"melankoliden bahsetmiyorum. ya da seçilmiş, tercih edilmiş yalnızlık palavrasından, ya da şiirlerde geçen romantik yalnızlıklardan. çaresizlikten bahsediyorum. kimsenin olmayışından."
karşıdan karşıya geçmekten korkan küçük çocukların elinden tutup karşıya geçirmeyi çok seviyorum. daha bugün bir tane bebe öyle duruyordu kaldırımda, sordum karşıdan karşıya mı geçmek istiyorsun, evet dedi. gel seni geçireyim deyip tuttum elinden geçirdim. çok tatlıydı. 🥹
listemdeki film/dizileri izliyorum part 24: izlerken içinde kaybolduğum, büyülendiğim bir film oldu. klasik bir film asla değildi. oyuncular harikaydı. filmin havası beni kendisine çekti. filmi izledikçe kitap sayfalarını çevirmenin zevkini hissettim sanki, nedensizce bir histi. yazarları, ressamları ve şairleri görmek…devamılistemdeki film/dizileri izliyorum part 24:
izlerken içinde kaybolduğum, büyülendiğim bir film oldu. klasik bir film asla değildi. oyuncular harikaydı. filmin havası beni kendisine çekti. filmi izledikçe kitap sayfalarını çevirmenin zevkini hissettim sanki, nedensizce bir histi.
yazarları, ressamları ve şairleri görmek çok hoştu. kısa bir anlığınada olsa onların dünyasını görmüş olduk. ve birazda anlamış olduk.
filmin sonu nedense beni pek tatmin etmedi. daha farklı olabilirdi sonu. fakat yinede filme bayılmama engel değil.
filmi izlerken paris sokaklarında geziyor ve sanki bende her gece orada kayboluyor gibi hissettim. :)
"adriana, eğer burada kalırsan bu senin şimdiki zamanın olur. ve kısa bir süre sonra başka bir zamanın hayalini kurmaya başlarsın. o zamanı "altın çağ" sanırsın. yani, sonuçta şimdi ki zaman seni tatmin etmez. çünkü zaten hayatın kendisi memnun etmez."
9/10
kitap okumayı sevemeyen biri olarak, kitap okuma alışkanlığı kazanmaya çalışıyorum. uzun zaman sonra okuduğum demeyeyim de, bitirdiğim kitap oldu. laurel'in dünyasını okumak benim için çok zevkli ve duygu doluydu. kendini çok iyi ifade etmesinin yanı sıra, satırlarını okudukça içime işledi.…devamıkitap okumayı sevemeyen biri olarak, kitap okuma alışkanlığı kazanmaya çalışıyorum. uzun zaman sonra okuduğum demeyeyim de, bitirdiğim kitap oldu. laurel'in dünyasını okumak benim için çok zevkli ve duygu doluydu. kendini çok iyi ifade etmesinin yanı sıra, satırlarını okudukça içime işledi. büyülendim diyebilirim. kitabı okurken rahatsız olduğum, bana uymayan yerleride oldum. ama kitabın bütünlüğü ve bana verdiği hissiyat bunları kenara koymamda yardımcı oldu. kitabı okurken laurel'in dünyasını düşledim. anlamaya ve hissetmeye çalıştım. sanki o dünyada bende varmış gibiydim.
bana hissettirdiği duygular bambaşkaydı. birini kaybetmenin acısını yaşamak ve hislerini içinde tutmanın sancısını onun gibi benimde biliyor oluşum laurel'e yakın hissetmemi sağladı.
kitapta laurel'in dinlediği bazı şarkıları bende dinledim. laurel şarkılara çok bağlıydı ve sevdiği şarkıcıları çok önemsiyordu. bu çok hoşuma giden bir şey oldu.
kitabı okurken hiç ağlamamıştım ama son sayfaları okurken elimde olmadan yaşlar aktı.
iyi ki almışım, iyi ki okumuşum bu kitabı. tesadüfen sahafta denk gelmiştim. kapağı ve üzerindeki yazı ilgimi çekmişti.
"bazı şeyler var ki artık bu dünyada olmayanlar dışında kimseye söyleyemem."
~
"Bazen bir şeyler söyleriz ama karşılığında sessizlikten başka bir şey duyamayız. Bazen de sadece kendi sesimizin yan-kılarını duyarız. İçimizden bir çığlık yükselir. İşte bu gerçekten yalnızlıktır ama biz gerçekten dinlemediğimiz için olur bu. Henüz gerçekten dinlemeye hazır değilizdir. Aslında her sözü-müze mutlaka bir karşılık gelir, dünya bize mutlaka yanıt verir."
"Anneme karşı bu kadar kırıcı olduğum için ve diğer her şey için kendimden nefret ediyordum. Bir şeyin, yüksek sesle söylendiği zaman biraz hafiflemesi gerekir ama bu hafiflemiyordu."
