• "Belki de yüreksizlerin asıl cezası budur : gerçeği , iş işten geçtikten sonra, artık yapılabilecek hiçbir şey kalmadığında görmek, anlamak ." • "Yaşarken sana iyi bir baba olamadım. Belki ölümde olabilirim."
• ....Sonunda da yıprandı,rengi soldu, eskidi ve kayboldu tıpkı anıların solduğu, kaybolduğu gibi. • Akıllı insanlar mutluluğun sağlığa benzediğini çok önceden fark etmişler: Mutluyken fark etmezsiniz; ama yıllar geçtikçe, geçmişte kalan mutluluğunuza ilişkin anılar, ah, anılar!..
• " Deliler, delice şeyler yaparlar." • " Deli olmak demek, düşüncelerini iletmekten âciz olmak demek. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrede olup biten her şeyi görüyor, anlıyorsun, ama istediğini anlatmaktan, dolayısıyla da yardım bulmaktan umutsuzluk, çünkü orada konuşulan dili bilmiyor,…devamı• " Deliler, delice şeyler yaparlar."
• " Deli olmak demek, düşüncelerini iletmekten âciz olmak demek. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrede olup biten her şeyi görüyor, anlıyorsun, ama istediğini anlatmaktan, dolayısıyla da yardım bulmaktan umutsuzluk, çünkü orada konuşulan dili bilmiyor, anlamıyorsun. "
• "Hepimiz hissetmisizdir bunu."
" Hepimiz şu ya da bu biçimde deliyiz zaten ."
• " Bende o yüzden ağlıyordum işte.," dedi Veronika. O hapları aldığımda nefret ettiğim birini öldürmeye çalışıyordum. İçimde başka, sevebileceğim Veronikalar olduğunu bilmiyordum ."
• " Ruhum geçmişte kalmıştı. Ama şimdi burada, bedenimin içinde hissediyorum onu, çünkü coşkuyla titriyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bildiğim tek şey, üç yıldır yaşamın beni gitmek istemediğim bir yöne iteliyor olduğu. "
• Karanlık. Montag mutlu değildi. Mutlu değildi. Bu sözcükleri kendine söyledi. Bunun işin doğrusu olduğunu anladı. Mutluluğunu maske gibi takıyordu... • Beatty artık bir sorun değilsin, diye düşündü. Sorunlarla yüzleşmeyeceksin, onları yakacaksın , derdin hep. Eh şimdi ikisini de yaptım.…devamı• Karanlık. Montag mutlu değildi. Mutlu değildi. Bu sözcükleri kendine söyledi. Bunun işin doğrusu olduğunu anladı. Mutluluğunu maske gibi takıyordu...
• Beatty artık bir sorun değilsin, diye düşündü. Sorunlarla yüzleşmeyeceksin, onları yakacaksın , derdin hep. Eh şimdi ikisini de yaptım. Elveda Yüzbaşı...
Mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırılmaların amacı budur : insanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek ."
• "Tutku korkuyu kovabilen tek güçtür." • "Seçme hakkına sahip olmayan kişi kişiliğini yitirmiş demektir ." • "Güven , arkadaşlık gibi sözcüklerin modası geçmişti anlaşılan sayın kardeşlerim. "
Alıntılar ● "Gerçi dünyadaki tüm işler değersiz, başkaları istiyor diye kendi tutkusunu , kendi gereksinimini dikkate almadan , para onur ve başka şeyler uğruna kendini yiyip bitiren insan her zan budalanın biridir." ● "Böyle mi olacaktı, insanı sonsuz derecede mutlu…devamıAlıntılar
● "Gerçi dünyadaki tüm işler değersiz, başkaları istiyor diye kendi tutkusunu , kendi gereksinimini dikkate almadan , para onur ve başka şeyler uğruna kendini yiyip bitiren insan her zan budalanın biridir."
● "Böyle mi olacaktı, insanı sonsuz derecede mutlu kılan şey, aynı zamanda üzüntüsünün kaynağı mı olmalı?"
● "Hem kendimle fazlasıyla meşgul olduğumdan , hem de iç dünyam fazlasıyla fırtınalı olduğundan , başkalarını kendi haline bırakmayı yeğliyorum, keşke onlar da benimle uğraşmasa."
● "Ruh sükuneti muhteşem bir şey , kendinden hoşnut olmak da aynı şekilde. Sevgili dostum , keşke çok değerli bir mücevher olan bu duygu, güzel ve paha biçilemez olduğu kadar kırılgan olmasa."
●"Yaşamımı hareketli kılan masalı hamurdan yoksunum ; gece yarıları beni canlı tutan , sabahları beni uykudan uyandıran dürtüden yoksunum."
●" Ah ,yüreğim öylesine doluydu ki. Birbirimizi anlamadan, vedalaştık. Bu dünyada birinin diğerini anlaması o kadar kolay bir şey değil. "
●"Buradaki insanların nasıl olduğunu soracak olursan, şunu söyleyebilirim: Her yerdeki gibi! İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. İşte insanın değişmez yazgısı!"
● "Kalbime küçük ve hasta bir çocuğa bakar gibi bakıyorum; her arzusunu yerine getiriyorum. Bunu başkalarına söyleme; bundan dolayı beni ayıplayacak insanlar çıkabilir."
●" Huzurlu ve akıllı bir insanın talihsiz bir insanın durumunu kavraması, ona cesaret vermeye çalışması boşuna çaba! Bir hastanın başında duran sağlıklı birinin sahip olduğu fiziksel gücün birazını olsun ona geçirememesi gibi."