"Derler: Aşık ve sarhoş cehennemlik olacak! Bu söz ki gönüllere sanma korku salacak. Giderse cehenneme tüm aşık ve sarhoşlar; Küçük yapın cenneti, yarın bomboş kalacak!" - Ömer Hayyam
"Biz hepimiz sokaklardayız, Allah da sokakta. Kimsenin kalkıp da Allah'a bir kapı açtığı yok. Yalnız ölüm kaldı, kapısını açıp bizi nihayet içeri alacak bir ölüm kaldı. Ben de işte ona gidiyorum." (Sayfa 96) Henüz 26 yaşında iken geçirdiği hastalık nedeniyle…devamı"Biz hepimiz sokaklardayız, Allah da sokakta. Kimsenin kalkıp da Allah'a bir kapı açtığı yok. Yalnız ölüm kaldı, kapısını açıp bizi nihayet içeri alacak bir ölüm kaldı. Ben de işte ona gidiyorum."
(Sayfa 96)
Henüz 26 yaşında iken geçirdiği hastalık nedeniyle hayatını kaybeden Alman yazar Wolfgang Borchert'ın söylenene göre en ilgi gören kitabı. Zaten çok fazla eseri yok. Tiyatro türünde sadece bunu yazmış.
Son derece etkili ve çarpıcı. Bu kadar iyi olmasını beklemiyordum.
Finali unutulmazdı. Gördüğüm en iyi savaş karşıtı eser oldu. Umarım oyununu izleme şansı elde ederim.
Kesinlikle okunması gereken bir eser..
"Ölümümden biraz sonra anladım Olmayınca oyun. Gözlerim dışına kapalı, içine açık. Kalıbım belirsiz bir yerde artık. Sırtüstü yatıyorum, up - uzun. Öyle bir dünyadayım ki şimdi, Ellerim tutabildikleriyle kalmış, Büyük beynim kıvrım kıvrım, donuk. Artık ne karanlık var benim için,…devamı"Ölümümden biraz sonra anladım
Olmayınca oyun.
Gözlerim dışına kapalı, içine açık.
Kalıbım belirsiz bir yerde artık.
Sırtüstü yatıyorum, up - uzun.
Öyle bir dünyadayım ki şimdi,
Ellerim tutabildikleriyle kalmış,
Büyük beynim kıvrım kıvrım, donuk.
Artık ne karanlık var benim için, ne aydınlık,
Ne sıcak, ne soğuk."
- Özdemir Asaf
"Gräns" (Sınır) İranlı yönetmen Ali Abbasi tarafından çekilmiş 2018 yapımı İsveç filmi. Bu yönetmeni gerçekten çok başarılı buluyorum. Holy Spider ile beni zaten çok etkilemişti, ardından the last of us (son 2 bölümün yönetmeni) izleyince tamam bu adam işini biliyor…devamı"Gräns" (Sınır) İranlı yönetmen Ali Abbasi tarafından çekilmiş 2018 yapımı İsveç filmi.
Bu yönetmeni gerçekten çok başarılı buluyorum. Holy Spider ile beni zaten çok etkilemişti, ardından the last of us (son 2 bölümün yönetmeni) izleyince tamam bu adam işini biliyor dedim.
Bu filmi ise yine etkileyiciydi ama yorumlara bakıyorum da anlamayanlar b*k atmış. Üzücü..
Filmin kısaca konusundan bahsetmek gerekirse; Tina adında çirkin bir görünüme (Neandertalleri andıran) sahip bir kadındır. (Daha doğrusu biz öyle sanıyoruz). Bir havaalanı güvenlik bölümünde çalışmaktadır.
Kendisinin en büyük özelliği koku alarak insanların duygularını görebilmekte bu sayede birçok suç ve tehlike arz eden kişi veya kişileri bularak yetkili kişilere bildirmektedir.
Ancak günün birinde kokusunu tuhaf bulduğu bir adam karşısında çıkar. İşte film de buradan itibaren başlamaktadır.
Tina daha önce görmediği bu kişiye karşı garip bir duygu yaşamaya başlar.
Film içerisinde birçok detay var. Bunlar üzerine kesinlikle konuşulması ve tartışılması lazım..
Yazar John Ajvide Lindqvist'ın aynı adlı eserinden esinlenmiş ama bahse varım yönetmen Abbasi, saf bir uyarlama yapmayıp kendi dokunuşlarını da eklemiştir.
Ben şahsen bu filmi tavsiye ediyorum. Türk izleyicisini alışkın olmadığı türden bir yapım. Adından da anlaşılacağı üzere insanlığın ve cinsiyetin sınırlarını aşan ötesinde nelerin olduğunu veya nelerin olabileceğini gösteren etkili bir yapıya sahip. Yer yer İskandinav mitolojisinde de yararlanılmış (bunu filmdeki hayvanlardan rahatlıkla anlayabiliyoruz).
Bunun yanı sıra dış görünüş, görmekte zorlandığımız (hatta göremediğimiz) suçlar (pedofili) bireylerin toplumsal ahlak anlayışının SINIR'ı, yaşanan diğer suçların, (filmdeki başkarakterler üzerinden) karşılaştırılarak hem filmdeki insanları hemde izleyiciyi sorgulatabilmekte..
8/10
Son olarak şu repliği eklemek istiyorum;
"-İnsanlar bizden korkuyorlar, korkmalılar da. İntikam anının geldiğini biliyorlar.
