İlk kitaba göre daha akıcıydı, birkaç saatte bitti. Ama bunda da karakteri ve olayı pek benimseyemedim, ilgimi özel olarak çekmedi. İmparatorluk serisini atlayın diyenler vardı, mantıklı bir tavsiyeymiş. Aşırı gerekli değilmiş.
İmparatorluk serisine bu kitapla başladım. Ana karaktere pek içim ısınmadı, benimsemedim. Yaşanan olayların da aynı şekilde pek içine giremedim. Yine de kötü değildi ama şimdiye kadar okuduğum Asimov kitaplarından en geride kalanı oldu. Seri ilerledikçe ısınırım belki.
Pek yükselmedim. Locke'un kıvrak zekası, planları bu kitapta pek yoktu bence. Diğer kitapları benim için güzel kılan şey buydu. Bu kitap geri gelen Sabetha karakteri aslında beklediğim gibiydi, hayal kırıklığı olmadı ama bir yandan da daha fazlası da olabilirdi sanki,…devamıPek yükselmedim. Locke'un kıvrak zekası, planları bu kitapta pek yoktu bence. Diğer kitapları benim için güzel kılan şey buydu. Bu kitap geri gelen Sabetha karakteri aslında beklediğim gibiydi, hayal kırıklığı olmadı ama bir yandan da daha fazlası da olabilirdi sanki, beklentimin üstüne çıkmaması hayal kırıklığı oldu galiba :)? Genel olarak olaylara vesaire pek yükselemedim, çok heyecanlı ya da iddialı değillerdi bence. Zaten fantastik diye geçse de bu kitap fantastik bir dünyada geçiyoe gibi sadece. Bu kitap serinin evrenindeki en fantastik unsurlu yerde, büyücülerin diyarı Karthain'de geçmesine rağmen bu kitapta bile pek fantastik unsur yoktu, öyle hissettirmedi. Sadece en sondaki karakterin vaadettikleri bir tık iyiydi, bakalım neler olacak.
Bu seri kitapları ardarda okumadığım, her kitabını ayrı ayrı zamanlarda okuduğum ilk seri. Aslında bundan bile seri için çok hevesli olmadığım belli galiba. Tam sevmedim de denemez ama dediğim gibi genel olarak içime tam sinmedi, yükselemedim. Üçleme sanıyordum ama yedi kitap olacakmış. Bu seri bitene kadar ömrüm biter zaten. Devam eder miyim emin değilim, dördüncü kitabı çıktığında belki çoktan unutmuş olurum.
Spoiler!!!
Locke'un geçmişi şimdilik pek heveslendirmedi. Eğer seriye devam edersem ve Locke büyücü kişiliğiyle büyücülerin dünyasında büyüük bir rol oynarsa o zaman seriye bir tık daha yükselirim ve fantastik hissettirir. Şimdilik hislerim durağan.
Spoiler içeriyor
Çok güzeldi, beklentimin üstüne çıktı. Oyunculuklar çok güzeldi, özellikle Holland'ın oyunculuğunu çok beğendim ve diziyi taşıdı gerçekten. Sürükleyiciydi ve konu çok güzel işlenmişti. Ne çok uzattılar ne de hızlı gittiler. Mini diziden hallice olması da benim için iyiydi. Çok beğendim,…devamıÇok güzeldi, beklentimin üstüne çıktı. Oyunculuklar çok güzeldi, özellikle Holland'ın oyunculuğunu çok beğendim ve diziyi taşıdı gerçekten. Sürükleyiciydi ve konu çok güzel işlenmişti. Ne çok uzattılar ne de hızlı gittiler. Mini diziden hallice olması da benim için iyiydi. Çok beğendim, tavsiye ederim.
Spoiler!!!
Çoklu kişilik bozukluğu ile ilgili olduğunu önceden bildiğim için ilk bölümler şaşırmadım. Johnny ve Mike'ın da alt kişilik olduğundan emin olamamıştım, onlar çıkınca bir tık şaşırdım. Adam'ı tahmin etmiştim ama yine de öğrendiği sahne vurucuydu.
