Spoiler içeriyor
İnsanların şu anki yaşamını özetleyen bir kısa film gerçekten. Başta izlerken neden herkes eşya ve neden herkes üzgün diye düşündüm. Sonunda herkesin diğeri çalışan bir işçi olduğunun farkına vardırıyor. Çok başarılı
Spoiler içeriyor
"Suçluyorum" bize gerçek hayatta yaşanmış bir olayı anlatır. İftiraya uğramış bir subayın nasıl haksız yere cezalandırıldığını anlatıyor. Olayda geçen subayın ismi Dreyfustur. Bu yüzden Dreyfus Olayı olarak da bilinir. Dreyfusla aynı dönemde yaşamış olan Emile Zola bu haksızlığa halk gibi…devamı"Suçluyorum" bize gerçek hayatta yaşanmış bir olayı anlatır. İftiraya uğramış bir subayın nasıl haksız yere cezalandırıldığını anlatıyor. Olayda geçen subayın ismi Dreyfustur. Bu yüzden Dreyfus Olayı olarak da bilinir. Dreyfusla aynı dönemde yaşamış olan Emile Zola bu haksızlığa halk gibi boyun eğmeyip gazetede "Suçluyorum! Cumhurbaşkanına Mektup" isimli bir makale yayınlar. Bu yayınladığı yazıda olayın öncesini ve sonrasını ele alır. Tarih kitapları okumayı sevmememe karşın bu kitap beni oldukça kendine çekti. Herkese tavsiye ediyorum.
Spoiler içeriyor
Kistik Fibröz hastalığına yakalanan bu karakterlerimiz birbirlerinden beş adım uzakta geçiriyor. Aslında sağlıkla nefes almanın ve sevdiklerimizle doya doya zaman geçirmenin önemini anlatıyor diyebiliriz. Oturup hüngür hüngür ağlamak istiyorsanız tam size göre bir film. 🤠
Spoiler içeriyor
Benim hoşuma giden bir dizi olmuştu. Oldukça sürükleyici. Filmin konusu vampir avcısı olan bir ailenin bir yere taşınmasıyla başlar. Partide vampir olan kız ile tanışıyorlar. Vampir kız ilk gerçek kanını ararken yanlışıkla vampir avcısına denk geliyor ve av/ avcı ilişkisi…devamıBenim hoşuma giden bir dizi olmuştu. Oldukça sürükleyici.
Filmin konusu vampir avcısı olan bir ailenin bir yere taşınmasıyla başlar. Partide vampir olan kız ile tanışıyorlar. Vampir kız ilk gerçek kanını ararken yanlışıkla vampir avcısına denk geliyor ve av/ avcı ilişkisi burada başlıyor. Film netflixte mevcut.
Spoiler içeriyor
Dün izledim geç keşfettiğim için üzüldüm. Böyle olası uç noktalarda olan filmler ilgimi çekmiştir. Kısacası konusu Doğulu olan Haşmet bir adam öldürüyor ve kendisini öldürmemeleri için yurt dışına kaçıyor. Uçakta Yağmur adlı bir kızla tanışıyor ve sevgili oluyorlar ancak kıza…devamıDün izledim geç keşfettiğim için üzüldüm. Böyle olası uç noktalarda olan filmler ilgimi çekmiştir. Kısacası konusu Doğulu olan Haşmet bir adam öldürüyor ve kendisini öldürmemeleri için yurt dışına kaçıyor. Uçakta Yağmur adlı bir kızla tanışıyor ve sevgili oluyorlar ancak kıza kendini Kemal adı ile tanıtıyor. Tam bir yıl sonra yağmur hamileyken Haşmeti doğu yöresine gönderip kan davasının son bulması adına evlendiriyorlar. Yağmuru da tehtid ile ondan ayırıyorlar. Bir süre sonra babasının yanına giden yağmur doğum yapıyor ve çocuğunun ismini Kemal koyuyor. Tekrardan otelde tesadüfen karşılaşan haşmet ve yağmur Haşmetin evine kaçıyorlar. Haşmetin zorla evlendirildiği kadın bunu öğreniyor ve Haşmeti çağırıyor. Orada onu öldürüyor ve film burada son buluyor. Güzel bir romantizm filmi, insanı çekiyor. İzlemenizi tavsiye ederim.
Spoiler içeriyor
İstediğim zaman benimle konuşan bir kitapsın. Ölümün yazdı yaşamını. Ne tuhaf, başlangıçları severken, kendini öldürdün: İntihar bir sondur. Acaba bir başlangıç olduğunu mu düşünüyordun? Ölüm hiç bilinmeyen bir ülkedir, kimse oradan dönüp de nasıl bir yer olduğunu anlayamamıştır. İntihar benim…devamıİstediğim zaman benimle konuşan bir kitapsın. Ölümün yazdı yaşamını.
Ne tuhaf, başlangıçları severken, kendini öldürdün: İntihar bir sondur. Acaba bir başlangıç olduğunu mu düşünüyordun?
Ölüm hiç bilinmeyen bir ülkedir, kimse oradan dönüp de nasıl bir yer olduğunu anlayamamıştır.
