İşte böyle gerilim filmleri beni çok kötü yıpratıyor. Kendimi onların yerine koyuyorum yoruluyorum, kötü hissediyorum, boğuluyorum böyle. Of ya düşünsenize böyle bir durumda kaldığınızı ki zaman zaman da kalıyoruz. Adın kadar emin olduğun bir şey var ortada ama bir türlü…devamıİşte böyle gerilim filmleri beni çok kötü yıpratıyor. Kendimi onların yerine koyuyorum yoruluyorum, kötü hissediyorum, boğuluyorum böyle.
Of ya düşünsenize böyle bir durumda kaldığınızı ki zaman zaman da kalıyoruz. Adın kadar emin olduğun bir şey var ortada ama bir türlü insanlara inandıramıyorsun deli diyorlar sana. Onları bir türlü gerçeğe inandıramazken bir de onlar tarafından aşağılanıyorsun.
İçerlerim parçalanıyor. Bunca hainliğe, bunca kötülüğe. Din adı altında cennete gitmek isteyenlerin bu dünyayı insanlara cehenneme çevirmesine. Her şeyiyle kaliteli bir film. İzlenmesi gerekiyor, hak ettiği ve olması gereken ilgi oluşmamış maalesef.
İnsan, ne kadar iyi niyetli, güzel ahlaklı olursa olsun. Elinde sonunda alıştığı rahatlığı, konforu, zenginliği istiyor, arıyor. Maalesef ki böyle. Ne Hakan'ın babasını ne de Yasemin'i kınamıyorum. Sevdiğinin gözünden önünde erimesi, acı çekmesi çok ağır. Onları anlayabiliyorum, hak veriyorum.
Az öncecik bitirdim. Koca 65 bölüm izleye izleye bitirdik işte. Gayet ideal bir dizi, mantık hataları, sıkıntılı bağlantılara yer yer denk gelsek de bütününe bakınca gayet iyi ilerleyen bir senaryo, yormadan sıkmadan kendini izlettiren bir dizi olmuş Köprü. Oyunculuklar genellikle…devamıAz öncecik bitirdim. Koca 65 bölüm izleye izleye bitirdik işte. Gayet ideal bir dizi, mantık hataları, sıkıntılı bağlantılara yer yer denk gelsek de bütününe bakınca gayet iyi ilerleyen bir senaryo, yormadan sıkmadan kendini izlettiren bir dizi olmuş Köprü. Oyunculuklar genellikle gayet iyi, güzel. Askeri sahneler ve efektler hele ki yapıldığı vakti ve haftalık bir dizi düşünülünce bugünkü yapılan birçok diziden kat be kat iyi, başarılı olmuş.
Yörenin çok önemli bir sorununa çözüm bulmak için başlayan bir köprü ve hiçbir şeyin bağımsız tek başına olmadığını gösteren olaylar silsilesi. Terörün ne olduğunu nerelerde nasıl kullanıldığını, kendini nasıl maskelediğini gözlemlemek için gayet iyi bir yapım. Terörden nefret ederken, insanlarımızın nasıl teröre bulaşmak zorunda kaldığını çok iyi hissettiren bir yapım.
Devlette işlerin nasıl ağır aksak ilerlediğini amacın halkı ihya etmek değil hizmet edilen ideolojiyi, partiyi beslemek olduğunu da çok iyi görebiliyoruz.
Fetonun en güçlü olduğu o dönemlerde takır takır mühendislerimizi en kıymetli insanlarımızı birer birer harcadığı o yıllarda çekilen bu yapım intihar süsü verilen mühendis cinayetlerini de gösterebilecek bir cesarete sahipmiş, ne güzel. Çokça tebrik edilecek bir şey bu.
Erdal'ın bir anası var ilk bölümde kızı dayak yiyince "Babandır döver de sever de" diyen bir kadın. Ancak sonradan meydana gelen her olayda Erdal ortaya atlayıp rahmetli anam şöyle derdi diyerek her olaya anasının bir lafı olduğunu görüyoruz. Maşallah sanırsın yazar ya da felsefeci.
Elmas, babasının kan davalı olduğu ailenin çocuğu için dayak diyor, dislaniyor. Onun için abisinin yardımıyla köyden kaçıyor, gizli saklı evlenip çocuk yapıyor. Günü geliyor o kadar çok sevdiği sevda duyduğu bu adamı ve çocuğunu terör örgütünün baskınında kaybediyor. Çok trajik, ağır bir yara. Nasıl oluyorsa günü gelince yüzbaşı ile evlenmeyi veya onu sevmeyi düşünebiliyor. Bilemiyorum bu tarz bir şey başına gelen bir insan nasıl olur da bir başkasını sevebilir, evlenmeyi düşünebilir. Aynısı Bayram için de geçerli karısını oğlunu doğururken kaybediyor, mahvoluyor. Sonradan da oğlunun süt anasına meyledebiliyor. Ondan umduğu olmayınca yarım gün içinde bir başkası ile nikah kıyabiliyor.
Son olarak; karakterlerin oyuncuları ve sesleri çok fazla, çok sık değişmesi çok sinir bozucu ve insanı diziden soğutup uzaklaştırıyor.
Nefis. Böyle dizi, filmler genellikle militarist, aşırı şiddetli ve son derece barbarca görülüp, nitelendiriliyor. Oysa bana göre çok büyük bir yanlış, gerek Dağ, Börü serisi gerekse de bu film oldukça önemli mesajlar vermekte ve her açıdan önemli sosyolojik gerçekleri yansıtmakta…devamıNefis.
