Sonunda bitti. Okuması çok uzun sürdü ama bu tamamen benden kaynaklı. Elimden bırakıp işlerimi halletmek zorunda kalmasaydım bitmesi bir günü bile bulmazdı. İçinde iki hikaye bulunan bu kitabı okumak çok keyifliydi. Fantastik edebiyatın başlangıcına yolculuk yaptım bu kitap sayesinde ve…devamıSonunda bitti. Okuması çok uzun sürdü ama bu tamamen benden kaynaklı. Elimden bırakıp işlerimi halletmek zorunda kalmasaydım bitmesi bir günü bile bulmazdı. İçinde iki hikaye bulunan bu kitabı okumak çok keyifliydi. Fantastik edebiyatın başlangıcına yolculuk yaptım bu kitap sayesinde ve aslında ne kadar tanıdık olduğunu fark ettim. Birçok yazarın bu hikayelerden etkilendiği kesin. Mesela Altın Anahtar hikayesinde en bilge ve en yaşlı kişi çocuk. Tanıdık geldi mi tersine yaşlanma? Tolkien’in bu hikayelerden etkilendiğini artık herkes biliyordur zaten. Kesinlikle okumanız gerekli bence bu kitabı. Çeviriden kaynaklı sanırım, yavan bir tat ara ara gelse de farklı boyutlara ve duygulara sürüklüyor okuyanı. Elfler hikayesi kalp burkucuydu ve Altın Anahtar bizi bilinmez bir yolculukta peşine takıp götürüyordu. Sade ve eski havayı ve tabii ki fantastik dünyayı seviyorsanız şiddetle tavsiye ediyorum. 🤍
Dün kartonları dönüştürürken ses olsun diye açtım, zaten de merak ediyorum... Bir baktım ki 7 bölüm birden bitmiş. İlk bölümünü bir gün önce izlemiştim. Buraya eklenmese de 8 bölümden oluşan bu belgesel; arabesk dünyasındaki kadın sanatçıların çektiği zorlukları anlatıyor. Kadın…devamıDün kartonları dönüştürürken ses olsun diye açtım, zaten de merak ediyorum... Bir baktım ki 7 bölüm birden bitmiş. İlk bölümünü bir gün önce izlemiştim. Buraya eklenmese de 8 bölümden oluşan bu belgesel; arabesk dünyasındaki kadın sanatçıların çektiği zorlukları anlatıyor. Kadın sanatçılarımızın erkekler gibi değer görmediğini ve hayatlarının nasıl yitip gittiğini yüze vurmaları çok güzel olmuş. Yalnız acılardan bahsederek başlayan bu belgesel bir süre sonra eskiden ortalığı sallamış sanatçıların çektiği acıları daha çok anlatmak yerine, kendilerini övdüğü kısımlara evrildi. Başarılarını zaten bildiğimiz sanatçıların yaşadığı zorlukları daha çok dinlemeyi tercih ederdim. Onun dışında oldukça anlamlı ve daha çok dillendirilmesi gereken konuları izlemek hem üzücü hem de keyifliydi. İzlerken düşündüğüm tek şey; 'bırakmamışsınız ki kadınlar sanatını yapsın' oldu. Hepsinin üzerinden para kazanıp onları paçavra gibi kenara atan, kendini kadının sahibi zanneden erkeklere bir kez ve bir kez daha sinir oldum. Zamanında ve hatta şimdi bile bu durumlar yaşanmasaydı, eski Türk kültüründe olduğu gibi kadınlar değer görmeye devam etseydi, ülkemiz müzik dünyasında hatta birçok konuda bambaşka yerde olabilirdi. Ama onun yerine gencecik yaşta solan hayatlar ya da harap olmuş hayatlar bırakılmış geriye, çok yazık...
Belgeselin en dikkat çekici yeri erkeklerin bütün güzel unvanlara sahipken kadınların böyle unvanlarının olmayışıydı. Bu zamana kadar hiç dikkatimi çekmemişti bu durum.
Ve en üzücü yeriyse Bergen ve Esengül'ün yaşadıklarıydı. Bergen'in başına gelen o korkunç durum o zamanlar hiç önemsenmemiş, sadece kısa bir haber olarak yazılıp sonrasında da geçilmiş. İnanabiliyor musunuz? Şimdi daha çok hak talep edilen bu vahşet o zaman kimsenin umrunda olmamış!
