yakın arkadaşımla izlediğim bir film oldu açıkçası beğendik, ilk başlarda herhangi bir hareketlilik yoktu sonlara doğru bi anda başladı ve iyi sürdü.ayrıca film daha belirli bir sonla bitebilirdi o yüzden filmin ikincisinin gelmesi taraftarındayız
bir kediyi beslemek,deniz havası almak, açık havada yürümek,bol kahkahalı bir gün geçirmek,rastgele birisi ile kısa tatlı bir sohbet etmek, kuş sesleri eşliğinde sıcak bir kahvaltı yapmak,yeni bir yer keşfedip gezmek.. yaşamak küçük anları unutmamak ile mümkün
Size iyi hissettirmeyen hiçbir yöne bakmayın. Sizi üzen kimseyi düşünmeyin.Öyle birine dönüşün ki,ilerleyen ve hiçbir şeye takılı kalmayan,her şeyin en doğru zamanda en hayırlı ve güzel olana evrileceğine dair müthiş güven duyan biri olun. `Sonra istekleriniz sizi kovalayacak 😌💜🫠✨
Belli bir yaşanmışlıktan sonra kimsenin dramatik hayat hikayelerine üzülemiyorsunuz çünkü biliyorsunuz ki siz de dahil olmak üzere çoğu insanın hayatı zordu ve iyilik seçimdi
"Herkes kendi ışığıyla ışıldar.Hiçbir alev öbürüne benzemez.Büyük alevler vardır;küçük alevler,her renkten alev.Kimi insanların alevi öyle durağandır ki rüzgârda bile dalgalanmaz, kimi insanlarınsa havayı kıvılcıma boğan çılgın alevleri vardır. Kimi saçma alevler ne tutuşur ne de ışık serperler; kimileri de öyle…devamı"Herkes kendi ışığıyla ışıldar.Hiçbir alev öbürüne benzemez.Büyük alevler vardır;küçük alevler,her renkten alev.Kimi insanların alevi öyle durağandır ki rüzgârda bile dalgalanmaz, kimi insanlarınsa havayı kıvılcıma boğan çılgın alevleri vardır. Kimi saçma alevler ne tutuşur ne de ışık serperler; kimileri de öyle bir canlılıkla yalazlanırlar ki onlara bakınca gözlerimiz kamaşır,yaklaşırsak üstümüze ateş vurmuş gibi parlarız."
Kafka bu kitabında babasına olan duygularını dile getirdiği bir mektubu ele alarak yazmış. Kafka babasına duyduğu korku, suçluluk ve yetersizlik duygularını kitabın geneline yansıtmış durumda. Ayrıca babasını yalnızca bir otorite figürü olarak değil, kendi kişiliğinin şekillenmesinde belirleyici olan bir gölge…devamıKafka bu kitabında babasına olan duygularını dile getirdiği bir mektubu ele alarak yazmış. Kafka babasına duyduğu korku, suçluluk ve yetersizlik duygularını kitabın geneline yansıtmış durumda. Ayrıca babasını yalnızca bir otorite figürü olarak değil, kendi kişiliğinin şekillenmesinde belirleyici olan bir gölge gibi anlatır. Bu mektup, yalnızca Kafka'nın babasıyla hesaplaşması değil; otorite karşısında ezilen bireyin evrensel bir itirafıdır.
Spoiler içeriyor
Dizi o kadar güzeldi ki Ayşegül ve Poyraz dışında Sema ve Seferin aşkına da hayrandım çok güzel bir diziydi her oyuncunun kendine göre sevilesi bir karakteri vardı güzel bir iş çıkarmışlar gerçekten ayrıca Poyraz sen gibi seveni bu devirde bulmakta…devamıDizi o kadar güzeldi ki Ayşegül ve Poyraz dışında Sema ve Seferin aşkına da hayrandım çok güzel bir diziydi her oyuncunun kendine göre sevilesi bir karakteri vardı güzel bir iş çıkarmışlar gerçekten ayrıca Poyraz sen gibi seveni bu devirde bulmakta zor olsa gerek Ayşegül onu sevmeyip napıcaktı yani falan xmxmclcn şaka bir yana Poyraz Ayşegül'e olan aşkını çok güzel geçirdi bizlere tabi Ayşegül'ün de Poyraz'a olan aşkını söylemeye gerek yok çok güzeldiler dizideki olayların akışı vs. de sizi dizide tutmayı iyi başarıyor fakat tabii ki final hiç istediğim gibi değildi ya of düşündükçe sinir oluyorum nasıl ağlamıştım finalde...