Vay be... Birinci sezonu bitirdikten sonra izlemeye devam etmemiştim. Bir iki yıl geçtikten sonra kısa süre önce tekrar başladım ve aralık vermeksizin sonunu getirdim. Son günlerde işim gücüm Friends izlemekti ve bence her dakikasına değdi. Son iki sezonu özellikle sevdim.…devamıVay be... Birinci sezonu bitirdikten sonra izlemeye devam etmemiştim. Bir iki yıl geçtikten sonra kısa süre önce tekrar başladım ve aralık vermeksizin sonunu getirdim. Son günlerde işim gücüm Friends izlemekti ve bence her dakikasına değdi. Son iki sezonu özellikle sevdim. S9 B18 piyango bölümü de en çok güldüğüm bölümdü galiba :)
Uzun ama çok güzel bir sitcomdu ve açık ara favorim oldu. Reunion'ı izlemek de dizinin sonunun gelmesinin verdiği hüznü pekiştirdi. Çok duygulandım izlerken. Friends zaten aşırı ünlü bir dizi; çok da yorum yapmayacağım, ihtiyacı yok.
[ Favorimin Chandler, favori çiftimin de (aslında Chandler ve Joey jfksjs) Chandler ve Monica olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. ]
Çok güzel bir kitaptı. Sıradan bir genç kızın sıradan bir günü bu kadar güzel anlatılabilirdi. Normalde ben bakış açılı kitapları sevmesem de bunu bayağı sevdim. Kızın yaşadığı buhranlar, yetişkinliğe geçerkenki sıkıntıları, gün içinde yaşadığı duygu değişiklikleri vesaire çok güzel ve…devamıÇok güzel bir kitaptı. Sıradan bir genç kızın sıradan bir günü bu kadar güzel anlatılabilirdi. Normalde ben bakış açılı kitapları sevmesem de bunu bayağı sevdim. Kızın yaşadığı buhranlar, yetişkinliğe geçerkenki sıkıntıları, gün içinde yaşadığı duygu değişiklikleri vesaire çok güzel ve doğal aktarılmıştı. Tavsiye ederim.
"Kitap okuma denilen şeyi benden koparılıp alınırsa, hiçbir hayat denemeyeyim mi olmayan Ben ağlanacak halde olurdum galiba."
"Doğru umut ve doğru arzulara sahip olmadığımız için azarlanıyoruz, peki ama doğru idealin peşinden koşsak, bu insanlar bize destek olup rehberlik edecekler mi acaba?"
"Kendi kişiliğim gibi olan bir şey gerçekten gizlice seviyorum, sevmeye devam etmek istiyorum ama tamamen kendime ait bir şey olarak somutlaştırmaya korkuyorum."
"Mutluluk bir gün geriden gelir. Bu sözleri hayal meyal hatırlıyorum. Mutluluğu bekleyip bekleyip, en sonunda dayanamayıp evden kaçtığında, ertesi gün harika mutlu bir haber terk ettiğini eve gelse de artık iş işten geçmiştir. Mutluluk bir gün geriden gelir. Mutluluk."
"Ben prensi olmayan bir Külkedisi'yim. Tokyo'nun neresinde olduğumu biliyor musunuz? Beni bir daha görmeyeceksiniz."
Muhteşem bir aşk hikayesiydi. Ben romantik hiçbir şeyi ne izlemeyi ne okumayı çok sevmem aslında. Ama bu hikaye çok güzel yazılmıştı. O kadar yalın, gösterişsiz ama sonuna kadar içe işleyen bir hikayeydi ki... Şu ana kadar okuduğum en güzel aşk…devamıMuhteşem bir aşk hikayesiydi. Ben romantik hiçbir şeyi ne izlemeyi ne okumayı çok sevmem aslında. Ama bu hikaye çok güzel yazılmıştı. O kadar yalın, gösterişsiz ama sonuna kadar içe işleyen bir hikayeydi ki... Şu ana kadar okuduğum en güzel aşk hikayesiydi. Aslında uzaktan bakınca ahlaki kısmı sorgulanacak bir aşk hikayesi olsa bile öyle masum anlatıldı ve hikayenin öyle bir içine çekti ki asla kınayamadım bile.
Aytmatov'un kitaplarını, kitapların atmosferini zaten çok seviyorum. Kırgızistan'ı özümsetiyor, içine çekiyor. Tam da oralara yakışan bir aşk hikayesiyle birlikte her parça birbirini tamamlamış. Çok güzel bir hikaye çıkmış.
