bence reenkarnasyon fikrini korkuyla birleştirmesi açısından ilginç bir film. Bir çocuğun aslında geçmişte yaşamış bir katilin ruhunu taşıması fikri gerçekten rahatsız edici.
Bence Türk korku-gerilim filmleri arasında gerçekten farklı bir yerde çünkü Türklerdeki klasik cinli musallatli büyülü filmlerden değil. yabancı gerilim filmi izliyormuşum gibi hissettim ve sonu tam anlamıyla bir ters köşeydi. Filmi sırf Burçin Terzioğlu var diye açıp izleyeyim dedim ama…devamıBence Türk korku-gerilim filmleri arasında gerçekten farklı bir yerde çünkü Türklerdeki klasik cinli musallatli büyülü filmlerden değil. yabancı gerilim filmi izliyormuşum gibi hissettim ve sonu tam anlamıyla bir ters köşeydi. Filmi sırf Burçin Terzioğlu var diye açıp izleyeyim dedim ama korku-gerilim tarzında olduğunu bilmiyordum.
Orhan Pamuk okumaya başlamak için iyi bir tercih değil sanırım. Kitabın başlığına bakınca çok gizemli bir kadın olduğunu sanıyorsunuz ama hiç öyle değil çok sığ bir karakter. Karakterlerin neredeyse hiç birini sevemedim. Baba-oğul çatışması olabildiğince sıradan ve yavan işlenmiş. Yer…devamıOrhan Pamuk okumaya başlamak için iyi bir tercih değil sanırım. Kitabın başlığına bakınca çok gizemli bir kadın olduğunu sanıyorsunuz ama hiç öyle değil çok sığ bir karakter. Karakterlerin neredeyse hiç birini sevemedim. Baba-oğul çatışması olabildiğince sıradan ve yavan işlenmiş. Yer yer freud'a bağlamalar oidipus kompleksi vs. Yazar farklı bir şey denemek istemiş ama pek olmamış gibi.
Bu tarz aşk hikâyelerinde eserler veren Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna, Cengiz Aytmatov'un Cemile vb. romanları ile kıyaslandığında çok vasat bir kitap. Zorlama tesadüfler ve olay örgüsü bende bir yeşilçam filmi izliyorum havası yarattı. Uzun bir süre de Orhan Pamuk okumayacağıma eminim. Ben bir Nobel kitabı mı okudum gerçekten?
Daha başından itibaren o tedavi merkezinde bir terslik olduğunu hissediyorsun ve film boyunca “Burada ne dönüyor?” merakı devam ediyor. En sevdiğim tarafı atmosferi ve görüntüleri. Dağların arasındaki o ürkütücü tesis, soğuk renkler, garip insanlar… Konusu farklı, atmosferi çok iyi ve…devamıDaha başından itibaren o tedavi merkezinde bir terslik olduğunu hissediyorsun ve film boyunca “Burada ne dönüyor?” merakı devam ediyor.
En sevdiğim tarafı atmosferi ve görüntüleri. Dağların arasındaki o ürkütücü tesis, soğuk renkler, garip insanlar…
Konusu farklı, atmosferi çok iyi ve rahatsız edici sahneleriyle akılda kalan bir film.
testere serisinde en beğendiğim ilki ve sonuncusu oldu. Özellikle son seride John'a hak verdim aslında. dediğim gibi ilk Testere bence serinin en iyilerinden, hatta en farklı olanı. Çünkü sadece kan ve işkenceye dayanmıyor; asıl gerilimi “Bu odadan nasıl çıkacaklar ve…devamıtestere serisinde en beğendiğim ilki ve sonuncusu oldu. Özellikle son seride John'a hak verdim aslında.
dediğim gibi ilk Testere bence serinin en iyilerinden, hatta en farklı olanı. Çünkü sadece kan ve işkenceye dayanmıyor; asıl gerilimi “Bu odadan nasıl çıkacaklar ve Jigsaw ne istiyor?” sorusundan geliyor. Ben özellikle finalini çok başarılı buluyorum. Film boyunca verdiği küçük ipuçlarının sonlara doğru birleşmesi ve son dakikalardaki gelişmeler gerçekten “Yok artık!” dedirtiyor.
Bir de Jigsaw'ın mantığı ilginç: İnsanları öldürmekten ziyade onları yaşamlarının değerini anlamaya zorladığını düşünüyor. Bu da karakteri klasik seri katillerden biraz farklılaştırıyor.
