Sesinde ne var biliyor musun Ev dağınıklığı var İkide bir elini başına götürüp Rüzgârda dağılan yalnızlığını Düzeltiyorsun Sesinde ne var biliyor musun Söylemediğin sözcükler var Küçücük şeyler belki Ama günün bu saatinde Anıt gibi dururlar
📜 Ben böyle yalnızken, Kendim kendime fazla geliyorum. Eksiltin beni daha çok! 📜 Uçurumlar var, var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında, kendiyle kendi arasında, kendiyle başkası arasında.
Her yeni kente geldiğinde yolcu, bir zamanlar kendisinin olduğunu artık bilmediği bir geçmişini bulur yeniden: artık olmadığın ya da sahip olmadığın şeyin yabancılığı, hiç senin olmamış yabancı yerlerin eşiğinde bekler.
Istırabına sabırla katlanırdı, çünkü nedenini başkalarında değil, kendinde arardı. Sevinçleri de yoldan çiçek toplar gibi koparır ve daha solmadan atardı; böylece her zevkin dibindeki acı tortuyu tatmazdı.
Dünyanın ucunda bir gül açılmış Efil efil esen yele merhaba Karanlığın sonu bir ulu şafak Sarp kayadan geçen yola merhaba Gün be gün yüreğim ulu yalımda Engel tuzak kurmuş bekler yolumda Zulümlerde işkencede ölümde Bükülmeyen güce kola merhaba Acıda kahırda…devamıDünyanın ucunda bir gül açılmış
Efil efil esen yele merhaba
Karanlığın sonu bir ulu şafak
Sarp kayadan geçen yola merhaba
Gün be gün yüreğim ulu yalımda
Engel tuzak kurmuş bekler yolumda
Zulümlerde işkencede ölümde
Bükülmeyen güce kola merhaba
Acıda kahırda çekmiş geliyor
Güneşten boşanmış kopmuş geliyor
Bir ışık selidir, sökmüş geliyor
Nazım usta, coşkun sele merhaba
Benim hayatımı en küçük virajlarına kadar sen çizeceksin. Senin bu duruma yükselmek için sahip olduğun tek şey seni sempatik bulmamdı. Yani bu tek kuvvetini bile benden alıyordun. Seni ben yarattım; ama gelecek yıllarımı şekillendirecek olan ancak sensin.
🐾 Ben başkasının yalnızlığı olsaydım bir anı olurdum kendinden başka kimseyi terk edemeyen 🐾 Hayallerimin toprağını eşele, ahşap kalbimi tırmala, kımıldasın her şey Çünkü bir kedi kadar gövdesi var kırılmış ve yorgun heveslerin
Bir an için ağzımın içinde bir cümlecik biçimlenmeye başlar gibi oldu ve sanki onlar için titreşen bir tutam havadan çok daha fazla çabalarmışçasına dudaklarım dilsiz birininki gibi aralandı. Ama hiç ses çıkmadı ve anımsamak üzere olduğum şey sonsuza değin söze…devamıBir an için ağzımın içinde bir cümlecik biçimlenmeye başlar gibi oldu ve sanki onlar için titreşen bir tutam havadan çok daha fazla çabalarmışçasına dudaklarım dilsiz birininki gibi aralandı. Ama hiç ses çıkmadı ve anımsamak üzere olduğum şey sonsuza değin söze dökülebilir olmaktan çıktı.
Kendinden nefret eden biri bir başkasını sevebilir mi? Böyle biri kendiyle kavgalı olan başka biriyle uyum içinde olabilir mi? Kendine eziyet çektirip yine kendi kendine çok bilmişlik taslayan böyle bir insan başka birine huzur verebilir mi? Bu sorulara olumlu yanıt…devamıKendinden nefret eden biri bir başkasını
sevebilir mi? Böyle biri kendiyle kavgalı
olan başka biriyle uyum içinde olabilir mi?
Kendine eziyet çektirip yine kendi kendine
çok bilmişlik taslayan böyle bir insan
başka birine huzur verebilir mi? Bu sorulara
olumlu yanıt veren varsa o budalanın dik âlâsıdır.