öğrenim hayatı görmüş ve son derece yükselen Altınay, daha sonra köyüne döner ve oradaki kişiye bıraktığı mektupla roman başlar.
Kötü kalpli yengesiyle yaşamını sürdüren Altınay, Düyşen öğretmenin sayesinde birçok zorluklardan kurtulur ve kendine yeni bir hayat kurar.
Düyşen öğretmenin düştüğü konum açıkçası beni üzdü. O kadar emek vermiş birinin köy yerinde ilgi görememesi eleştiriyi hak ediyor.
76 sayfalık bir kitap fakat etkisi büyük.
Kitaptan alıntılar…
• Bunu kesin olarak söylüyorum, çünkü o gün, yaşamımda ilk kez, yapmam gerektiğine inandığım bir şeyi “sonu ne olur?” diye düşünmeden, herhangi bir cezadan korkmadan karar verip yaptım. (s:26)
• Kuma! Bu sözcükten tiksiniyorum. Hangi karanlık çağda, kim düşünmüştü bu iğrenç sözü? Ruhuyla, gövdesiyle köle olan ikinci kadının durumundan daha aşağılık ne olabilirdi? (s:59)
• Ölü müydüm, diri miydim, bilmiyordum. Bir çığlık atmak bile gelmemişti içimden. (s:61)
• Sevdiğimiz insanların izleri neden bir yerde sürekli kalmazlar, neden onları her aradığımızda bulamayız? (s:64)
• İnsanların birçok kusuru bağışlanırdı ama böylesi bir canavarlığı bağışlamak gelmiyordu içimden. (s:68)
Bugün sinemada izledim. Gerilimli başladı fakat sona doğru ilerleyişini beğenmedim. Cevapsız kalan birkaç nokta vardı artık ikincisini mi çekecekler bilmiyorum.
* Kendi istek ve arzularından fedakarlık ederek kurduğu evlilik hayatında, eşini kaybettikten sonra kendi hayatını aramaya koyulan bir kadın, Türkan… * Kitaptan alıntı: “ Belki de güzel bir şeye sahip olup kaybetmektense ona hiç sahip olmamak daha iyidir.”
Film boyunca çocukların annesine kızdım. “Yani yıllarca görüşmediğin anne-babanın yanına tek başlarına nasıl gönderirsin? Bu kadar sorumsuzluk olmaz.” Dedim durdum. Filme gelecek olursak hiç bu kadar gerildiğimi hatırlamıyorum. Gerilmek ve midenizin bulanmasını istiyorsanız izleyin…