Böyle dizi, filmler genellikle militarist, aşırı şiddetli ve son derece barbarca görülüp, nitelendiriliyor. Oysa bana göre çok büyük bir yanlış, gerek Dağ, Börü serisi gerekse de bu film oldukça önemli mesajlar vermekte ve her açıdan önemli sosyolojik gerçekleri yansıtmakta başarılı olduğunu düşünüyorum. Sırf filmin sonu, terörist kadının karakoldaki sahnesi "yaşıtları hayatını yaşar, ödüller, başarılar, güzellikler içinde yaşarken, dağa kaçırdığınız bu kadınlar ölüyor" çok güzeldi. İzlenilesi.
Film mükemmel ziyadesiyle pek söylenecek bir şey yok aslında. Genç olan doğumundan itibaren bu dogma ile büyüyen gençlerin daha hiddetli savunması... Ağacı işletmeye çevirmiş adamın da yeri gelince birnevi itirafta bulunması... İşin ucu kötüye ya da büyük bir zorluğa gidince,…devamıFilm mükemmel ziyadesiyle pek söylenecek bir şey yok aslında.
Genç olan doğumundan itibaren bu dogma ile büyüyen gençlerin daha hiddetli savunması...
Ağacı işletmeye çevirmiş adamın da yeri gelince birnevi itirafta bulunması...
İşin ucu kötüye ya da büyük bir zorluğa gidince, gitmeye başlayınca vazgeçtiğimiz vazgeçmek zorunda kaldığımız idealler, istekler...
Elif'e gözüm çok takıldı ya, karnını hiç yapamamışlar, çok kötü sırıtıyordu 😔
Ömer'in birçok replikleri var; düşündürücü, dikkat çekici. Yine diğer karakterlerden de önemli replikler duymak söz konusu.
Spoiler içeriyor
Oldukça sert ve gerçek bir hayat kesiti olmuş. Gayet başarılı bir film. Karakterimize nazaran daha tuzu kuru olanlar itiraz ediyor, hak arayışında bulunuyor kendince. Kendi deyimiyle "köpek gibi çalışmaya" dünden razı olan karakterimiz hiç sesini bile çıkarmıyor, çünkü hak arayabilecek,…devamıOldukça sert ve gerçek bir hayat kesiti olmuş. Gayet başarılı bir film.
Karakterimize nazaran daha tuzu kuru olanlar itiraz ediyor, hak arayışında bulunuyor kendince. Kendi deyimiyle "köpek gibi çalışmaya" dünden razı olan karakterimiz hiç sesini bile çıkarmıyor, çünkü hak arayabilecek, ses çıkarabilecek bir özgürlüğü yok. Böyledir bu; bu kadar muhtaç, müşkül iseniz yapacak hiçbir şeyiniz yoktur maalesef. Yine de fayda etmiyor kovuluyor çünkü, muhtaç olduğunu bilen patron her şeyi yapar, paranı da keser, yemekten de erken kaldırır. Her türlü sömürür yine de doymaz. Tam olarak bundandır ahlaki yoksunluk içinde olan patronların işsizliğin yüksek olmasını istemeleri, bunu sağlayan erk sahiplerini desteklemeleri. Çünkü işsizliğin, muhtaçlığın yüksek olduğu yerde çalışanı her türlü sömürebilir, en ufak sorunda yenisini elinle bulabilirsin.
Yıllardır duymakta aşina olduğumuz kelime "napıcaksın" haftalık 90 lira için az diyor, diğer karakter az tabii ama yarısı da olsa çalışacak herkes "napıcaksın" bir kesimi her türlü zorluğu, her türlü noksanlığı kabul etmeye zorlayan durum.
Parasızlığın, yokluğun getirdiği savrulmalar, doğruyu kaybetme durumları işte yeri geliyor insana "Sen de birazcık yakın davran ne olucak? Evinden uzaktasın kimse bilmez." dedirtebiliyor.
Olayın özeti şu; düşenin dostu olmadığı gibi, ezeni de çok olur.
Basit, yavan, sıradan bir iş amatör ve izlerken utandırıp kanepenin altına sokacak bir iş zannedebilirsiniz. Hayır öyle değil, müthiş bir iş. Türkiye'nin en güncel sorunlarını apaçık bir şekilde ele alıyor, en iyi şekilde, en doğru mesajları veriyor, düşündürüyor, sorgulatıyor. Müfit…devamıBasit, yavan, sıradan bir iş amatör ve izlerken utandırıp kanepenin altına sokacak bir iş zannedebilirsiniz.
Hayır öyle değil, müthiş bir iş. Türkiye'nin en güncel sorunlarını apaçık bir şekilde ele alıyor, en iyi şekilde, en doğru mesajları veriyor, düşündürüyor, sorgulatıyor. Müfit Can Saçıntı'nın diğer işleri yine enfes, kendine özgü, anlamlı ve değeri, önemi yüksek bir iş.
Salgına rağmen, salgın şartlarında çekilmiş olmasına rağmen gerek kurgusu, gerek açılar, görüntü kalitesi beni hiç yormadı sıkmadı gayet iyi kotarılmış. İzleyen bir şey kaybetmez aksine kazanır diye düşünüyorum.