Tatlı bir anime gibi gözüktüğü için çerezlik başlayayım demiştim. İlk bir iki bölümünde bile fan service çok rahatsız etti bıraktım. Bu kadar da olmaz bence, benlik değildi.
Robot serisi de böylece bitti. Son kitapta Baley olmadığı için tarzı polisiyedense Vakıf tarzına daha çok benziyordu. Tam polisiye tarzına alışıp sevmişken bu geri dönüş bir şok etkisi yarattı. Ayrıca Asimov nasıl yazmışsa, bu bir geçmişe dönük kitap olmasına, yani…devamıRobot serisi de böylece bitti. Son kitapta Baley olmadığı için tarzı polisiyedense Vakıf tarzına daha çok benziyordu. Tam polisiye tarzına alışıp sevmişken bu geri dönüş bir şok etkisi yarattı. Ayrıca Asimov nasıl yazmışsa, bu bir geçmişe dönük kitap olmasına, yani neler olacağını çoktan bilmemize rağmen merak ve heyecan kitapta eksilmiyor. Bu da beni ayrı bir hayran etti.
Robot serisini sevdim sevmesine ama benim gözümde Vakıf hala çok başka, o yüzden Vakıf'a dönmek için sabırsızlanıyorum. Kendi kendime koyduğum okuma sırası kuralından dolayı acı çekiyorum bildiğin sjjdjsks. Ama tüm kitapları bitirdiğimde maksimum keyifi almak istiyorum.
Spoiler !!!
Daneel ve Giskard'ın pozitronik beyinlerinin evrimine ve bunun işlenişine bayıldım. Şu anda Daneel'ın Vakıf sırasında bile insanlığın geleceğinde aktif rol oynadığını düşünüyorum, bilmiyorum çok mu uçuk oldu. Ama insansı görünümü ve robotsu telepatik düşünüşüyle işleri istediği şekle sokabilir ve ölümsüz de. O yüzden şu an tüm Vakıf evrenini derin devlet gibi onun yönettiğini düşündüğüm bir komplo teorisi geliştirdim. Hadi bakalım göreceğiz.
Hayal kırıklığı oldu benim için. Bu yönetmene bayağı yükselmiştim ama bu film onun sevdiğim tarzında değildi. Filmin daha ilk sahnelerinden tüm filmi kafamda yazdım, oynattım. Dışına çıkan tek sahne olmadı, her şey aynı oldu. Senaryosu hem klişe geldi, hem de…devamıHayal kırıklığı oldu benim için. Bu yönetmene bayağı yükselmiştim ama bu film onun sevdiğim tarzında değildi.
Filmin daha ilk sahnelerinden tüm filmi kafamda yazdım, oynattım. Dışına çıkan tek sahne olmadı, her şey aynı oldu. Senaryosu hem klişe geldi, hem de aşırı tahmin edilebilirdi, bu yüzden film benim için biraz sıkıcı geçti. Merak edilebilirlik kalkınca geriye pek bir zevk kalmıyor benim için. İzlerken keyif almıyorum. O yüzden beğenmedim.
Bayıldım. Bu yönetmenden izlediğim her yapıma gittikçe daha çok aşık oluyorum. Normalde film sevmememe rağmen ben bu filme aşık oldum galiba. Favorilerime girdi. Başından sonuna kadar mükemmeldi. Tek bir gece nasıl böyle güzel anlatılır, anlatım biçimi nasıl böyle güzel olur...…devamıBayıldım. Bu yönetmenden izlediğim her yapıma gittikçe daha çok aşık oluyorum. Normalde film sevmememe rağmen ben bu filme aşık oldum galiba. Favorilerime girdi. Başından sonuna kadar mükemmeldi. Tek bir gece nasıl böyle güzel anlatılır, anlatım biçimi nasıl böyle güzel olur... Ana karakteri gördüğüm ilk saniyeden itibaren içim aşırı ısındı, aşırı tatlı geldi. Tüm film büyük bir sempatiyle izledim. The Tatami Galaxy'den karakterlere de ayrı bir bayıldım.