İntihar benim açımdan yazarın kendisini oldukça merak ettiğim bir kitap oldu. Eduard Leve yirmi yıl önce ölen bir insanın ölme şeklini anlatıyor ve kitabı baskıya verdikten birkaç gün sonra aynı şekilde ölüyor. Acaba insanların onu nasıl görmesini istediğini mi yazdı yoksa kendi hayatını mı yazdı, arkadaşını mı yazdı bu akıllarda soru işareti bıraktıran bir durum. Kitap oldukça akıcı, edebi değer bakımından yetersiz. Öneririm, çok güzeldi.
Spoiler içeriyor
Kötü yorum yazıp sonrasında üzülmek istemezdim ama bunu yapmak zorunda olduğumu hissediyorum. Bir kitap serisini asla yarıda bırakamam, kötü hissederim. Bu yüzden bu seriye kaldığım yerden, 3. kitabın yorumundan devam etmek istiyorum. Gençlik kurgu kitaplarını severim, ama bu olmamış Mihri…devamıKötü yorum yazıp sonrasında üzülmek istemezdim ama bunu yapmak zorunda olduğumu hissediyorum. Bir kitap serisini asla yarıda bırakamam, kötü hissederim. Bu yüzden bu seriye kaldığım yerden, 3. kitabın yorumundan devam etmek istiyorum. Gençlik kurgu kitaplarını severim, ama bu olmamış Mihri Mavi.
Son zamanlarda gündem olan bir konu ile başlamak istiyorum: İstanbul Sözleşmesi.
Kadınları, erkekleri, hayvanları korumak ile ilgili kanunlar yazan bu sözleşmede bu kitabın içindeki düşüncelerin zıddı ele alınmış bir biçimde. Önceden her kadın, hayvan zarar gördüğünde hepimiz üzülürdük. Canımız acırdı zarar alan kişileri gördükçe. Son zamanlarda bu durum hepimiz için alışılagelmiş bir vaziyette, düzgün bir eylem olmadan, cezalarını çekemeden çıkanlar ile.
Kitapta bir kadının sadece doğum yapmak için, köle izaura gibi kullanılması veya zorla bir yere hapsedilmesi hiç hoş değil. Özellikle de genç arkadaşlarımızın bu durumu okumasıyla beraber hayalinde ''Keşke şöyle aşkı bulsam.'' cümlelerinin zihninde geçeceğinin farkındayım. Bu yüzden bu incelemeyi yazıyorum zaten. Böyle bir aşkın doğru olmadığını, aksine zarar gördüğünü ve kimsenin birbirini hürriyetinden alıkoyma gibi bir lüksü olmadığını söylemek istiyorum.
Bu kitapları okumanın doğru olmadığının ve böyle olayların yaşanmadığı, insana ve hayvana şiddetin olmadı günleri umut ediyoruz.
Spoiler içeriyor
Zacharius Usta dünyaca ünlü bir saat ustasıdır. Bu usta kendine güvenen, profesyonel bir saatçidir, zamanın birinde saatleri yavaş yavaş durmaya başlar. Kendi ruhunu saatlerine aktarmış olan bu usta saatleri durdukça sağlığını da bir bir yitirmeye başlar. Kalan tek saatinin peşine…devamıZacharius Usta dünyaca ünlü bir saat ustasıdır. Bu usta kendine güvenen, profesyonel bir saatçidir, zamanın birinde saatleri yavaş yavaş durmaya başlar. Kendi ruhunu saatlerine aktarmış olan bu usta saatleri durdukça sağlığını da bir bir yitirmeye başlar. Kalan tek saatinin peşine düşer ve saatini bulur. Buradaki ana fikir kibirin insanı yıpratıp son vermesidir. Kısa tek solukta okunabilecek bir eserdi, gayet akıcıydı.
Spoiler içeriyor
Dansa Davet, 1518 yılında bir kadının açlık yüzünden çocuğunu yememek için bir nehre atması ile başlar. O zamanlar tüm halk sefalet ve açlık içerisindedir ancak Ammeister (Belediye başkanı diyebiliriz.) büyük varlık içerisindedir. Sonrasında halktan olan Enneline (çocuğun annesi), aniden dans…devamıDansa Davet, 1518 yılında bir kadının açlık yüzünden çocuğunu yememek için bir nehre atması ile başlar. O zamanlar tüm halk sefalet ve açlık içerisindedir ancak Ammeister (Belediye başkanı diyebiliriz.) büyük varlık içerisindedir. Sonrasında halktan olan Enneline (çocuğun annesi), aniden dans etmeye başlar ve bu histeri vakası tüm Jeu-des-Enfants sokağına yayılmaya başlar. İnsanlar dans etmeyi bırakmaz hatta bunun sonucunda ölüme dahi gidenler olur. Halkın büyük sorunu haline gelen bu histeri vakası tüm piskoposlar ve ammeister için sorun haline gelir. Aniden ortaya çıkan bu vakada ülke aynı zamanda Türk saldırısına karşı tedirgin ve Martin Luther'in çıkardığı Reform hareketi ile sarsılmaya başlar.
Dansa Davet, yazarın okuduğum ikinci kitabı. Bana İntihar Dükkanı kadar keyif vermedi bu dans vebasını içeren kitap. Ancak şunu söyleyebilirim ki kitabı çeviren Elif Gökteke oldukça açıklamalı ve insanın aklında soru işareti bırakmayacak şekilde yazmış