👁️ Kadın ve çocuk gerçekliğini müthiş şekilde ortaya koymuş. Kadının çocuk doğururken gördüğü destekle doğurduktan sonra ki yalnızlığı dramatize edilmiş. Erkeklerin kadınları bu konuda desteklemediği, ben anlamam, benim işim değil gibi omniopotent fikirleri, kayınvalidelerin, annelerin, bakıcıların çocuklar konusunda ki cahilce…devamı👁️ Kadın ve çocuk gerçekliğini müthiş şekilde ortaya koymuş. Kadının çocuk doğururken gördüğü destekle doğurduktan sonra ki yalnızlığı dramatize edilmiş. Erkeklerin kadınları bu konuda desteklemediği, ben anlamam, benim işim değil gibi omniopotent fikirleri, kayınvalidelerin, annelerin, bakıcıların çocuklar konusunda ki cahilce fikir ve tavırları ve daha niceleri…
Ben bir erkek olarak gelecekte eşim çocuğumu doğurduktan sonra nasıl davranmamam gerektiğini çok güzel bir şekilde öğrendim. Bana ders niteliğinde bir film oldu. Sadece bazı yerler saçmaydı. Onlar olmasa daha yüksek yerlere varabilirdi. 8/10 ✅
👁️ Hiç beğenmedim, rezalet ötesi bir yapım. Çocuklara uygun değil. Şahsen bir öğretmen olarak bu denli karmaşık olay örgüsü ve flashback’lerin olduğu bir yapımı ilkokul seviyesinde birçok öğrenci algılamakta zorluk çeker. İnstagram şişirmesi bir yapım. 2/10 ❌
💤 “Bekçi Nazan’a saldıran ve ırzına geçen adamları kovalamaktan vazgeçmiş, Nazan’ı tahrik etmekle suçlamış ve oh olsun! Bu saate sokakta kadın başına dolaşırsan böyle olur! demişti.” 👁️ Orhan Kemal, Toplumcu gerçekçi yazarlık işini çok iyi bilen bir yazarmış. Ben bu…devamı💤 “Bekçi Nazan’a saldıran ve ırzına geçen adamları kovalamaktan vazgeçmiş, Nazan’ı tahrik etmekle suçlamış ve oh olsun! Bu saate sokakta kadın başına dolaşırsan böyle olur! demişti.”
👁️ Orhan Kemal, Toplumcu gerçekçi yazarlık işini çok iyi bilen bir yazarmış. Ben bu kadar beklemiyordum. İlk defa Orhan Kemal’in dilini okudum ve etkilendim. Anlatım bakımından anlaşılır, çok tasvir gerektirmeyen halk dili kullanılmış. Eser sürükleyici genel olarak. Sadece son kısmı biraz fazla uzatılmış mesela Garson çocuk kısmı saçmaydı eklenmeyebilirmiş.
İçerik bakımından gerçekten o dönemin kadınlarının gördüğü zulmü, ataerkil toplumun kadınlara bakış açısının uğrattığı deformasyonu ve niceleri… Nazan’ın yaşadığı trajedi herkesin içselleştireceği bir trajedidir. Herkesin bu öyküden bir parça alması ve hayatında alacağı kararları buna göre şekillendirmesi gerekebilir. 9/10 ✅
👏🏻 Hayatımda izlediğim en iyi dizilerin arasında yer alır. Siyaset, Politika ve Devlet meselelerine merakınız varsa sizi alakadar edecek bir dizidir. Boş beleş ergen dizilerine benzemez… 10/10 ✳️
💤 “Nereye giderseniz gidin, ülkeniz hep peşinizden gelir.” 👁️ Afganistan’da doğmuş bir yazarın orada yaşananları okura bu denli hissettirmesi beni çok etkiledi. Orada yaşanan kaos ve dramı sürekli işittik fakat hissetmemiz mümkün değildi. Bu kitabı okurken yeri geldi sinirlendim, yeri…devamı💤 “Nereye giderseniz gidin, ülkeniz hep peşinizden gelir.”
👁️ Afganistan’da doğmuş bir yazarın orada yaşananları okura bu denli hissettirmesi beni çok etkiledi. Orada yaşanan kaos ve dramı sürekli işittik fakat hissetmemiz mümkün değildi. Bu kitabı okurken yeri geldi sinirlendim, yeri geldim duygusallaştım, yeri geldi üzüldüm. Birçok duyguyu bana hissettirmesi kitabın ne denli içten yazıldığının bariz bir göstergesidir. Bu kitap hayatında hiç savaş görmeyen birine savaşı yaşatacak kadar derindir.