-İntikam mı?
-İnsan mı olmak istiyorsun?
-Kötü olmak istemiyorum."
Esme Madra mümkünse film çekmesin, sadece oynasın yeterli.. Ne ortada bir senaryo var ne iyi bir hikaye.. Gerçeklik algısını bozup garip garip şeyler göstermeye çalışmış. Olmamış. Diğer kısa filmi de başarısızdı. Yönetmenlik yapamıyor.. 2/10
Geçenlerde başlamıştım seriye. Çok fazla önerilmişti ve gördüğüm kadarıyla çoğu izleyici için en iyisi. Bölüm 1'i sevdim şuan 2.yi okuyorum. Gayet yaratıcı ve ilgi çekici bir konuya sahip. Basit görünen çoğu konularda düşündürüyor. Tavsiye ediyorum, okumamış olanlar varsa okusunlar.
"Mystery Train" (Gizem Treni) Amerikalı bağımsız yönetmen Jim Jarmusch tarafından 1989 yılında çekilmiş suç komedi drama filmi. Jarmusch sinemasını sevenler kesinlikle izlemeli. Film bir otelde birleşen insanları anlatıyor ve bunu da 3 ayrı bölüm şeklinde çekmişler. Jarmusch bir sonraki filminde…devamı"Mystery Train" (Gizem Treni) Amerikalı bağımsız yönetmen Jim Jarmusch tarafından 1989 yılında çekilmiş suç komedi drama filmi.
Jarmusch sinemasını sevenler kesinlikle izlemeli. Film bir otelde birleşen insanları anlatıyor ve bunu da 3 ayrı bölüm şeklinde çekmişler. Jarmusch bir sonraki filminde de aynı çekim tekniği ve kurguyu kullandı. Kendisine kesinlikle yakışıyor bu stil.
Bolca Elvis Presley etkisi göreceğiniz bu filmde başta aşk ve suç olmak üzere birçok konuya değiniyor.
Benim favorim 3. bölüm oldu..
Jarmusch ve bağımsız sinema sevenlere öneriyorum.
"Peki ama, nedir senin öğretileriden ve öğretmenlerden öğrenmek istediğin ve sanal öğretmenlik edenlerin bir türlü sana öğretemediği?" Ve şu yanıtı verdi soruya: "Hikmetini ve içyüzünü öğrenmek istediğim şey, Ben'di. Kurtulmak, alt etmek istediğim şey, Ben'di. Ama alt edemedim, sadece yanılttım,…devamı"Peki ama, nedir senin öğretileriden ve öğretmenlerden öğrenmek istediğin ve sanal öğretmenlik edenlerin bir türlü sana öğretemediği?" Ve şu yanıtı verdi soruya: "Hikmetini ve içyüzünü öğrenmek istediğim şey, Ben'di. Kurtulmak, alt etmek istediğim şey, Ben'di. Ama alt edemedim, sadece yanılttım, sadece kaçtım ondan, sadece saklanıp gizlendim. Doğrusu, dünyada benim bu Ben'im kadar, bu yaşıyor olduğum, başkaları gibi ve başkalarından ayrı biri olduğum, Siddhartha olduğum bilmecesi kadar kafamı başka hiçbir şey kurcalamadı. Ve dünyada kendim kadar, Siddhartha kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok!"
(Sayfa 47)
İsviçre ve Alman edebiyatının en önemli yazarlarından olan Hermann Hesse'nin en bilindik eserlerinden biri. Kesinlikle okunması gereken bir eser. Özellikle kendi ben'liğini arayanlara tavsiye edilir.
"Yalnız ölüm yalan söylemez! Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır. Hayatın derinlerinden seslenir, yanına çağırır bizi. Ve biz, henüz insanların dilini bile anlamadığımız yaşlarda, ara sıra oyunlarımızı yarıda kesiyorsak, bunun…devamı"Yalnız ölüm yalan söylemez!
Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır. Hayatın derinlerinden seslenir, yanına çağırır bizi. Ve biz, henüz insanların dilini bile anlamadığımız yaşlarda, ara sıra oyunlarımızı yarıda kesiyorsak, bunun nedeni, ölümün seslenişini duymuş olmamızdır... Ömrümüz boyunca ölüm bize el eder, çağırır bizi. Her birimiz ansızın, sebepsiz düşüncelere dalmıyor muyuz, bu hayaller bizi öylesine sarıyor ki zamanı, mekânı fark etmez olmuyor muyuz? İnsan bilmez bile ne düşündüğünü; ama sonra kendini ve dış dünyayı hatırlamak, düşünmek için toparlanmak zorundadır. Bu da bir sesidir ölümün."
(Sayfa 64)
Bu dünya ki her şey için aynı Ne tanrı yapısı ne kul Hep var idi var var olacak: Bir ölümsüz ateş ki ölçüyle alevlenip ölçüyle sönen (Sayfa 55) İnsan bir ışık yakar kendine geceleyin gözünün feri gidince Yaşarken ölüye dokunur…devamıBu dünya ki
her şey için aynı
Ne tanrı yapısı
ne kul
Hep var idi
var
var olacak:
Bir ölümsüz ateş ki
ölçüyle alevlenip
ölçüyle sönen
(Sayfa 55)
İnsan
bir ışık
yakar kendine
geceleyin
gözünün feri gidince
Yaşarken
ölüye dokunur uykuda
Uyanıkken uyuyana
(Sayfa 91)