Hüzün kokuyor her yer Yeryüzü bulutlara gömüldü Artık kimse kimseyi göremez halde Gömüldükçe gömülüyor insan kendine Herkes kendi yorgunluğunu taşıyor sırtında .
İçimi kemiren bu nefret nereden geliyor Keşke bulup söküp atabilsem onu Ruhuma yapışmış bir kene gibi Tüm iyi hislerimi çekip alıyor benden Sonra korkuyorum sevmekten Ve sevilmekten Kaçtığımı zannettiğim yerlerde Yine ona rastlıyorum Tükenmek Ne kaçınılmaz şeymiş.
Çok yenildim Yenildikçe öfkelendim Zamanla kendimi yok saydım Kendi ucuz köşemde Sarıldım göğe Duyurmak istedim sesimi Sessiz sessiz bekledim Kaybolduğum yerde Bulunmayı.
Yorgun sayfalardan dönmek isterdim bir gün Umutlu ve yorgun Bir merhaba demek isterdim sevgilerle Gerçek bir hoş geldin ile karşılanmak isterdim Uzun yollardan sonra Tüm hüzünlerimi ufak bir kucaklaşmada bırakmak isterdim Ve öylece yaşamak.
Yalnızlığımın yorgunuyum Kalabalıklardan kaçıp kendime yeniliyorum Uzun uzun adımladığım sokaklar benden de ıssız Ne bir kuş cıvıltısı, ne bir kedi mırıltısı Olduğum her yeri cehenneme çeviriyorum sanki.
Hevesim yok O yüzden kelimelerimi saklıyorum kendime Kimseler sormuyor artık Neden diye Daha bir sarılıyorum sessizliğe Azaldıkça azalıyorum Ne yazık ki Bir türlü tükenemiyorum.