Küçük Prens kitabını çok severim. Benim için yeri ayrıdır. 💙 Bu filmi de çok izlemek isterken bugün televizyonda denk geldim. 🥰 Filmi de kitabı kadar güzeldi. 😍 Ben izlemeye başlamadan önce filmi direk Küçük Prens'in animasyonu zannediyordum ama aslında film…devamıKüçük Prens kitabını çok severim. Benim için yeri ayrıdır. 💙 Bu filmi de çok izlemek isterken bugün televizyonda denk geldim. 🥰 Filmi de kitabı kadar güzeldi. 😍 Ben izlemeye başlamadan önce filmi direk Küçük Prens'in animasyonu zannediyordum ama aslında film de kitap gibi yazar tarafından anlatılıyordu. Küçük kızla pilotun arkadaşlığını çok sevdim. Yer yer de ağladım. 😂 Çok sıcak ilişkileri vardı. 😍 Ben küçükken hem dostum olsun hem de bana bir şeyler öğretsin diye hep böyle yaşlı bir arkadaşım olsun isterdim. 🙈 Ama nerdeee! 😂 Filme dönecek olursam sonunun orijinal hikayeden şaşmış olmasını pek sevmedim aslında. Ama hikayeye bağlanışıyla tekrar o sıcaklığı yakalamıştı. Kısacası izlemeyen varsa tavsiye ederim! 😊
Bu filmi sinema kanallarında çok görüyordum ama dikkatimi pek çekmiyordu. 😂 Bir gün yine öylesine bakarken Robert Downey Jr.'ın oynadığını gördüm ve öyle bölük pörçük denk geldikçe izledim. Birkaç kez hemde. 🙈 Sonra dedim ki ben bunu niye baştan sona…devamıBu filmi sinema kanallarında çok görüyordum ama dikkatimi pek çekmiyordu. 😂 Bir gün yine öylesine bakarken Robert Downey Jr.'ın oynadığını gördüm ve öyle bölük pörçük denk geldikçe izledim. Birkaç kez hemde. 🙈 Sonra dedim ki ben bunu niye baştan sona doğru düzgün izlemiyorum. 😂 Ve izledim. 😂 İzlerken sanki böyle milyon tane film izlemişim gibi tanıdık geldi. Bu tarz filmleri izlemeyi severim de. 😂 Bunu da sevdim. Özellikle bir kahve sahnesi var ki! 😂 Robert en sevdiğim oyunculardan olduğu halde bu filmde Zach'i daha çok sevdim. Filmin havasını veren kesinlikle oydu. 😂 Bir de bu yorumu yazarken bile kafamda Hey You çalıyor... 😂
Stefan Zweig'ın Korku kitabını herkes biliyordur sanıyorum ki. 😄 O yüzden konusunu es geçerek direk bendeki etkisinden bahsedeceğim. ☺️ Keşke Stefan Zweig kitaplarını peşpeşe okumaya karar verdiğimde Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabını en sona bıraksaydım. Çünkü o kitaptan sonra hiçbir…devamıStefan Zweig'ın Korku kitabını herkes biliyordur sanıyorum ki. 😄 O yüzden konusunu es geçerek direk bendeki etkisinden bahsedeceğim. ☺️ Keşke Stefan Zweig kitaplarını peşpeşe okumaya karar verdiğimde Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabını en sona bıraksaydım. Çünkü o kitaptan sonra hiçbir Zweig kitabı beni o kadar etkilemedi. Burada Korku kitabının yorumunu yapacağım tabiki ama etkisinin azalmasının sebebini de eklemek istedim. 😂 Kitabı sevdim. Sonunda ne olacak diye merak ederek okudum. Ama sonu tahmin ettiğim gibi çıkmadı. Kadının kocası beni çok şaşırtmıştı. Ama aynı zamanda şiddet barındırmaması da hoşuma gitmişti. 😄 Bu arada kadına sinir olduğumu da söylemek istiyorum; kocasının aldattığı için. Karşı tarafı aldatan kadın - erkek farketmeksizin genel olarak sinir oluyorum. Boşan ne yaparsan yap boşanmak istemiyorsan da aldatma! Neyse. Fikrimi de söylediğime göre kaçabilirim. 😂
Shakespeare'in dün okuduğum bu 3 kitabının arasında en entrikalı olanı buydu. Kral Cymbeline karısı öldükten sonra 3 çocuğuyla kalır. Ama zamanında haksız yere yargılanan Bellarius tarafından 2 erkek çocuğu kaçırılır. Geriye bir tek kızı İmogen kalır ve kral bir süre…devamıShakespeare'in dün okuduğum bu 3 kitabının arasında en entrikalı olanı buydu. Kral Cymbeline karısı öldükten sonra 3 çocuğuyla kalır. Ama zamanında haksız yere yargılanan Bellarius tarafından 2 erkek çocuğu kaçırılır. Geriye bir tek kızı İmogen kalır ve kral bir süre sonra tekrar evlenir. Kralın ikinci karısının niyeti tabiki tahtı sabitlemektir. Kral öldükten sonra oğlu yeni kral olabilsin diye onu İmogen'le evlendirmek ister. İmogen bunu farkedince yetim kaldığı için Cymbeline tarafından büyütülen Posthumus'la evlenir. Kral bu duruma çok sinirlenir ve Posthumus'u ülkeden sürgün eder. Asıl olaylar bundan sonra başlıyor. Posthumus bir arkadaşıyla iddaya girer. Arkadaşının kurnazlığı yüzünden karısının onu aldattığını düşünür ve bu yüzden onu öldürtmek ister. İmogen Posthumus'a hesap sormak için yola çıkar. O sırada Roma ile İngiltere savaşa girer. Ve kralın kaçırılan iki oğlu, Bellarius ve Posthumus bu savaşa katılırlar. Hatta erkek kılığında İngiltere'nin Roma'lı general Lucius'un uşağı olarak İmogen de bu savaşa girer. Gerisi yok. Öğrenmek için okumanız lazım. Ben bu kitabı da sevdim, tavsiye ederim.
