Şebnem’in “Suyun derinliği aynıydı Ama senin beline, benimse omuzlarıma geliyordu. Bütün yapraklar sararıp düşecekti Ama ilk ben düştüm, kalanlar arkamdan korkuyla baktı.” Sözleri anlayana çok şey anlatır.
Spotify wrappedde en çok dinlediğin sanatçı kategorisinde 1. Sırada Manifest babayı görmek gururlandırdı. Listede Aydeed’in olmaması üzdü ama seneye hazırlıklar şimdiden başladı sşhsğejdşd
Biraz önce “Sanki tüm hayatım boyunca yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim” diye bir söz okudum ve o kadar ben hissettirdi ki. Hayatım boyunca sürekli bana dayatılan şeyleri yaptığımın farkına vardım. Bilmiyorum, belki de bu yüzdendir hiçbir yere bir türlü ait…devamıBiraz önce “Sanki tüm hayatım boyunca yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim” diye bir söz okudum ve o kadar ben hissettirdi ki. Hayatım boyunca sürekli bana dayatılan şeyleri yaptığımın farkına vardım. Bilmiyorum, belki de bu yüzdendir hiçbir yere bir türlü ait hissedemeyişimin sebebi. Öyle gözü yüksekte olan birisi de olmadım hiçbir zaman. Sessiz, huzurlu ve gerçekten güvenebildiğim insanlarla, kuru gürültüden uzakta bir yaşam istiyorum bu yaşımda. Artık gerçekten yaşamak istiyorum ama bana dayatıldığı gibi değil, ait hissettiğim gibi.
Uzun zamandır kesitleri karşıma çıkıyordu ama bir türlü izleyememiştim. Bugün sonunda fırsat bulup izledim. Film, İsviçre’de yaşayan Türk bir ailenin oğlu olan Beyto’nun kendini keşfetme sürecini anlatıyor. Ailesine eşcinsel olduğunu söylediğinde onu hemen köylerindeki Seher isimli bir kız ile evlendiriyorlar.…devamıUzun zamandır kesitleri karşıma çıkıyordu ama bir türlü izleyememiştim. Bugün sonunda fırsat bulup izledim.
Film, İsviçre’de yaşayan Türk bir ailenin oğlu olan Beyto’nun kendini keşfetme sürecini anlatıyor. Ailesine eşcinsel olduğunu söylediğinde onu hemen köylerindeki Seher isimli bir kız ile evlendiriyorlar. Beyto hem kendi kimliğini hem de Mike ile olan ilişkisini korumaya çalışırken üçü de çok zor bir sürecin içine giriyor. Olayları Mike’ın öğrenmesi, Seher’in bilmediği bir ülkede, yalnız kalması derken herkes için gerçekten üzücü sahneler vardı. Ama filmin sonunda üçü birlikte taşınmaya karar veriyor; Beyto ve Mike ilişkilerine devam ederken Seher de eğitimine odaklanmak istiyor. Yani nadir de olsa mutlu bir son görüyoruz.
Beyto’nun ailesinin verdiği tepkiler çok gerçekçi yansıtılmış. Maalesef ülkemizde hâlâ insanların kendi kimliğini bastırmak zorunda kaldığı, istemediği evliliklere sürüklendiği durumlar yaşanıyor. Film tam da bu hassas noktaya dokunuyor. Çoğu zaman hikayeler bu kadar iyi bitmese de genel olarak beğendiğim bir film oldu, izleyebilirsiniz.
Selam bir haftadır doğru dürüst bir şey izleyemedim o yüzden bi şarkı önerisiyle geldim. Belki biliyorsunuzdur ama ben yeni keşfettim ‘Yalın - Aşk ne demek’ bilmiyorsanız da hemen koşup dinleyin. Şimdiden keyifli dinlemeler
Uzun bir süredir listemde olan bir başka film. Filmi bilmeyen yoktur diye düşünüyorum, o yüzden direkt yoruma geçeceğim. Neden diye sormak istiyorum öncelikle Alper’e. Neden böyle yaptın? Gerçek hayatta Alper gibi birçok insan var. Mutlaka 1 kez denk gelmişsinizdir böylelerine.…devamıUzun bir süredir listemde olan bir başka film. Filmi bilmeyen yoktur diye düşünüyorum, o yüzden direkt yoruma geçeceğim.
Neden diye sormak istiyorum öncelikle Alper’e. Neden böyle yaptın? Gerçek hayatta Alper gibi birçok insan var. Mutlaka 1 kez denk gelmişsinizdir böylelerine. Yalnızlığı sevmek değil bu artık düpedüz ne yapacağını ve ne istediğini bilememek. Ada’nın da söylediği gibi hiç büyümeyen bir çocuk var içinde. Meşhur o “Ada ben ayrılmak istiyorum” sahnesinde Ada gibi benim de boğazımda kaldı bazı şeyler. Elinin tersiyle itip sonra kadere bağlamak çok aptalca gelmiştir hep. Ada’ya da çok kızıyorum. Madem unutamadın Alper’i, ne demeye evleniyorsun be kızım. Filmin sondaki sarılma sahnesinde zaten tüm kayışlar koptu. Keşke böyle olmasaydı dedim. Neyse güzel bir filmdi çok meşhur olan alıntıları salıp kaçıyorum. Sağlıcakla ve edebiyatla kalın.
“Karda donmak üzeresin, uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında değilsin.”
“Başka bir yaşamda başka bir mutlu son. Biz bunu haketmiştik ”
Herkese selam! Bugün It: Welcome to Derry’nin yayınlanan ilk 4 bölümünü izledim. Dizi her hafta 1 bölüm şeklinde ilerlediği için henüz bitmeden genel bir yorum yapmak istemedim ama yarısına kadarki fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle dizi gerçekten müthiş bir potansiyele sahip…devamıHerkese selam!
