Pek çok açıdan eşsiz bir filmdi. Şizofreniye farklı bir bakış açısı vardı ve yaptığı metaforlarla sizi şaşırtan bir yapıya sahipti. Eski bir yapım olmasına rağmen sırf sonu için bile şans vermenizi öneririm.
Filme değil, bu kez bir elbiseye eleştiri getirmeye geldim. Filmin sonunda uzun kızımıza moda piri annesi ve ablası bir kıyafet seçiyor ve güya acayip güzel. Kız 16 yerine 160 yaşında olsa şık olurdu ona eminim çünkü o fırfırlı yaka sadece…devamıFilme değil, bu kez bir elbiseye eleştiri getirmeye geldim. Filmin sonunda uzun kızımıza moda piri annesi ve ablası bir kıyafet seçiyor ve güya acayip güzel. Kız 16 yerine 160 yaşında olsa şık olurdu ona eminim çünkü o fırfırlı yaka sadece 160 sene önce filan modadır ancak. Kıza bir elbise giyindirmek o kadar mı zordu? Film genel olarak eğlenceli bir romantik kurguydu. Kızın değişimini beğenmedim sadece. Yüzü uzun ve alnı geniş birine kakül kes, hem yüzü küçülsün hem de alnındaki orantısızlık yok olsun. Film çekiyorsunuz, yok mu modacınız? Bunları da ben mi öğreteyim aaaaa 😂😂😂
Küçük çocuk kapıyı açmasa her şey yolunda gidebilirdi. Kız da erkek arkadaşını eve almasaydı tabi. Şimdi şöyle bir düşündüm de bunlar benim anamın çocukları olsaydı çok temiz dayak yerlerdi 😂😂😂
Uyarlama olan film başarısızdı. Çok Amerikan vari olmuştu. Ayrıca filmin sonunu da toplayamamışlar, kurgu havada asılı kalmış. Kimin eli kimin cebinde belli olmayan ilişkileri telefon vasıtasıyla gün yüzüne çıkarıyorlar. Ay tutulması metaforunu karıştırmasalar belki ortama bir film olabilirdi.
Türkiye’de bir zombi filmi çekecek olsam Esenler Otogarı mekan olarak mutlaka değerlendirirdim. Alt katlarda, sanki her kolonun arkasından bir zombi çıkacakmış gibi duruyor zaten. Adayı seçmeleri talihsizlik olmuş. Olayı birinin kamerasından izliyor olmak da çok başarılı bir teknik değildi. Ama…devamıTürkiye’de bir zombi filmi çekecek olsam Esenler Otogarı mekan olarak mutlaka değerlendirirdim. Alt katlarda, sanki her kolonun arkasından bir zombi çıkacakmış gibi duruyor zaten. Adayı seçmeleri talihsizlik olmuş. Olayı birinin kamerasından izliyor olmak da çok başarılı bir teknik değildi. Ama zombi filmi sever biri olarak bunu da izlemesem olmazdı.
Birbirinden kaliteli, 6 hikayeyi sanki -filmde gösterilen- o hikaye kitabından okuyormuşuz gibi canlı anlatan bir filmdi. İyi kitapları film yaparken hep aynı talihsizlik olur ve hikayenin duygusal ve durumsal betimlemelerinin çoğu perdeye yansıyamaz. Bu filmde, o özü, hiçbir eksilme olmaksızın…devamıBirbirinden kaliteli, 6 hikayeyi sanki -filmde gösterilen- o hikaye kitabından okuyormuşuz gibi canlı anlatan bir filmdi. İyi kitapları film yaparken hep aynı talihsizlik olur ve hikayenin duygusal ve durumsal betimlemelerinin çoğu perdeye yansıyamaz. Bu filmde, o özü, hiçbir eksilme olmaksızın sinemaya aktarabilmişlerdi. Üstelik hikayeler olay değil, durum hikayesiydi. Oyunculuklardaki ustalık ve o ustalığı oluşturan arılığı da göz ardı etmemek gerek. En çok, son hikaye olan, “ölü bedenleri” beğendim. İki kez izledim hatta. Filmin yaratıcısı Coen kardeşlerin bir tarzı var ve bu tarzı çok klas bir şekilde yansıtmışlardı. Netflix’te yeni ve kaliteli bir şeyler bulmayalı uzun zaman olmuştu. Bu ayki abonelik ücretini, bu filmle bile hak etmiş oldular. 😉
Bir önceki yorumumda bahsettiğim kitap bu. Okuyun, okutun... Hiç kitap okumayan aile üyelerine sofrada anlatın benim gibi. Bilgi -hangi yolla olursa olsun- yayıldıkça aydınlanma artıyor. Bu yorumu okuyup kitabı okumayacaksanız, en azından üstteki kitap kapağı resmine tıklayıp kitap konusunu okuyunuz.…devamıBir önceki yorumumda bahsettiğim kitap bu. Okuyun, okutun... Hiç kitap okumayan aile üyelerine sofrada anlatın benim gibi. Bilgi -hangi yolla olursa olsun- yayıldıkça aydınlanma artıyor. Bu yorumu okuyup kitabı okumayacaksanız, en azından üstteki kitap kapağı resmine tıklayıp kitap konusunu okuyunuz. İçindeki her bilgi belge ve dayanaklarla destekleniyor kitabın onu da belirteyim. Çünkü okuduklarınıza inanmakta zorlanacaksınız.
Sonunda diktatörün karısının gizli Yahudi çıkması tesadüf değildir. Çünkü bir örneği çok çok yakınımızda mevcut ama ülkemizde ifade özgürlüğü olmadığı için bunu yazamıyorum. Onun yerine Musa’nın çocukları kitabını okuyun diyerek bir tüyo verebiliyorum sadece.