Gençler için Shakespeare serisini çok sevdim. Masal tadında olması ve rahat okunması baya hoşuma gitti. Bu kitabı özetleyecek olursam; iki ayrı kardeşlerin hırsları yüzünden birbirlerine kavuşan aşıklar diyebiliriz. İlk kardeş abisi Dük'ü tahtından indirip onu ormana sürgün eder. Başlarda kendi…devamıGençler için Shakespeare serisini çok sevdim. Masal tadında olması ve rahat okunması baya hoşuma gitti. Bu kitabı özetleyecek olursam; iki ayrı kardeşlerin hırsları yüzünden birbirlerine kavuşan aşıklar diyebiliriz. İlk kardeş abisi Dük'ü tahtından indirip onu ormana sürgün eder. Başlarda kendi kızı yalnız kalmasın diye yanında tuttuğu Dük'ün kızı da sürgün edince kendi kızınıda kaybeder. Çünkü Celia Rosalind'i çok sever ve babasının ona haksızlık yaptığını düşündüğü için onunla birlikte ormana gider. Kılık değiştirerek abi kardeş olarak ormanda yaşamaya başlarlar. Bu arada ikinci kardeş daha doğrusu abi babasının ölümünden sonra Orlando'ya sahip çıkacağına onu kıskanıp gece odasında yakmayı planlar. Uşağı sayesinde durumu öğrenen Orlando uşağı da yanına alarak ormana gider. Sonrasıyla ilgili çok detay vermeyeceğim. Yoksa bütün kitabı anlatmış olacağım. 😂 Kısacık ve hemen hemen 10 dakikada okunan bir kitap zaten. Tavsiye ederim.
Shakespeare'i her zaman sevmişimdir. Bu kitap da basit dili ve akıcılığıyla hemen bitti. Zafer kazanan Jül Sezar'ın tacı 3 kere reddetmesine rağmen diktatör yönetim yapacağını düşündükleri için senatörler ona bir suikast düzenlerler ve kahinin uyardığı tarihte Sezar'ı indirirler. En yakın…devamıShakespeare'i her zaman sevmişimdir. Bu kitap da basit dili ve akıcılığıyla hemen bitti. Zafer kazanan Jül Sezar'ın tacı 3 kere reddetmesine rağmen diktatör yönetim yapacağını düşündükleri için senatörler ona bir suikast düzenlerler ve kahinin uyardığı tarihte Sezar'ı indirirler. En yakın arkadaşı Brütüs'ün de kendini bıçakladığını gören Sezar o meşhur lafını haykırır: "Sen de mi Brütüs?" Bu cümle her zaman kalbimi acıtmıştır. En yakınından yediğin darbe her zaman en kötüsüdür çünkü... Brütüs aslında hala Sezar'ı seviyodur ve ona kişisel düşmanlığı yoktur. Tek düşündüğü Roma'nın geleceğidir. Ama Sezar'ın yeğeni Antonius intikam almak ister ve alır da. Ama bence Brütüs'ten asıl intikamı Sezar alır. Vicdan ve buna bağlı olarak aldığı yanlış kararlarla.
Seri biteli aslında 2 gün oluyor. Sadece yorum yazmaya üşendim. 🙈 2. filmin hemen ardından izledim bunu. 2'yi izlerken biraz sıkılmıştım evet ama 3'ü hiç sıkılmadan izledim. Bence Matrix filmleri içinde en güzeliydi. Efektler göz tırmalamıyordu, heyecanı yerindeydi falan. 😂…devamıSeri biteli aslında 2 gün oluyor. Sadece yorum yazmaya üşendim. 🙈 2. filmin hemen ardından izledim bunu. 2'yi izlerken biraz sıkılmıştım evet ama 3'ü hiç sıkılmadan izledim. Bence Matrix filmleri içinde en güzeliydi. Efektler göz tırmalamıyordu, heyecanı yerindeydi falan. 😂 İyi ki Matrix 4'ü çekecekler. Öyle yerde bitti ki zaten devamı olmalıydı. 4'ü merakla beklerken Matrix'i de neredeyse bitirmiş oldum. Bir arkadaşım Matrix'i daha iyi anlamak istiyorsan çizgi filmini de izlemelisin demişti. Ve tabiki izleyeceğim. 😄 Bu arada Neo ile Trinity'i yakıştırmayan bir ben olamam di mi? Aralarında aşk adına hiç uyum göremedim. 😏