Çok beğendim. Kesinlikle tavsiye ederim. Her şeyiyle çok güzeldi.
"Hem konuşmaya ne gerek vardı? İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez..."
Jack London'un derlenmiş üç ayrı hikayesinden oluşuyor. İlk hikaye "Kahverengi Kurt" en iyi hikayeydi bence. Çok kısa olmasına rağmen duyguları çok geçirdi, çok hoşuma gitti. Özellikle arkasındaki London'ın bu hikayeyi kendi hayatından esinlenerek nasıl yazdığıyla ilgili dipnotla birlikte daha da…devamıJack London'un derlenmiş üç ayrı hikayesinden oluşuyor. İlk hikaye "Kahverengi Kurt" en iyi hikayeydi bence. Çok kısa olmasına rağmen duyguları çok geçirdi, çok hoşuma gitti. Özellikle arkasındaki London'ın bu hikayeyi kendi hayatından esinlenerek nasıl yazdığıyla ilgili dipnotla birlikte daha da sevdim. (Dipnotlar çok bilgi vericiydi ve hoş ayrıntılar içeriyorlardı. Çevirmen de işini çok iyi yapmış.)
London'ın tarzını seviyorum zaten. Okumaktan keyif alıyorum. Üç hikayeyi de okumak güzeldi, verdiğim zamana değerdi. Genel olarak hepsini beğendim. Tavsiye ederim.
İlginç bir kitaptı. Cümleleri çok kısa ve basitti. Ama bu cümle yapısı şimdiye kadar okuduklarımdan gördüğüm kadarıyla Japon edebiyatının genel tarzı diye düşünüyorum. Bu tarz beni çok tatmin etmiyor. Aşırı ağdalı cümleleri de aşırı yalın cümleleri de sevmem. Kitabın tarzı…devamıİlginç bir kitaptı. Cümleleri çok kısa ve basitti. Ama bu cümle yapısı şimdiye kadar okuduklarımdan gördüğüm kadarıyla Japon edebiyatının genel tarzı diye düşünüyorum. Bu tarz beni çok tatmin etmiyor. Aşırı ağdalı cümleleri de aşırı yalın cümleleri de sevmem.
Kitabın tarzı da cümle tarzını yansıtıyordu. Hikaye basit, yalın ilerliyordu. Aynı şekilde bitti. Başkarakterin kişiliği ilginçti. Tamamen duygusuz ve topluma, normlarına yabancıydı. Böyle bir karakteri okumak değişikti ama ben fazla beğenemedim. Karakterin yansıtılışı, olaylar vesaire biraz havadaydı sanki. Kitabın olay örgüsü, karakterleri oturmamış gibi hissettim. Bir türlü içine giremedim.
Sonuç olarak bence okunması illa gerekecek bir roman değildi. Ben pek beğenmedim.
"Normal dünya zorba bir yer, yabancı maddeler derhal sorgusuz yok edilir. Makul olmayan insanların mutlaka icabına bakılır.
Öyle ya, işte benim de bu yüzden düzelmem gerekiyor. Düzelmezsem makul insanlar tarafından yok edilmem kaçınılmaz olur."
"Düzelmemi söylerken , düzelmenin ne demek olduğunu en baştan bu kadar net söyleseler, benim de dolaşmama gerek kalmazdı diye geçiriyordum aklımdan."
"Beni dünyadan saklamanı istiyorum...Artık hiç tanımadığım insanların bile bana karışmaya kalkmasından bıktım usandım."
Sezonun henüz ilk yarısı yayınlandı, ilk yarıyı bitirdim ama çok ortada bitti. Keşke tüm sezon bir anda yayınlansaydı. Güzel bir diziydi. Arada canım kore dizisi çekiyor. Buna iyi gitti. Zaten yazarı Goblin'in de yazarıymış. Goblin'i sevdiğimden dolayı iyi bir dizi…devamıSezonun henüz ilk yarısı yayınlandı, ilk yarıyı bitirdim ama çok ortada bitti. Keşke tüm sezon bir anda yayınlansaydı.
Güzel bir diziydi. Arada canım kore dizisi çekiyor. Buna iyi gitti. Zaten yazarı Goblin'in de yazarıymış. Goblin'i sevdiğimden dolayı iyi bir dizi olacağını tahmin etmiştim. Beklentilerimi de karşıladı. İntikam konulu dizileri izlemesi zevkli oluyor. Ana karakterin yaşadıkları da insanı gerçekten etkiliyor.