Savaşlarda en çok zarar görenlerin kadınlar ve çocuklar olduğu, Ortadoğu ülkelerinde kadına verilen değerin alaşağı edilmesi, Zulümler, Facialar ve bütün bunların içerisinde yaşamaya çalışılan dostluklar, aşklar ve büyüme çalışan masum çocuklar… Kitabın temel anlamda konusunun bu olması okuyucuyu müthiş bir hikayenin ve bu hikayenin fevkalbeşer bir kurgu içerisinde verilmesine şahitlik ettirecektir.
Kesinlikle okuyunuz. Okuyunuz ki rasyonel dünya ile ütopik dünya arasındaki farkı daha iyi görünüz. 10/10✳️
👁️ Kitap, teknik bakımdan amacına uygun bir şekilde dizayn edilmiştir. Giriş- Gelişme ve Sonuç bölümlerinde ana konudan sapmamış, kafada soru işareti bırakan noktaların tamamı doldurulmuştur. Teknik kısımda tercih edilen renk okuyucuyu yormamış, uyku getirmeyen bir sürükleyiciliğe yöneltmiştir. Dil bakımından yazar…devamı👁️ Kitap, teknik bakımdan amacına uygun bir şekilde dizayn edilmiştir. Giriş- Gelişme ve Sonuç bölümlerinde ana konudan sapmamış, kafada soru işareti bırakan noktaların tamamı doldurulmuştur. Teknik kısımda tercih edilen renk okuyucuyu yormamış, uyku getirmeyen bir sürükleyiciliğe yöneltmiştir.
Dil bakımından yazar kendi bilgi birikimini çocukların diline indirgemekte yer yer başarısız olmuştur. Çocukların kolaylıkla anlayabileceği kelimeler ve betimlemelerden ziyade biraz daha imgelemesi zor betimlemelere yer vermiştir. Ancak yer verilen bu betimlemeler veya indirgenmeyen sözcükler okuyucuyu, ana metinden koparmamış, bütünlüğe zarar vermemiştir. İçerik bakımından çocukların ilgisini çekebilecek, bilim ve sanatı sevdirecek güzel bir eser olduğunu düşünüyor, yazarımıza ve çizerimize yüksek saygılarımı sunuyorum. 9/10 ✅
💤 “Zaten muhitimden uzak duruşumun, vahşiliğimin bir sebebi de kitaplarda tanıştığım ve benimsediğim insanları muhitimde bulamayışım değil miydi?” 👁️ Gerçekten finalinde içim param parça olmuştu. Ters köşe bir sondu. Sabahattin Ali son mermiyi, son sahnelerde atmayı çok iyi bilen bir…devamı💤 “Zaten muhitimden uzak duruşumun, vahşiliğimin bir sebebi de kitaplarda tanıştığım ve benimsediğim insanları muhitimde bulamayışım değil miydi?”
👁️ Gerçekten finalinde içim param parça olmuştu. Ters köşe bir sondu. Sabahattin Ali son mermiyi, son sahnelerde atmayı çok iyi bilen bir yazar. Gerek kullandığı dil ve zengin kelime haznesi, gerek ise içeriğij muazzam 3 birlik kuralında işlenmesi beni hayran bıraktı. İleride tavsiye edeceğim ve mutlaka okuyacağım bir kitap olmuştur. 10/10 ✳️
💤 “ Yahudiler zannedersem Davut zamanında bile barbarların anladığı manada kahraman olmuş değillerdir, fakat bütün milletler arasında ilk defa, insanın hakiki kıymetinin, benzerlerini öldürmekten ziyade zekasını kullanmakta olduğunu anlamışlardır. Sonra dünyaya dağılışlarından beri, Yahudiler daima hükümetsiz, ordusuz olarak kendilerinden nefret…devamı💤 “ Yahudiler zannedersem Davut zamanında bile barbarların anladığı manada kahraman olmuş değillerdir, fakat bütün milletler arasında ilk defa, insanın hakiki kıymetinin, benzerlerini öldürmekten ziyade zekasını kullanmakta olduğunu anlamışlardır. Sonra dünyaya dağılışlarından beri, Yahudiler daima hükümetsiz, ordusuz olarak kendilerinden nefret eden bir kalabalık arasında yaşamışlardır. Nasıl olur da onlarda Haçlıların ve Kondottilerini’nin kahramanlıklarının görünmesini istersiniz? Sonuncusuna kadar imha edilmemek için onlar da savunma araclarını icada mecbur kaldılar iki tane buldular : Para ve zeka.”
