Bergman'ın Tanrı-insan ilişkisini sorguladığı 1957 yapımı filminin senaryo hali dilimize 1966 yılında Turan Oflazoğlu tarafından çevrilmiştir. Bergman, "filmciyim ben, yazar değil." diyerek kitaba pek önem vermemiş ve filmleriyle anılmak istemiş. Yedinci Mühür'de; hayat ve ölüm, tanrı ve insan, din ve…devamıBergman'ın Tanrı-insan ilişkisini sorguladığı 1957 yapımı filminin senaryo hali dilimize 1966 yılında Turan Oflazoğlu tarafından çevrilmiştir. Bergman, "filmciyim ben, yazar değil." diyerek kitaba pek önem vermemiş ve filmleriyle anılmak istemiş. Yedinci Mühür'de; hayat ve ölüm, tanrı ve insan, din ve inanç kavramları sorgulanıyor. Ayrıca Bergman'ın iç dünyasını en iyi yansıtan filmlerindendir. Vebanın her yanı sardığı dönemde, bir şövalyenin Ölüm ile karşılaşıp Ölüm'ü satranç oynamaya davet etmesiyle başlıyor kitap. Şövalye yenileceğinin bilincinde ancak; Ölüm'ü biraz olsun oyalayıp zaman kazanıyor ve bu sırada hayatın anlamını ve anlamsızlığını düşünüyor, tanrının varlığını sorguluyor ve kafasındaki sorulara cevap arıyor. Tek kelimeyle muhteşem bir eser. Herkese tavsiye ederim.
Yedi denemeden oluşan kitapta Susan Sontag'ın; W. Benjamin, Artaud, Canetti, Paul Goodman ve Barthes'tan, Riefenstahl, Syberberg'e uzanan eleştirel yaklaşımlarını ve aynı zamanda kendisini etkileyen yazarlar, düşünürler, sinema filmleri üzerine yazılarını okuyoruz. Sontag'ın Metis Yayınları'ndan çıkan "Sanatçı: Örnek Bir Çilekeş" adlı…devamıYedi denemeden oluşan kitapta Susan Sontag'ın; W. Benjamin, Artaud, Canetti, Paul Goodman ve Barthes'tan, Riefenstahl, Syberberg'e uzanan eleştirel yaklaşımlarını ve aynı zamanda kendisini etkileyen yazarlar, düşünürler, sinema filmleri üzerine yazılarını okuyoruz. Sontag'ın Metis Yayınları'ndan çıkan "Sanatçı: Örnek Bir Çilekeş" adlı kitabında okuduğum üç deneme bu kitapta da yer alıyor. Bunlar; Satürn Yıldızı Altında, Barthes' ı Hatırlamak ve Tutku Olarak Zihin. Kitaba ismini veren denemede ise Sontag anlatmaya W. Benjamin'in bir portresinin tasviriyle başlıyor. Bu çalışmasında Sontag'ın Benjamin'den etkilendiğini görmekteyiz. Özellikle deneme yazarları üzerinde durmuş Sontag. Bu kitabında bize adeta 'eleştiri nasıl yapılır' konusunun dersini veriyor. Notlar alarak ve özümsenerek okunması gereken bir yapıt. Herkese iyi okumalar.
Nedenlerden söz edilen her yerde bir boşluk, bir kör nokta kalır. Felsefe açısından neden, işte bu boşlukta, bu aralıkta gezinen, titreşen bir nedendir.
Bodrum'da bir otel odasında, yirmi yıl öncesi ile yirmi gün öncesi arasındaki zamanda geçen anılarını yazan bir yazar ve onun bu süreçte yaşadıkları üzerine kısa bir kitap. "Bir düşün içinde her şeyi yapabiliyor insan" diyor, Nazlı Eray. Kendi kitaplarını tarif…devamıBodrum'da bir otel odasında, yirmi yıl öncesi ile yirmi gün öncesi arasındaki zamanda geçen anılarını yazan bir yazar ve onun bu süreçte yaşadıkları üzerine kısa bir kitap. "Bir düşün içinde her şeyi yapabiliyor insan" diyor, Nazlı Eray. Kendi kitaplarını tarif ediyor sanki. Ama ne yazık ki, anılar değişmiyor. Bu yüzden yazar, anılarına veda ediyor. Kitabın son sayfasında, anılarıyla vedalaştıktan sonra; "belki bir arayışın kitabı bu yazdığım" diyor. Bana kalırsa bu kitap, arayışın değil, aranılanın bulunuşu olmuş. Her kitabında farklı bir dünyaya gittiğim Eray; anıları, düşleri, geçmişi ve geleceği bir araya getirip, anı-roman türünde alışılmışın dışına çıkmış. Fantastik edebiyat sevenlere tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Yanı başında buruk efsaneler -pink floyd örneğin- Birkaç tuşu eksik daktilo, Teyp, boş bir sigara paketi ve Çehov. Durmadan okuyor bütün öyküleri Çoğul bir öyküye katılmak için.