Her detayı o kadar müthişti ki, ben bu film üstüne yazamam. Birkaç saat verip kompozisyon gibi bir şey çıkarmam gerekir. O yüzden hiç başlamıyorum. Hoşuma giden minik detaylardan bahsedip kaçacağım. Filmde rüzgara karşı yürüme sahnesinde kız bana Gris'i hatırlattı, sonraki sahneler de genel Miyazaki tarzını hatta direkt Howl'un Yürüyen Şatosu'nu anımsattı. Zaten o kısımlardan sonrasına ayrı bir bayıldım. Filmi genel olarak gitgide artan bir beğeniyle izledim. Bir şeyleri ifade ediş biçiminin orijinalliğine bayıldım.
Genel olarak aşırı duygusal aşk işlerinden ve filmlerinden nefret etmeme rağmen bu filmi bitirdiğimde bende hem filmdeki aşk ile ilgili hem de hayatla ilgili aşırı duygu uyandırdı, kafayı yiyordum. Bende bile bu duyguları uyandırabildiyse bu film gerçekten başka bir şey. Vermek istediği mesajları vermekle kalmıyor, duygularıyla birlikte geçiriyor. Kesinlikle tavsiye ederim, zaten çok kısa bir film. Tadı damağınızda kalıyor. Maksimum keyifi almak için önce The Tatami Galaxy'i sonra bu filmi izlemenizi tavsiye ederim.
(The Tatami Galaxy ile ilişkili kısımlar)
Minik Ozu'ya bayıldım, küçükken aşırı tatlıymış. Animesine başlarken en nefret ettiğim karakterdi, şu an en sevdiklerimden. Küçüklüğünü görmek de iyice pekiştirdi. Hanuki ve Higuchi'yi izlemek de çok güzeldi. Ana karakterle yakaladıkları uyum aşırı iyiydi. Bizim ana karakter genel herkese uyum sağladığı gibi animedeki tayfanın kafasına da aşırı uyuyordu zaten. Şimdiye kadar en sempati duyduğum karakterlerden. Keşke animede de olsaydı.
Bayıldım... O kadar güzel, o kadar farklıydı ki. Her şeyi muhteşemdi, karakterler, hikaye, işleniş, çizimler, anlatmaya çalıştıkları... Bambaşka bir tarzı vardı çizimleri ve diğer her şeyiyle ve ben buna bayıldım. Yan diziden önce bunu izleyeseydim yan diziden başından itibaren çook…devamıBayıldım... O kadar güzel, o kadar farklıydı ki. Her şeyi muhteşemdi, karakterler, hikaye, işleniş, çizimler, anlatmaya çalıştıkları... Bambaşka bir tarzı vardı çizimleri ve diğer her şeyiyle ve ben buna bayıldım. Yan diziden önce bunu izleyeseydim yan diziden başından itibaren çook daha fazla keyif alırmışım. Yeniden izlemeyi düşündüğüm nadir yapımlardan şu an.
Tüm bölümlerin akışı, neler olduğunu anlamaya çalışmamız ve son iki final bölümünde her şeyin yerine oturması... Gerçekten aşırı keyif aldım izlerken, final bölümlerini bitirdikten sonra direkt yenideb açıp tekrar izledim. @marti 'nın da kendi gönderisinde dediği gibi bu anime hakkında hissettiklerimi hakkıyla dökebilseydim bambaşka bir seviyede olurdum, yapamıyorum :') Daha fazla bilgi için onun gönderisine bakabilirsiniz, o çok daha iyi ifade etmiş.
Devilman Crybaby'nin de yönetmeniymiş, galiba bu yönetmenin yaptığı her işe aşık oldum...
Kendimi izlerken bir şekilde karşıma çıktığı ve izleyebildiğim için aşırı şanslı hissettim, iyi ki @marti 'dan görüp de izlemişim, çok teşekkürler.
(Özel bölümlerini de izledim, yine kafalar bi milyon. Bayıldım bu animeye :)