~
İkinci partı da bitirdim, güzeldi beğendim.
Oğlanın hikayesi nedense kızınkinden daha çok geçti bana. Çifti de sevdim, bu nadirdir.
Spoiler!!!
Kızın ana düşmanının annesini ona ihanet ettirerek intikam aldığı sahneyi sevdim baya. Ve yine ana düşmanının hapisteki zorbalığa uğradığı sahneleri de intikamın sonunda tamamlandığını hissettirdi.
Bu kitap final kitabı için beni aşırı heyecanlandırdı. Son cümleleri yüzünden kafayı yedim. İkinci çağda en çok heyecanladığım kısımlardı. Genel, finalin kendisi de aşırı iyiydi. Okurken yerimde duramadım, çok heyecanlıydı. Müthiş finaliyle birlikte benim için ikinci çağın şimdilik en iyi…devamıBu kitap final kitabı için beni aşırı heyecanlandırdı. Son cümleleri yüzünden kafayı yedim. İkinci çağda en çok heyecanladığım kısımlardı. Genel, finalin kendisi de aşırı iyiydi. Okurken yerimde duramadım, çok heyecanlıydı. Müthiş finaliyle birlikte benim için ikinci çağın şimdilik en iyi kitabı oldu. İlk iki kitaptan daha iyiydi ve finaliyle birlikte final kitabı için beklentilerimi yükseltti.
Ama şunu da söylemeliyim ki ikinci çağ için en beğendiğim kitap bile ilk çağın hiçbir kitabının yanından geçmez. Bu çağı çok da sevdiğimi söyleyemem. Aslında hala güzel bir seri ama ilk çağ serisinin tadı ayrıydı. Bu çağ bende aynı etkiyi uyandırmadı.
Serinin finalden önceki son kitabıydı bu. Nasıl finale ulaşacak merak ediyorum.
Spoiler!!!
Steris ve Wax'ın birlikte olmasına sevindim. Ben başından beri ikisini yakıştırıyordum ve Steris'ten hoşlanıyordum.
Sissoylu serisinde Cosmere lafını ilk defa bu kitapta gördüm ve bayağı heyecanlandım. Sanderson'a dair aldığım tek spoiler olan evrenlerarası karakter Hoid de bu kitapta önemli rol oynadı. Onunla daha çok karşılaşmak istiyorum. İlk çağda da adı geçiyordu. Cosmere'e nasıl bağlanılacak merak ediyorum. Sazed'in her şeyden haberi var gibi duruyor.
Matem Bantları aşırı güçlü şeyler belli ki. Kullanıldıklarında etkilerinin bu kadar büyük olması heyecan verici. Bir daha kullanılsın isterim.
"İnsanların hakkında ne düşündüğünün bir önemi olmadığını fark ettiğinde olaylar karşısında büyük bir avantaj sahibi oluyorsun."
"Karanlığı özlemişti. Şehir asla Yabanlar'daki gibi karanlık olmuyordu. Daha çok ışık vardı, her şey parıldıyor, karanlığı süpürüyordu ve beraberinde dinginliği. Sessizliği. Yalnızlığı.
İnsan kendini yalnız olduğunda keşfederdi. Konuşacak ve suçlayabilecek sadece bir kişi olurdu."
"İyi ve kötü adamlar arasındaki fark, yapmayı göze aldıkları şeylerle ilgili değil bu davranışları kim ve ne için yaptıkları ile alakalıdır."
Finale doğru her zamanki gibi tempo arttı ve şaşırtıcı ters köşeler ortaya çıktı. Yazar her seferinde nasıl başarıyor şaşırıyorum. Güzel bir kitaptı. İlk seriden olmasa da ilk kitaptan daha iyiydi bence. Ayrıca bu ikinci çağda her geçen çağdan birileri anıldığında…devamıFinale doğru her zamanki gibi tempo arttı ve şaşırtıcı ters köşeler ortaya çıktı. Yazar her seferinde nasıl başarıyor şaşırıyorum. Güzel bir kitaptı. İlk seriden olmasa da ilk kitaptan daha iyiydi bence.
