Bu bayram, herkesin umutları daima şansa ve yeni başlangıçlara kapı aralasın. Ancak bu bayramı yaşarken yalnızca hayvan kesimini düşünmeyelim. Birbirimize duyduğumuz kin ve nefretin hayvanlaşmasını keserek başlayabiliriz. Bunun yanı sıra, ümitsizliği, çaresizliği, yalanı, güvensizliği, bizi yoran ve tüketen her ne…devamıBu bayram, herkesin umutları daima şansa ve yeni başlangıçlara kapı aralasın.
Ancak bu bayramı yaşarken yalnızca hayvan kesimini düşünmeyelim.
Birbirimize duyduğumuz kin ve nefretin hayvanlaşmasını keserek başlayabiliriz. Bunun yanı sıra, ümitsizliği, çaresizliği, yalanı, güvensizliği, bizi yoran ve tüketen her ne varsa, onları da kesmeye başlayabiliriz.
Unutmayalım ki, kesip geride bıraktığımız her olumsuzluk, bizlerin birbirimize sunduğu en güzel bayram mesajı ve iletişim kaynağı olacaktır.
İyi bayramlar, raflı dostlarım!🍬🌼
Gözlerinde hayat bulsa da şehrin ızdırapları, gönlümün bir nefeslik âhısın der, çekerim. Tebessümün aydınlatır mil çekilmiş sokakları; gün ışığı görsem, demirden bir set çekerim. Sadânı duymaya bir kalbim olsun yeterdi, kalbin, kalbime daim mürebbilik ederdi. Yokluğunda bile var olmak, büyüklerin…devamıGözlerinde hayat bulsa da şehrin ızdırapları,
gönlümün bir nefeslik âhısın der, çekerim.
Tebessümün aydınlatır mil çekilmiş sokakları;
gün ışığı görsem, demirden bir set çekerim.
Sadânı duymaya bir kalbim olsun yeterdi,
kalbin, kalbime daim mürebbilik ederdi.
Yokluğunda bile var olmak, büyüklerin işiydi;
mahlukatta bulduğum o mânâ, senden bir izdi.
Gidip geldiğim her yerde hatıran yakalar beni,
gezdiğim sokaklara uğraman şart değil ki.
Baktığım ay, bulut, çiçek, kuş, lisân-ı hâlle der ki:
nazar ettiğin her şey dostunun bir remzi.
Şimdi yine gittim o sokaktan, sensiz, boynu bükük.
Muhabbetini gönle pusula edip geçtim.
Nereye baksam, her yer zifirî karanlık; kalbe yük.
Gözlerinde buldum kendimi, kendimden geçtim..
(Süleymaniye'nin Kalbi)
~ Rabia Gül Ilgaz
Siz genç arkadaşlar, yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmamak ne demek? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada dinlenmeden beni takip etmektir. ~ Mustafa Kemal Atatürk🇹🇷
Çocuk oldum ben de, Her çocuk gibi aydınlığın meyvesi. Herkes gibi annemin fidanı oldum. Ben de düştüm yere, Nasıl ki her meyve ağacından düşüyorsa, Nasıl ki yıldızlar yeryüzüne akıyorsa.. ~ Arjen Arî
Ağlamaksa ağladım, bağırmaksa bağırdım, Zafer. Uykusuz kaldım, aç kaldım, aptal gibi çok ağır ilaçlar da aldım. İntihara kalkışmadım ama sabah akşam hiç durmadan tasarladım. Yetmedi mi? Her şeyi, her şeyi unuttum. Tarihler, hedefler, amaçlar, verdiğim sözler. Nereye, ne zaman, nasıl…devamıAğlamaksa ağladım, bağırmaksa bağırdım, Zafer.
Uykusuz kaldım, aç kaldım, aptal gibi çok ağır ilaçlar da aldım.
İntihara kalkışmadım ama sabah akşam hiç durmadan tasarladım. Yetmedi mi?
Her şeyi, her şeyi unuttum.
Tarihler, hedefler, amaçlar, verdiğim sözler.
Nereye, ne zaman, nasıl gidecektim, unuttum.
Ne yapacaktım, ne oldu, ne bitti?
Hepsi, hepsi.
Yetmedi mi?
İhtiyarladım, çirkinledim.
Beni kimse sevmesin istedim.
İş aradım, kaç kere buldum, hiçbirine başlamadım.
Saçlarım korkunç uzadı, faturalar birikti, her şey üst üste bindi.
Cildim soldu, gözümün feri söndü, Zafer.
Daha yetmedi mi?
Aramaksa aradım, yazmaksa yazdım.
Sokak köpekleri gibi titreye titreye dolaştım.
Ayaklarım şişti, düşmekse düştüm.
Dizlerimde yaraysa yara,
bin parça, Zafer.
Kaç defa silkelendim.
Artık yeter, bugün uyandığım yeni bir gün, bu yeni bir sayfa, dedim kendime.
Tokat bile attım ama aynı gün, aynı yırtık sayfa işte.
Üstü karalı, altı çizili onca hatıra yüzüme, yüzüme tükürdü.
Yetmedi mi?
Üç beş arkadaşla görüşünce, sahile inip biraz temiz hava teneffüs edince,
Saçlarımı kesip tırnaklarımı yiyince, yemek yapmayı, resim çizmeyi öğrenince,
Geçer sandım.
Kaçağı yürüyen bir çorap gibi sadece günler geçti, Zafer.
Diktiğim ne varsa söküldü,
Doldurduğum ne varsa döküldü,
Silmekse sildim, ama lekesi kaldı, iz bıraktı.
Yetmedi mi?
Herkes yaşamış, herkes unutmuş.
Hayat böyle de sürüp gidiyormuş, dedim.
Dediler, dedim, sana anlattılar.
Bak, onulmaz değilmiş, dedim.
Ekmek çiğnedim, zeytin dövdüm,
Hepsini yarama sürdüm.
Pansumansa pansuman işte, ama oluk oluk kan sızdı, Zafer.
Yumruğumu sıktım, ayaklarımı yere bir kere daha sağlam bastım.
Yokluğuna şöyle sağlı sollu birkaç kroşeyse kroşe.
Ama benim boşluğuma geldi işte.
Havlu attım.
Yenilgiyse yenilgi. Yetmedi mi?
~ Tuğba Karademir