Yani ikinci defa izlemeye kalkıştım ve bitiremedim çünkü kalbim bu hüznü kaldıramadı. Aklıma geldikçe kötü hissediyorum. Seita'nın vicdan azabını empatik yaklaşmaya çalışmadan bile fazla içselleştirip sempatiye çevirdim. Benim hatam değil.
Miyazaki'deki hayal gücü bambaşka. Normalde absürt gelebilecek o kadar şey var ve o kadar güzel yediriyor ki izleyici kalbinden yakalıyor. Özellikle kadın karakterleri müthiş. Kötü ve çirkin karakterin gelişimini yormadan, belli etmeden herkes tarafından sevdiriyor. Kötü erkek karakterler ise gerçekten…devamıMiyazaki'deki hayal gücü bambaşka. Normalde absürt gelebilecek o kadar şey var ve o kadar güzel yediriyor ki izleyici kalbinden yakalıyor. Özellikle kadın karakterleri müthiş. Kötü ve çirkin karakterin gelişimini yormadan, belli etmeden herkes tarafından sevdiriyor. Kötü erkek karakterler ise gerçekten kötü olarak kalıyor karakter gelişimi ve derinliğini de yaratmıyor ama kahraman olan erkek tiplemeleri de hep sempatik ve saf.
Bilemiyorum Altan normal bir film iki saat çekilmez ama animasyon olup da lezzetli beyinden çıkan ürüne de doyulmaz.
Animasyon dünyası çok güzelmiş. Duyguyu pek geçirmediğini düşündüğümden her zaman animasyon filmlerine karşı ön yargım vardı. Ateş Böceklerinin Mezarı ile onu kırdım fakat başka bir şey izlemedim ama Miyazaki sayesinde bu türün müptelası olacağımı düşünüyorum. Ruhların Kaçışı aşırı garip bir…devamıAnimasyon dünyası çok güzelmiş.
Duyguyu pek geçirmediğini düşündüğümden her zaman animasyon filmlerine karşı ön yargım vardı.
Ateş Böceklerinin Mezarı ile onu kırdım fakat başka bir şey izlemedim ama Miyazaki sayesinde bu türün müptelası olacağımı düşünüyorum. Ruhların Kaçışı aşırı garip bir şey gibi gelmişti. Ta ki Yürüyen Şato ve Çocuk İle Balıkçıl ile tanışana kadar. Daha izlemediklerim de cabası.
Bu filmde kafam karıştı açıkçası sanki çoğu karakterin hikayesi yarım kalmış gibi oldu ama o kadar güzel aktı ki doyamadım. Romantizm de olması çok tatlı kıldı. Karakterlerin hepsinde hep bir matraklık var. En olmayacak yerde güldürebiliyor. Savaş teması burada daha baskın.
Dram beklerken çok hoş bir masalsı anlatım çıktı. Her detayı çok güzel her gün açsam da izlesem diyorum ama gerek yok Miyazaki'nin tüm eserlerini izlenmeli çünkü görünen köy uzakta değil.
Sıradan romantik bir aşk hikayesi diye başladım. Dumur etti ve çok şükür böyle şaşırtmalı bir ilerleyiş oldu. Truman Show gibi bir şey bekliyordum. Sonra İnception'a bağladı. Onu da bıraktı. Sunshine Of The Spittles Mind ile bitirdi. Üçünün müthiş bir karşımına…devamıSıradan romantik bir aşk hikayesi diye başladım. Dumur etti ve çok şükür böyle şaşırtmalı bir ilerleyiş oldu.
Truman Show gibi bir şey bekliyordum. Sonra İnception'a bağladı. Onu da bıraktı. Sunshine Of The Spittles Mind ile bitirdi. Üçünün müthiş bir karşımına sebebiyet veren tek şey David'in o arabaya binmesi.
Beyni mıncıklaması çok hoş devamında da uyanıştan bir kısım olsaydı güzel olurdu.
24 saatte tüm seriyi bitirdim. Bok gibi bir karakter Bridget yani aşırı itici ya Mark her seferinde ona çekiliyor sonu yine boşanma ile bitiyor. En en en kötü yanı yürüyüşü. Karakter mi itici rol mü kasıntı arada çok gidip geldim.…devamı24 saatte tüm seriyi bitirdim.
Bok gibi bir karakter Bridget yani aşırı itici ya Mark her seferinde ona çekiliyor sonu yine boşanma ile bitiyor.
En en en kötü yanı yürüyüşü. Karakter mi itici rol mü kasıntı arada çok gidip geldim. Her seferinde "Bu kadar başarılı erkekler bunda ne buluyor?" dedim. Doğal olması hoş ama gerçekten çok aptal ve çocuksu. İlk yapım komik ve tatlıydı fakat ikinci ve üçüncü rezalet. Colin üzümlü kekim sadece senin için katlandım.
Gerçekten hiçbir karakterden bu kadar nefret etmemiştim kemçük ağızlı aptal Bridget
Necip Fazıl Kısakürek'in romanından uyarlama yapılmış. Tavsiye üzerine izledim. Zerre sevmem bu adamı ama kalemi iyi heceyi ve kafiyeyi müthiş kullanır. Kalemi kuvvetlidir. Bence yarı otobiyografik çünkü kendisi de kumarhanede yakalanmış:)) Kıyıda köşede kalmış bir film. Sosyal medyaya meze olsa…devamıNecip Fazıl Kısakürek'in romanından uyarlama yapılmış. Tavsiye üzerine izledim. Zerre sevmem bu adamı ama kalemi iyi heceyi ve kafiyeyi müthiş kullanır. Kalemi kuvvetlidir.
Bence yarı otobiyografik çünkü kendisi de kumarhanede yakalanmış:))
Kıyıda köşede kalmış bir film. Sosyal medyaya meze olsa alır götürür.
Hem övgü hem de eleştiri almış bir kitaptır zaten. İnsanların kurduğu kanun ile Allah'ın kanunu karşılaştırılıyor şeklinde eleştiri de mevcut.
İnsanların vicdanına seslenen bir yapım.
Açık ve seçik olarak mesaj dosdoğru iletiliyor.
Gayet güzel, öz ve akıcı bir film olmuş.