Esengül ise uçarı yaşadığı için hakkında kötü manşetler yazılırken, o zaman sevgilisi olan Adnan Şenses övgülerle çapkın olarak anılıyormuş. Sonrasında Esengül sahne alırken yaşanan bir silahlı saldırıda şahitlik yapmış ve hemen sonrasında da şaibeli bir trafik kazası geçirmiş. Saatlerce gelmeyen yardımı beklerken de kardeşinin kucağında son nefesini vermiş... Korkunç üzücü!
Ve daha ne üzücü kısımlar vardı. Yüzüne gülüp arkasından sahneleri engellendiği için pavyonda şarkı söylemek zorunda kalan kadınlar mı dersiniz, hayatındaki erkekleri zengin edip beş kuruş para kazanamayan kadınlar mı... Ya da kocasının cenazesinde hakkımı helal etmiyorum diyen veya da bu hayat bana göre değil deyip müzik kariyerini sonlandıran kadınlar mı... Neler neler var!
Dediğim gibi sonrasında kendini övmeye dönse de yine de o kadınların yaşadığı zorlukları izleyin ve özellikle bu ülkede kadın olmanın ne kadar zor olduğunu görün, tavsiye ederim.
Dipnot: Semiha Yankı'yı bu belgeselde daha çok sevdim. Cesur ve dobra olduğu ve erkeklere ezilmediği için. 🤍
Ve ayrı bir dipnot; o zaman uygulanan katı müzik kurallarının en azından yarısı şimdi uygulansa da fenomen olduğu için yapılan çöp müzikler tarih olsa.
Filmi bugün televizyonda sonra da akışta gördüm. Yorum yapmamışım hayret. Çıktığı zaman annemle sinemada izleyip filme aşık olmuştuk ama gel gör ki sinema ortamı dışında filmin duygusu insana geçmiyor. Birkaç kez Tv'de de izledim ama yok. Sinemada gözlerimi dolduran aksiyonlar…devamıFilmi bugün televizyonda sonra da akışta gördüm. Yorum yapmamışım hayret. Çıktığı zaman annemle sinemada izleyip filme aşık olmuştuk ama gel gör ki sinema ortamı dışında filmin duygusu insana geçmiyor. Birkaç kez Tv'de de izledim ama yok. Sinemada gözlerimi dolduran aksiyonlar Tv'de oldukça sıradan. Üç boyut ve ses efektlerinin etkisi ne kadar büyük buna örnek resmen film. Tabii hala en sevdiğim filmler arasında, his olarak sinema etkisini vermese de izlemeyen herkese öneririm.
Spoiler içeriyor
Bugün de Şirine'ye ağladık. 😂 💙 Keşke Kanal D'de Şirinler'i beklediğim zamana geri dönebilseydim... Böyle bir şey mümkün değil madem ben de içimdeki çocukla şirinlemeye devam ederim! 😄 Eski çizgi filmlerin yeni halleri genelde o ruhu öldürür ama bu durum…devamıBugün de Şirine'ye ağladık. 😂
💙
Keşke Kanal D'de Şirinler'i beklediğim zamana geri dönebilseydim... Böyle bir şey mümkün değil madem ben de içimdeki çocukla şirinlemeye devam ederim! 😄
Eski çizgi filmlerin yeni halleri genelde o ruhu öldürür ama bu durum Şirinler filmleri için geçerli değil. 3 filmini de çok severek izledim, bir ara diğer ikisine de yorum girmeyi düşünüyorum. 😄
Kayıp Köy filminde Şirine Gargamel tarafından yaratıldığı için kendini şirin gibi hissetmez, onun yeteneğini ararlarken de gizemli bir şirin görürler ve Şirine gizemli şirinin yere düşürdüğü şapkasını alırken Gargamel'in kartalı tarafından yakalanır. Gargamel büyü sayesinde başka bir şirin köyü olduğunu öğrenince de onları uyarmak için yola çıkarlar. Gözlüklü, Güçlü, Sakar ve Şirine'den oluşan ekibimiz türlü macera yaşayarak köye ulaştıklarında yepyeni şirinlerle tanışırız.
