yıllar önce ergenlik dönemimde bu dizinin konusuna benzer bir kaç dizi izlemiştim. hâlâ da bu tarz şeyleri seviyorum. (maalesef) zar zor dizi, film izleyen biri olarak yeni şeylere açık olamıyorum sanırım. kendimi buralarda buluyorum. o yüzden yine böyle bir dizi…devamıyıllar önce ergenlik dönemimde bu dizinin konusuna benzer bir kaç dizi izlemiştim. hâlâ da bu tarz şeyleri seviyorum. (maalesef) zar zor dizi, film izleyen biri olarak yeni şeylere açık olamıyorum sanırım. kendimi buralarda buluyorum. o yüzden yine böyle bir dizi izlemeye başladım ve bitirdim. film izlerken farklı şeyler izliyorum ama dizi'de yine buralarda buluyorum kendimi, maalesef.
Sakura çok tatlı bir kız. ama bazı hareketlerinde "artık dur, biraz ağır başlı ol" diye isyan etmedim değil. Tendo klasik başrol erkek işte. kibirli falan.
Sakura'nın hissettiği yetersizliği o kadar içten anladım ve hissettim ki. Sakura azıcık da boş boğazdı. cânım, öyle her şey herkese anlatılır mı yahu?
kadın oyuncular çok tatlıydı ya. hepsini sevdim. hemşirelerin hastalarla kurduğu bağı çok sevdim.
başrol kızları ya ukala, ya fakir ya da ezik gösteriyorlar. başrol erkekleride zengin, ukala, serseri gibi gösteriyorlar. hiçbir şeyin ortası yok.
kısaca can sıkıntısına iyi gidebilecek klasik ve güzel bir dizi. 10 bölümden oluşuyor. J-drama seviyorsanız izleyebilirsiniz.
6/10
✰SPOİLER✰
miorinin kız kardeşi ne kadar arsızdı ya. tendo ve sakura'nın ilişkisini bilmesine rağmen gidip aşkını itiraf ediyor, birde Sakuraya söylüyor. ÇOK NORMALMİŞ GİBİ. koichi'de sakuraya aşkını itiraf etti ve itiraf ettiğini tendoya söyledi. ay nasıl bu kadar rahat karşılayabilirsiniz ya dlfmdlemdl sinirden gülüyorum. sonuçta tendo ve koichi arkadaş ve arkadaşınım sevgilisine "seni seviyorum" demek ne yani. amaan üf.
son bölümlerde bir tık sıkılmış olabilirim. bilindik senaryo olduğu için sanırım. (e izlemeseydin ablaa)
ya bari evlendikten sonraki günlerini görseydik tendo ve sakura'nın. mutlu ve güzel bir yuvalarının olduğunu görmek istederdim.
ayyy nishi ve ryuko nedense aşırı uyumlu ya. mutlu olmalarına sevindim şahsen.
korkuya dair bir şey göremedim. çok sıkıcı bir filmdi. sonlarına doğru uyudum zaten. Türkçe dublaj indirmiştik. kızlar başka bir dil konuşuyordu ve çevrilmemişti o kısımlar. filmin bütünlüğünde kızlar konuştu ve hiçbir şey anlamadık. tavsiye etmiyorum. 2/10
animasyonun bazı kısımlarında Meridaya çok gıcık olsam da eğlenceli, güzel ve anlamlı bir animasyon idi. sevgilimle izlerken eğlendik yinede, tavsiye ederim. 7/10
Cassie ve Luke'nin karakter uyumunu başlarda sevemedim. film ilerledikçe uyumlarını sevmeye başladım. klişelerle dolu bir film sanmıştım ama yanılmışım. sadece ufak tefek vardı, o kadar. filmin müzikleri çok güzeldi, bayıldım. Cassie'nin sesi ve kendisi aşırı güzel. yazdığı şarkı sözlerine ayrı…devamıCassie ve Luke'nin karakter uyumunu başlarda sevemedim. film ilerledikçe uyumlarını sevmeye başladım. klişelerle dolu bir film sanmıştım ama yanılmışım. sadece ufak tefek vardı, o kadar. filmin müzikleri çok güzeldi, bayıldım. Cassie'nin sesi ve kendisi aşırı güzel. yazdığı şarkı sözlerine ayrı bayıldım. Cassie bazı yerlerde sinir etse de çok havalı bir kız. Luke ile aralarındaki bağın zamanla iyi olması çok güzeldi. filmin sonu beni tatmin etmedi. filmde biraz eksiklikler vardı. onun dışında çerezlik, can sıkıntısına iyi gelecek bir film. öneriyorum.
6/10
SPOİLER
Frankie'nin ölümüne üzüldüm... sevgilisi gerçekten onu seviyordu ya.
huzursuzluğun bağrında, can verircesine haykırıyorum. çıtım dahi çıkmaz iken, içimden çığlıklar atıyorum. yürüdüğüm yollar, attığım adımlar, aldığım nefesler sanki boşuna. elimi nereye koysam yakıp, yıkıyorum. kül olana dek, savuruyorum sanki kendimi. içimde büyük bir acı var. her zerreme yayılıyor sanki.…devamıhuzursuzluğun bağrında, can verircesine haykırıyorum. çıtım dahi çıkmaz iken, içimden çığlıklar atıyorum. yürüdüğüm yollar, attığım adımlar, aldığım nefesler sanki boşuna. elimi nereye koysam yakıp, yıkıyorum. kül olana dek, savuruyorum sanki kendimi. içimde büyük bir acı var. her zerreme yayılıyor sanki. hatalarıma bürünüp, cezamı çekiyorum. belki de bunların hepsini hak ediyorum. yaşamayı sevmek isterdim. denedim de. toprağıma hüzün yağmurları yağmış olmalı. yoksa bu kadar hüznün fazlası intihar. sıkışmış hissediyorum. bir köşede kalmış, hareket edemeyecek kadar dar bir yerdeyim. nefes dahi almakta zorlanıyorum. kalbim hızlı atıyor ve canlı kalan tek yanım. ölü bir ruhun, canlı bedeni. gidesim var uzaklara. bazen uzaklara gitmek, kaçmak herkesten kendimi bulacak gibi hissediyorum. sonra da diyorum ki bu ruh, bu kalp, bu zihin sende olduğu sürece kaçışın yok. alışmışım işte kaçmaya. sanki kaçsam, peşimden gelmeyecek mi kaderim? hislerimi bir sır gibi içimde gizliyorum. öyle ki, artık ne hissettiğimi bilemez bir hâl içindeyim. hayatımı belkide ben karartıyorumdur. belki de beyazın içindeki siyah benimdir, belki de yapbozun yanlış parçası benimdir, belki de bıçağın ucu şah damarımdadır. hayatı kucaklamak, sevgiyi, huzuru solumda hissetmek isterdim. kendimi anlatabilmek, anlaşılmak ve anlamak isterdim. ürün hatası gibi hissetmek ve hatalara bürünüp, hatalarımın içinde boğulmak istemezdim.
kaygiliyildiz
ufak ve basit görülen şeylerden dahi bir anlam çıkarabileceğimizi anlatan bir filmdi. biraz durgun ilerliyordu. sanırım hayatın durgunluğundan dolayı. aşırı aşırı sevmedim ama izlenebilir. 5/10