Ayrıca bu ikinci çağda her geçen çağdan birileri anıldığında gözüm doluyor. Çok duygusal hissediyorum. İlk çağ bittiğinde bile bu kadar duygusal hissetmemiştim :')
"'Kahramanların zamanı geçti,' dedi Edwarn amca. 'Tarihin dışına taşan insanların hikayeleri başka bir dünyaya ait. Biz modern bir çağa ulaştık, hem daha gürültü hem de aynı anda daha sessiz. İzle de gör. Bir zamanlar dünyayı kralların ve savaşların şekillendirdiği yerde, artık aynı şeyi ofislerde oturan sessiz insanlar yapacak. Ve bunu çok, ama çok daha etkili bir şekilde yapacaklar."'
"'Samimi sualler asla can sıkmaz, fani,' dedi MeLaan. 'Zira hakikati aramak sizin ödeviniz. Hakiki sualler her daim hakikat getirir.'"
"Kanun kutsal bir şey değildir, evlat. Sadece iktidara gelebilecek kadar şanslı olanların ideallerinin bir yansımasıdır."
"'Aynı anda hem güçlü, hem de korunmasızdı,' diye fısıldadı TenSoon. 'O benim son efendimdi ve en büyüğüydü. Tüm varlığını yaptığı işlere adardı. Dövüştüğü zaman, bıçağın kendisiydi. Sevdiği zaman ise aşkın kendisi. O açıdan, Vin benim tanıdığım diğer herkesten daha fazla insandı.'"
Beğenmedim :/ Beğenmediğim için de çok üzgünüm. Filmi değerlendirmemi senaryo ve görsellik olarak iki parçada yapsam görselliğe 5/5, senaryoya 1/5 verirdim. Tam 6/10'luk filmdi. Bana göre daha az bile olabilir puanı ama sırf o görsellik yüzünden daha az vermeyeceğim. Spoiler!!!…devamıBeğenmedim :/ Beğenmediğim için de çok üzgünüm. Filmi değerlendirmemi senaryo ve görsellik olarak iki parçada yapsam görselliğe 5/5, senaryoya 1/5 verirdim. Tam 6/10'luk filmdi. Bana göre daha az bile olabilir puanı ama sırf o görsellik yüzünden daha az vermeyeceğim.
Spoiler!!!
İlk filmin nerdeyse aynısı olmuş, bitişi bile aynıydı. İlk filme bu kadae benzediği için çoğu yerinde sıktı. Ayrıca doğru dürüst bir senaryo yoktu bence. Ne izliyorum ben tam olarak diye düşündüğüm çok oldu.
Tüm film bir arpa boyu yol katetmediler. Sadece Jack savaşma kararı aldı, hem de farklı bir kabileye dahil olarak?! Abicim neden Neytiri de kabul etti bunu. Kadının kendi özbeöz kabilesi var. Jack ve çocukların da yıllardır içinde olduğu bir kabile var. Onu bıraktınız, savaşmayacağız diye. Sonunda alakasız şekilde kabul edildiğiniz kabileyle niye kalasınız? Diğerleri noldu diye düşünmüyor mu şimdi Neytiri? Saçma geldi bana.
İlk filmle aynı derken şunlardan bahsettim. Yine yeni bir kabileye gelmeleri, yine önce bir dışlanmaları, sonradan ortamı öğrenmeleri, içlerine girmeleri vs... Baş kötümüz bile değişmemiş. Albay hiç de ilginç bir film daha izleseydiklik bir karakter değil bence. Hayata döndürmelerine hiç gerek yoktu. Bir de üstüne saçma sapan en sonda gitti Spider adamı kurtardı, sonra utanmadan Jacklerin yanına geri döndü.
İlk filmle aynı olmayan yerleri de Titanik'e benziyordu bu arada. Bir tutam da Titanik katmışlar. Beni gerçekten hiç içine çekmedi. Anlamsız geldi senaryo. İlk filmin de senaryosu aşırı aşırı sağlam değildi ama yine de Avatar dünyasını ilk kez gördüğümüz için bu eksiği kapatıyordu görsellik, özgünlük. İkinci filmde zaten evrene aşina olduğumuz için film beğenisinin korunması için senaryonun çok daha sağlamlaştırılmış olması gerekiyordu bence ama senaryo çok kötüydü.
Çocukların karakterleri ve çoğu olay da klişe geldi. Klasik ilk andan itibaren alnında öleceği yazılı iyi bir abimiz var. Baş belası, herkesin gıcık olduğu bir kardeş, biraz deli bir tutam şamanımsı bir kız kardeş, bir de küçük tatlı kız kardeş... Klişe gelen şeylerden de bahsederdim ama üşeniyorum. Daha da gömerdim ama görselliği hatrına duruyorum.