"Belki de büyümek, hikâye ne derse onu yapmak zorunda olmadığımızı anlamaktır. Hikâyenin yazarının biz olduğumuzu fark etmektir belki de."
seni özleyeceğim laurel. :')
9/10
listemdeki film/dizileri izliyorum part 23: her karesinde bambaşka anlamlar barındıran bir animasyondu. iyi ki izlemişim dedirtti. bazen bir şeyleri bulmak veya öğrenmek için birine ihtiyaç duyduğumuzu hissederiz. fakat kalıplardan sıyrılabilirsek bunu bizlerde yapabiliriz. bazı şeylere alışıyoruz veya bildiğimizi ve doğru…devamılistemdeki film/dizileri izliyorum part 23:
her karesinde bambaşka anlamlar barındıran bir animasyondu. iyi ki izlemişim dedirtti. bazen bir şeyleri bulmak veya öğrenmek için birine ihtiyaç duyduğumuzu hissederiz. fakat kalıplardan sıyrılabilirsek bunu bizlerde yapabiliriz. bazı şeylere alışıyoruz veya bildiğimizi ve doğru olanın bu olduğunu sanıyoruz. oysa ki her şey sınırlı değildir ve bunu belirleyende bizleriz. bunu anlamak güç ve zorlu olabilir. ama günü geldiği zaman farkına varacağızdır.
bunca kaybolmuşluğun arasında dostluğu ve aşkı çok güzel yazmışlar ve işlemişler. favori animasyonlarımdan birisi oldu.
mutlaka izleyin. :)
10/10
~
"-aşkımızın bu soğuk karanlıkta uzun sürmemesinden korkuyorum. bütün gün gece olmasını bekliyorum. ama gece olunca saklamak zorundayız. yüzünü bile zor görüyorum.
+ben seni görüyorum clar.
-bana da anlat. yüzümün neye benzediğini bilmiyorum.
+çok güzel ve çok doğalsın. gözlerin iki mavi badem gibi mükemmel çizilmiş. yanakların altın renkli gün batımı gibi. ve dudakların tıpkı bir çiçek renginde kırmızı bir gül gibi."
~
"kendinize ait olmayan duyguları yaşamak nasıl acı verir bilemezsiniz. ben sadece kendim olmak istiyorum."
~
bazen birilerine söyleyemediğim şeyler oluyor. onları defterime yazıyorum. direkt yüzlerine söyleyecek olsam söyleyemem galiba. anında gözlerim dolar ve ağlarım. bu durumdan nefret ediyorum. kendi kendime ağlayayım ama başkalarının yanında ağlamayayım. duygularım sudan oluşuyor sanırım. ifade ettiğim an dökülüyorlar.
listemdeki film/dizileri izliyorum part 22: filmin atmosferini çok sevdim. lili'nin masumluğu, davranışları o kadar kendine has ki. kendi yaşadığı evrenden çıkıp, bambaşka bir evrene gelmiş gibiydi. lili'nin mutlu ve huzurlu bir hayat yaşadığını ve onu biraz daha izlemek isterdim. adet…devamılistemdeki film/dizileri izliyorum part 22:
filmin atmosferini çok sevdim. lili'nin masumluğu, davranışları o kadar kendine has ki. kendi yaşadığı evrenden çıkıp, bambaşka bir evrene gelmiş gibiydi.
lili'nin mutlu ve huzurlu bir hayat yaşadığını ve onu biraz daha izlemek isterdim.
adet hâline gelmiş gibi, çoğu dizi ve filmde partnerlerin yaş farkı rahatsız edici oluyor. 16 yaşındaki bir kızla yaşı 30'u aşmış birinin aşkı diye bir şey olmamalı. bu tür şeylere takık gibi gözüküyorum ama rahatsız edici. izlerken o sahnelerde çok rahatsız oldum.
ama genel olarak filme baktığımda o yıllarda bu tür şeyler normaldi ve garipsenmiyordu.
7/10
Sezai Karakoç Liliyar şiirini bu filmden esinlenerek yazmış. uzun zamandır bu şiiri çok severimm filmi izleyince daha da bir anlamlı oldu benim için.
~
Bu kuklaların kukla olmadığı besbelli
Ne söyledilerse tıpıtıpına gerçek besbelli
Altın saçlarını yana atışı yok mu Lilinin
Lilinin yağdan kıl çekercesine inanışı
Lilinin yağdan kıl çekercesine yaşayışı yok mu
Kuklalar titremesin ne yapsın
Adam konuşmasını bilmezse ne yapsın
Kuklaların kukla olmadığı besbelli
Lilinin çekip gideceği besbelli
Lilinin dönüp geleceği besbelli
Ekmek ha bakkalın olmuş ha Cabaret de Paris'nin
Sen herhangi bir ekmek yiyeceksin işte Lili
Ekmek ne kadar Allahınsa Lili de o kadar Allahın Lili
Yüzün ruhun kadar aydınlık ya Lili
Gönlün soğuk sular güzel aynalar gibi ya Lili
Anladın ya kutunun içinden çıkan mendil
Olamaz Üsküdardan geçeriken bulduğun mendil
-Bizi bırakıp nereye gidiyorsun Lili
Demek bizi bırakıp gidiyorsun Lili
Sen daima güzeller güzelini bulursun Lili
Sen istesen de taş yürekli olamazsın
Sen daima güzeller güzeli olursun Lili
Demek gideceksin arkana dönüp bakmayacaksın
Hangi kuş hangi şafakta ölecek görmeyeceksin
Öyleyse al bu kürkü bu veda kürkünü Lili
Tüyleri şiirler olan bu mahcup kürkü
Sen daima Sultanlar Sultanı olursun Lili
Demek sen gidiyorsun Lili
Bizi öpmeden mi gideceksin Lili
Lilinin güneşin altında duruşu yok mu
Perdeleri sıyırıp çirkin adamı burnundan yakalayışı yok mu
Eline bavulunu alışı yollara koyuluşu yok mu
Çirkin adamın güzel adam oluşu yok mu
Yaklaşıp onu saçlarından yakalayışı
Uzaklaşıp yollarda yol oluşu yok mu
Lilinin bir tavşan gibi koşuşu
Keklik gibi dönüp bakışı ve yıldırım gibi koşuşu yok mu
Adam da tam o zaman kapıdan çıkmaz mı dışarı
Lilinin adamın boynuna çocukça ve çılgınca atılışı yok mu
Ben konuşmasını bilmem Lili
Sezai Karakoç/Liliyar