"Sevgi neydi? Sevgi emekti." Sözleriyle zihinlerimize kazınan o muhteşem filmin uyarlandığı kitap. Aslında eserin kendisinde böyle ifade yoktur. Yıllarca türk sineması olarak izlediğim filmin aslında bir kitaptan uyarlama olduğunu çok sonraları öğrendim. Filmiyle arasında bazı farklılıklar olsa da vermek istediği…devamı"Sevgi neydi? Sevgi emekti." Sözleriyle zihinlerimize kazınan o muhteşem filmin uyarlandığı kitap. Aslında eserin kendisinde böyle ifade yoktur. Yıllarca türk sineması olarak izlediğim filmin aslında bir kitaptan uyarlama olduğunu çok sonraları öğrendim. Filmiyle arasında bazı farklılıklar olsa da vermek istediği mesajlar genel itibariyle aynıydı. Eskiden Asya'nın İlyas'la gitmesini çok isterdim. Demek ki çok sevmek değil de , güzel sevilmek gerekiyormuş bu hayatta diye düşünmeden edemiyor insan. Aşk sadece cesur olmayı değil, emek vermeyi de gerektiriyor. Hangi yaşta izlersem izleyeyim veya kitabını okursam okuyayım her yaşta yeni şeyler öğreneceğim film/kitap. Okurken İlyas ve Asel ister istemez gözünüzde Türkan Şoray ve Kadir İnanır olarak canlanıyor. Hep Asel tarafindan bakmıştım fakat kitap sayesinde İlyas açısından bakabildim. Ama ben bu hikâyede güzel bir aşk göremiyorum. Daha çok gençlik hevesiyle başlayan bir ilişkinin yıkımını görüyorum. En sevdiğim kısım ise Baytemir'in oğlu yerine koyduğu Samet'le ilişkisi oldu. Kitabı bitirdikten sonra da içimi bir hüzün kapladı..
Ben bu filmi özellikle Johnny Depp için çok seviyorum. Hikâyesi çok karmaşık değil ama o kasvetli atmosferi, yalnızlık hissi ve giderek artan paranoya filmi güzel taşıyor. Filmin sonlarına doğru olayların nereye gittiğini tahmin etmek çok zor değil.
Başta basit bir arkadaş buluşması gibi başlıyor ama o gizemli cihaz ortaya çıkınca işler tamamen karışıyor. Bedenlerin değişmesiyle birlikte “Şu an kimin bedeninde kim var?” diye takip etmeye çalışmak bile başlı başına eğlenceli. En sevdiğim tarafı, film boyunca insanların gerçek…devamıBaşta basit bir arkadaş buluşması gibi başlıyor ama o gizemli cihaz ortaya çıkınca işler tamamen karışıyor. Bedenlerin değişmesiyle birlikte “Şu an kimin bedeninde kim var?” diye takip etmeye çalışmak bile başlı başına eğlenceli. En sevdiğim tarafı, film boyunca insanların gerçek karakterlerinin ortaya çıkması. Arkadaşlıklar, kıskançlıklar, eski hesaplar ve insanların birbirlerine karşı sakladıkları şeyler...
konu olarak güzel ama bir süre sonra senaryo gereksizlesiyor
Kitabın kapağını ve ismini çok beğenmemin yanında popülaritesi olan bir kitap olması sebebiyle ben de merak edip okumak istedim. Fakat benim için sadece vakit kaybıydı. Edebi dilden uzak tamamen sokak dili ve argo kelimelerle dolu, anlam bütünlüğünden yoksun, duygu aktarımı…devamıKitabın kapağını ve ismini çok beğenmemin yanında popülaritesi olan bir kitap olması sebebiyle ben de merak edip okumak istedim. Fakat benim için sadece vakit kaybıydı. Edebi dilden uzak tamamen sokak dili ve argo kelimelerle dolu, anlam bütünlüğünden yoksun, duygu aktarımı konusunda başarısız. Kitabı kitap yapan bir unsur da bana göre üsluptur. Üstelik bir de küçük bir kız çocuğuna küfür edilince iyice soğudum. Duygusal ve düşünsel açıdan okuyucuya kattığı herhangi bir şey olmadığı kanaatindeyim. Kısa olduğu için bir oturuşta bitiririm diye düşündüm ama kitabın içinde boğuldum.Çok düz bir kitap. Duygu yok, olay yok. Kitabın sonunda da yazdığı gibi "Bitse ne bitmese ne" dedim
Başlarda sakin ilerliyor ama evdeki tuhaflıklar arttıkça meraklandiriyor. Film sadece korkutmaya çalışmıyor, ırkçılık ve insanların dışarıdan göründüğü kadar masum olmayabileceği üzerinden de güzel bir şeyler anlatıyor. Gerilimi, gizemi ve ters köşeleriyle çok başarılı.