Bugün It: Welcome to Derry’nin yayınlanan ilk 4 bölümünü izledim. Dizi her hafta 1 bölüm şeklinde ilerlediği için henüz bitmeden genel bir yorum yapmak istemedim ama yarısına kadarki fikirlerimi paylaşmak istiyorum.
Öncelikle dizi gerçekten müthiş bir potansiyele sahip ve bence bunu fazlasıyla gösteriyor. İlk başta It’in klasik palyaço formunu göreceğimizi düşünmüştüm fakat dizi şimdilik palyaço silüetini göstermeden, It’in büründüğü diğer formları ön plana çıkarıyor. Açıkçası bu yaklaşım çok hoşuma gitti. Yavaş yavaş It’in tarihçesine dair detaylar öğreniyoruz ve bu da diziyi oldukça sürükleyici kılıyor. Özellikle gerilimi nereden vereceklerini çok iyi biliyorlar. Pennywise, bu sefer filmlerde alışık olduğumuz halinden çok daha güçlü bir şekilde karşımıza çıkıyor ve neler yapabildiğini görmek gerçekten heyecan veriyor. Dizide sevmediğim tek şey bazı görsel efektlerin biraz yapay durması olabilir. Ama senaryo ve oyunculuklar o kadar başarılı ki bu detaya çok takılmıyorum.
Şimdilik düşüncelerim bu şekilde. Sezon finalinden sonra genel fikrimi tekrar paylaşırım zaten.
Elodie diye uluyacağım sanırım spheğwjd. Şaka bir yana şu son dönemdeki “prens prensesi kurtarır” metaforunu tamamen ters yüz eden bir film izlemek iyi hissettirdi. Film, genç prenses Elodie’nin halkı için başka bir krallığın prensiyle evlendirilmesiyle başlıyor. Fakat gittiği krallığın geçmişinin…devamıElodie diye uluyacağım sanırım spheğwjd. Şaka bir yana şu son dönemdeki “prens prensesi kurtarır” metaforunu tamamen ters yüz eden bir film izlemek iyi hissettirdi. Film, genç prenses Elodie’nin halkı için başka bir krallığın prensiyle evlendirilmesiyle başlıyor. Fakat gittiği krallığın geçmişinin aslında kanla yazıldığını acı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyor. Filmin ana teması ‘bu sefer prenses kendini kurtarıyor’ üzerine olduğu için Elodie’nin her düştüğünde yeniden ayağa kalkışını izlemek muhteşem zevk verdi. Millie’nin oyunculuğuna ayrı bir değinmek gerekiyor kız tam bu roller için yaratılmış. Çok beğendiğim bir film oldu.
Yine listemin derinliklerinde olup izlemeye yeni fırsat bulduğum bir filmdi. Film bir er ile bir savaş pilotu arasındaki yasak aşkın gerçek hikayesini anlatıyor. Filmi izlemeye başladığımda açıkçası pek konusunu ve gerçek bir hikayeden uyarlandığını bilmiyordum. Roman’ın Sergey ve Luisa arasında…devamıYine listemin derinliklerinde olup izlemeye yeni fırsat bulduğum bir filmdi. Film bir er ile bir savaş pilotu arasındaki yasak aşkın gerçek hikayesini anlatıyor. Filmi izlemeye başladığımda açıkçası pek konusunu ve gerçek bir hikayeden uyarlandığını bilmiyordum. Roman’ın Sergey ve Luisa arasında kalması çok kırıcı ve adiceydi. Zaten bi orda bi burda hallerini izlerken direkt zihnimde hepsiden Üç kalp şarkısı çalmaya başladı. Kendi cesaretsizliği yüzünden iki insanın da hayatını karartmaya hakkı yoktu. Sergey’in tüm kırıklığını bizzat kendim de yaşadım filmi izlerken. Filmi izlerken sonunda beni neyin bekleyeceğini az çok tahmin edebiliyordum ama keşke bu hikaye böyle bitmeseydi. Bilmiyorum bu film beni biraz fazla etkiledi sanırım. Söyleyecek çok fazla şey var ama yorumum bu kadar olsun. Filmde geçen 2 Shakespeare alıntısı bırakıp kaçıyorum.
“Olmak ya da olmamak. İşte tüm mesele bu.”
“Kaderimiz yıldızlarda değil kendi içimizde yazar. ”
Bu filmi ilk çıktığı zamanlar izlemeyi çok istiyordum bu geceye kısmet oldu. Genel atmosferi çok güzeldi. Film Alexander’in Elias’ların komşusu olmasıyla başlıyor ardından Elias kendini keşfetmeye başlıyor falan derken hikaye o kadar güzeldi ki. Elias’ın korkuları, insanların ne diyeceğini düşünüp…devamıBu filmi ilk çıktığı zamanlar izlemeyi çok istiyordum bu geceye kısmet oldu. Genel atmosferi çok güzeldi. Film Alexander’in Elias’ların komşusu olmasıyla başlıyor ardından Elias kendini keşfetmeye başlıyor falan derken hikaye o kadar güzeldi ki. Elias’ın korkuları, insanların ne diyeceğini düşünüp kendini geri çekmesi çok gerçekçiydi. Ama sonunda kalbinin sesini dinlemeyi öğrendi. Filmin sonu içimi öyle sıcacık etti ki bu filmi hep gülümseyerek anacağım. Son olarak bi alıntı bırakıp kaçıyorum :)
“Bu duygulara sahip olduğun için mutlu olmalısın. Hayatın bana öğrettiği bir şey varsa, o da her zaman kalbini takip etmen gerektiğidir.”