Başka kadın şirinler ve Şirin Ana görmek çok hoştu. 🥰 Kadın şirinlerin köyü de bir o kadar güzeldi. 😍 Artık Şirinler nasıl ürüyorlar sorusu son bulabilir sanırım. 😂 Özellikle Şirin Baba ve Şirin Ana'nın uyumu çok güzeldi! ❤️
Umarım bir sonraki filmlere Bebek Şirin, Büyükbaba ve Büyükanne Şirin, Örgülü ve 3 küçük Şirinler de eklenir. 💙
Bu arada Şirinler'in dansına ve şipşak böceğe bayıldım! 😍💙
En sevdiğim çizgi romanların başında gelir Öldüren Şaka. Çizgi dünyanın en sevilen kötüsü Joker'in Joker olma hikayesini anlatıyor. Resmi denemez tabii ama yine de Joker'in geçmişini öğrenmiş oluyoruz hem de filmlerdekinden çok daha mantıklı bir şekilde. Alan Moore'un katkılarıyla üstelik.…devamıEn sevdiğim çizgi romanların başında gelir Öldüren Şaka. Çizgi dünyanın en sevilen kötüsü Joker'in Joker olma hikayesini anlatıyor. Resmi denemez tabii ama yine de Joker'in geçmişini öğrenmiş oluyoruz hem de filmlerdekinden çok daha mantıklı bir şekilde. Alan Moore'un katkılarıyla üstelik.
Joker'in de dediği gibi bir insanın aklını kaçırması için tek bir kötü gün yeterli. Yaptıklarını tasvip etmesem de söylediği bu söze katılıyorum. Kimi bu kötü günün sonucunda Joker gibi kötü olmayı seçer kimi ise Batman gibi iyi olmayı. Aslında ikisinin sebebi de aynıdır ve biri olmadan diğeri de yoktur. Bu çizgi roman bize bunu da gösteriyor. Joker ve Batman'in arasındaki bağı.
Aynı zamanda Joker bu tezini kanıtlamak için Gordon'u kaçırarak ona korkunç bir gün geçirtir. Bu kısım çok üzücüydü bence. Joker seni her ne kadar sevsem de insanların hayatlarını bu derece karartman dehşet verici dostum.
Sayfa sayısı kısa olsa da içi dolu dolu olan bu çizgi romanı DC seven ya da sevmeyen herkese öneriyorum. Ben çok seviyorum ve sevmeyenine de henüz rastlamadım. Özellikle Joker'in sonda anlattığı fıkrayı çok sevmiştim. Batman'le karşılıklı kahkaha atarlarken ben de onlara eşlik etmiştim ve bu kitabı birkaç kez daha okuyacağım. Zaten okuyalı uzun zaman olmuştu, tazelemek lazım.
Spoiler içeriyor
Çok iyi başlayıp yine saçmalayan dizilerin arasındaydı. Zaten uyarlama dizilerin iyi başlamalarının sebebi orijinal hikayesinden kaynaklı. Uzatayım derken saçmalayıp diziyi mahvediyor bizim senaristler. Orjinale sadık ilerleyip yerinde kesseler olmaz. Onun yerine hırs yapmadan boşanamayan, haklıyken saçmalayan kadınlar yapsınlar anca. Neyse…devamıÇok iyi başlayıp yine saçmalayan dizilerin arasındaydı. Zaten uyarlama dizilerin iyi başlamalarının sebebi orijinal hikayesinden kaynaklı. Uzatayım derken saçmalayıp diziyi mahvediyor bizim senaristler. Orjinale sadık ilerleyip yerinde kesseler olmaz. Onun yerine hırs yapmadan boşanamayan, haklıyken saçmalayan kadınlar yapsınlar anca. Neyse ki son bölümü güzel toparlamışlardı. Volkan'ın ölümü katakulliye geldi ama olsun. Oyuncudan kaynaklı üzüldüm bir kendisine itiraf, yoksa kendisi daha beterini hak ediyordu. Bir de Melis Sezen son bölümde kendini ne kadar geliştirdiğini gösterdi bize. Karakteri resmen yaşadı ama Cansu Dere... Gerçekten komediydi! Tam Derin'e ağlıyorum Asya'nın hareketleri bütün duygusal havayı yok etti! Oyunculuk nasıl yapılmaz onu gösterdi resmen. Linçleyenler gelir şimdi. 