👁️ Evet, Dünyanın gelmiş geçmiş en tartışılan ulusu. Kullandıkları acımasız yöntemler ve ticarete olan keskin zekaları ile dünyayı evirip çeviren siyonizm. Bunun kurucusu olan ve İstanbul’da eğitim almış Theodor Herzl…
Aslına bakarsak Theodor’un kitleleri yönlendirmek için provokasyon yaptığı çok belli. Sürekli olarak yahudi halkına şöyle sesleniyor : “Biz zulüm gördük, bizi hiçbir yerde istemiyorlar. Dinimize saygı duymuyorlar. Bizi her yerde aşağılıyorlar. Oysa ki gittiğimiz her ülkede en çok çalışan, aklını en çok kullanan, en entelektüel hep yahudilerdir. Bizi anlamıyorlar. Bizi bizden başkası anlayamaz.” Hep bu şekilde konuşuyor. Ancak bunun sebeplerini hiç merak etmiyorlar? Niçin böyle? Dünyanın hemen hemen birçok yerinde farklı dinlerden insanlar var niçin sadece size böyle davranıyorlar Mr. Herzl ?
İkinci bir vakia Yahudilerin egocentric narsist tavırları. Şu cümle ne kadar da ahmakça : “ Yeni topraklara mübadele ettikten sonra Yahudiler ülkede ki finansal merkezleri, araştırma enstitülerini, iş bulma ve işe alma kurumlarını ele geçirmeli. Burada sadece Yahudiler çalışmalı. O topraklarda ki yerel halklar Gelişmiş Yahudilerin hizmetlerini yere getirmeli. Üstün millet olan yahudilere hizmet şart. Bunun yerel halktan başkası yapmamalı.” Sen böyle dersen gittiğin yerde, elbette ki hiçbir millet seni kendinden görmez.
Üçüncü bir olay en güçlü silahlarının para ve zeka olduğunun farkındalar. “Bir yahudi en küçük pazarın olduğu yerde bile sıfırdan yükselebilir.” Diyor Herzl. Kaldı ki Avrupa’dan Ortadoğu’ya yahudi taşıyabilmek için en nüfuzlu Yahudilerden yardım istemişler, dünya para basıp yahudileri yahudi devletine taşımışlar.
Dördüncü Vakia ise Stratejik Kurnazlıkları. “Bilim ve Finans merkezlerini ele geçirdikten sonra zararına bile olsa tüm arazileri satın almalıyız. Değeri Yahudiler tarafından belirlenecek olan arazilere gerekirse iki katı ücret teklif edilerek alım gerçekleştirilmeli. Buradan doğan zararı Yahudi Derneği karşılamalı. Yahudi Derneğinde ki fonun küçülmemesi içinse alımlar bitene kadar her Yahudi gerekirse günde 7 saat durmadan çalışmalı ve Derneğe destek olmalıdır.” İşte müthiş ve pragmatik bir Strateji. Çünkü Ortadoğu’da ne yazık ki en önemsenen şey para.
Yahudileri iyi tanımalıyız yoksa yarın çok geç olabilir.
“Bir gün öldürmediğim her Yahudi için bana küfredeceksiniz.”
~ Adolf Hitler 8/10✅
💤 “Korku kültürlerinde, farklı düşünen ve aklını kullanan çocuklar sevilmez. Otorite bundan nefret eder. Otorite, herkes gibi olanları ; okumayanları, sorgulamayanları sever. Çünkü otorite hakimiyetini ancak farklı düşünmeyen klonlar üzerinde kurabilir.” 👁️ Doğan Bey’in kitabını gerek bir öğretmen adayı gerekse…devamı💤 “Korku kültürlerinde, farklı düşünen ve aklını kullanan çocuklar sevilmez. Otorite bundan nefret eder. Otorite, herkes gibi olanları ; okumayanları, sorgulamayanları sever. Çünkü otorite hakimiyetini ancak farklı düşünmeyen klonlar üzerinde kurabilir.”
👁️ Doğan Bey’in kitabını gerek bir öğretmen adayı gerekse gelecekte bir baba adayı olarak oldukça faideli buldum. Özellikle benlik ve özsaygı konularında kullanmamız gereken dili işleyişi çok güzeldi. İletişim ve Psikoloji hayatımızın her alanında bizi hep ileriye taşıyacaktır. Nerede, kime neyi nasıl konuşacağını bilmek insanın hem özgüvenine hem de özbenliğine ciddi bir şekilde tesir edecektir. 9/10 ✅