😂 Neyse. Gönül ve Cavidan karakterlerini canlandıran Gözde Seda Altuner ve Meltem Baytok dizi boyunca favorim oldular. Çoğu bölümü onlar için izledim desem yalan olmaz. Volkan ve Ali karakteri beni çıldırtsa da Ali için parantez açmak istiyorum. Ne çok söven vardı. Ali daha bir çocuk ve annesini, babasıyla koptuktan sonra kurduğu bağ yüzünden başkasıyla paylaşamaması oldukça normaldi. Ayrıca babası onu manipüle ediyordu. Babasına da zamanında tepki göstermesinin sebebi çok küçük olmasıydı. İkinci parantez de Selçuk ve Ceren'e. Selçuk madem Nil'e bu kadar aşıktın ve seni terk edip gitse de döndüğünde onunla aşk yaşamaya devam edecektin, Ceren'in duygularından ne istedin? Ve neden kendini onun koynuna attın? Sonrasında kıza çöp gibi davrandın? Sinir oluyorum böyle karakterlere! Amaan... Diyeceklerim bitti. 😂 Özetle yıllar sonra Tv'de izlediğim bir bu bir de Menajerimi Ara vardı. İkisini de senaristler katletti. 😂
👩🏻⚕️
Orjinali Doctor Foster, bilmeyenler için bilgi olsun. Bbc'de birkaç bölümüne baktım baya sarıyor ama bizim karakterlere o kadar alışmışım ki yavan geldi. Kore versiyonu da aynı şekilde. Yine de orijinalini izleyeceğim sanırım. 😂
Spoiler içeriyor
Seni nasıl bekleyeceğim! yazmışım zamanında, hazır Thor'a yorum yazmışken ertelemeyi bırakıp Strange'e de yorum gireyim artık. 😄 Yapılan yorumları görüyorum ki çoğu kişi filmin amacını anlamamış. Daha çok evren, daha çok tanıdık yüz görmek istemişler ve Wanda yerine güçlü Strange…devamıSeni nasıl bekleyeceğim! yazmışım zamanında, hazır Thor'a yorum yazmışken ertelemeyi bırakıp Strange'e de yorum gireyim artık. 😄 Yapılan yorumları görüyorum ki çoğu kişi filmin amacını anlamamış. Daha çok evren, daha çok tanıdık yüz görmek istemişler ve Wanda yerine güçlü Strange izlemek istemişler. Hatta çoğu kişi Wanda'nın kötü ve güçlü olmasını benimseyememiş. Öncelikle Wanda kötü değil, yaşadıklarının ağırlığıyla çıldırmış ve artık mutlu olmak isteyen biri. Ve çizgi romana bakarsak zaten çok güçlü. Gücünün sinematik evrene yansıtılması benim hoşuma gitti. Sadece Yüce büyücü dahil herkesin kalkan oluşturup beklemesi yerine Wanda'nın karşısında sihir adına bir şeyler yapabildiklerini görmek isterdim. Özellikle de Yüce Büyücü'nün. Strange'e gelecek olursak hikayesi olması gerektiği gibi verilmişti. Çünkü Strange güç zehirlenmesi yaşayabilecek biri ve Wanda sayesinde, eğer kendini durdurmazsa ileride nasıl biri olacağını görmüş oldu. Tabii America sayesinde evrenler arasında dolaştığında diğer versiyonlarının ne hale geldiğini de gördü. İlk filme bakarsak Strange'in ikinci filmde kendini bulması gerekiyordu ve buldu. Film oldukça yerindeydi yani. Birkaç eksiği yok muydu? Elbette vardı. Dediğim büyü kısmı mesela ve de America'nın hadi kızım sen yaparsın dendikten sonra hemen gücünü kullanmaya başlaması gibi. O kısım biraz oldu bittiye gelmişti. Wanda'nın durması kısmı da öyle. Kesinlikle öldüğünü düşünmüyorum bu arada. İlluminati de çok kolay öldü gibi görünüyor ama ben onların da öldüklerini düşünmüyorum. Öldüyseler bile eski dostlara selam vermek iyi hissettirdi. Bunlar dışında filmin efektleri ve dark temasına bayıldım. Bazı yerlerinde ciddi ciddi korktum ve bu çok hoşuma gitti. 😂 Strange benim Marvel evreninde en sevdiğim karakter, bu film de benim için çok güzeldi. Defalarca ve defalarca seyredebilirim. 😄